Ankara BAM 23. HD 2023/1108 E. 2024/792 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2023/1108
2024/792
22 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1108 - 2024/792
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO : 2023/1108
KARAR NO : 2024/792
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 24.01.2023
ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/475 E., 2023/35 K.
DAVACILAR :
MİRAS BIRAKAN
MİRASÇILAR :
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Dava sigorta tazminatı istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince 25/10/2022 tarihli celsenin 1 ve 2 numaralı ara kararları ile davacıların, davalıların ve talep sonuçlarının ilişkilendirilerek ve net olarak açıklanması istenmiş, davacı vekilinin 11.11.2022 günlü dilekçesinde bu hususun açıkça bildirilmediği gerekçesiyle ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1-ğ düzenlemesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde bütün yargılama sürecini anlattıktan sonra 11.11.2022 günlü dilekçede yeterli açıklamanın bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE :
Dava dilekçesinde nelerin bulunması gerektiği Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119'uncu maddesinin 1 numaralı fıkrasında, bunların eksikliği halinde ne şekilde işlem yapılacağı da aynı maddenin 2 numaralı fıkrasında gösterilmiştir.
Davacı vekilinin 11.11.2022 günlü dilekçesinde, mahkemece istenen hususlar belirtilmiş olup bu talep çerçevesinde inceleme yapılarak bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan durum karşısında davacılar vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
1. HMK m. 353/1. a.5 gereğince Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/475 E., 2023/35 K sayılı dava dosyasında verdiği 24.01.2023 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE.
2. Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine.
3. Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine.
4. HMK m.359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m.302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.
22.05.2024 günü dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m.353/1-a ve 362/1-g gereğince KESİN olmak üzere OYÇOKLUĞU ile karar verildi. (GK Yazım Tarihi: 23.05.2024)
Başkan Üye Üye Katip
KARŞI OY YAZISI
I
Saygıdeğer çoğunlukla aramızdaki görüş ayrılığı davacılar vekili tarafından sunulan 11.11.2022 günlü dilekçenin mahkeme ara kararını ve dolayısıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava dilekçesinin zorunlu içeriğine ilişkin 119'uncu maddesindeki unsurları karşılamaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
II
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava dilekçesinin içeriğinde nelerin bulunması gerektiğine ilişkin 119'uncu maddesinin 1 numaralı fıkrasının (ğ) bendinde "Açık bir şekilde talep sonucu" gösterilmiş; aynı maddenini 2 numaralı fıkrasında ise birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkimin davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vereceği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağı belirtilmiştir.
III
Hemen ifade etmek gerekir ki talep sonucu aslında dava konusunu (müddeabihi) göstermesi bakımından çok önemli bir unsurdur. Özellikle derdestlik ve kesin hüküm dava dilekçesindeki talep sonucuna göre belirlenir. Talep sonucunun belirsiz olması davanın ve dolayısıyla hükmün de belirsiz olmasına yol açar ve esasen mahkemenin yargılamayı hukuka ve yargılama ilkelerine uygun biçimde sürdürüp sonuçlandırması da söz konusu olamaz.
IV
Konuya taraflarca getirilme ilkesi (HMK m.25) ve somutlaştırma yükü noktasından (HMK m.194) da bakmak gerekir.
Davacının talep sonucunu net biçimde ortaya koyamaması ve fakat hakimden net olmayan bu davayı taraflar arasındaki ilişkiye ve hukuka uygun biçimde çözmesinin beklenmesi mantık kuralları ile açıklanamaz. Karşı taraf da belirsiz, muğlak bir davaya karşı savunma sebep ve vasıtalarını ne şekilde kullanacağı konusunda tereddütte kalır. Oysa yargılama netlik gerektirir. Öyle ki dava hatta istinaf konusu edilmemiş bir şey mahkemece incelenemez. Her şey net olmalıdır ki yargılama bu çerçevede yapılabilsin, hüküm bu çerçevede verilebilsin ve taraflar kesin hükmün lehteki ve aleyhteki etki ve sonuçlarını görebilsin.
Davacının somutlaştıramadığı ya da somutlaştırmamakta ısrar ettiği, hatta belki somutlaştırmayarak birtakım istemlerini sonraya bırakma şansı elde etmeye çalıştığı; kimi zaman bunları yasa yolu aşamasında dile getirerek "geniş yorum", "çoğun içinde az da var", "evleviyetle" benzeri beyan ve iddialarda yeni istemler ileri sürdüğü hallere yargılama deneyiminde sıkça rastlanmaktadır.
Bunları somutlaştırmak hakimin görevi olmadığı gibi olasılıklar zinciri içinde delilleri belirleyip toplamak görevi de hakime ait değildir.
V
Öte yandan davacılar kendilerini bir vekille temsil ettirmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlığın amacı" başlıklı 2'nci maddesinin birinci fıkrası şu şekildedir:
"Avukatlığın amacı; hukuki münasabetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır."
Maddenin ikinci fıkrasında avukatın bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis edeceği hususu ifade edilmiştir.
Türk hukukunda, ilke olarak, kişilerin mahkemeler huzurunda avukatla temsili zorunlu değildir. Ancak herkes profesyonel hukuki yardımdan yararlanmak suretiyle davasını sağlam bir hukuki temele dayandırmak; iddia ve savunmalarını günlük sıradan dil, kavram ve anlayışlardan kurtararak hukuka uygun biçimde ifade ve dermeyan etmek ve nihayet kendisini mahkemede en iyi biçimde temsil ettirmek isteyebilir. İşte avukatların görevi bu ihtiyaca cevap vermektir.
Avukatlık Kanunu'nun 34'üncü maddesine göre "Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler."
Avukatlık Kanunu'nun 3'üncü maddesinde de ifade edildiği biçimde avukat hukuk fakültesi mezunu olup, meslek stajını tamamlamıştır.
Bu ilkeler ve birikim karşısında dava dilekçesinde talep sonucunu ancak bu kadar netleştirebildiği yönündeki savunmasına itibar edilemez.
VI
Gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde dava iş kazası üzerine iş mahkemesinde açılmış, sonra bir başka dava açılarak bununla birleştirilmiş, ıslah edilmiş, mahkeme numarası değişmiş, bir kısım talep sonuçları tefrik edilmiş ve nihayet görevsizlik kararı ile eldeki davanın yargılamasına asliye ticaret mahkemesince devam edilmiştir.
Özellikle ön inceleme asliye ticaret mahkemesinde yapılmış değildir.
Ve eldeki dava bakımından talep sonucu gerçekten belirgin sayılamaz.
Davacının hangi davalıdan, hangi poliçeye ve özellikle genel ya da özel şartların hangilerine dayalı olarak kaç lirayı istediğini net biçimde belirtmesi gerekir.
11.11.2022 günlü dilekçe dahi neredeyse tamamen yargılama sürecini anlatmaktan ibaret kalmış, sadece son paragrafta yine netlik içermeyen ifadelerle ara kararı gereği yerine getirilmiş izlenimi yaratılmıştır.
VII
Gösterdiğim yasal düzenlemeler ve yaptığım açıklamalar çerçevesinde ilk derece mahkemesinin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararı hukuka uygun olup davacılar vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin esastan reddine (HMK m.353/1-b.1) karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesini doğru bulmuyorum.
Hakim
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
- Hukuk Dairesi Üyesi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02