Ankara BAM 23. HD 2022/1207 E. 2024/874 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2022/1207
2024/874
5 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/03/2022
ESAS-KARAR NUMARASI : ...
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkili kooperatifin önceki yöneticisi olan davalının aidat vs. üyeliğe bağlı ödemeleri ödemediği için aleyhine Ankara 20. İcra Müdürlüğü 2018/11311 E. sayılı icra dosyası ile takip yapıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin parasal yükümlülüklerini gerine getirmediği gerekçesiyle 10.05.2018 tarihli yönetim kurulu kararı ile kooperatiften ihraç edildiğini, bu kararın iptali için Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/464 E. sayılı dosyası ile dava açılan davanın derdest olduğunu, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere icra takibinde alacağın tek kalem olarak talep edildiğini, hangi ay ne kadar alacak olduğu ve bunlara işlenen faizlerin ayrı ayrı belirtilmesi gerektiğini, dolayısıyla takibin usule aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesince; "Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, bilirkişi rapor ve ek raporu ve tüm dosya içeriğine göre; bilirkişi marifetiyle kooperatifin defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapıldığı, davalı ...'ın kooperatifin üyesi ve eski yöneticisi olduğu, kooperatifin 1995 yılından itibaren yapılan yıllık olağan genel kurullarında aidat ve gecikmede uygulanacak faizlerle ilgili kararlar alındığı, bu genel kurul kararları arasında 1998 yılında alınmış genel kurul kararında belirli bir aidat miktarının öngörülmediği, hazırlanan bütçenin genel kurula sunulduğu ve bu şekilde kabul edildiği, bütçede yer alan kalemlerin genel kurul kararlarında yer almadığı anlaşılmakla; bu dönemlere ilişkin aylık ödenmesi gereken aidat miktarlarında hesaplama yapılırken, davacı kooperatifin dava dilekçesi ekinde yer alan listede belirtilen ödenti miktarları esas alınmıştır. Yine bu genel kurul kararları arasında 2014-2017 yılları arasında yapılan genel kurul toplantılarında, kooperatifin tasfiye halinde olması sebebi ile aidat ödemesine ilişkin herhangi bir karar alınmadığının açıkça belirtildiği anlaşılmakla; yapılan hesaplamada bu yıllar hesaba dahil edilmemiştir.
Genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda, öncesinde alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığından; 2005/Temmuz döneminden itibaren aylık %5; 2012/ Temmuz ayından itibaren %1,5 oranında gecikme cezası uygulanmıştır.
... ...'na ait 2012-2018 yılları arası kooperatife ait hesap hareketlerinin incelenmesinde; 10/05/2012 tarihinde, para yatırma açıklamalı, ... ve ... teslimatı olarak görülen, 35.000,00 TL ve 500,00 TL'lik bir ödeme olduğu, bu ödemelerin aidat ödemesi olup olmadığı ve ... ile birlikte yatırılmış olması sebebi ile ...'a ait bir ödeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamaktadır. Bu hesap hareketleri arasında 07/03/2018 tarihli, aidat ödemesi açıklamalı, 30,00 TL bedelli, davalı ...'a ait tek bir ödeme bulunmaktadır.
Sonuç olarak; davalı tarafın, icra takip tarihi itibari ile kooperatif ortaklığının devam ettiği ve ortak olarak davalının, kooperatife karşı hak ve yükümlülüklerinin devam ettiği, kooperatif ortağı olan davalı tarafın, iptal edilmemiş kooperatif genel kurul kararlarına göre aidat ve genel gider ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, kooperatif genel kurul kararlarına göre yapılan hesaplamalar sonucunda; davalı tarafın icra takip tarihi olan 03/10/2018 tarihi itibari ile 9.964,00 TL aidat + 18.007,53 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 27.971,53 TL borcunun bulunduğu anlaşılmakla, bu tutar üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
Yapılan yargılamada alacağın likit ve davalı tarafın itirazında haksız olduğu anlaşıldığından; hüküm altına alınan 27.971,53 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilerek, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 9.964,00 TL asıl alacak ve 18.007,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.971,53 TL üzerinden devamına, alacağın %20'si oranında olan 5.594,30 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kooperatif kurulduğu tarihten itibaren üye aidatı olarak toplam ödenen miktarın 2019 Eylül itibari ile 12.615,00 TL olduğunu, kabulüne karar verilen miktara bakıldığında müvekkilinin hiç aidat ödememiş şeklinde bir işlem yapıldığını, önceki kooperatif yönetiminin hiç aidat ödemediği halde neden üyelikten çıkarılmadığını, müvekkilinin 2015 sonuna kadar ödemelerini tam olarak yaptığını ve bunun resmi defterlere işlendiğini,
İtirazları kısmen kabul edilerek karar verildiğinden icra inkâr tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini,
10.05.2012 tarihindeki "para yatırma" açıklamalı, ... ve ... teslimatı olarak görülen, 35.000,00 TL ve 500,00 TL'lik bir ödemenin göz ardı edildiğini, bu paranın iki kişinin hesabına yöneltilmesinin daha makul ve mantıklı olacağını,
Bilirkişi tarafından 2012-2018 yılları ... ... hesaplarının incelendiğini ancak kooperatifin resmi defterlerine bakılmadığını, yönetimin 2015 Aralıkta yönetimi aldıktan sonra sadece 2015 sonrasını kendince oluşturmuş olduğu defter dökümleri ile üyelere borç çıkartarak işlem yapamayacağını,
