SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 26. HD 2021/1365 E. 2023/842 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1365

Karar No

2023/842

Karar Tarihi

9 Kasım 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1365 - 2023/842

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1365

KARAR NO : 2023/842

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 19/11/2020

NUMARASI : 2018/510 Esas 2020/675 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ : 09/11/2023

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 05/12/2023

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 23.07.2017 tarihinde davacının idaresindeki tarım aracı ile (pat-pat) karayolu üzerinde seyir halinde iken karşıdan gelen davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın şerit ihlali yapması nedeniyle otomobile çarpmamak için gidiş yönünün sağına doğru manevra yapması ve tarım aracının yolun sağında bulunan menfeze düşmesi sonucunda meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli ve tamamen kusurlu olduğunu, davacının ise hiçbir kusuru bulunmadığını, kaza nedeniyle davacının ağır şekilde yaralandığını, sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak zararın giderilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik nedeniyle 100,00 TL, geçici iş göremezlik nedeniyle 50,00 TL olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, başvuru şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının ihtar dilekçesi ile başvuru yaptığını, başvuru sırasında özürlü sağlık kurulu raporu olmadan eksik evrak ile başvuru yapıldığını, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusursuz olduğundan sorumlulukları bulunmadığını, kazanın davacının sadece tarım arazilerinde kullanılabilen trafiğe uygun olmayan tarım aracının hakimiyetini kaybetmesi sonucunda gerçekleştiğini, sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir teması olmadığı gibi şerit ihlali veya trafik kuralı ihlali bulunmadığını, davacının tamamen kendi kusuruyla kazanın gerçekleştiğini, ceza soruşturmasında da sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiğini, kusur tespiti için bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını temerrüt tarihinin dava tarihi olup ancak dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, yargılama sırasında kusur konusunda Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 12/02/2019 tarihli, Adli Tıp Kurumu Trafik Trafik İhtisas Dairesinin 25/07/2019 tarihli ve İTÜ Makine Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 22/01/2020 tarihli raporlar ve Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyası incelendiğinde, davacının idaresindeki (pat pat) olarak tabir edilen motorlu aracını virajlı olan yol bölümüne temkinli şekilde yaklaşmadığı, konrtolsüzce davranarak dikkatli tedbirli seyir etmediği, sevk ve idare hatası sonucunda yol dışında kaldığı, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir etkisinin bulunduğuna dair bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davacının kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu gerekçeleriyle davanın reddine kesin olmak üzere karar verilmiş, davacı vekilinin anılan karara karşı istinaf başvurusunun kararın kesin olması nedeniyle 17/05/2021 tarihli ek karar ile reddine karar verilmiş, ek karar ve asıl karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvurusunda, hükmün kesin olarak verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olduğu için istinaf sınırına bakılmaksızın istinaf kanun yoluna başvurulabileceğini, yargılamada kusur bilirkişi raporlarında kazaya karışan tarafların kusurlarına ilişkin tedaylı bir inceleme yapılmadan eksik ve hakkaniyete aykırı tespitlerde bulunulduğunu, davacının kaza nedeniyle ağır derecede yaralandığını, olayın şoku içindeyken net bilgi vermesinin hayatın olağan akışına göre mümkün olmadığını, soruşturma dosyasında alınanan kusur bilirkişi raporunda kazadan hemen sonra olay yerinde bulunmuş olan tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu bilirkişi raporlarında takdirin mahkemeye bırakıldığını, İstanbul Adli Tıp Kurumu raporunun da önceki rapor ile aynı doğrultuda ihtimalli olarak düzenlendiğini, talimat yoluyla alınan üç kişilik bilirkişi raporunda daha önceki raporlardan farklı bir yaklaşımda bulunulmadığını, bu raporun kusur bellirlemesi için yetersiz kaldığını, sigortalı araç sürücüsünün eğimli ve iki yönlü yolda seyrederken şerit ihtali yaptığı, karşı yönden gelen davacının seyir durumunu bozduğunu ve yolun dışına çıkmasına sebep olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Davacı vekilinin 17/05/2021 tarihli istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle reddine ilişkin ek karara yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, dava dilekçesinde trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla 50,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/2. maddesinde değer esasına göre görülen davalar yönünden kesinlik sınırı belirtildikten sonra maddenin 3. fıkrasında "Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir." hükmüne yer verilmiş olup davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle açılmış olduğu ve yargılama sırasında talep edilen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı tutarları konusunda herhangi bir hesaplama yapılmadığı, zararın belirlenmediği nazara alındığında davacı yönünden kesinlik sınırına ilişkin hükmün somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin 17/05/2021 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına karar verilerek davacı vekilinin asıl karara yönelik istinaf başvurusu incelenmiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemlerine ilişkindir.

Davacı vekili, 23/07/2017 tarihinde davacının idaresinde bulunan tarım aracı ile (pat pat) seyir halinde iken karşı yönden gelen davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün şerit ihlali yapması nedeniyle meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece kaza ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma evrakı, yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 12/02/2019 tarihli, Adli Tıp Kurumu Trafik Trafik İhtisas Dairesinin 25/07/2019 tarihli ve İTÜ Makine Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinin 22/01/2020 tarihli raporları uyarınca kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacının %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davanın 23.07.2017 tarihinde davacının idaresindeki tarım aracı ile (pat-pat) karayolu üzerinde seyir halinde iken karşıdan gelen davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın şerit ihlali yaptığı ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ileri sürülerek açıldığı, kaza ile ilgili tespit tutanağı düzenlenmediği, Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/942 Esas, 2018/132 Karar sayılı soruşturmasında alınan 28/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsü şüphelinin 2918 sayılı Kanun'un 52/1-a maddesi kuralı ihlal ettiğine dair tespit ve emare bulunmadığının belirtildiği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara davacı vekilinin itirazının Ermenek Sulh Ceza Mahkemesinin 08/05/2018 tarihli ve 2018/ 110 D.İş sayılı kararıyla reddedildiği, yargılama sırasında kusur durumuna ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 12/02/2019 tarihli, Adli Tıp Kurumu Trafik Trafik İhtisas Dairesinin 25/07/2019 tarihli raporlarında ihtimalli olarak rapor düzenlendiği, mahkemece hükme esas alınan İTÜ Makine Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinin 22/01/2020 tarihli raporunda, ceza soruşturması, daha önce düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporları, davacı ve dava dışı sürücünün ifadeleri de değerlendirildiği ve somut olayda kaza yerinin virajlı olması ve seyretmekte olan motorlu tarım aracı (pat pat) sürücüsü ...'nın virajlı olan yol bölümüne müteyakkız yaklaşmadığı, kontrolsüzce davranarak dikkatli tedbirli seyretmediği, sevk ve idare hatası sonucunda yol dışında kaldığı ve olayın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsü ...'ın ise olayın gerçekleşmesinde herhangi bir etkisinin olduğuna dair dosya içerisinde teknik ve bilimsel gerçeklik içeren belge ve sair kanıt tespit olunamadığından herhangi bir kusurunun bulunmadığının bildirildiği, bilirkişi heyeti raporunun gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu gözetilerek hükme esas alınmasında ve yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

6098 sayılı TBK.nın Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinde “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” düzenlemesi yapılmış, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde belirtilmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.

Bu durumda, dava konusu kazadan sonra kaza tespit tutanağı düzenlenmemiş olması, hazırlık soruşturma dosyasında davalıya sigortalı araç sürücüsü hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar ve mahkemece alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında TBK.nın 50., TMK'nın 6 ve HMK'nın 190. Maddesi gereğince davacının davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu ispat yükü davacıya ait olup dosya kapsamına göre davacının iddiasını ispata elverişli bilgi ve belge sunulmadığından kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin 19/11/2020 tarihli davanın reddine ilişkin karara yönelik yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b. 1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Davacı vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 269,85 TL istinaf harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210.55 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafça yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,

  5. Kararın taraflara tebliğine

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içinde Yargıtayda TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 09.11.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıntemyizTrafikdelillerinNedeniyledeğerlendirilmesiTazminatkonusugerekçeankaraMaddinumarasıdairesiKazasıhukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim