Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2022/1746
2024/935
26 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1746 - 2024/935
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ -
D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2022/1746
KARAR NO : 2024/935
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ :14.06.2022
ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/502 E., 2022/427 K.
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALILAR :
Davalılar vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili, müvekkilinin elektrik piyasasında elektrik üretimi ve ticareti yapmak amacıyla kurulmuş bir şirket olduğunu, Ankara İli Gölbaşı İlçesi Ahiboz Köyü sınırları içinde 990 kW kurulu/anlaşma gücünde güneş enerjisine dayalı bir santral projesi geliştirdiğini, projeye ilişkin teknik onaylarını alan müvekkili şirketin davalı ...'la 20.01.2017 tarihinde "lisanssız elektrik üreticileri için dağıtım bağlantı anlaşması" imzalandığını, söz konusu tesislerin inşa edildiğini, 21.06.2019 tarihinde geçici kabul işlemleri yapılan tesis için ... ile sistem kullanım anlaşması yapıldığını ve elektrik üretimine ve şebekeye elektrik verilmeye başlandığını, bölgesel görevli tedarik şirketi olan davalılardan ...'ın, YEKDEM kapsamında müvekkilinin üretim bedeli faturalarını ödediğini, her ne kadar iki şirket farklı olsa da hem ... hem de ...'ın ortaklık yapısının aynı ve şirketlerin ... Holding iştiraklerinden olduğunu, müvekkili şirketin GES tesisinde Şubat 2021 içerisinde anlaşma gücünün üzerinde elektrik üretimi yapılarak şebekeye verildiği gerekçesiyle işlem tesis edildiğini, Şubat 2021 üretimi sıfır olarak kabul edilerek bu ay için müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin şubat ayı üretim değerlerinin kontrol edilmesini ve tesisin üretimlerini ölçen ana ve yedek sayaçların incelenerek, demant değerinin yeniden tespitini talep ettiğini, bununla birlikte müvekkili şirketin 26.02.2021 tarihinde ilgili taahhütnameyi verdiğini, ...'ın ana sayacı sökerek laboratuvara yolladığını, ancak yedek sayacın kontrol edilmediğini, nitekim müvekkili şirketin yaptığı incelemede, belirlenen gün için demant değerinde 1 MW üzerinde güç verilmediğini tespit ettiğini ve bunu yedek sayaçta okuduğu değerler ile doğruladığını, 20 Şubat 2021 gününde yedek sayaçta okunan değerin 993,6 kW olduğunu, davalıların hatalı tespit ve eksik tespitlerine, hukuka aykırı uygulamalarına istinaden müvekkiline ödemesi yapılmayan üretim bedelinin yaklaşık 100.000,00-TL olduğunu, ödemenin yapılmamasına sebep yanlış, hatalı ve eksik işlemlerin ... tarafından gerçekleştirildiğini ve ...'ında bu hukuka aykırı işlemleri esas alarak ödeme yapmaktan kaçındığını, ortaya çıkan müvekkili zararından davalıların birlikte sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin üretiminin bedelsiz katkı sayılmasının mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, söz konusu kurul kararının yasal dayanağı olmadığını beyan ederek müvekkili şirketin lisanssız olarak üretip şebekeye verdiği elektrik enerjisi için 5346 sayılı YEK Kanunu'nun 6/A maddesi uyarınca ödenmesi gereken bedelin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00-TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 29.04.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava değerini 129.684,97-TL'ye çıkarmıştır.
