Ankara BAM 25. HD 2022/1973 E. 2024/98 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
bam
2022/1973
2024/98
16 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1973 - 2024/98
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1973
KARAR NO : 2024/98
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/05/2022
NUMARASI : 2020/175 Esas, 2022/398 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair hükme karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yasal düzenlemeler uyarınca işletme hakkına sahip olduğu Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre otoyolundan davalı şirkete ait araçların ücret ödemeden geçtiğini, borçlu aleyhine yasal düzenleme uyarınca geçiş ücretine ek olarak 10 kat ceza uygulanmak suretiyle alacağın tahsili amacıyla Ankara 10. İcra müdürlüğünün 2017/21319 esas sayılı dosyasında başlatılan takibin haksız itiraz nedeniyle durduğunu, dava tarihinden önce uygulanacak ceza oranı ile ilgili yapılan yasal düzenleme uyarınca 4 kat koşulu getirildiği için mevcut davanın buna göre harç ikmal edilmek suretiyle açıldığını belirterek, harca esas değerin toplam 17.241,92 TL alacak olarak belirtilmek suretiyle itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hüküm olunmasını dava ve talep etmiştir. Davacı vekiline açıklama yapması için süre verilmiş olup; davacı vekili 14/06/2021 tarihli dilekçesinde özetle; icra takip talebinde ihlalli geçiş miktarının 3.206,89 TL gecikme cezasının 32.068,90 TL faiz 4747,45 TL, KDV 854,53 TL olmak üzere toplam 40.877,78 TL üzerinden takip talebinde bulunduklarına ilişkin beyan dilekçesi sunmuştur.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usulü itirazların yanı sıra esasa ilişkin olarak; müvekkili şirketin bünyesinde 90'dan fazla ağır vasıta araca sahip olan, tüm Türkiye ve uluslararası alanda lojistik hizmeti veren ve sektöründe tanınan bir firma olduğunu, araçların sürekli yurt içinde karayolları ve köprüleri kullanmak durumunda olduğu için müvekkili şirkete ait araçların tamamında OGS cihazlarının mevcut olduğunu, bu araçların tümünün aktif şekilde OGS sistemine tanımlı olduğunu, müvekkili şirketin araçlarında bulunan OGS sistemleri, ... Şubesi bünyesinde yer alan (TR...) IBAN numaralı OGS hesabına tanımlı olduğunu, hesabın devamlı şekilde otomatik ödemede olup yine banka tarafından OGS hesaplarında devamlı olarak bakiye bulunmasını sağladıklarını, bu sebeple müvekkili şirketin hesaplarında bakiye bulunmamasının söz konusu olmadığını, müvekkili şirkete ait ... plakalı araçların OGS hesaplarının aktif olduğunu, ayrıca, davacı tarafından dava dilekçesinde bahsedilen, ... Plakalı araçların “Çekici” statüsünde yol aldığını, yine müvekkili şirkete ait ... plakalı araçlar ise “Yarı-Römork” statüsünde olup, ... plakalı çekicini arkasında yol aldığını, iş bu yarı-römork statüsündeki araçların, çekiciden bağımsız olarak hareket kabiliyeti bulunduğunu, şirkete ait çekici statüsündeki araçların tümünde OGS cihazı mevcut olduğu halde davacının çekicide yer alan cihazdan ücret tahsilatı yapmak yerine römork araca geçiş ihlali cezası tahakkuk ettirilmesinin kötü niyetli olduğunu, davacının OGS sisteminden kasıtlı olarak tahsilat yapmayarak dürüstlüğe aykırı, kötü niyetli olarak haksız şekilde kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkilinden kaynaklanmayan nedenler ile geçiş ücretlerinin tahsil edilmemiş olmasından müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin takip tarihinden önce araç geçişlerinden kaynaklı ücretlerin tahsil edilmemiş olduğu konusunda tarafına yapılan bir bildirim bulunmadığını, geçişlerde müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, bu nedenlerle davanın öncelikle reddini, aksi halde icra inkar tazminatı isteminin de haklı olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; Davalı şirkete ait araçların ücretsiz olarak geçiş yaptığı, ücretsiz geçiş bedelinin 3.065,05 TL olduğu bilirkişi raporu kamera görüntüleri ile sabit olduğundan, ücreti ödenmeyen geçişler açısından yapılan itirazın iptaline karar verilmiş, davacı tarafından ihlalli geçiş nedeni ile para cezası içinde talepte bulunulmuş ise de; davalıya ait araçlarda geçiş tarihinde OGH hesabının tanımlı olduğu ve yeterli bakiye olmasına rağmen tahsilat yapılmadığı, tahsilat yapılmamasında davalı kusurlu olmadığından cezadan sorumlu tutulamayacağı kanaati oluşmakla bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş ve yine işlemiş faiz açısından yapılan geçerli bir ihtar olmadığından talebin reddine karar verilmiş olup alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın hak ve hukuka aykırı olduğunu, çelişkili ifadeler barındırması sebebiyle kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil ettiği, müvekkil şirketin OGS/HGS işletmecisi değil otoyol işletmecisi olduğunu, ödendiği iddia edilen geçişlerin davaya konu geçişleri kapsamadığını, icra inkar tazminatının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faiz ve KDV taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, alacak için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Takip konusu alacağın yasal dayanağı olan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Hizmetleri Hakkında Kanun'un 30/5 maddesi uyarınca, geçiş ücreti ve ihlalli geçiş halinde uygulanacak cezanın genel hükümlere göre tahsil edileceği düzenlenmiştir.