Ayrıca kooperatifin taşınmaz mallarının satıldığını ve bu gelirden üyelere pay ayrıldığının yönetim tarafından belirtildiğini, fakat müvekkili ve başkaca birçok üyeye böyle bir ödeme yapılmadığını, elde edilen gelirin paylaşımı vb resmi bir kayıt altına alınmadığını, müvekkiline herhangi bir miktar ödenmediği gibi borçtan da mahsup edilmediğini, kooperatif avukatınca taşınmaz satışından her üye için 7.000,00 TL. pay düştüğü, bunun borçlardan mahsup edildiği, kalan 3.000,00-3.500,00 civarındaki bir miktarın kendisine verileceğinin beyan edildiğini,
Zaman aşımı olarak beş yıllık süreye işlem yapılabildiğini, 2005 yılından itibaren cezai işlem uygulanmasının yasalara uygun olmadığını,
2015 sonrası genel kurul kararınca aidat ödemelerinin olduğu ve ve olmadığı dönemler göz önünde bulundurularak işlemler yapılması ve aynı zamanda yasal faiz uygulaması gerektiğini, 2013 yılında tasfiye kararı alındıktan sonra kooperatif aidatı değil site yönetim aidatları şeklinde ödemeler yapılmasının karara bağlandığını,
Kooperatifin 02.04.1988'de 30 yıllığına kurulduğunu, 02.04.2018 tarihinde yasal süresini doldurduğunu, kooperatif yönetiminin Mart 2022'de genel kurul yaparak 2 yıllığına süre uzatımı aldığını, buna göre kooperatif yönetiminin 02.04.2018 tarihinden Mart 2022 tarihine kadar yetkisiz kılındığını, yetkisiz olmasına rağmen davalar açtığını, malları sattığını, avukatlara yetki verdiğini ve üye ihraçları yaptığını,
Müvekkiline gönderilen ihtarnamelerde ara ödemeler adı altında yer alan aidat dışındaki ödemeler için (kıdem, idari para cezası, pompa bedeli, tapu, şerefiye vb) kooperatif üyelerinin 3/4'ünün oyu ile karar alınması gerektiği hususunun bilirkişi raporunda gözardı edildiğini, dolayısıyla ek ödemelerin hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiğini,
Davacı kooperatifin tasfiye halinde olması nedeniyle, 2014-2017 yıllarında kooperatif üyelerinden aidat alınmayacağına dair karar alındığını, bu dönemde aidat ve faiz işlememesi gerektiğini, 2. ek rapordaki hesap tablosunda bunların hesaplamaya dahil edilmiş olduğunu,
Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
I-Dava, aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazının iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle davalının süresinde zaman aşımı def'i bulunmamasına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-Dava dilekçesine ekli hesap tablosunda; davalının Eylül 1989-Aralık 2017 tarihleri arasına ilişkin 14.129,64 TL. asıl alacak, 27.712,97 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 41.842,61 TL. alacağı olduğunun gösterildiği, davacı tarafça 03.10.2018 tarihinde başlatılan icra takibinde "26.09.2018 tarihli aidat, ortak gider alacağı faiz toplamı" açıklamasıyla toplam 43.112,61 TL'nin tahsili talebiyle icra takibine başlandığı, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğu, iş bu davanın davalının Eylül 1989-Aralık 2017 yılları arasındaki borcunu gösteren hesap tablosundaki toplam borç tutarı 41.842,61 TL. üzerinden açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından davalı borcunun Aralık 2017 tarihi itibariyle hesaplanması gerekirken, takip tarihi itibariyle hesaplanması ve İlk derece Mahkemesi tarafından belirlenen bu tutar üzerinden hüküm kurulması taleple bağlılık ilkesine aykırı olmuştur.
Bu durumda Dairemizce, HMK'nın 353/(1)-b.2.maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 05.03.2021 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama esas alınarak davalının Aralık 2017 tarihi itibariyle oluşan asıl alacak ve işlemiş faiz borcu belirlenmiş ve bu tutarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddine,
II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.03.2022 tarih ve 2018/814 E., 2022/197 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
"1- Davalının Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2018/11311 Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 9.614,00 TL asıl alacak ve 17.985,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.599,48 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Alacağın %20'si oranında olan 5.519,90 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 2/3, 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
-
Reddedilen kısım üzerinden AAÜT'nin 13/2. maddesine göre hesaplanan 14.243,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
-
Davacı tarafından yapılan; 41,10 TL başvuru ve vekalet harcı, 500,00 TL bilirkişi ücreti, 147,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 688,10 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 454,14 TL'nin davalı tarafdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 54,00 TL. posta gideri, 220,70 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 274,70 TL. yargılama giderinin davanın red oranına göre 93,40 TL.'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,
-
Alınması gerekli 1.885,32 TL harçtan peşin alınan 714,57 TL harcın düşümü ile arta kalan 1.170,75 TL harcın davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,"
III-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
IV-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
05/06/2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 05/06/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45