Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
bam
2022/1708
2024/1229
18 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1708 - 2024/1229
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
24.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1708
KARAR NO : 2024/1229
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/05/2022
NUMARASI : 2020/624 Esas - 2022/384 Karar
DAVACI
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : MENFİ TESPİT
İSTİNAF TALEBİNDE
BULUNAN : TARAF VEKİLLERİ
KARAR TARİHİ : 18/09/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/10/2024
Mahkemece verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafından Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2020/1726 E. sayılı dosyasında davacı aleyhine haksız ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacının böyle bir borcu bulunmadığını, hiç bir şekilde kaçak elektrik kullanmadığını, takip talebinde borcun sebebi olarak ‘’005001230361 numaralı sözleşme hesabına ait kaçak bedel’’ dayanak gösterildiğini, ayrıca KDV alacağı ile fahiş oranda gecikme faizinin de takibe konu edildiğini, davacının bir restoran işletmecisi olup, tüm işletmecilik sürecinde basiretli bir tacir olarak hareket ettiğini, üzerine düşen tüm yükümlülükleri daima yerine getirdiğini, davacının davalı şirkete elektrik faturası borcu olduğu düşünülse dahi dava konusu takipte hangi döneme ilişkin, ne miktarda, hangi faturanın ödenmediği hususunun açıkça belirtilmediğini, fatura bedelleri takibe konu edilmediği gibi icra dosyasına eklenmediğini belirterek, davacı hakkında başlatılan takibin teminatsız dava sonuna kadar durdurulmasına, bu talep uygun görülmez ise İİK ‘nun 72/3. maddesi gereğince teminat karşılığı ve icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine; Ankara 28. İcra Müdürlüğünde 2020/1726 E. sayılı dosyada davacının borcu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetle açılmış bulunan takibin iptaline, davalı yanın kötü niyetli olmasından dolayı %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, menfi tespit davası açılabilmesi için borçlunun bu davayı açmada hukuki yararının bulunması gerektiğini, borçlunun İcra Dairesine sunduğu 08/09/2020 havale tarihli itiraz dilekçesiyle takibe itiraz ederek durdurduğunu, zira alacaklı itirazın giderilmesini sağlamadan duran takip nedeniyle hak talep etmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, somut olayda "gecikmeden doğacak zarardan" bahsedip icra dosyasındaki takibin durdurulmasının talep edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zaten takibin yapılan itirazla durdurulduğunu, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu edilen fatura ve kaçak tutanaklarının hukuka tamamen uygun olduğunu, davacı iddialarının yasal dayanakları bulunmadığını, davanın ve başta ihtiyati tedbir kararı olmak üzere tüm haksız taleplerin red edilmesi gerektiğini belirterek, davanın ve başta ihtiyati tedbir kararı olmak üzere tüm haksız talepler bakımından esastan reddine, reddolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 20/05/2022 tarih, 2020/624 E., 2022/384 K. sayılı kararı ile davacının davasının ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri yönetmeliğinin tanımlar başlıklı maddesinin n bendindeki tanıma rağmen, bilirkişi tarafından davalı şirketçe tek taraflı olarak düzenlenen, üzerinde açıkça "kapı kapalı" ibaresi bulunan bir tutanağın ilgili yönetmeliğe aykırı ve tamamen mantık dışı olarak 2. bildirim olarak kabul edilmesi ve bu doğrultuda davacının kaçak elektrik kullandığına kanaat getirilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacı bir restoran işletmecisi olup, personelin tek ekmek kapısı olmakla tüm işletmecilik sürecinde basiretli bir tacir olarak hareket etmiş, üzerine düşen tüm yükümlülükleri daima yerine getirdiğini, ikinci bildirimin yapılmadığı tesisin elektriğinin kesilemeyeceğini, davacıya ikinci bildirimde bulunmayan davalı tarafından uygulanan, usul ve mevzuata açıkça aykırı olarak elektriğinin kesilmesi işleminin derhal sonlandırılması gerektiğini, raporda, davacının kaçak elektrik kullandığına dair dosya mündericatında ve dahi inceleme esnasında herhangi bir tespit yapılamamış olmasına rağmen, kaçak elektrik kullanılıyormuş gibi kanaat bildirildiğini, davacının hiçbir şekilde kaçak elektrik kullanmadığını, bilirkişinin sayaç ve davalı tarafından dosyaya sunulmamış faturalar incelenmişçesine, kaçak elektrik tespiti yapılmış gibi kanaat bildirmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı tarafından ispat edilemeyen takipte gösterilen alacaktan fazlasının bilirkişi tarafından kaçak elektrik bedeli olarak kabul edilmesinin mantıklı hiç bir açıklaması bulunmadığını, düzenlenen raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, alınan bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek, davanın reddi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, kararda; “..davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine…” şeklinde karar verilmiş olup, gerekçeli kararda talebin reddine karar verilmesinin gerekçesinin bulunmadığını, davacının davayı açmakta kötü niyetli olduğu açıkça ortaya konmuş olup, kötü niyet tazminatına hükmedilmemesine anlam verilemediğini, nitekim davacı tarafından ikame edilen işbu dava neticesinde davalı şirketin alacağına geç kavuşacağını, bu nedenle kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın yalnızca istinaf edilen kısım yönünden kaldırılarak kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Davada, kaçak elektrik tespit tutanaklarına istinaden düzenlendiği iddia edilen faturalara ilişkin menfi tespit ile tahakkuk ettirilen borcun iptali talep edilmektedir.
Ankara 11.Tüketici Mahkemesinin, 06/11/2020 tarih, 2020/358 E., 2020/359 K. sayılı kararı ile görev nedeni ile HMK’nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar verilmiştir.
Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1726 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı davalı vekili tarafından, borçlu davacı aleyhine, 005001230361 nolu söz. hesabına ait kaçak bedeli açıklaması ile 32.452,30 TL asıl alacak, 1.317,41 TL gecikme faizi ve 237,13 TL KDV olmak üzere toplam 34.006,84-TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davacıya 10/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece görüşüne başvurulan, elektrik-elektronik mühendisi bilirkişinin hükme esas alınan 27/04/2022 tarihli ek raporunda; davacı adına toplam 26 adet kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, kök raporda yerinde yapılan incelemede mühürlü panonun yalnızca şalter bölümünün mührünü kırmak suretiyle, sayaca müdahale etmeden elektrik kullanmaya devam edildiğinin tespit edildiği, Kaçak Elektrik Tüketimine devam ettiğinin görüldüğü, 05/09/2019 tarihinde de davalı tarafından Mühürleme tutanağı düzenlendiği, tutanakta açıkça elektriğin izinsiz açılması ve kullanılması durumunda "Kaçak Elektrik Kullanımı İşlemi" uygulanacağının belirtildiği, 05/09/2019 tarihli mühürleme tutanağının 2. bildirim şeklinde değerlendirilebileceği, 05/09/2019 tarihi ve sonraki elektrik tüketimlerinin Kaçak Elektrik Tüketimi olduğu, dosya kapsamında sayacın hatalı ölçüm yaptığına dair bir belgenin olmadığı, dolayısı ile hesaplamaların sayaç endeks değerlerine göre yapılması gerektiği, sayaç endeks miktarlarına göre yapılan hesaplamada, toplamda 2 döneme ait kaçak elektrik tüketim bedelinin 40.342,194 TL olduğu, 05/09/2019 tarihi ve sonrası asıl alacak yönünden; 21.750,92 TL + 10.701,38 TL = 32.452,30 TL kaçak elektrik tüketim bedeli olduğu, dava menfi tespit davası olması ve davaya konu olan takip bedelinin de 34.006,84 TL'yi davalının talep etmekte haklı olduğu sonucuna varıldığını belirtmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nun 355.md hükmüne göre istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan çelişkiyi giderir mahiyetteki kök ve ek bilirkişi raporlarının taraf ve yasa yolu denetimine elverişli bulunmasına, özellikle istinaf olunan ilk derece mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davacı şirket restoranda sayaçtan elektrik geçirmek sureti ile elektrik kullanıldığı için kaçak elektrik tüketimi yapmadığını iddia etse de Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin m. 42(1) a ve ç bentlerindeki tanıma uygun kaçak elektrik tüketimleri gerçekleştirdiği, İcra İflas Kanunun 72 nci maddesi uyarınca, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin alınacak tedbir kararı ile durdurulmuş olması gerektiği anlaşılmakla, yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin reddi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile
1. Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK.'nun 353/1. b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2. ) Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
3. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafça yatırılan 80,70 TL nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL karar ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4. İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına,
5. Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362/(1)-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 18/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32