Ankara BAM 26. HD 2021/1711 E. 2023/1095 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2021/1711
2023/1095
22 Aralık 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1711
KARAR NO : 2023/1095
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/06/2021
NUMARASI : 2020/110 Esas 2021/505 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 22/12/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 09/01/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 11,01.2018 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı çöp kamyonu ile geri manevrası sırasında çöp toplama işçisi davacıyı araç ile istinat duvarı arasına çıkıştırarak yaralanmasına neden olduğunu, davalıya 11.05.2018 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL sürekli iş göremezlik, 500,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.500 maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 06.05.2021 tarihi bedel arttırım dilekçesi ile sürekli işgöremezlik tazminatını 58.921,49 TL’ye, bakıcı giderini 4.924,92 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere kazaya karışan ... plakalı aracın 28.08.2017-28.08.2018 tarihleri arasında davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, dava öncesi eksik belge ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddine, aksi halde kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporlarına göre; 11.01.2018 tarihinde, dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı çöp toplama aracının çöp toplama işçisi olan davacıya çarpması neticesinde davacının yaralanmış olduğu, ... plakalı aracın, davalı ... şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunduğu, mahkemece aldırılan ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim olunan 30.09.2019 tarihli rapor ile kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen rapor içeriğine göre davacının kaza sonrasında vücut genel çalışma gücünden %8 oranında kaybettiği hususunun tespit edildiği, Adli Trafik Bilirkişisi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz olduğu belirtilmiş ise de, Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Daire Başkanlığı tarafından tanzim olunan ve mahkemece kazanın oluş şekli dikkate alındığında benimsenerek hükme esas alınan raporda belirtildiği özetle; dava dışı araç sürücüsü ...'in %80 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın ise, görevi gereği alması gereken kontrol tedbirlerini almamakla %20 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, aktüer bilirkişi tarafından davacının iş gücü kaybı %5,2 olarak kabul edilmek suretiyle hesaplama yapıldığı anlaşılmış ise de, kaza tarihinde geçerli olan ve hükmün tesisinde esas alınan, Özürlülük ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen 30.09.2019 tarihli rapor içeriğine göre davacının iş gücü kaybının %8 oranında olduğu anlaşılmakla, mahkemece bu oran esas alınarak ek rapor alınmaksızın resen yapılan hesaplamada, davacının 73.651,88 TL kalıcı iş göremezlik zararı, bakıcı gideri zararı olarak 6.156,15 TL zarara uğramış olduğunun tespit edildiği, bu tutarlar üzerinden davacının %20 kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamada ise; kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak 58.921,51 TL ve bakıcı gideri olarak 4.924,92 TL olmak üzere toplam 63.846,41 TL tazminat alacağına hükmedilmesi gerektiği, nitekim davacı vekilince sunulan talep artırım dilekçesi ile de toplam tazminat tutarının 63.846,41 TL olarak belirlendiği, davacı tarafından davalı ... şirketine yapılan başvuru dilekçesi ve eklerinin davalı tarafa 11.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği davalı ... şirketinin kendisine yapılan tebliğ tarihine 8 iş günü ilave edilmesi neticesinde 24.05.2018 tarihi itibariyle temerrüde düşmüş olacağı ve kazaya karışan sigortalı aracın ticari olduğu nazara alınarak; avans faizine hükmedilebileceği kanaatine varılarak davanın kabulüne, 63.846,41 TL'nin 24.05.2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda belirtilen ve hesaplaması yapılan geçici bakıcı gideri tazminatından SGK sorumlu olup davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından bakıcı giderinin reddi gerekirken kabulünün yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulması gerekirken temerrüt tarihinden avans faizle sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davalı şirketten ancak KTK 98. ve 99. maddeleri uyarınca, gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8 işgünü sonrasından itibaren, böyle bir müracaat bulunmadığı takdirde ise, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, dava öncesi davalı şirkete herhangi bir müracaat bulunmadığından davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesi istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Davalı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili 11.01.2018 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, dava dışı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı çöp kamyonu ile geri manevrası sırasında çöp toplama işçisi davacıyı araç ile istinat duvarı arasına çıkıştırarak yaralanmasına neden olduğunu, davalıya 14.05.2018 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davalı sigortalı araç sürüsünün %80 davacının %20 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, kusur oranlarına göre aktüer raporu ile davacının % 8 maluliyet oranı, 3 ay bakıcı süresine göre belirlenen tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili davacı tarafından davadan önce davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; Dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK’nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir.
Dosya kapsamına göre davacı tarafından dava açılmadan önce, davalının da kabulünde olduğu gibi sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK’nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
-
Tedavi giderleri.
-
Kazanç kaybı.
-
Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
-
Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.
Bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebilir.
Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; Geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun İşletenin Hukuki Sorumluluğu başlıklı 85.maddesinde işletenin sorumlu olduğu zararlar belirlenmiş, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar1 “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. denilmiştir, aynı kanunun 91. maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”şeklinde belirtilmiştir. 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı 98. maddenin başlığı Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi: olarak düzenlenmiş ve trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı belirtilmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, tüm tedavi giderlerinden değil, sözkonusu madde kapsamında kalan belgeli ve resmi yada özel sağlık kuruluşlarından alınan tedavi giderlerinden sorumludur.
Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere bakıcı gideri davacının iyileşme süresi içinde başkasının bakımı nedeniyle ortaya çıkan zararı olup 2918 sayılı KTK’nın 98. maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK’nın 54. maddesinde de sayılan bu zarardan zarar sorumluları KTK’nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sorumlu olduğundan ve KTK’nın 98. maddesinde belirtilen SGKnın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı ... şirketi vekilinin bakıcı giderine yönelik istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Kazaya karışan davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı aracın kamyon cinsinden ticari araç olduğu, davacı tarafından davalı ... şirketine yapılan başvuru dilekçesi ve eklerinin davalı tarafa 11.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği davalı ... şirketinin kendisine yapılan tebliğ tarihine 8 iş günü ilave edilmesi neticesinde 24.05.2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşıldığından davalının temerrüt tarihinden avans faizle sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin faiz türü ve tarihine ilişkin istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, dosya kapsamına kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, olaya ilişkin alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun olmasına göre davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ve ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.361,34 TL karar harcından peşin alınan 1.091,00TL harcın mahsubu ile bakiye 3.270,34 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4. Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
5. Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15