SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 26. HD 2021/1291 E. 2023/926 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1291

Karar No

2023/926

Karar Tarihi

17 Kasım 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1291 - 2023/926

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1291

KARAR NO : 2023/926

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 18/12/2020

NUMARASI : 2017/372 Esas 2020/754 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLLERİ :

DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ : 17/11/2023

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 11/12/2023

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;

Davacı vekili, 14.12.2015 tarihinde davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ...plakalı motosikletin dava ... idaresinde iken yaya geçidinden geçmekte olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını, maddi tazminat için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davalı şirketçe 43.834,25 TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödemenin zararı karşılamadığını belirterek HMK'nın 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.100,00 TL maddi tazminatın sigorta başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi tahsili ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 27.01.2020 tarihli talep artırım dilekçesi ile, sürekli iş göremezlik tazminatını 180.969,62 TL’ye, geçici iş göremezlik tazminatını 9.232,53 TL’ye yükselterek maddi tazminat talebini toplam 190.202,15 TL olarak belirlemiştir.

Davalı vekili, davalı şirketin adresinin Şişli/İstanbul olduğunu, bu itibarla Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisinin bulunmadığını, yetkisizlik kararı verilmesini, esas yönünden ise, davalı şirketin, davacının % 8 maluliyet oranına göre hesaplanan aktüer raporu sonucu 27.01.2017 tarihinde 43.834,25 TL ödeme yaptığını, ibraname aldığını, davalının poliçeden kaynaklı sorumluluğunu yerine getirdiğini, ödeme sonucu davalının başkaca sorumluluğunun kalmadığını, davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI;

Mahkemece toplanan delillere göre, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı motorsikletin davacı yayaya çarpması neticesinde davacının yaralandığı, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen ... Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na ait 30.09.2019 tarihli rapor ile, davacının 14.12.2015 tarihli trafik kazasına bağlı bedensel özür oranının %36 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, 20.01.2020 tarihli bilirkişi kurul raporu ile, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...’ın %80 oranında, davacı yaya ...'un %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının kusuru oranında yapılan indirim ve davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce yapılan ödemenin güncellenmiş değerinin mahsup edilmesi neticesinde, davacının talep edebileceği maddi tazminat toplamının 190.202,15 TL olduğunun belirlendiği, SGK tarafından dava konusu kaza nedeniyle davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacı vekili tarafından sunulan talep artırım dilekçesi ve dava tarihinden önce yapılan başvurunun davalı sigorta şirketine tebliğ tarihi olan 06.10.2016 tarihinden itibaren 8 işgünü sonrası olan 19.10.2016 tarihi itibariyle davalı şirketin temerrüde düşeceği ve sigortalı aracın ticari nitelikte olmadığı gözetilerek, davanın kabulü ile, 180.969,62 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.232,53 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 190.202,15 TL tazminatın 19.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, aktüer hesaplamasının hatalı teknikle yapıldığını, hesaplamanın TRH-2010 hesaplama yöntemine göre yapıldığını, Anayasa Mahkemesi iptal kararına göre bu hesaplamanın PMF-1931 yöntemine göre yapılması gerektiğini, davacıya %20 oranından verilen kusurun haksız ve yersiz olduğunu, kusur raporunu kabul etmediklerini ileri sürmüştür.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yargılama sırasında belirttikleri üzere, dava öncesi davacı tarafça 27.01.2017 tarihinde davalı şirkete yapılan başvuru sonucu o dönemdeki asgari ücret hesabı üzerinden yapılan 43.834,25 TL'lik ödemenin sadece yasal faiz uygulanmak suretiyle uyarlanmasının haksız olduğunu, ödemenin yapıldığı tarihte net asgari ücret 1.404,06 TL olup, ödemenin yapıldığı dönem verilerine göre davalı şirket tarafından davacının tüm zararının karşılandığını, yapılan ödeme ile bu rakamda mutabık kalındığından ve feragat beyanı verildiğinden öncelikle davanın bu sebeple reddini talep ettiklerini, mahkeme kararı bu yönüyle doğru kabul edilse dahi, asgari ücret artışlarının %20 oranında olduğu dikkate alındığında, davacı tarafa yapılan ödemenin uyarlanmasının yasal faiz oranı olan %9 üzerinden gerçekleştirilmesinin haksız bir durum yarattığı gibi, davacı açısından sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini, gerekçeli kararda, bilirkişiler tarafından ... Üniversitesi ATK Başkanlığı’na ait Engellilik Ölçütü ve Sınıflandırılması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre hesaplanan ve davacı tarafça da kabul edilerek ödemesi gerçekleştirilen raporda yer alan sakatlık oranının %8 belirtilmiş olmasına rağmen, bu raporun bilirkişi raporuna esas alınması gerektiğini, davacının maluliyetinin Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde belirlenmesi gerekmekte olup, mahkemece bu hususun göz önüne alınmamış olmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişilerin soyut beyanlar ile belirlemiş oldukları maluliyete ilişkin oranların ve raporların kabulünün mümkün olmadığını, karar verilirken göz önüne alınan Anayasa Mahkemesinin iptal kararının da iş bu davada uygulanma imkanının bulunmadığını, Anayasa Mahkemesince verilen kararların geriye yürümezlik kuralı gereğince ve aynı şekilde iptal edilen genel şartlar ile ilgili olarak henüz mevcut bir düzenleme gerçekleştirilmediğinden 01.06.2015 tarihinden önceki genel şartlara göre hesaplama yapılması ve bu hesaplamanın hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, mahkeme kararına dayanak kusur oranını kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden uzman bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, mahkemece bu itirazların dikkate alınmadığını, kusur oranları hatalı belirlenerek davalı şirket aleyhine karar verildiğini, mahkemece faiz başlangıç tarihinin de hatalı olarak belirlendiğini, ilk başvuru sonrası davacı tarafın zararının hesaplanarak karşılıklı ibralaşma ile ödemenin gerçekleştirildiğini, davacı tarafın ilk başvurusu sonrası başkaca alacak iddiasının bulunması halinde hem ihtirazi kayıtla ödemeyi alması hem de gerçekleşen kaza ile ilgili olarak farklı ve yeni bir maluliyet olduğu iddiası söz konusu ise bu takdirde davalı şirkete yeni bir başvuru yaparak dava şartı niteliğindeki başvuruyu gerçekleştirmesi gerekmekle, böyle başvuru olmadığından öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddini, aksi kanaatte ise faiz başlangıç tarihinin, dava aşamasında tespit edilen yeni maluliyet tarihi/ıslah tarihi dikkate alınarak temerrütün gerçekleştiğinin kabulü ile bu tarihten itibaren faiz başlangıç tarihinin belirlenmesini, davalı şirket bünyesinden düzenlenen poliçenin, bakıcı ve geçici iş göremezlik taleplerini kapsamadığını ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;

Davacı vekilinin ve davalı vekilinin HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı motosikletin davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

1. Mahkemece davacının kaza sonucu yaralanmasına bağlı maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 30.09.2019 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü ve Sınıflandırılması, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının kaza sonucu yaralanması nedeniyle alt ekstremitede antaljik yürüyüş, basma fazının kısalmasına ilave olarak ayak bileği, diz veya kalçada orta. ileri derecede altritik değişikliklerin tespit edilmesi maddesi uyarınca %8, Ruhsal Bozukluklar başlığı altında tedavi işlevselliği kısmen düzelen travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle %30 olduğu, Balthazard formülü uygulandığında %36 özür oranı belirlendiği, bakıcı ihtiyacı süresinin 2 ay, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olduğu belirtilmiştir. Davacının maluliyet raporunun düzenlenmesi için ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 30.01.2019 tarihinde yapılan muayenesinde davacının kazadan ruhsal açıdan etkilendiğini, araca binerken kalabalık içerisinde anksiyete ve gerginlik yaşadığını, kazadan itibaren psikiyatri desteği aldığını, son 6 aydır ... Devlet Hastanesinde takip edildiğini,  kazadan önce ailesini kaybettiği için ... ve ... isimli ilaçları kullandığını, kazadan sonra doz artırımı yapıldığını belirtmiş,  davacının kişilik bozukluğu olduğu travma sonrası stres bozukluğu ile takip ve tedavi edildiği, işlevselliğinin tedavi ile kısmen düzeldiği rahatsızlığının geçirdiği kaza ile ilişkili olduğu belirtilerek travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle %30 oranında maluliyetinin bulunduğu belirtilmiş ise de alınan rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece davacının muayenesi sırasında kazadan önce ailesini kaybettiği için ... ve ... isimli ilaçları kullandığını, kazadan sonra doz artırımı yapıldığını belirtilmiş olmasına göre  öncelikle davacının kaza tarihinden önceki tedavi evrakları da getirilerek  zihinsel ve ruhsal bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu  İhtisas Dairesinden psikiyatri uzmanın da dahil edildiği heyetten rapor alınması gerekirken bu hususların değerlendirilmediği rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2. Davacı vekili ve davalı vekili, aktüer hesaplamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.	Dava konusu kaza 14.12.2015 tarihinde meydana gelmiş, kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi davalı sigorta şirketi tarafından 22.06.2015 tarihinde düzenlenmiştir.Dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine davacıya 43.834,25 TL ödendiği anlaşılmıştır. Dava açılmadan önce  davalı tarafından ödeme yapıldığından öncelikle ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin davacının zararını karşılayıp karşılamadığının  belirlenmesi gerekir. Bunun için ödeme tarihi verileri dikkate alınarak gerçek zarar hesabı yapılması ve  bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılması ve sonucuna göre ödenen tazminat bedelinin yeterli olması halinde  zarar görenin zararı karşılanmış sayılacağının dikkate alınması, dava açılmadan önce yapılan ödemenin yetersiz olduğunun anlaşılması halinde ise  karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminatın hesaplanması, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak güncellenmesi ve hesaplanan  tutardan   mahsup   edilmesi gerekir.   Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödeme tarihi itibariyle davacının zararın karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi için hesaplama yapılmamış olması da doğru görülmemiş, Yargıtay uygulamalarına göre  davacının zararının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapılarak ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığının denetlenmesi, zararın karşılanmadığının belirlenmesi halinde  ise ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapılarak ödemenin yasal faizi ile güncellenip belirlenen tazminattan mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacının ve davalının bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir. 

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2. İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılan peşin harcın istek halinde yatıran taraflara iadesine,

3. İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4. Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2021/1795 esasına yatırılan 350.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,

5. Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17.11.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinTrafikdelilleringönderilmesineNedeniyledeğerlendirilmesiTazminatkonusugerekçeankaraMaddinumarasıdairesiKazasıhukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim