Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2024/669
2024/949
26 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2024/669
KARAR NO : 2024/949
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : Doç.Dr. ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/12/2023
ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/171 E.-2023/861 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ...'ın payını devralarak davalı kooperatifçe peşin bedelli ortak olarak kabul edildiğini, müvekkiline borçlu olduğu aidat tutarını ödemediği gerekçesiyle yöntemine uygun olmayan biçimde ihtar yazıları gönderildiğini, kooperatif yönetim kurulunun 12.03.2017 gün ve 31 sayılı kararıyla müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiğini, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ileri sürerek, yönetim kurulunun 12.03.2017 gün ve 31 sayılı ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili kooperatifin 20.10.2016 tarihli genel kurulunda bütün ortakların ödemelerini 20.11.2016 tarihine kadar 80.000,00 TL’ye tamamlamasına oybirliği ile karar verildiğini, genel kurul kararında davacının da hazır bulunduğunu, davacının bu ödemeyi yapmaması üzerine 1. ihtarnamenin 02.01.2017 tarihinde, 2. ihtarnamenin 06.02.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, yasaya uygun ihtarlara rağmen ödeme yapılmaması üzerine ihracına karar verildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.03.2018 tarih ve 2017/240 E., 2018/200 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davalı kooperatif yönetim kurulunun davacı hakkında verdiği 12/03/2017 tarih ve 31 sayılı üyelikten ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Dairemizin 16.11.2022 tarih ve 2019/233 E., 2022/1802 K. sayılı kararıyla; "Ticaret Sicili kayıtlarından, 18.08.2016 tarihinde tescil edilen kararla davalı kooperatifin adresinin "..." iken, "..." olarak değiştirildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde de davalının adresi bu adres olarak gösterilmiştir.
Buna göre İlk derece Mahkemesince, dava tarihi itibariyle kooperatifin muamele merkezinin Ankara olduğu, bu nedenle Ankara Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin kesin yetkisine ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın HMK'nın 114/(1)-ç ve 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasının incelenmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf itirazları incelenmeksizin, HMK'nın 353/(1)-a.3. maddesi uyarınca esası incelemeden İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk derece Mahkemesince; "Kooperatifler Kanunun 16. maddesinde, "ortaklıktan çıkarılma esasları ve bu kararın itiraz yolu" düzenlenmiş, Yasanın 27. maddesi ile yapı kooperatiflerine ilişkin ana sözleşmenin 14. maddesinde, çıkarma kararı verilirken uyulacak prosedür, ihraç kararına konu edilen borcun ödenmesi için çıkarılacak ihtarnamelerde yer alması gereken hususlar açıklanmıştır.
Davalı kooperatifin defter ve kayıtlarının tetkikinde; davacıya hissesini devreden ...'ın 06.04.2004 tarihinde sabit ve peşin ödemeli ortak olarak üyeliğe alındığı, kayıtlarda 50.000,00 TL ödeme yaptığı ve bu üyeliği 15.10.2012 tarihinde davacıya devrettiğinin yazılı olduğu, davacının toplam ödemesinin 59.000,00 TL olduğunun göründüğü, davacının devredenin haklarına sahip olduğu, tapu ödemeleri hariç, kooperatife borcu olmadığı hususunun yazılı olduğu, kooperatifin 08.02.2004, 08.02.2006 ve 21.06.2009 tarihli genel kurullarında peşin ödemeli ortak alınması yolunda kararlar alındığı, davalı kooperatife ait 03.05.2016ve 20.10.2016 tarihli genel kurullara ilişkin hazirun cetvellerinde ismine yer verildiği tespit edilmekle; davacının davalı kooperatife sabit ve peşin ödemeli ortak olduğu kanaatine varılmıştır.
Sabit ve peşin ödemeli ortaklar, inşaatın finansmanı için toplanan aidatlardan sorumlu kılınamazlar. Ancak kooperatif amacına ulaşıncaya değin yapılacak genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumludurlar. (Y.11.HD.25.03.2002T.,2002/10445E.,2002/2622K.)
Dava konusu edilen ihraç kararının dayanağı olan 21.11.2016 tarihli 1. İhtarnamede ve 01.02.2017 tarihli 2. İhtarnamede davacıdan ikmali istenen 80.000,00 TL'nin dayanağı kooperatifin 20.10.2016 tarihli genel kurulunda alınan kararlardır. Burada gündemin 2. maddesi görüşülürken, bütün ortakların ödemesinin 80.000,00 TL'ye tamamlanması hususu görüşülmüş ve neticede kabul edilmiştir. İstenen aidat inşaatların finansmanına yönelik bir miktardır. Davacının sabit ve peşin ödemeli ortak olduğu kabul edildiğinden, genel yönetim ve alt yapı giderleri dışında inşaatların finansmanı için istenen bu miktardan sorumlu tutulması doğru değildir. Öte yandan, kayıtlarda davacının 59.000,00 TL ödemesinin bulunduğu yazılıdır. Dayanak genel kurul kararında tüm ortakların ödemelerinin 80.000,00TL'ye tamamlanacağı yazılı olmakla, bu anlamda davacıdan istenebilecek miktar (80.000,00 - 59.000,00) 21.000,00 TL'dir. Tüm bu açıklamalara göre; İhraç kararına dayanak yapılan ihtarnamelerde yazılı borç miktarı, davacının gerçek borç miktarını yansıtmadığının kabulü ile bunlara dayanılarak verilen 12.03.2017 tarihi ve 31 sayılı üyelikten ihraç kararının iptaline dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur." denilerek, davanın kabulü ile davalı kooperatif yönetim kurulunun davacı hakkında verdiği 12.03.2017 tarihli ve 31 sayılı üyelikten ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının kooperatif üyeliğini dava dışı ...'dan 59.000,00 TL bedelle aldığını iddia ettiğini ancak kooperatif kayıtlarına yansımış bir ödemesinin bulunmadığını, davacının 20.10.2016 tarihli genel kurul toplantısına katıldığını, oybirliği ile alınan "bütün ortakların ödemelerini 80.000,00 TL'ye tamamlanması" kararına itiraz etmediğini, şerh düşmediğini, davacının kendisinin de katılmış olduğu genel kurul kararı ile alınan bu borcu ödememesi dürüstlük kurallarına uymadığını, davacının peşin ödemeli üye olduğunu kabul etmemekle beraber peşin ödemeli üyenin kooperatife olan yükümlülüklerinin bitmediğini, genel kurulu tarafından kararlaştırılan aidatları ödemek zorunda olduğunu belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
- Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Kooperatifin en yetkili organı olan genel kurulda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alınabileceği gibi daha önce alınan ve uygulanan kararların, benimsenen ilkelerin değişen koşullar ve eşitlik ilkesi gerektirdiğinde, tüm ortaklar ya da aynı koşuldaki ortaklar için değiştirilmesi mümkün ve geçerli olup, bu durumda kazanılmış hakların ihlâlinden sözedilemez. Aksi halde, bu ilkelere uyulmadan alınan sonraki genel kurul kararı, kazanılmış hakları ihlâl edeceğinden yok hükmündedir. Yok hükmünde olan kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlik olanağı bulunmayan kararlardır.
Buna göre 20.10.2016 tarihli genel kurulda alınan kararın peşin bedelli ortakların kazanılmış haklarını ihlâl ettiğinin kabulü gerekir.
Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
HMK.'nın 353/(1). b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
-
Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
-
Davalı tarafça yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak iadesine,
- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
26.06.2024 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 27/06/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25