SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 26. HD 2021/1544 E. 2023/1017 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1544

Karar No

2023/1017

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1544 - 2023/1017

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1544

KARAR NO : 2023/1017

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/04/2021

NUMARASI : 2020/377 Esas 2021/257 Karar

DAVACI :

VEKİLİ

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ : 14/12/2023

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 10/01/2024

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 13.12.2018 tarihinde davacının idaresindeki ... plaka sayılı araç ile olan dava dışı sürücü ...’in idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakıcı ihtiyacı doğduğunu, kazanın meydana gelmesinde dava dışı ...’in tam kusurlu olduğunu, davacının hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava dışı sürücünün trafik ekiplerine haber vermeden kaza yerini terk ettiğini ve bu durumun 15.12.2018 tarihli tutanakta belirlendiğini, davacının sol el kemiklerinde parçalı kırıklar başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde kemik kırıkları, ezilme, yaralanma ve berelenmeler meydana geldiğini, günlük ihtiyaçlarını dahi tek başına yerine getiremez ve öz bakımını karşılayamaz hale geldiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını ileri sürerek talep artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla kalıcı iş göremezlik nedeniyle 9,800,00 TL, geçici iş göremezlik nedeniyle 100,00 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak 100,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili, usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sigortalının kusuruna isabet eden oranda ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dosyada maluliyete ilişkin rapor bulunmadığını, maluliyetin ispatı için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadıklarını, davacıya SGK’dan rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, temerrüt söz konusu olmadığından dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, kusura ilişkin alınan 02.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirtildiği, davacı hakkında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.02.2021 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının % 0 (sıfır) olduğu, 2 hafta süre ile iş göremez halde kaldığının ve başka birinin yardımına ihtiyacı olmadığının belirlendiği, davacı vekili tarafından ibraz edilen raporun kaza tarihi itibariyle geçerli olmayan yönetmelik uyarınca düzenlendiği ve hükme esas alınan raporla çelişki oluşturmayacağı, ayrıca mahkemece alınan raporda davacının vücudundaki kırıkların değerlendirilmediği yönündeki iddiasının da kabul edilmediği, bu kabul çerçevesinde davacının 2 haftalık geçici iş göremezliğinin bulunduğu, kaza tarihi itibari ile AGİ dahil asgari ücretin 1.679,23-TL olduğu, davacının geçici iş gücü kaybına göre zararının 839,62-TL olduğu gerekçeleriyle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinin reddine, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin zararı her ne kadar 839,62-TL olsa da talep ile bağlı kalınarak 100,00 TL yönünden talebinin kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının idaresindeki araç ile dava dışı sürücünün kullandığı aracın çarpışması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini ve davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, mahkemece açıkça hatalı ve itirazlar değerlendirilmeksizin tanzim edilen maluliyet raporuna dayalı olarak sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı taleplerinin reddine karar verildiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik uyarınca rapor tanzim edilmesinin hatalı olduğunu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca rapor düzenlenmesi gerektiğini, hükme esas alınan raporun gerçekle bağdaşmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesinin hukuki zorunluluk bulunduğunu, trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını ve sol el kemiklerinde parçalı kırıklar başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde kemik kırıkları, ezilme, yaralanma ve berelenmeler meydana geldiğini, ekte sundukları Ankara Şehir Hastanesince düzenlenen 12.02.2020 tarihli raporda %32 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğunun belirtildiğini, İstanbul Adli Tıp Kurumundan çelişkinin giderilmesi için rapor alınması gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.

Davacı vekili, 13.12.2018 tarihinde davacının idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinde bulunmuş, mahkemece davacı hakkında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.02.2021 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının % 0 (sıfır) olduğu, 2 hafta süre ile iş göremez halde kaldığı ve başka birinin yardımına ihtiyacı olmadığının belirlendiği, bu rapor esas alınarak sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Dava dilekçesinde davacının olay neticesinde sol el kemiklerinde parçalı kırıklar başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde kemik kırıkları, ezilme, yaralanma ve berelenmeler meydana geldiği, ilk müdahalenin ardından Ankara Şehir Hastanesinde yatarak tedavi gördüğü ve çeşitli cerrahi operasyonlar geçirdiği belirtilerek buna ilişkin tedavi belgeleri ile grafiler ibraz edildiği, ayrıca davacı hakkında Ankara Şehir Hastanesi tarafından düzenlenmiş 12.02.2020 tarihli Engelliler için Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda engel oranının % 32 olarak belirtildiği, mahkemece yargılama sırasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 15.02.2021 tarihli raporda; davacının 13.12.2018 tarihli sol el-el bileği BT'sinin tekrar değerlendirilmesinde distal karpal kemiklerde ve 2-3-4-5.metakarp bazislerinde multipi, deplase, parçalı fraktür hatları izlendiği, fraktür hatlarında sklerotik dansite artımlarının dikkati çektiği, tanımlı fraktürlerin akut süreçte olmadıklarının düşünüldüğü belirtildiğinden şahısta mevcut distal karpal kemik kırıkları ve 2-3-4-5.metakarp kırıkları ile 13.12.2018 tarihli bahse konu kaza arasında illiyet bağının olmadığı anlaşıldığı belirtilerek özür oranının % 0 (sıfır) olduğu, 2 hafta süre ile iş göremez halde kaldığı ve başka birinin yardımına ihtiyacı olmadığı belirtilmiştir.

Hükme esas alınan maluliyet raporunda kazadan yaklaşık 6-7 ay önce davacının sol elinde kırık meydana geldiği ifade edildikten sonra davacıdaki kırıkların 13.12.2018 tarihli kaza ile illiyet bağı bulunmadığı belirtilmiş ise de davacının sol elindeki yaralanma nedeniyle kazadan önce gördüğü belirtilen tedaviye ve kazadan sonra gördüğü tedaviye ilişkin tedavi belgeleri ile davacı hakkında düzenlenmiş tüm raporlar ayrı ayrı değerlendirilmeden düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının 13.12.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasındaki yaralanmasından kaynaklanan maluliyetinin tespiti için sol elindeki yaralanma nedeniyle kaza öncesinde ve kaza sonrasında davacının gördüğü tedavilere ilişkin tüm tedavi evrakı, tıbbi belge ve grafilerin merciinden temini, davacı hakkında düzenlenmiş raporlar ve bu raporlara karşı itirazlar da değerlendirilmek suretiyle Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre Adli Tıp Kurumundan rapor alınması, davacının kaza nedeniyle maluliyetinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik tahkikat ile karar verilmiş olması doğru değildir.

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1.a. 6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

  1. Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

  2. İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

  3. Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınAçılan)Tazminatkonusuankara(ÖlümgönderilmesineVedeğerlendirilmesigerekçeZararvekiliCismanikesindelillerinSebebiylenumarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim