Ankara BAM 26. HD 2021/1843 E. 2023/1081 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2021/1843
2023/1081
21 Aralık 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1843 - 2023/1081
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1843
KARAR NO : 2023/1081
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/06/2021
NUMARASI : 2018/386 Esas 2021/410 Karar
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 21/12/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 15/01/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 04.01.2018 tarihinde, davacılar desteği ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davalı ...'ın kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle çarpıştıklarını, ... plakalı araç sürücüsü ...'in kaza sebebiyle vefat ettiğini, olay sonucunda Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/74 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu sonucu ...'ın asli kusurlu, müteveffanın ise tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, müteveffanın ölümü sonrasında ailesinin destekten yoksun kaldığını, kusurlu sürücü ...'ın kullanmış olduğu ... plakalı aracın davalı ... Sigorta AŞ şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın davalı ... Sigorta AŞ şirketi nezdinde ise manevi tazminat yönünden ihtiyari mali mesuliyet kasko sigortası bulunduğunu, davalı sigorta şirketine ihtarname gönderildiğini, davalı ... Sigorta AŞ tarafından 19.03.2018 tarihinde destekten yoksun kalma tazminatı olarak müteveffa ...'in eşi ... için 118.771,80 TL, babası ... için 17.748,10 TL, annesi ... için 16.634,09 TL, kızı ... için 15.984,45 TL, oğlu ... için 20.515,17 TL, oğlu ... için ise 23.619,11 TL olmak üzere toplam 213.269,72 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödediğini, ancak ödenen bu tutarın eksik olduğunu; manevi tazminat talepleri yönünden ise, davalı sürücü ...'ın kullandığı aracın Kasko poliçesi olan davalı ... Sigorta şirketinden her bir davacı için ayrı ayrı 30.000,00'er TL manevi tazminat talep ettiklerini ancak davalı şirket tarafından herhangi bir cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları ile saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 100 TL, ... için 100 TL, ... için 100 TL ... için 100 TL, ... için 100 TL ve ... için 100 TL olmak üzere şimdilik 600 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta AŞ yönünden 22.02.2018 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile (davalı sigorta şirketinin teminatı kadar olan kısmından sorumlu olmak üzere) davalı ... yönünden ise 04.01.2018 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere tahsiline, Yargıtay kararları doğrultusunda cenaze ve defin giderlerinin davacı eş ...'e verilmesini; her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere davalı ... Sigorta AŞ teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 19.04.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...'tan kaza tarihi olan 04.01.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere müteveffanın eşi ... için 30.000 TL, babası ... için 30.000 TL, annesi ... için 30.000 TL, kızı ... için 30.000 TL, oğlu ... için 30.000 TL, oğlu ... için 30.000 TL olmak üzere toplam 180.000 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ... Sigorta A.Ş (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ve davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde cenaze ve defin gideri talebini 12.03.2019 tarihli dilekçesi ile kuruşlandırarak 100.TL cenaze ve defin giderinin davalı ... sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile sigorta teminat limiti ile sorumlu olmak üzere davalı ... yönünden ise 04.01.2018 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davacılar vekili, 12.04.2021tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini davacı eş ... için 224.559,03.TL’ye (davalı ... Sigorta AŞ yönünden 65.501,29.TL ile sorumlu olmak üzere), davacı baba ... için 44.783,51.TL’ye (davalı ... Sigorta AŞ yönünden 13.062,84.TL ile sorumlu olmak üzere), davacı anne ... için 40.843,50.TL’ye (davalı ... Sigorta AŞ yönünden 11.913,58TL ile sorumlu olmak üzere), davacı kızı ... için bakiye 54.134,91.TL’ye (davalı ... Sigorta AŞ yönünden 15.790,53 TL ile sorumlu olmak üzere), davacı oğul ... için 73.076,42 TL’ye (davalı ... Sigorta AŞ yönünden 21.315,55 TL ile sorumlu olmak üzere), davacı oğul ... için 65.640,17.TL’ye (davalı ... Sigorta AŞ yönünden 19.146,48 TL ile sorumlu olmak üzere) yükseltmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın zamanaşımı süresi içerisin de açılmadığından bu davanın reddi gerektiğini, bahse konu davada davalı şirket tarafından ZMMS kapsamında sigorta edilen araç sürücüsünün hiçbir suretle kusurunun bulunmadığından davalı şirketin tazminatlardan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, trafik kazası tespit tutanağının ispat aracı mahiyetinde olup, tek başına bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle ayrı bir kusur bilirkişisi tarafından inceleme yapılması gerektiğini, ...'ın yeşil ışığın yandığı esnada dönel kavşağa giriş yaptığını, müteveffa sürücünün aniden yola çıktığını, bu itibarla davalıya sigortalanan otobüsün sürücüsü ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müteveffanın emniyet kemeri takmaması, aniden yola çıkması, gerekli dikkate ve özeni göstermeyerek otobüsün gelişini fark etmemesi gibi durumlardan dolayı tam ve asli kusurunun bulunduğunu, aynı araçta yolcu olarak bulunan bir kişinin kazayı hafif sıyrıklarla atlatmış olmasına rağmen müteveffa sürücünün vefat etmesindeki asıl nedenin emniyet kemerinin takılı olmamasından kaynaklandığını, davacılara kaza nedeniyle uğradığı zararlar için 213.269,72 TL tutarında ödeme yapılarak davacıların zararlarının giderildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz Ankara Mahkemelerinde açıldığını, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, görevli olan mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, kaza olayında müteveffanın emniyet kemerini takmadığı için araçtan savrularak hayatını kaybettiğini, bu kazanın ölüm neticesi ile sonuçlanmasında kendi kusuru ile sebep olduğunu, meydana gelen kaza bir kusurunun bulunmadığını, müteveffanın, davalının kullandığı yüksek otobüsü görmemesi hele ki kavşak gibi önemli bir geçiş noktasında önemsemeden geçişini tamamlamadan yoluna çıkması ile bu kazanın meydana geldiğini, kornaya bastığını, müteveffanın aniden yola fırladığını ve durmadığını, ikazını da dinlemediğini, tazminat isteminin zenginleşme aracı olarak kullanılması hukuk sistemine aykırı olduğunu, davacı tarafın fahiş tutarlarda maddi ve manevi tazminat talep etmelerinin zenginleşme amaçlarını ortaya koyduğunu ileri sürerek yetki ve görev itirazları ile esas itirazlarının nazara alınarak davanın reddine talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; destekten yoksun kalma tazminatı yönünden, davacıların desteği olan müteveffa ...'ın, sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Antalya İli Manavgat İlçesi D-400 Karayolunda davalı ...'ın kırmızı ışıkta geçmesi sonucunda ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsü ...'in bu kaza sebebiyle vefat ettiği, desteğin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, TBK.nun 53/3.maddesine göre ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler uğradıkları kayıplar için için tazminat davası açabileceğinden (Yargıtay HGK.nun 2011/17-787 Esas, 2012/92 Kararı) davacıların desteği müteveffanın kusuru olsa dahi kusurun davacılara yansıtılmayacağı, davacılar zarar gören 3.kişi konumunda bulunduğundan, müteveffanın ailesi olup maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardım aldığından destekten yoksun kalma tazminatı talep etme yetkilerinin bulunduğu, müteveffanın davacıların eş ve çocukları ile anne ve babası olduğundan ailesine destek olacağı varsayımı Yargıtayca kabul edilen bir karine olduğu, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta AŞ nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı sigorta şirketinin araç işleteni ve sürücüsünün kusuru ile üçüncü kişilere verdiği bedeni zararlardan azami limitlerle, sigortalısı ve sürücüsü ile birlikte sorumlu olduğu, aktüer bilirkişi tarafından sunulan denetime elverişli ve Yargıtay uygulamalarına uygun hesap raporuna göre destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, davalı sigorta şirketinden poliçe teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak üzere karar verildiği; davalıların, cenaze ve defin giderinden sorumlu oldukları, bu taleple ilgili taleple bağlı kalındığı, TBK’nın 56. maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden; Davanın kabulü ile, davacı eş ... için bakiye 224.559,03.TL tazminatın davalı ...'tan kaza tarihi olan 04.01.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile, davalı ... Sigorta AŞ şirketinden ise (poliçe teminat limiti olan sadece 65.501,29.TL'si) temerrüt tarihi olan 22.02.2018 tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile tahsili ile belirtilen davacıya ödenmesine, davacı baba ... için bakiye 44.783,51.TL tazminatın davalı ...'tan kaza tarihi olan 04/01/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile, davalı ... Sigorta AŞ şirketinden ise (poliçe teminat limiti olan sadece 13.062,84.TL'si) temerrüt tarihi olan 22.02.2018 tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile tahsili ile belirtilen davacıya ödenmesine, davacı anne ... için bakiye 40.843,50.TL tazminatın davalı ...'tan kaza tarihi olan 04.01.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile, davalı ... Sigorta AŞ şirketinden ise (poliçe teminat limiti olan sadece 11.913,58.TL'si) temerrüt tarihi olan 22.02.2018 tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile tahsili ile belirtilen davacıya ödenmesine, davacı kızı ... için bakiye 54.134,91.TL tazminatın davalı ...'tan kaza tarihi olan 04.01.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile, davalı ... Sigorta AŞ şirketinden ise (poliçe teminat limiti olan sadece 15.790,53.TL'si) temerrüt tarihi olan 22.02.2018 tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile tahsili ile belirtilen davacıya ödenmesine, davacı oğlu ... için 73.076,42 TL tazminatın davalı ...'tan kaza tarihi olan 04.01.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile, davalı ... Sigorta AŞ şirketinden ise (poliçe teminat limiti olan sadece 21.315,55.TL'si) temerrüt tarihi olan 22.02.2018 tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile tahsili ile belirtilen davacıya ödenmesine, davacı oğlu ... için 65.640,17.TL tazminatın davalı ...'tan kaza tarihi olan 04.01.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile, davalı ... Sigorta AŞ şirketinden ise (poliçe teminat limiti olan sadece 19.146,48.TL'si) temerrüt tarihi olan 22.02.2018 tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile tahsili ile belirtilen davacıya ödenmesine, cenaze ve defin giderine yönelik dava ile ilgili olarak, 100,00.TL cenaze ve defin giderinin davalı ... Sigorta AŞ yönünden 22.02.2018 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz ile (davalı sigorta şirketinin teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) davalı ... yönünden ise 04.04.2018 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı eş ...'e verilmesine; davacıların manevi tazminat talepleri yönünden davanın kabulü ile, davacı eş ... için 30.000,00. TL, davacı baba ... için 30.000,00.TL, davacı anne ... için 30.000,00.TL, davacı kızı ... için 30.000,00.TL, davacı oğlu ... için 30.000,00.TL ile davacı oğlu ... için 30.000,00.TL olmak üzere toplam 180.000,00.TL manevi tazminatın her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere, davalı ... Sigorta AŞ şirketinden temerrüt tarihi olan 19.04.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile (davalı sigorta şirketinden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) davalı ...'tan ise kaza tarihi olan 04.01.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile belirtilen davacılar ..., ..., ..., ... ile ... ve ...'e ayrı ayrı verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza esnasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle ölüm olayının meydana geldiğini, bu hususun dikkate alınmadığını, tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davalının kavşakta kırmızı ışıkta geçtiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müteveffanın anne ve babasına destek olacak ekonomik durumu olmadığı halde onlara pay ayrılmasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, yasal faiz yerine avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacılar vekili, davacılar desteğinin idaresindeki araca, davalı ... idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı, davalı ... Sigorta AŞ’ye İMSS poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu desteğin vefat ettiğini belirterek davalılardan destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze defin gideri ve manevi tazminat talep etmiştir.
Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, kazanın ışık kontrollü kavşakta meydana geldiğini, davalı sürücü ...’ın kırmızı ışık ihlali yaptığının tespit edildiği, kazaya ilişkin Manavgat 1. Ağır Ceza mahkemesinin 2018/74 E-2018/154K. Sayılı dosyası ile yapılan ceza yargılamasında, davalı ...’ın kırmızı ışık ihlali yaptığı sabit kabul edilerek taksirle ölümü neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 2018/1896E-2019/71 K. Sayılı kararı ile davalının kırmızı ışık ihlali yapması ve aşırı hızlı araç kullanması nedeniyle eyleminin bilinçli taksirle işlendiği kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, cezasının ağırlaştırılarak yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, kırmızı ışık ihlali yapan davalı sürücünün %85, müteveffanın %15 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, tarafların itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, kırmızı ışık ihlali yapan ve hızlı seyreden davalı sürücünün tam kusurlu olduğu mütalaa edilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiş olup hükme esas alınan raporun, kaza tespit tutanağı ve kazanın oluşumu ile uyumlu, ceza yargılamasındaki bilgi ve belgeler ile dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilinin kusura yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Hükme esas alınan aktüerya raporunda, müteveffanın anne ve babasının sağ olduğu gözetilerek yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda onlara da pay ayrılmak suretiyle hesaplama yapılmasında, davalı sürücü idaresindeki aracın ticari nitelikteki yolcu otobüsü olduğu anlaşıldığından hükmedilen tazminata ticari avans faiz işletilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından müteveffanın müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile müteveffanın eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Somut olay değerlendirildiğinde, kaza öncesi davalı ... idaresindeki otobüsün süratli şekilde seyrettiği ve kavşağa aynı şekilde hızla yaklaştığının tanık beyanları ile sabit olduğu, kaza anında otobüsün hızla müteveffanın sürücüsü olduğu aracın sürücü koltuğunun bulunduğu bölgeye şiddetli şekilde çarptığı,müteveffanın aracını kaldırıma kadar sürüklediği, davalının soruşturma ifadesinde, yağmur nedeniyle yerin kaygan olmasını gözeterek fren tedbirine başvurmadığını beyan ettiği, otopsi raporunda desteğin ölümünün genel vücut travması sonucu meydana geldiği dikkate alındığında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olması halinde ölümün gerçekleşmeyeceğinin söylenemeyeceği, ölüm ile emniyet kemeri takılmaması arasında illiyet bağının bulunduğuna dair herhangi bir delil sunulmadığı gibi dosya kapsamında da anlaşılmadığından müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılamamış olması isabetli görülmüştür.
Davacıların manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değer-lendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesin-de, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda, kazanın gerçekleşme biçimi, davalı sürücünün tam kusuru ile kazaya neden olması, davacıların müteveffanın annesi, babası, eşi ve çocukları olması, müteveffa ve davacıların yaşları, yakınlık dereceleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki (2018) paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarlarının, davacılar tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde, olayın özelliğine ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davalıların hükmedilen manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davalıların istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1. Davalı ... vekilinin ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 46.665,13 TL istinaf karar harcından peşin alınan 11.606,98 TL harcın mahsubu ile kalan 35.058,15 TL'ndan davalı ... AŞ alınması gereken 12.295,80 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.073,95 TL harcın mahsubu ile kalan 9.221,85 TL'den davalılar müştereken müteselsilen sorumlu olmak üzere davalılardan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3. Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4. Davalılar tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
5. Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK.nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 21.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15