Davalı ... vekili, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini ve yargı yolunun yanlış olduğunu, müvekkili şirketin özel hukuk tüzel kişisi olarak EPK'nun 9. maddesi kapsamında EPDK tarafından verilen lisans çerçevesinde dağıtım faaliyetini yürüttüğünü, EPDK tarafından verilen lisansla sınırlı olarak ve ilgili kurumca çıkarılan yönetmeliklere, kurul kararlarına uygun olarak dağıtım faaliyetlerinde bulunabileceğini, bu düzenlemelere uyma zorunluluğu olduğunu, davacı şirketin sisteme 1 MW üzerinde enerji verdiğini, bu tespit yapılırken esas alınması gereken sayacın ana sayaç olduğunu, dolayısıyla davacı yanın yedek sayaç üzerinden yapmış olduğu açıklamalara itibar edilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirket tarafından kullanılan sayacın 24.03.2021 tarihinde değiştirildiğini ve hatalı ölçüm yaptığı iddia olunan sayacın incelendiğini, alınan raporda sayacın sağlam, garantili , elektronik sayaç iç bilgilerinin doğru olduğunun ve endeksler kaydeden sayacın +/- hata ile çalıştığının tespit edildiğini, bu verilere dayalı işlemlerin hukuka uygun olduğunu, EPDK kararına rağmen gerekli önlemleri almayarak 1 MW güç sınırını aşan davacı şirketin basiretli tacir gibi davranmamanın olası sonuçlarını göze aldığının şüphesiz olduğunu, davacı şirket tarafından sisteme 1 MW üstü enerji verildiği tespit edilmiş olup bu tespite istinaden davacı şirkete YEKDEM kapsamında ödeme yapılmaması gerektiğini, hukuka uygun ve yürürlükte olan kurul kararı uyarınca tesis edilen işlemin geçerli olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, 01.01.2013 tarihiden itibaren dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine karar verildiğini, bu karar neticesinde ... A.Ş.'nin 01.01.2013 tarihli bölünme ile ayrıştığını, elektrik dağıtım hatları ile ilgili olarak bakım ve onarım görev ve sorumluluğunun farklı adres ve farklı tüzel kişiliğe sahip olan ... yerine perakende işi yapan müvekkili şirkete yöneltildiğini, taraf olmadıkları sözleşmelere istinaden taraflarının vakıf olmadığı bir uyuşmazlıkla ilgili hak ve alacak talep edildiğini, E.P.L.E. Üretim Yönetmeliği'nin 21. maddesi gereği mühürlü olduğu iddia edilen sayacın ana sayaç olduğu ve dağıtım şirketi sisteminde kaydı tutulduğunu, mevzuat hükümlerine göre dağıtım şirketinin ana sayacı 1 MW'ı geçtiğinde sayacı laboratuvar ortamına alıp Bilim Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü'ne gönderdiğini, burada test işlemi gerçekleştirildiğini ve bir sonuç raporu çıktığını, alınan rapora göre sayaç doğru çalışıyor ise 1 MW üstünde üretim yaptığının kabul edildiğini, şayet sayaç arızalı çıkıyor ise 1 MW üstünde güç ile üretimlerin YEKDEM'e aktarılan tesisin destekleme bedelinin geriye dönük düzeltme kalemi ile düzeltildiğini, Yönetmeliğin 23. maddesi uyarınca ödemenin yapılma kararının dağıtım şirketi tarafından verildiğini, konu ile ilgili EPDK yazıları bulunduğunu beyan ederek öncelikle davanın müvekkili şirket yönünden usulden reddine, mahkeme aksi kanaatteyse haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "...Mahkememizce yapılan yargılamada EPDK kararının hukuka uygun olup olmadığı tartışılamayacaktır. Bu tartışma idari yargı görev alanındadır. Eldeki davada mahkememizin yapacağı değerlendirme davalıların EPDK kararına