Ankara BAM 23. HD 2021/2292 E. 2024/912 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2021/2292
2024/912
12 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2292 - 2024/912
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2021/2292
KARAR NO : 2024/912
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 20.10.2021
ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/506 E., 2021/680 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Davacı vekili müvekkilinin ... sınırları içinde 15 ve 29 sayılı parsellerde sertifikalı tohumluk soğan ekimi yaptığını, mahsulün davalı tarafından "Bitkisel Ürün Sigortası" ile sigortalandığını,
27.06.2018 tarihinde ilçede meydana gelen dolu yağışı sonucu ürünün zarar gördüğünü, durumun Karacabey SHM aracılığıyla tespit edildiğini, düzenlenen bilirkişi raporunda net zararın 5.766.348 TL olarak saptandığını,
Müvekkilinin durumu davalıya ihbar ettiğini, davalı tarafından 12.12.2018 tarihinde 1.425.628 TL ödeme yapıldığını ancak bu ödemenin zararı karşılamaktan uzak olduğunu, bakiye zararın ödenmesi için 13.12.2018 tarihinde noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini,
Davalının zarar hesabını poliçede yazılı 37,50 TL/kg üzerinden yapığını, sertifikalı soğanın özel bir ürün olup bedelinin rayice göre ödenmesi gerektiğini, Tarım Sigortaları Kanunu'nun 14'üncü maddesi uyarınca sigorta sözleşmelerinin havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapıldığını, müvekkilinin poliçede yazılı bu fiyata itiraz edebilme ve havuz dışında başka bir sigorta sözleşmesi yapabilme imkanı bulunmadığını, sözleşmede yazılı ve gerçeği yansıtmayan müzakere ve itiraz edilebilme imkanı bulunmayan bu rakamın Türk Borçlar Kanunu'nun 20'nci maddesi uyarınca genel işlem şartı olarak kabulü gerektiğini, öte yandan davalı sigorta şirketinin sözleşme öncesi bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek müvekkilinin gerçek zararının tespitine, poliçede yazılı ürün birim fiyatı maddesinin hükümsüz sayılmasına, 700.000,-TL tazminatın hasar ihbar tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davacıya ait sertifikalı tohumluk soğan tarlası için 23.03.2018 başlangıç tarihli iki adet devlet destekli Bitkisel ürün sigorta poliçesi tanzim edildiğini,
Poliçe ile Tarım Sigortaları Kanunu'nun 12'nci maddesine istinaden Bakanlar Kurulu kararı ile kapsama alınan risklerin teminat altına alındığını,
Sigorta poliçesi Genel Şartları A 3.2.2 maddesindeki "sigorta ettiren ürün miktarını, verimini ve birim fiyatını Tarım Havuzu tarafından belirlenen asgari ve azami sınırlar içinde beyan eder" hükmü uyarınca sigortalının beyanına istinaden poliçelerin 50 TL birim bedel üzerinden tanzim edildiğini,
Ziraat mühendisi eksper tarafından yapılan çalışmada sigortalı alanlardaki hasar oranının yüzde altmış dört ve yüzde kırk dört olarak belirlendiğini,
