Ankara BAM 23. HD 2022/1834 E. 2024/881 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2022/1834
2024/881
5 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/07/2022
EK KARAR TARİHİ : 20/09/2022
ESAS-KARAR NUMARASI : ...
Taraf vekillerince, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının aidat vs. üyeliğe bağlı borçları ödemediği için kooperatif ortaklığından ihraç edildiğini, bunun üzerine davalı tarafından Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/485 E. sayılı dosyasında ihraç kararının iptaline yönelik dava açıldığını, bu davanın kabulüne karar verildiğini ve üyeliğinin devam ettiğini, anılan dava dosyasında davalının, Eylül 1989 tarihi ile Aralık 2017 tarihi arasında 4.307,57 TL aidat ve 24.987,86 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 29.295,43 TL borcu olduğunun tespit edildiğini, davalının 2017 yılının Aralık ayından sonra devam eden aidat ve sair ortak gider borçları ile gecikme cezaları bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere Aralık 2017 tarihine kadar hesaplanan 29.295,43 TL aidat alacağı ve gecikme cezası bedeli ile Aralık 2017 tarihinden sonraki aidat ve sair ortak gider alacaklarının gecikme cezası ile (bilirkişi aracılığıyla hesaplanacaktır) birlikte davalıdan tahsiline
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; talep edilen alacakların zaman aşımına uğradığını,
Davaya dayanak olan bilirkişi raporunda bir kooperatif üyesinin ödemesi gereken aidat ile davacı müvekkilinin ödemiş olduğu aidat ve ek ödemelerin hesaplandığını, ancak müvekkiline gönderilen ihtarnamelerde belirtilen ara ödemeler adı altında yer alan aidat dışındaki ödemeler için (kıdem, idari para cezası, pompa bedeli, tapu, şerefiye vb) kooperatif üyelerinin 3/4' ünün oyu ile karar alınmadığının göz ardı edildiğini, bu durumun 1163 sayılı yasanın 52. maddesine aykırı olduğunu, dolayısıyla bilirkişinin hesaplamasına ek ödemelerin dahil edilmeyeceğini,
Ayrıca 2014-2017 yıllarında kooperatifin tasfiye halinde olması nedeniyle kooperatif üyelerinden aidat alınmayacağına dair karar alındığını, bu nedenle bu yıllarda aidat alınmamış gibi hesaplama yapılması gerektiğini,
Faiz oranının %5'den %1,5'a indirildiğini, dolayısıyla faiz hesaplamasının da yanlış olduğunu,
Müvekkilinin taşınmazını 13.04.2015 tarihinde başka kişiye sattığını,
Savunarak, davanın reddine reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesince; "Davalının davacı kooperatifin üyesi olduğu, davalı üyenin 01/01/2000 tarihinden dava tarihine kadar ödenmeyen 12.942,62 TL aidat borcu, 22.254,41 TL faiz (gecikme cezası ) borcu olmak üzere toplam 35.197,03 TL borcunun bulunduğu, dava tarihinden önce davalının aidat borçlarını ödememesi üzerine ihracına karar verildiği, Kooperatif Genel Kurulunun ihraç kararlarının Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/49 E, 2018/175 K sayılı, Yönetim kurulunun ihraç kararının ise Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/485 Esas, 2020/121 K ilamları ile iptal edildiği, davalının üyeliğinin devam ettiği, davalının zaman aşımı savunması karşısında kooperatif alacaklarında TBK'nun 147/4 m gereği 5 yıllık zamanaşımının uygulanması gerektiği, zamanaşımı uygulanması halinde davacının dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreç için 2.120,00-TL aidat borcu, 350,01-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere 2.470,01-TL alacağının bulunduğu" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.120,00 TL aidat borcu, 350,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.470,01 TL'sinin aidat alacağı, 2.120,00 TL'sine dava tarihi olan 10.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk derece Mahkemesince 20.09.2022 tarihli Ek Karar ile; davalı tarafa istinaf gider avansının 1 haftalık kesin süre içerisinde ödenmesi için 12.09.2022 tarihinde muhtıra tebliğ edilmiş olmasına karşın, verilen sürede gider ödenmediğinden HMK 344. maddesi uyarınca davalı tarafın istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece Mahkemesince verilen kararın kooperatif üyeleri arasındaki eşitlik ilkesine ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, üyelik aidatlarını ödemeden ev sahibi olan kooperatif üyelerinin korunduğunu, kooperatiften evini teslim aldığı halde üyelik aidatlarını ödemeyen davalının kötü niyetli zaman aşımı itirazının kabulünün Kooperatifler Kanununa ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda davalının 35.197,03 TL borcu olduğu, taleple bağlılık gereği 29.295,43 TL alacak bulunduğu yönünde görüş bildirildiğini, İlk derece Mahkemesince davalı tarafın itirazları kapsamında 5 yıllık zaman aşımına göre hesaplama yapılan hukuka aykırı ek raporun hükme esas alındığını, kooperatif ortaklığının devamı sırasında ortaklar ile kooperatif arasında ve özellikle aidat alacağına ilişkin zaman aşımının söz konusu olmadığını, 5 yıllık zaman aşımının Kooperatifler Kanunun 17. maddesindeki kooperatif ortaklığı sona erenler ile kooperatif arasındaki alacak-borç ilişkisinde söz konusu olduğunu, Borçlar Kanunun 147. maddesindeki düzenlemenin kooperatifler açısından bir düzenleme olduğu sonucuna varmanın mümkün olmadığını, düzenlemenin sermaye şirketlerine ilişkin olduğunu belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili 06.07.2022 tarihli karara yönelik istinaf dilekçesinde; İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili 20.09.2022 tarihli Ek Karara yönelik istinaf dilekçesinde; İlk derece Mahkemesi kararının kendilerine 12.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, kendilerince 07.09.2022 tarihinde istinaf yoluna başvurulmuş ve istinaf harçları yatırılmış ise de istinaf yoluna başvuru sürelerinin sonunun 26.09.2022 tarihi olduğunu, dolayısıyla gider avansının tamamlanmasına ilişkin muhtıranın süresi istinaf süresi içinde dolduğunda esas alınması gereken sürenin istinaf süresi olduğunu belirterek, 20.09.2020 tarihli istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin Ek Kararın düzeltilerek kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