uygun hareket edip etmedikleri, karar kapsamında işlem yapılabilmesi için gerekli verileri doğru olarak tespit edip etmedikleri, kurulan sistemin doğru tespit yapmaya imkan tanıyıp tanımadığı noktasındadır. EPDK kararına göre 1 MW üzerinde elektrik üretilip sisteme verilmesi halinde davacıya herhangi bir ödeme yapılmaması gerekmektedir. Anayasa tarafından korunan mülkiyet hakkına bu derecede sert bir müdahale ön gören EPDK kararının uygulanması aşamasında azami dikkatin gösterilmesi 1 MW gücün sisteme verilip verilmediğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde kesin olarak tespitinin yapılması davalıların sorumluluğundadır. Alınan bilirkişi raporunda doğru olarak çalışan tüm sayaçların belirli bir hata payı ile çalıştığı, somut olayda kullanılan sayacın yüklemelerinin yapılmadığı, hatalı kayıt oranın tespit edilmediği, aynı marka ve özellikteki yedek sayaçtan alınan verilerde demant aşımının söz konusu olmadığı tespit edildiği gibi sayacın kesir hanesinin 3 basamaklı olması nedeniyle sayacın 0,5795 değeri ile 0,5797 değeri arasında gerçekleşmiş her değerin üste yuvarlayarak 0,580 olarak kaydettiği, kesir hanesinin 4 basamaklı olması halinde %0,05 değer aşımının gerçekleşmemiş olabileceği tespit edilmiştir. Bu durumda davacının aylık 1 MW elektrik üretiminin % 0.0005 kadar cüzi bir miktarda aşımına dayalı olarak Şubat 2021 tarihli elektrik üretimi karşılığının ödenmemesinin haksız olduğu, EPDK kurul kararının belirlediği üretim miktarının tereddüte yer bırakmayacak şekilde ölçümünü yapması gereken sistemi davalıların kurmasının gerektiği, mevcut sistemde sayaç hata payı, küsür hanesinin 3 basamaklı olması nedeniyle sayacın ölçümü yukarıya yuvarlaması gibi nedenlerle oluşabilecek cüzi demant aşımının üreticilerin aleyhine olacak şekilde yorumlanmaması gerektiği gözetilerek davacıya Şubat 2021 ayında ürettiği enerjinin bedelinin esas itibariyle ödenmesi gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Her iki davalıda kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini iddia etmektedirler. Davacının bağlantı ve sistem kullanım anlaşması davalı ...'la yapılmıştır. Bu anlaşmaya göre ... sayaçları okuyarak üretim ve tüketim değerlerini tespit edip ilgililere bildirmektedir. EPDK kararına konu değer aşım ihlali davalı ...'ça belirlenmiştir. Diğer davalı ise tedarik şirketi olup kendisine bildirilen üretim ve tüketim değerleri üzerinden fatura düzenlemekte ve üretim bedellerini davacıya ödemektedir. Dava konusu Şubat 2021 üretim bedeli dava dışı YEKDEM'e aktarılmış olup davalıların zenginleşmesi söz konusu değildir. Ancak davacıya ödenmesi gereken bedelin ödenmemesine neden olan işlemler bir başka deyişle EPDK kurul kararının uygulanmasına neden olan tespitler davalı ... tarafından yapılmış, üretilen bedeli davacıya ödeme yükümlülüğü olan davalı ... A.Ş. ise mahkememizce kabul edildiği üzere mevzuat gereği ödemesi gerektiği bedeli davacıya ödememiştir. Davacının ürettiği enerjinin bedelinin ödenmemesine giden süreç her iki davalının yasal sorumlulukları çerçevesinde gerçekleşmiştir. Bu durumda davalılar davacıya ödenmeyen üretim bedelinden- ileride sorunlara rücu hakkı olmak üzere- birlikte sorumlu oldukları ve davalılara husumet yöneltilebileceği mahkememizce kabul edilmiştir.
