Ankara BAM 26. HD 2021/2091 E. 2023/1075 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2021/2091
2023/1075
21 Aralık 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/2091
KARAR NO : 2023/1075
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/06/2021
NUMARASI : 2019/575 Esas 2021/411 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 21/12/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 17/01/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 24/06/2019 tarihinde davalı ... ... adına kayıtlı, davalı ...’nın idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, davacı şirketin işyerine çarpması sonucunda meydana gelen kazada işyerinin hasar gördüğünü, kazada davalı sürücünün asli kusurlu ve alkollü olduğu, davalı ... şirketine yapılan başvuru sonucunda kısmi olarak 54.500,00 TL ödeme yapıldığını, davalı ... şirketinin poliçe limitinin 72.000,00 TL olduğunu, ekte sunulan tadilat faturasından da anlaşılacağı üzere 160.000,92 TL ödeme yapıldığını, arabulucuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek belirsiz olan alacağın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri dahilinde 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile 34.512,96 TL’nin kaza tarihinden başlayarak işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... şirketinin sorumluluğu teminat limiti kadar olmak üzere) alınarak davacıya verilmesini istemiştir.
Davalı ... şirketi vekili, 24/06/2019 tarihinde meydana gelen kazaya istinaden yapılan başvuru nedeniyle hasar dosyası açıldığını ve davacıya 02/09/2019 tarihinde 54.507,84 TL ödeme yapıldığını, davacının gerçek zararının giderildiğini, yapılan ödemeyle poliçe teminatı azaldığını, bakiye teminatın dikkate alınması gerektiğini, talep edilen tutarın fahiş olduğunu, sorumluluğun gerçek zararla sınırlı olduğunu, davacının faiz ve ferilerine ilişkin talebinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., açılan davayı kabul etmediğini, karşı taraf ile önce 60.000,00 TL üzerinden anlaştıklarını, daha sonra talebin 100.000,00 TL’ye çıkarıldığını, bu miktarı karşılayacak gücü olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiş, savunma yapmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, davalı sürücü ...'nın idaresindeki araç ile yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucunda davacıya ait iş yerinde zarar meydana geldiği, hükme esas alınan 16/02/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki tespit ve hesaplamaların dosya içeriğine uygun olup zarar miktarının amortisman indirimi ve sovtaj bedeli indirimi de yapılmak suretiyle düzenlendiği, davalılar sürücü ve işleten TBK 49. maddesi gereği haksız fiil ve 2918 sayılı Kanun hükümlerine göre, sigorta şirketinin de 2918 sayılı Kanun'un 85. maddesi gereğince diğer davalılarla ile birlikte poliçe limiti ile müteselsilen sorumlu olduğu, müteselsil sorumlulardan birinin yaptığı ödeme kadar diğerlerinin de borçtan kurtulacağı, davacının gerçek zararının 89.020,80 TL olduğu, sigorta şirketinin yaptığı ödemenin gerçek zararı karşılamadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile 34.512,96 TL zararın davalılardan (sigorta şirketinin bakiye 17.492,16 TL limit kadar sorumlu olacak şekilde) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, hüküm altına alınan tutarın gerçek zarar miktarından oldukça düşük olduğunu, davalı sürücünün kazada tek ve asli kusurlu olduğunu, davalıların meydana gelen zarardan sorumlulukları bulunduğunu, işletmenin iç dizaynının bozulmasına sebebiyet verildiğini, konsept bütünlüğü hususunun ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, esas zararın işletmenin kaza sonrasında yeniden eski konseptini kazanması için yapılacak masrafların tamamını kapsaması gerektiğini, fatura bedeli üzerinden KDV tutarının düşülmesine itiraz edildiğini, hükme esas alınan raporda bedellerin düşük belirlendiğini, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların değerlendirilmediğini, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... şirketi istinaf başvurusunda, davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemeyle gerçek zararın giderildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fahiş tespit yapıldığını, gerçek zararın üstünde tutar belirlendiğini, hasar tarihi itibariyle değil güncel fiyatlar üzerinden tespit yapıldığını, raporlar arasında fahiş fark olduğunu, eksper raporunun daha doğru olduğunu, sovtaj değerinin düşük tutulduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait iş yerinde oluşan hasar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 24/06/2019 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın davacıya ait iş yerine çarpması sonucunda hasar meydana geldiğini, davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını ileri sürerek bakiye zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece 16/02/2021 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığı gerekçeleriyle ıslah talebi ve sigorta poliçe limiti gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, 24/06/2019 tarihinde davalı ... ... adına kayıtlı, davalı ...'nın idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, alkollü olan araç sürücüsü davalının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda tek taraflı olarak meydana gelen kazada davacıya ait iş yerinin zarar gördüğü, davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığı ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı, inşaat mühendisi, iç mimar ve sigorta uzmanı sıfatlarını haiz bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16/02/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, düzenlenen tutanaklar, taraflarca ibraz edilen deliller, daha önce düzenlenmiş bilirkişi raporları ve tarafların itirazları da değerlendirilerek kaza nedeniyle davacıya ait iş yerinde meydana gelen KDV dahil gerçek zararın belirlendiği, davalı ... şirketi tarafından yapılan ödeme ve poliçe teminat limiti de gözetilmek suretiyle gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli olarak düzenlenen 16/02/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekili ve davalı ... şirketi vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davacı vekili ve davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile kalan 210,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3. Harçlar Kanunu gereğince davalı ... şirketinden alınması gereken 1.194,88 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 299,00 TL harcın mahsubu ile 895,88 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
4. Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5. Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6. Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15