Sigorta Genel Şartları B.7 maddesine göre tazminatın hasat tarihinden önce ödenmeyeceğini dolayısıyla bu tarihten önce alacağa faiz işletilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "...Mahkememizce alınan 23.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda; 2 farklı poliçe ile sigortalanan (... da) soğan tohumluk üretim alanlarında, 27.06.2018 tarihinde dolu zararı oluştuğu, davacının başvurusu üzerine zararın tespiti için mahkeme aracılığı ile delil tespiti yapıldığı, Ziraat Mühendisleri tarafından hazırlanan raporda her bir parsel için zararın belirlendiği, ancak zarar belirleme yöntemi hakkında bilgi verilmediği ve zararı gösterecek herhangi bir fotoğraf çekilmediği, buna karşılık ... eksperleri tarafından hazırlanan raporda zararın fotoğraflarla belgelendiği, hesaplamanın belli bir yönteme bağlı olarak yapıldığı, ….688 nolu poliçeye ilişkin olarak sigortalı alanın 20 bölgesinden toplam 400 adet bitkide sayım yapıldığını, sayım soncu bu 400 adet bitkiden tam hasar almış bitki sayısının 184, kısmi (%50 hasarlı) bitki sayısının 128 olarak tespit edildiğini, buna göre hasar oranının %64 olarak saptandığı, oysa soğan çiçek toplarının her birinden %50 hasar görüldüğü kabul edilerek hesaplama yapmanın doğru olmadığı, çünkü soğan çiçek saplarının fotoğraflardan da görüleceği gibi yana yattığı havaların normale dönmesi ile bu bitkilerin tekrar büyümeye devam edemeyecekleri, bu nedenle dolu zararı sonrası tohumluk başlardaki dolu zararının en iyi olasılıkla %75 olarak hesaplanması gerektiği, başka bir anlatımla kısmi zarar gören 128 adet bitkideki hasar oranının %50 değil %75 olarak kabul edilmesi gerektiği, bu koşullar altında 730 dekarlık alandaki zarar oranının eksper raporundaki %64 olarak değil %70 olarak kabulü gerektiği, 366 dekarlık diğer alan için zarar oranının ... eksper raporunda belirtilen şekilde %44 olarak kabulü gerektiği, zarar tutarının hesaplanmasında uygulanacak formülün: alan (m2) x zarar oranı (%) x verimlilik (kg/da) x tohum fiyatı (TL/kg) şeklinde olduğu, tohum verimi olarak ... tarafından belirlenen ve taraflarca imzalanarak onaylanan 58 kg/da değerinin dikkate alınacağı, yine tohum fiyatının da rayiç değerin esas alınması gerektiği, Karacabey Ticaret Odası ve Türktob ve kişisel araştırmalar sonucunda elde edilen 2018 yılı soğan tohumu bayiye satış fiyatının 120 TL/kg olarak belirlendiği, buna göre;
…688 poliçe nolu 730 dekarlık sigortalanmış alandaki hasar bedeli: 730da x %70 x 58 kg/da x 120 TL/kg = 3.556.560,00 TL
…703 poliçe nolu 366 dekarlık sigortalanmış alandaki hasar bedeli: 366da x %44 x 58kg/da x 120 TL/kg = 1.120.838,40 TL
Poliçe özel koşulları uyarınca; ödenecek en yüksek tazminat tutarı sigorta bedelinin %80i ile sınırlı olduğundan …688 nolu poliçede davacıya ödenecek tazminat sigorta bedeli olan 3.394.500,00 TL'nin %80ini geçemeyeceğinden bu poliçe için davacıya ödenecek tazminat tutarının 3.394.500,00 TL x %80 = 2.715.600,00 TL olduğu, …703 nolu poliçe sigorta bedelinin 1.701.900,00 TL hesaplanan tazminat tutarının 1.120.838,40 TL olduğu, hesaplanan zarar tutarının poliçe bedelinin %80ini geçmediği, hesaplanan tazminattan poliçe bedelinin %10luk muafiyet kısmının düşülmesi gerektiği, buna göre davacıya ödenecek tazminat tutarının 1.120.838,40 TL - 170.190,00 TL = 950.648,40 TL olduğu ve nihayet her iki poliçe için toplam zarar tutarının (2.715.600,00 TL + 950.648,40 TL) = 3.666.248,40 TL olduğu, dolu hasarı sonucu toplam tohum kaybının 38.978,32 kg olup, buna ilişkin hasat ve nakliye masraflarının tazminattan indirilmesi gerektiği, (38.978,32 kg x 7 TL) = 272.848,24 TL'nin tazminattan düşülmesi sonucu ödemeye esas zarar tutarının 3.393.400,16 TL olduğu, davacıya daha önce ödenen tazminat tutarının 1.425.628,00 TL olup, hali hazırda ödenmesi gereken tutarın 1.967.772,16 TL olduğu hesaplanmıştır.