I-Davalı vekilinin 20.09.2020 tarihli Ek Karar yönelik istinaf itirazları yönünden;
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, davalı vekilinin 20.09.2020 tarihli Ek Karara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-Davacı vekilinin istinaf itirazları yönünden;
Dava, aidat, ortak gider ve işlemiş faiz alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Zamanaşımı (HMK. m.116 kapsamında bir ilk itiraz olmayıp) maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i ve savunma aracı olup, davanın başında, süresinde verilecek cevap dilekçesinde ileri sürülebilir. Bu aşama geçildikten sonra ileri sürülmesi, savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi anlamına gelir.
6100 sayılı HMK'nın "İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi" başlıklı 141. maddesi, "(1) (Değişik:22/7/2020-7251/15 md.) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.
(2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." hükmünü içermektedir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99/2. maddesi uyarınca iş bu dava basit yargılama usulüne tâbidir.
Basit yargılama usulü ile ilgili HMK'nın 317/(3). maddesinde, "Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler." düzenlemesi bulunmaktadır.
Somut olayda dava dilekçesi davalıya 25.08.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı vekilince 10.09.2020 tarihinde HMK'nın 317/(2). maddesindeki iki haftalık süreden sonra cevap dilekçesi sunulmuş ve zamanaşımı def'i ileri sürülmüştür. HMK'nın "Adli tatilin sürelere etkisi" başlıklı 104. maddesindeki "(1) Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır." hükmünün somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamış olduğundan HMK'nın 141/(2). maddesi kapsamında davacının açık muvafakatının aranmasına gerek bulunmamaktadır. Kaldı ki davacının böyle bir muvafakati de bulunmamaktadır.
Buna göre İlk derece Mahkemesince davalının zaman aşımı def'inin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Buna göre Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
III-HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen yapılan incelemede;
Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince eksik harç tamamlanmadan müteakip işlemler yapılamaz.
Somut olayda davacı vekilince dava dilekçesinde; (1)-Aralık 2017 tarihine kadar hesaplanan 29.295,43 TL aidat alacağı ve gecikme cezası bedeli ile (2)-Aralık 2017 tarihinden sonraki aidat ve sair ortak gider alacaklarının gecikme cezası ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiş, harca esas değer ilk talep olan 29.295,00 TL. olarak gösterilmiş, bu tutar üzerinden harç yatırılmıştır.
Davacının ikinci talebi de nispi harca tabi olup, mahkemece, Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca buna ilişkin harcın tamamlanması için davacıya süre verilmesi, re'sen eksik harcın tamamlatılması, harç ikmal edildiğinde yargılamaya devam edilmesi, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılması, üç ay içinde davanın yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bu istemi yönünden harç tamamlatılmadan yargılamaya devam edilerek bu dönemi de içerecek şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Buna göre İlk derece Mahkemesince, davacı tarafın ikinci talebi olan,Aralık 2017 tarihi ile dava tarihi arasındaki aidat, ortak gider ve işlemiş faiz alacağı talebine yönelik olarak Harçlar Kanununun 30. maddesine göre işlem yapılması, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözetilerek, davacının ilk talebi yönünden Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.02.2020 tarih ve 2018/485 E, 2020/121 K. sayılı kararının davalı tarafça istinaf edilmemiş olduğu da değerlendirilerek ikinci talebine yönelik harcın tamamlanmaması halinde sadece ilk talebi yönünden, harcın tamamlanması halinde de her iki talebine yönelik ayrı ayrı bilirkişi aracılığı ile hesaplama yapılması, bu aşamada taraf itirazlarının da cevaplandırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi için HMK'nın 355. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin 20.09.2020 tarihli Ek Karara yönelik istinaf sebeplerinin reddine,
II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca, (III) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.07.2022 tarih ve 2020/360 E., 2022/571 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
III-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL.'nin mahsubu ile kalan 346,90 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
IV-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin İlk derece Mahkemesince esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,
V-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
05/06/2024 tarihinde, HMK'nın 353/(1)-a ve 362/(1)-g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 05/06/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45