Ankara BAM 26. HD 2021/1804 E. 2023/1069 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2021/1804
2023/1069
21 Aralık 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1804 - 2023/1069
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1804
KARAR NO : 2023/1069
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/05/2021
NUMARASI : 2018/337 Esas 2021/349 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 21/12/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 17/01/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 09.10.2009 tarihinde dava dışı sürücü ...’ın idaresinde olup davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı traktöre, dava dışı sürücü ...’nin idaresinde olup davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucunda araçta yolcu durumunda bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını, ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davalı sigorta şirketlerinin davacının maddi zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı sigorta şirketlerine başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının sürekli iş göremezliği için 100,00 TL, geçici iş göremezlik için 100,00 TL ve bakıcı gideri için 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibarin yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davacının davalı sigorta şirketine başvurusunun zamanaşımı nedeniyle reddedildiğini, kaza tarihinin 09.10.2009 olduğunu, dava tarihine göre davaya konu taleplerin 8 yıllık ceza zamanaşımına uğradığını ve herhangi bir sorumlulukları bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davaya konu kazanın 01.10.2009 tarihinde meydana geldiğini ve talebin zamanaşamına uğradığını, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, davacının kalıcı sakatlık talebi için Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki yönetmelik uyarınca rapor alınması gerektiğini, davacının gelirinin somut belgelerle kanıtlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin teminat kapsamında olmadığını, maluliyete ilişkin bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.03.2018 tarihli raporda davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 8 olduğu, iyileşme süresinin 4 ay olup bakıcı ihtiyacının 1 ay olduğunun belirtildiği, talimat yoluyla yapılan keşif sonucunda ibraz edilen bilirkişi raporunda kazanın meydana geldiği yolun niteliklerinin belirlendiği, kusur konusunda alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 03.11.2020 tarihli raporunda davacı sürücü ...'nin %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğunun belirtildiği, davacının kusuru ile sebebiyet verdiği trafik kazası nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketlerinden tazminat talep edemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvurusunda, davanın reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, sürücünün tespiti ve kusur durumunun yeterince aydınlatılmadan karar verildiğini, bilirkişi raporlarındaki kusur tespitinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazın değerlendirilmediğini, davacının araç sürücüsü olmadığını, ... plakalı aracın sürücüsünün ... olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın ifadesinde sürücü koltuğunda ...’nin çıkarıldığını ve sürücü olduğunu ifade ettiğini, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda sürücünün ... olduğunun belirtildiğini, sürücünün davacı olduğu gerekçesiyle davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, ... plakalı aracın tepe lambasının ve ikaz ışıklarının yanıp yanmadığı hususunun değerlendirilmediğini, itiraz ve soruşturma evrakı ile tutanak değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, kusur durumunun yeterince aydınlatılmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı sigorta şirketlerine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araçların çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu ileri sürülen davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 03.11.2020 tarihli raporunda davacı sürücü ...'nin %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğunun belirtildiği, davacının kusuru ile sebebiyet verdiği trafik kazası nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketlerinden tazminat talep edemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dava konusu kazada dava dışı sürücü ...’ın idaresinde olup davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı traktöre, dava dışı sürücü ...’nin idaresinde olup davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacının yaralandığı belirtilerek davacının yolcu olarak bulunduğu belirtilen aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve kazaya karışan karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı dava yöneltilmiştir. Davalı sigorta şirketleri, kazaya neden olan sigortalısına ait araç sürücüsünün kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu olup öncelikle sigortalı aracın kazanın meydana gelmesinde kusurunun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun İspat Yükü başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, 09.10.2009 tarihinde dava dışı sürücü ...’ın idaresinde olup davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı traktörle davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda davacının yaralandığı, davacının ... plakalı araçta yolcu konumunda olduğu ileri sürülmüş ise de gerek Patnos Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/1284 sayılı soruşturmasında davacı ...'nin 02.011.2009 tarihli ifade tutanağında, gerekse talimat yoluyla yapılan keşfe ilişkin 26.06.2020 tarihli tutanakta davacının aracı kendisinin kullandığını ifade ettiği, yine hazırlık soruşturmasında beyanları alınan ... ve ...'in aracı ...'nin kullandığını beyan etmiş olmalarına göre toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacının ... plakalı araçta yolcu konumunda olduğu iddiasının kanıtlanamadığı, davacının ... plakalı aracın sürücüsü olup kaza ile ilgili tutanaklar, hazırlık soruşturma evrakı ve alınan ifadeler, talimat yoluyla mahallinde yapılan keşif sonucunda kazanın meydana geldiği yolun niteliliklerine ilişkin bilirkişi raporu değerlendirilerek düzenlenen Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 03.11.2020 tarihli raporunda, davacı sürücü ...'nin yola gereken dikkatini vermediği, önünde aynı yönde seyreden ışık donanımı ve römorkunda uyarı işaretlemesi bulunan traktörle koruması gerekli yeterli ve güvenli takip mesafesini korumadığı, traktöre tehlikeli biçimde yaklaşıp traktörün arkasında takılı olan römorka önlemsizce arkadan çarpması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın ise idaresindeki traktör ve traktöre takılı römork ile nizami seyrederken olayın meydana geldiği ve kazada kusursuz olduğunun belirtildiği, kusura ilişkin raporun kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği, gerekçeli ve denetime elverişli olup hükme esas alınmasında ve davalı ... Sigorta AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle sorumlu olmadığı, davalı ... Sigorta AŞ'nin ise davacının idaresinde bulunan ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olması nedeniyle 2918 sayılı KTK'nın 85 ve 91. Maddelerine göre araç sürücüsünün yaralanması sonucu oluşan zarardan sürücünün üçüncü kişi olmaması nedeniyle sorumluluğu bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsilik görülmemiştir. .
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 269,85 TL istinaf harcından peşin alınan 59,30 + 59,30 TL =118,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 151,25 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,
-
Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 (iki) haftalık süre içinde Yargıtayda TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 21.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15