Bilirkişi raporundaki hesap ve değerlendirmenin taraflar arasında düzenlenmiş poliçe genel ve özel koşullarına uygun olduğu, poliçede birim fiyatın 50 TL/kg olarak belirtilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporuna hesaplamanın 120 TL/kg rayiç birim fiyat üzerinden yapıldığı, davalı vekilinin asıl rapora yönelik 11.08.2020 tarihli ve ek rapora yönelik 29.12.2020 tarihli itiraz dilekçelerinde 120 TL birim fiyata yönelik her hangi bir itiraz dile getirmediği, kaldı ki poliçe özel koşullar "Tazminat Hesabı" başlıklı maddede tazminat hesabının poliçe birim fiyatı üzerinden yapılacağına dair bir ifade bulunmadığı bu yönü ile rayiç birim fiyatın dikkate alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı görülmüştür. Öte yandan davalı sigorta şirketi vekilinin eksik sigorta itirazı da bulunmamaktadır. Davalı vekili rapora itiraz dilekçesinde; gerçek verim üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini dile getirmiştir. Bilirkişi raporunda hesaplamanın 58 kg/da verim üzerinden yapıldığı görülmüştür. Bilirkişi raporundaki bu tespit 29.06.2018 tarihli “Açık Alan Verim Tespit Tutanağı” na dayamakta olup tutanağın davalı tarafından da imzalandığı görülmüştür. Bu yönü ile 58 kg/da verime yönelik davalı itirazları dikkate alınmamıştır. Davalı vekili mildiyöz hastalığının teminat dışı olduğunu ancak hesaplamada bu durumun dikkate alınmadığını savunmuştur. Mahkemece alınan 17.12.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda mildiyö hastalığının dolu hasarından sonra ortaya çıktığı, bu nedenle hesaplamada dikkate alınmadığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporunda; davadan önce yapılan ödemenin tazminattan indirildiği, tazminat hesabında poliçe genel ve özel koşullarına uygun hareket edildiği, ödenecek en yüksek tazminat tutarının sigorta bedelinin %80i ile sınırlı olduğuna dair koşula uygun hesaplama yapıldığı, %10'luk muafiyeti aşan kısım yönünden hüküm kurulduğu, davacı vekili tarafından rapora yönelik itirazların yerinde olmadığı, Karacabey Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan delil tespitinde her ne kadar hasara ilişkin görüntüler CD olarak kaydedilmiş ise de, Ziraat Mühendisi bilirkişi tarafından tazminat hesabına ilişkin sunulan raporda hesaplama yönteminin denetlenebilir olmadığı, bu yönü ile hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla mahkememizce alınan 23.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen tutar üzerinden taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davacı her ne kadar hasar ihbar tarihinden itibaren avans faizi talep etmiş ise de, davacı vekili 20.10.2021 tarihli duruşmadaki imzalı beyanında dava tarihinden itibaren faiz talep ettiklerini belirttiğinden, alacağa dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına..." karar verilerek 700.000,-TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile davalıdan tahsiline dair hüküm kurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde:
-
Sigortalı ürün hasar hesabının kendine özgü ilkeleri olduğunu, mahkemece bunların dikkate alınmadığını,
-
Belirlenen ilkelere göre hesaplanan zararın tamamının davacıya ödendiğini,
-
Davacı yanca tek taraflı olarak yaptırılan delil tespitine itiraz ettiklerini, bunun hükme esas alınamayacağını,
-
Bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı ve hatalı olduğunu, bunun hükme esas alınamayacağını,
-
Ödenmeyen hasara karşılık gelen primin iade edildiğini,
-
Mildiyöz hastalığının teminat dışı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE :
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
-
HMK m. 353/1. b,1 gereğince; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/506 E., 2021/680 K sayılı dava dosyasında verdiği 20.10.2021 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 47.817,. TL'den peşin olarak yatırılan 12.000,. TL'nin düşümü ile kalan 35.817,. TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına
-
Kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine
-
HMK m.359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına
12.06.2024 günü dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m.361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Dairemize yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (GK Yazım Tarihi: 13.06.2024)
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25