SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 26. HD 2021/2104 E. 2023/1044 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2104

Karar No

2023/1044

Karar Tarihi

15 Aralık 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2104 - 2023/1044

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/2104

KARAR NO : 2023/1044

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 08/07/2021

NUMARASI : 2019/594 Esas 2021/557 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALILAR :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ : 15/12/2023

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 08/01/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 08.11.2018 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu, davacının özel şirkette 2.500,00 TL maaşla çalıştığını, 23.05.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL geçici işgörmezlik, 1.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 1.000,00 TL bakıcı gideri, 1.000,00 TL hastane, ilaç ve tedavi gideri olmak üzere toplam 4.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden poliçe teminat limitiyle, diğer davalılardan poliçe limiti üstünde kalan kısım için yasal faiziyle birlikte tahsiline, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiş; 26.04.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile 2.000,00 TL olan sürekli ve geçici işgöremezlik talebini 16.706,15 TL’ye yükselttiğini; 11.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de geçici işgöremezlik zararının SGK tarafından karşılandığını, sürekli işgöremezlik talebini 17.018,76 TL olarak ıslah ettiğini, 08.06.2021 tarihli duruşmada da hastane, ilaç ve tedavi giderinden feragat ettiğini bildirmiştir.

Davalı ... ve Tic. vekili; kazaya karışan aracın davalı şirketin mülkiyetinde olmasına rağmen 07.01.2016 tarihli Operasyonel Araç Kiralama Sözleşmesi ile... Tekstil.... Ltd. Şti.’ye uzun dönem kiraya verildiğini, davalı şirketin kaza ile ilgili olarak KTK’nun 3. Maddesi uyarınca işleten sıfatı bulunmadığından davanın husumet yönünden reddini, trafik kazası tespit tutanağından davacının kazada %100 kusurlu olduğu belirlendiğinden talep hakkının bulunmadığını, maddi tazminatın muhatabının davalı sigorta şirketi olduğunu, manevi tazminatın ise fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Sigorta vekili; davalı şirketçe kazaya karışan ... plakalı araç için 15.11.2017-15.11.2018 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesi düzenlendiğini, davalının gerçek zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranda ve poliçe limitiyle sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında davacı asli ve tam kusurlu bulunduğundan davanın reddini, aksi halde kusur ve maluliyet yönünden rapor alınmasını, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve hastane- ilaç masraflarının trafik sigortası kapsamı dışında olduğunu, faizin temerrüt tarihinden itibaren istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... tebligata rağmen savunma yapmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davanın yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, ... plakalı aracın davacı yaya ...'e çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, davacı ...'ün kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 30.12.2019 tarihli maluliyet raporunda, kişinin özür oranının %5 olduğu, 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 3 (üç) hafta süre ile başkasının yardımına ihtiyacı olduğu, kusur bilirkişisi raporunda, ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK’nun 52/b. maddesi kuralını ihlal etmiş olmakla %25 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...’ün meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nun, 68/b-c ve KTY'nin 138/b-3 maddelerindeki kuralları ihlal etmiş olmakla %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, dosya arasına alınan Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/473 Esas sayılı dosyası kapsamında düzenlenen ATK raporu ile bilirkişi raporunda, sürücü ...'ın tali, yaya ...'ün asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece alınan raporun da ceza dosyasında alınan raporlarla uyumlu gerekçeli ve hükme esas almak için denetime elverişli olduğu, düzenlenen hesap bilirkişisi raporunda, sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 360.000,00-TL olduğu, davacı ...’ün trafik kazası sonucu uğradığı geçici iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının 2.185,25 TL, sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının 17.018,76 TL olmak üzere toplam 19.204,01 TL olduğu tespit edilmekle birlikte, SGK tarafından yapılan ödemenin tenzili ile bakiye 16.706,15 TL karşılanmamış gerçek zararının bulunduğu, bakıcı gideri nedeni ile oluşan maddi zararının ise, 355,16 TL olduğunun belirlendiği, düzenlenen raporun yasal düzenlemelere uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı vekilinin tedavi giderleri yönündeki talebinden 08.06.2021 tarihli duruşmada feragat ettiği vekaletnamesinde bu hususta yetkisinin bulunduğu, davalı ... ... A.Ş.'nin ... plakalı araç maliki olduğu ancak dosyaya sunulu bulunan 07.01.2016 tarihli kira sözleşmesine göre süresiz olarak dava dışı ... ... Ltd. Şti.'ne kiraya verildiği, uzun süreli kira sözleşmesi ile işleten sıfatının devredildiği, bu nedenle davalının işbu davadaki davacı taleplerinden sorumlu olmadığı, davalı davalı ... ... A.Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddii gerektiği, aktüerya bilirkişi raporunda, davacının yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik zararının 2.185,25 TL olduğu, sürekli işgöremezlik zararının 17.018,76 TL olduğunun rapor edildiği, davacı vekilinin 17.02.2020 tarihli beyan dilekçesinde taleplerinin 1.000,00 TL'sinin geçici, 1.000,00 TL'sinin sürekli işgöremezliğe ilişkin olduğunu açıkladığı, 26.04.2021 tarihli ıslah dilekçesinde talep 14.706,15 TL daha artırılarak 16.706,15 TL'ye çıkartılmış olup 2. Islah dilekçesi mahiyetinde olan 11.06.2021 tarihli dilekçesinde ise talebini 1.312,61 TL daha artırarak 17.018,76 TL talepte bulunduğu, bilirkişi raporunda her ne kadar SGK tarafından yapılan ödeme toplam tutardan mahsup edilmişse de, SGK'nın yapmış olduğu ödemenin geçici iş göremezlik bedeline ilişkin olduğu ve geçici işgöremezlik bedelinden mahsup edilmesi gerektiği, buna göre SGK tarafından yapılan 9.991,43 TL ödemenin bilirkişi raporuyla tespit edilen geçici işgöremezlik bedelini karşıladığı ve davacının bakiye tazminatının kalmadığı anlaşılmakla davacının geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiği, davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin başlangıçta 1.000,00 TL olduğu, 26.04.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle artırılan miktar gözetilerek 14.706,15 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalılardan tahsiline, bakiye 2.312,61 TL'lik fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi, her ne kadar davacı yan ilk dilekçesini miktar artırım dilekçesi olarak nitelendirmişse de davanın kısmi dava olarak açıldığı gözetildiğinde ilk dilekçenin de ıslah dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek bu nedenle ikinci ıslah dilekçesi ile talep edilen 1.312,61 TL'nin ise 6100 sayılı HMK'nın 176/2 maddesine aykırı olduğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davacı yanın 3 hafta süreyle başkasının bakımına muhtaç olduğu, bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere talep edebileceği bakıcı ücretinin 355,16 TL olduğu, 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, manevi tazminatın belirlendiği belirtilerek, davacının maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddine,14.706,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihi olan 08.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...'dan ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen ( davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmak üzere ve temerrüt tarihi olan 30.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, davacı yanın ikinci ıslah niteliğindeki 11.06.2021 tarihli dilekçesi 6100 sayılı HMK'nın 176/2 maddesine aykırı olduğundan anılan dilekçesi ile talep edilen miktarın usulden reddine, 355,16 TL bakıcı giderinin olay tarihi olan 08.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, tedavi gideri talebinin feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, takdiren 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... ve Ticaret AŞ. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ;hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece "Davalı ... ... AŞ.'nin ... plakalı araç maliki olduğu ancak dosyaya sunulu bulunan 07.01.2016 tarihli kira sözleşmesine göre süresiz olarak dava dışı ... ... Ltd. Şti.'ne kiraya verildiği, uzun süreli kira sözleşmesi ile işleten sıfatının devredildiği, bu nedenle davalının işbu davadaki davacı taleplerinden sorumlu olmadığı anlaşılmakla davalı Davalı ... ... A.Ş aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, Davalı ... ve Ticaret AŞ'nin kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 7/2 uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmuş ise de zarara sebebiyet veren aracın trafikte davalı ... ... adına kayıtlı olduğunu, dolayısıyla bu kayda dayanarak malik ve işleten sıfatıyla davanın davalı ... ... AŞ' ye yöneltildiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 ve 19. maddelerinde belirlendiği gibi trafik kaydı işleteni belirleyen güçlü bir karine niteliğinde olduğunu, davalı ... ile dava dışı şirket arasında 07.01.2016 tarihli yazılı kira sözleşmesinin resmi mercilerce düzenlenmediği gibi, bu sözleşmenin resmi kurumlara ibraz edildiğinin de belli olmadığını, bu nedenle bu kira sözleşmesinin niteliği ile sadece taraflarını bağladığını, davacı gibi üçüncü kişileri etkilemediğini, ayrıca kira sözleşmesi resmi kurumlara ibraz edilmediği için kazadan sonra dahi düzenlenmiş geriye dönük tarih atılmış olma ihtimali olup bu haliyle dahi sözleşmenin geçerli sayılamayacağını, davalı ... hakkında her ne kadar pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmişse de yukarıda detaylı açıklandığı üzere lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğunu (emsal Yargıtay 17 HD, 2006/3800 E.kararı), Yargılama konusu trafik kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat davası olup niteliği itibari ile miktarının belirlenmesi bilirkişi ile yapılan işlerden olduğunu, bu nedenle dava türünün niteliği itibari ile belirsiz alacak davası olduğunu, belirsiz alacak davasında ise bedel artırım talepleri olduğu gibi HMK gereğince ıslah hakları da olduğunu, yargılama aşamasında 26.04.2021 tarihli dilekçe ile bedel artırım talebinde bulunulduğunu, akabinde 11.06.2021 tarihli dilekçe ile de HMK gereğince ıslah talebinde bulunulduğunu, Mahkemece iki talebin ıslah dilekçesi olarak değerlendirilerek 11.06.2021 tarihli dilekçenin hükme esas alınmadan kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davanın %75, davalının ise %25 kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de rapora itirazlarına rağmen hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu M. 74 "Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar." şeklinde düzenlendiğini, davacının bulunduğu yerde trafik işareti olmaması ve yakınında okul bulunması, geçtiği yerin yaya geçidi olması sebebiyle ilgili kanun maddesi açık olup üzerine düşen dikkat ve özeni göstererek karşıdan karşıya geçmeye çalıştığını, dosya kapsamında bulunan deliller ile olay yeri yakınında okul olduğu sabit olup bilirkişinin de tespiti ile trafik işaret levhasının olmadığı belirlenmiş olmasına rağmen kusur tespitinde eksik değerlendirme yapıldığını,ayrıca, kazanın meydana geldiği yolda hız limiti 50 km olup davalının ise hızı durma mesafesi ve davacının vücudunda meydana gelmiş hasara bakıldığında en az 90-95 km olduğu açık olup bu doğrultuda hatalı tespit ile belirlenen kusur oranı üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