6001 sayılı Kanunun “Geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali” başlıklı 30.maddesinin 5.fıkrası “4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…)”
Aynı maddenin 7.fıkrası ise, “Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez.” şeklindedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalının OGS hesabında geçişi karşılayacak yeter miktarda bakiye var iken tahsilatların yapılmadığı ve nihayetinde geçiş ücretinin ödenmediği, OGS cihazının arızalı olup olmamasının bir önemi olmaksızın plaka ile eşleştirilmiş OGS cihazı ile hesaptan tahsilat yapılabildiği, OGS hesabında geçişler için yeterli miktar bulunduğu halde tahsilatların neden yapılmadığının/yapılamadığının anlaşılamadığı belirtilmiştir.
Davalıya ait araçların geçiş yaptığı esnada geçiş ücretlerinin bakiye olmaması ya da başka bir nedenle tahsil edilemediği, nakit/kart ile ödeme yapılmadığı ve ödeme yapmaksızın geçiş yapılması nedeniyle 15 gün içerisinde cezasız ödeme yapma imkanı bulunduğu halde bu süre içerisinde de davalı tarafından ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre; bu iddianın araştırılması, geçiş anında tahsilat yapılmamış ise bu durumun bankadan/PTT'den mi yoksa HGS/OGS sisteminden mi kaynaklandığı, bakiyenin belli bir limit altına düşmesi halinde otomatik yükleme yapılıp yapılmadığı, geçiş anında bakiye yetersiz kalırsa sonradan yapılan yükleme ile geçişten itibaren 15 gün içerisinde tahsilat yapılıp yapılmadığı/tahsilatın mümkün olup olmadığı, sonradan yükleme yapılmış ise geçiş bedellerinin tahsil edilememesinin sebebinin belirlenmesi gerekmektedir. Tahsilat yapılamamasının nedeninin davacı şirkete ait sistemden kaynaklı olduğunun ispatlanamaması halinde ise; ihlalli geçiş tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre geçiş ücretlerinin OGS/HGS aracılığıyla ödenmesi aşamasında yaşanmış muhtemel hatanın davacı şirkete yansıtılamayacağı, davalının gerektiğinde sorumlulara rücu edebileceği hususları birlikte değerlendirilerek ihlali geçişlere ilişkin dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Diğer taraftan;
Yasa gereği davalının ihlalli geçişten itibaren 15 gün sonra temerrüde düştüğü, bu nedenle geçiş ücreti ve para cezası üzerinden işlemiş faize hükmedilmesi gerektiği gibi 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 24. maddesinin (c) bendinde “ Vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler” matraha dâhil olan unsurlar olarak belirlenmiş olduğundan davacıtarafın işlemiş faiz için KDV isteminin reddi talebinin hatalı olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca;
İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir.
Dosya kapsamından, davalıya ait araçların davacı şirket tarafından işletilen otoyol ve köprülerden ihlalli geçişler yaptığı, geçiş ücretleri ve ihlali halinde uygulanacak ceza miktarı belli olduğundan icra takibine konu alacağın likit olduğunun kabulü gerekirken asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmemesi isabetli görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle sair yönler incelenmeksizin kabulü ile 6100 sayılı HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle sair yönler incelenmeksizin KABULÜ ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin 6. maddesi uyarınca Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2022 gün ve 2020/175 Esas, 2022/398 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3)Davacı tarafça istinaf kanun yolu başvurusu sırasında yatırılan istinaf harçlarının talep halinde iadesine,
4)Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3. maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 16/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56