Neticede yukarıda açıklanan gerekçelerle Şubat 2021 tarihinde davacının üretip sisteme verdiği elektrik karşılığı KDV dahil ödenmesi gereken 129.684,97 TL'nin dava ve ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Husumetin müvekkili şirkete değil, ilgili tedarik şirketine yöneltilmesi gerektiğini;
Bilirkişi raporunun dosyayı aydınlatamadığını ve itirazlarını açıklığa kavuşturamadığını, bu nedenle dosyada eksik inceleme neticesinde karar verildiğini;
Davacı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmayarak sisteme 1 MW üzerinde enerji verdiğini, bu nedenle YEKDEM kapsamında ödeme yapılmadığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Davada husumetlerinin bulunmadığını;
Alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve itirazları karşılar nitelikte olmadığını, sayaç hata payından bahsedilerek farazi genellemeler ile rapor yazıldığını;
Davacı konumundaki lisanssız üreticilerin üretimlerini gerçekleştirirken hata payı oranlarını dikkate almak kaydıyla yasal sınırlar içinde üretim yapması gerektiğini, 1 MW'lık sınırın aşılması halinde kurul kararlarındaki yaptırımların uygulanacağının açık bir şekilde ifade edildiğini;
Davacı tarafından kullanılan sayacın 24.03.2021 tarihinde değiştirildiğini, hatalı ölçüm yaptığı iddia edilen sayacın incelenmesi sağlanarak ana sayacın sağlam ve doğru çalıştığının, ölçümlerine itibar edilebileceğinin raporlandığını;
Kararın rücu prosedürü işletilerek müteselsil sorumlu olarak kurulmuş olmasının da konuya ilişkin beyan ve itirazlarını karşılamadığını, lisanssız üretim süreçleri ve ödemeleri anlaşıldığında davaya taraf ehliyetlerinin olmadığının açık bir şekilde ortaya çıktığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
-
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarına gelince;
a-Dava, davacı ve davalı ... arasında akdedilen lisanssız elektrik üreticileri için dağıtım sistemine bağlantı anlaşması ve dağıtım sistem kullanım anlaşmasından kaynaklanan, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kanunu uyarınca ödenmediği belirtilen Şubat 2021 üretim bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu 2 adet sözleşmenin davacı ve diğer davalı ... arasında akdedildiği, ... A.Ş. nin sözleşmelerin tarafı olmadığı; davacı ile işbu davalı arasında, davalıya husumet düşecek şekil ve derecede herhangi bir hukuki ilişkinin mevcut olduğunun da dosya kapsamından anlaşılamadığı, bu hususun davacı tarafça da ispatlanamadığı anlaşılmakla bu davalı hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, HMK m. 353/1,b,2 gereğince işbu davalı vekilinin bu konudaki istinaf başvurusunun kabulü ile kararı düzelterek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
b-Kararın düzeltilmesi nedenine göre davalı ... A.Ş. vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
I-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
II-Yukarıda (2-a) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/502 E., 2022/427 K. sayılı dava dosyasında verdiği 14.06.2022 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.
Buna göre:
"1-Davalı ... 'a karşı açılan davanın kabulüne, 129.684,97 TL'nin işbu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Hükmedilen tutarın 100.000,00 TL'sine dava tarihinden, 29.684,97 TL'sine ıslah tarihi olan 29/04/2022 tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi işletilmesine,
Davalı ... A.Ş. hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2. 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 8.858,79 TL harçtan peşin alınan 1.707,75 TL harcın ve 510,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 6.641,04 TL karar harcının davalı ...'tan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 20.749,60 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı ... A.Ş. kendini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp işbu davalıya verilmesine.
4. Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 1.707,75 TL peşin, 510,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.277,05 TL harcın davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,
5. Davacı tarafından yapılan 123,50 TL posta masrafı, 1.700,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.823,50 TL yargılama giderinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,
6. 6325 Sayılı Kanunun 18/A. 14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 arabuluculuk giderinin davalı ...'tan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7. HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider/delil avansının kullanılmayan kısmının ilgili tarafa iadesine."
Yukarıda (2-b) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın düzeltilmesi nedenine göre davalı ... A.Ş. vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına.
III-Alınması gereken 8.858,78-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 2.215,00-TL harcın düşümü ile kalan 6.643,78-TL harcın davalı ...'tan alınıp Hazine'ye gelir kaydına; Davalı ... A.Ş.'den alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine.
IV-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.
26.06.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 01.07.2024
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25