HMK’nun 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli –geçici işgörmezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri ile manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, 08.11.2018 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL geçici işgörmezlik, 1.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 1.000,00 TL bakıcı gideri, 1000,00 TL hastane, ilaç ve tedavi gideri olmak üzere toplam 4.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden poliçe teminat limitiyle, diğer davalılardan poliçe limiti üstünde kalan kısmın için yasal faiziyle birlikte tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiş; 26.04.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile 2.000,00 TL olan sürekli ve geçici işgöremezlik talebini 16.706,15 TL’ye yükselttiğini; 11.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de geçici işgöremezlik zararının SGK tarafından karşılandığını, sürekli işgöremezlik talebini 17.018,76 TL olarak ıslah ettiğini, 08.06.2021 tarihli duruşmada da hastane, ilaç ve tedavi giderinden feragat ettiğini bildirmiş;mahkemece davacının kazanın oluşumda %75, davalı sürücünün %25 kusurlu olduğu, davacının geçici işgörmezlik zararının dava dışı SGK tarafından karşılandığı,tedavi giderlerinden feragat edildiği, davalı ... ve Ticaret A.Ş.’nin işleten sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddine,14.706,15TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, davacı yanın ikinci ıslah niteliğindeki 11.06.2021 tarihli dilekçesi 6100 sayılı HMK'nın 176/2 maddesine aykırı olduğundan anılan dilekçesi ile talep edilen miktarın usulden reddine, 355,16TL bakıcı giderinin davalı ...'dan tahsiline, tedavi gideri talebinin feragat nedeniyle reddine, 7.500,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsilien, davalı ... ve Ticaret aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle ıslah talebinin reddine, davalı ... ve Ticaret AŞ’nin işleten sıfatı ve lehine verilen vekalet ücretine, kusur oranına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.

İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatı belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçütten yararlanılmıştır. Şekli ölçüte göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüte göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüttür.

2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir.

Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halel getirecek bir sonuç yaratmaması şarttır.

Somut olayda, aracın kayden maliki davalı ... ve Ticaret olup, davalı vekili; aracı uzun süreli kira sözleşmesine istinaden kiralandığını belirterek, 07.01.2016 tarihli adi yazılı kira sözleşmesini sunmuştur. Mahkemece, sunulan adi yazılı kira sözleşmesine itibar edilerek, davalı ... ve Ticaret AŞ'nin işleten olmadığı kabul edilmiş ve bu davalı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve davalı ... ve Ticaret AŞ’nin savunması göz önünde bulundurularak, tanzim edilen kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, kazaya karışan aracın teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Daireleri'ne bildirilip bildirilmediği, kira bedellerinin ödenip ödenmediğinin belirlenmesi, bu şekilde kira sözleşmesinin belirtilen bu deliller ile fatura ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalı ... ve Ticaret AŞ’nin işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları araştırlarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Davacı tarafından fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açılan açılan kısmi davada mahkemece alınan 08.04.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporuyla davalı sürücünün %25 kusur oranına göre davacının 2.185,25 TL geçici iş göremezlik, 17.018,76 TL sürekli işgöremezlik zararının olduğu belirlenmiş, SGK tarafından yapılan ödemenin %25'i toplam zarardan mahsup edilerek 16.706,15 TL karşılanmamış zarar kaldığı belirtilmiş, davacı vekili 26.04.2021 tarihli dilekçe ile geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatını 16.706,15 TL olarak arttırdıklarını beyan etmiş, mahkemece 08.06.2021 tarihli duruşmada davacı vekiline arttırım dilekçesindeki artırım yapılan miktarları ayrı ayrı açıklaması için süre verilmiş, davacı tarafından verilen ve ıslah dilekçesi olduğu belirtilen 11.06.2021 tarihli dilekçesi ile geçici iş göremezlik alacağı olmadığından geçici iş göremezlik talebine ilişkin artırım taleplerinin bulunmadığını, 1.000 TL olarak istenen sürekli işgörmezlik tazminatını bilirkişi raporu doğrultusunda 17.018,76 TL olarak ıslah edildiğinden bedel artıtım ile talep edilen 14.706,15 TL dışında kalan miktarın harcını da yatırdıklarını belirterek 17.018,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tahsilinin istemiş, mahkemece davacının ikinci kez ıslah yapamayacağı gerekçesi ile davacının sürekli iş göremezlik zararının ilk dilekçe ile talep edilen 14.706,15 TL olarak tahsiline karar verilmiş ise de davacı vekilinin dava dilekçesi ile 1.000,00 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği, her ne kadar 26.04.2021 tarihli dilekçe ile geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı 16.706,15 TL olarak arttırdıklarını beyan etmiş ise de mahkemece ıslah dilekçesinin açıklanması için verilen süre içinde verilen 11.06.2021 tarihli dilekçede geçici iş göremezlik tazminatını arttırmadıklarını belirttiğine göre 26.04.2021 tarihli dilekçede geçici iş göremezlik yönünden ıslah edilmediği sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden ıslah edildiği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Kabule göre de ; Davacı tarafca aracın trafik kaydına dayanılarak davalı araç sahibine dava açılmış olması, yargılama aşamasında davalı araç sahibinin aracın işleteni olmadığının anlaşılması nedeniyle davanın reddi karar verilmesi halinde davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde davalı araç sahibi lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma ve gönderme sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1. a. 6.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kaldırma ve gönderme sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

  1. İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,

  2. İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

  3. Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınAçılan)Tazminatkonusuankara(ÖlümgönderilmesineVedeğerlendirilmesigerekçeZararCismanikesindelillerinSebebiylenumarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim