Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2023/2082
2024/947
26 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2082 - 2024/947
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2023/2082
KARAR NO : 2024/947
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/05/2023
ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/596 E.-2023/592 K.
DAVACI :
DAVALI :
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; davalı şirketin müvekkili şirketten kargo ve lojistik işlerine ilişkin olarak personel sağlama hizmeti aldığını, bu hizmetler için düzenlenen 01.04.2022 tarihli 19.935,62 TL ve 15.04.2022 tarihli 15.554,04 TL tutarlı faturalardan kaynaklanan toplam 35.489,66 TL borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2022/30705 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesince; "Tarafların dosya kapsamındaki BA-BS formları incelendiğinde dava konusu alacağın dayanağı faturalar davacı tarafından beyan edildiği fakat davalı tarafından BA-BS formları ile beyan edilmediği görülmüştür.Taraflar arasındaki ilişki kapsamında davacının fatura konusu malları davalıya teslim etmiş olduğunu ispatı gerekli olup (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi nin 2019/65 E 2019/4829 K sayılı ilamı); davacı tarafça teslime dair yazılı delil sunulmamış,Davacı tarafça dosyaya sunulan deliller iddiasını ispata yarar olmadığından son olarak dilekçesinde dayandığı yemin delili hatırlatılmıştır. Davacı yan yemin deliline kesin süre içerisinde başvurmamıştır. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Uyuşmazlık konusu kapsamında davacının faturaya dayalı alacağı olduğu iddiasından kaynaklı teslimi yerine getirdiğini ispat etmesi gerekmektedir. Tüm bu açıklamalara göre; her ne kadar davacı tarafından alacak isteminde bulunulmuşsa da; alacağın dayanağı faturanın davalı kayıtları incelenemediğinden tespit edilemediği, fatura içerikleri incelendiğinde de teslim kısmının boş olduğu, davacının kayıtlarına göre alacak bulunduğu ancak davacının kendi ticari defter ve kayıtlarının tek yanlı olarak lehine delil teşkil etmediği, davacının fatura konusu malların davalıya teslimi ile işin davalıya yapıldığını ve taraflar arasında hukuki ilişki bulunduğunu ispat edemediği" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu hizmetin sağlandığını gösteren ticari defterler ve faturalar dosyaya sunulmuş olmasına rağmen İlk derece Mahkemesince dikkate alınmadığını, davalının duruşmalara katılmadığını ve cevap dilekçesi sunmadığını, bilirkişi raporunda, "Davacı ... İnsan Kaynakları Kargo ve Loj. Hiz. San. ve Tic. A.Ş.’ye ait 2022 yılına ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, kapanış tasdiklerinin ise henüz süresinin dolmadığı anlaşılmakla, mübrez ticari defterin 6102 sayılı TTK.’nun 64. ve müteakip maddelerinde belirli kanuni şartları tam olarak taşıdığı, eş deyişle sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir." ifade edildiğini, 6102 sayılı TTK'nın 6. maddesi gereği ticari defterlerin alacağın kesin ve muaccel olduğunu ispatladığını, müvekkili şirketin 2022 yılı ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalı şirketten bakiye 35.489,66 TL alacaklı olduğunu, takip dayanağı faturaların müvekkili ticari defterlerine kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, İlk derece Mahkemesince TTK'nın 222/(5). maddesine göre ihtarat yapılmasına rağmen davalının ticari defterlerini sunmadığını, aynı hüküm uyarınca müvekkilinin davasını ispat ettiğini, İlk derece Mahkemesi kararının Anayasa'nın 141/3. maddesine aykırı olarak gerekçeden yoksun olduğunu belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, kargo ve lojistik işlerine ilişkin personel sağlama hizmeti sebebiyle düzenlenen faturalara dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesinin ilk üç fıkrası, "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünü içermektedir.
İlk derece Mahkemesince 06.06.2022 tarihli tensip tutanağının 6. bendinde, "-Taraflara dilekçeleriyle birlikte, tüm delillerini açıkça hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine ekleme ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgileri dilekçelerinde yer vermek zorunda olduklarının (HMK md.318) ihtarı ile İncelenmesi talep edilecek ise taraflara ait ticari defter ve kayıtların sunulması yahut sunulamayacak boyutta ise bulunduğu adresin bildirilmesi için iki haftalık kesin süre verilmesine bu sürede beyanda bulunulmadığı takdirde bu delillere dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı; defterler sunulmadığı takdirde HMK 222 madde kapsamında karşı tarafın defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olması halinde ilgili taraf lehine değerlendirileceği hususunun ihtarına," karar verilmiş olup, dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalıya 19.07.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafça ticari defter ve kayıtları sunulmadığı gibi, bulundukları yer de bildirilmemiştir.
Buna göre İlk derece Mahkemesince, takip dayanağı faturaların davacının usulüne uygun tutulmuş olan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça HMK'nın 222/(3). maddesine uygun ihtaratı içerir şekilde tebligat yapılmasına rağmen ticari defterlerinin ibraz edilmediği veya bulundukları yerin bildirilmediği, bu nedenle davacının usulüne uygun tutulmuş olan ticari defterlerinin lehine değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafça takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmemiş olduğuna ilişkin bilirkişi tespitine yönelik bir itirazda bulunulmamış olduğu gözetilerek; fatura bedelleri toplamı üzerinden davanın kısmen kabulüne, işlemiş faize yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit nitelikte olduğundan davacı lehine%20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesi gerekirken, ispat yükü kendisine düşen davacının bütün delillerle iddiasını veya savunmasını ispatlamaya çalışıp bunu başaramadığı takdirde yemin deliline başvurabileceği ancak davacı tarafça davasının ispat edilmiş olduğu hususları gözden kaçırılarak yemin delilinin hatırlatılması ve yazılı şekilde yanılgılı gerekçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.05.2023 tarih ve 2022/596 E., 2023/592 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
"1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının Ankara Batı İcra Dairesinin 2022/30705 E. sayılı dosyasında itirazının 35.489,66 TL. asıl alacak üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca alacağın %20'si oranında 7.098,00 TL. icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.424,30 TL. karar ve ilam harcından peşin yatırılan 431,03 TL'nin mahsubu ile kalan 1.993,27 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
- Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.560,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 92,20 TL. ilk masraf, 627,00 TL. tebligat ve posta gideri, 1.000,00 TL. bilirkişi ücreti, 738,00 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.457,20 TL. yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 2.432,62 TL.'si ile 431,03 TL. peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/(3). maddesi uyarınca 17.900,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içinden alınarak iadesine,"
II-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
III-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
26.06.2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 27/06/2024
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25