Ankara BAM 23. HD 2024/927 E. 2024/906 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2024/927
2024/906
12 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/927 - 2024/906
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO : 2024/927
KARAR NO : 2024/906
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 26.12.2023
ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/972 E., 2023/1364 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalı şirketin ... Termik Santrali 1. ünite kazan borularının kaçaklarının yenilenmesi ve diğer başka işler için personel hizmet alım işlerinin yapıldığını, müvekkili şirket tarafından üstlenilen işler eksiksiz bir biçimde yerine getirilmesine ve sözlü anlaşma kapsamında yapılan işler gereği ücretlere hak kazanılmasına rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan işler için 19.05.2023, 19.06.2023 ve 18.07.2023 tarihlerinde faturaların düzenlendiğini, yasal süresi içinde ödeme yapılmamış olması nedeni ile müvekkili tarafından Ankara 24. Noterliği'nin 28.08.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaların davalıya ödeme yapılması maksadıyla elektronik tebligat yoluyla tekrar gönderildiğini, aradan geçen süreye rağmen gerek fatura içeriğine gerekse fatura bedeline davalı tarafından itiraz edilmediği gibi herhangi bir ödeme de yapılmadığını, bunun üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2023/44202 sayılı dosyası ile faturaların icra takibine konu edildiğini, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı şekilde borca itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını, taraflarınca sehven 01.05.2023 tarihinde davalı tarafından yapılan 20.000,00-TL avans ödemesinin, fatura bedellerinden mahsup edilmeden icra takibine başlandığını, bu nedenle taleplerinin 635.836,66-TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi yönünde olduğunu beyan ederek müvekkilinin diğer ve fazlaya ilişkin bilimum hak, talep, zarar, kayıp ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, davalı/borçlunun Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2023/44202 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının 635.836,66-TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, davalı/borçlunun, 635.836,66-TL'nin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle zamanaşımı ve yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın dava konusu edilen faturalara ilişkin yapmış olduğu hizmeti ya da işi ispat etmesi gerektiğini, dava konusu edilen faturalar kapsamında taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, ayrıca itirazın iptali davası takip ile sıkı sıkıya bağlı olduğundan incelemenin sadece dava konusu edilen faturalar kapsamında yapılmasını talep ettiğini, dava konusu faturaların sözleşme kapsamında düzenlenmediğini, faturaların sözleşmeye uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılmasını talep ettiklerini, davacının icra inkar tazminatı talep etmesinde hukuki yarar bulunmadığını, talep edilen alacağın yargılamayı gerektirdiğini, yargılamayı gerektiren bir alacak talebi için icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın takip öncesi faiz talep ettiğini, taraflar arasında ödemenin ne zaman yapılacağına ilişkin bir anlaşma ve temerrüt söz konusu olmadığını beyan ederek haksız açılan davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "...Somut olayda alacaklı- davacılar tarafından girişilen icra takiplerinde davalı - borçlular hem icra dairesinin yetkisine hem de borca süresinde itiraz etmiş, yapılan bu itiraz neticesinde icra takibi durmuştur. Açılan itirazın iptali davasında öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekir. Çünkü yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının şartlarından biridir. İcra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varıldığı taktirde dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerekir. Mahkememizce öncelikle icra dairesinin yetkisi hususunda inceleme yapılmıştır. İcra takibinin yapılacağı yerin belirlenmesinde HMK hükümleri gereği tespit yapılacaktır. 6100 sayılı HMK'nun 6. maddesine göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”taraflar arasında yapılmış bir yetki sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasında sözleşme bulunmadığı eldeki davada TBK'nın 89/1 maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı, HMK 6. Maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerinde açılması gereken takip borçlunun yerleşim yeri olan İstanbul Anadolu İcra dairelerinde açılmamış, Ankara Batı İcra Dairesinde açılmıştır. Borçlu da icra takibine yaptığı itirazda yetkiye açıkça ve belirli şekilde itiraz etmiştir. Hal böyle iken. Ankara Batı İcra Dairesinin yetkili olmaması nedeniyle davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine olan itirazı yerinde görülerek yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış bir icra takibi bulunmadığından davacının itirazın iptali davasının, borçlunun icra dosyasında yetkiye de itiraz ettiği gözetilerek, 6100 sayılı HMK'nun 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
BA/BS formları incelendiğinde, davalı tarafın icra takibine konu faturalarını muhasebe kayıtlarına ve defterlerine kaydettiğinin anlaşıldığını, davalının dava konusu faturalar kapsamında herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığı, herhangi bir hizmet almadığı yönündeki iddia ve beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, zira davalının icra takibine konu faturaları kabul ettiğini ve BA/BS formlarını vergi dairesine bildirdiğini;
Yargıtay kararlarında açıkça yargılama konusu faturaların davalı tarafında BA/BS formlarına kaydedilmesi halinde taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığının kabul edildiğinin ve bu haliyle davacı alacaklının yerleşim yeri adresinin yetkili olduğunun kabul edildiğini;
Müvekkili ile davalı şirket yetkilileri arasında bir çok mail, mesajlaşma mevcut olup bu delillerin de taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini ispatladığını;
Mahkeme tarafından tarafların ticari defterleri incelenmeden doğrudan taraflar arasında ticari ilişkinin, sözleşme bulunmadığından yetki itirazının kabul edilmesinin de hatalı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, hizmet ilişkisine dayalı olarak düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyada mevcut davalının BA formunda, davacıya ait faturalardan 4 adedini hizmet alımı kapsamında kayıtlarına dahil ederek beyan ettiği görülmüştür.
Bu durumda davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğu anlaşılmaktadır. İİK'nın 50/1. maddesinde yapılan atıfla 6100 sayılı HMK'nın 10. maddesi, 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesi maddeleri hükümleri uyarınca taraflar arasındaki hizmet akdinde (davalı-borçlunun borcu para borcu olduğundan) davacı-alacaklının ödeme tarihindeki yerleşim yeri daireleri de genel kural olan HMK' nın 6. maddesi hükmü uyarınca davalı-borçlunun yerleşim yeri icra dairelerinin yanında takipte yetkili olacaktır. Bu durumda davalı vekilinin takipte icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddi ile uyuşmazlığın incelenmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçe ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazın incelenmesi gerekirken mahkemenin yetkisine yönelik değerlendirme de yapılarak İstanbul Anadolu mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmesi de doğru bulunmamış, HMK m. 353/1,a.4 gereğince esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/972 E., 2023/1364 K. sayılı dava dosyasında verdiği 26.12.2023 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE.
2. Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine.
3. Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine.
4. HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.
12.06.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 13.06.2024
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25