SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 23. HD 2024/388 E. 2024/739 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/388

Karar No

2024/739

Karar Tarihi

15 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/388 - 2024/739

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

23. H U K U K D A İ R E S İ

(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N

E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2024/388

KARAR NO : 2024/739

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN:

MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 14.12.2023

ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/461 E., 2023/855 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :

Davacı vekili, müvekkili şirketin rüzgar enerjisi santrali bağlantı hakkı ihalesine katılarak 18.01.2012 tarihinde Res Katkı Payı Anlaşmasını imzaladığını ve EPDK'dan ... RES Projesi için lisans aldığını, bu kapsamda davalı tarafça sözleşme ve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak, dava konusu 20.01.2017 tarihli, 16.814.964,88-TL bedelli faturanın düzenlenerek müvekkili şirkete gönderildiğini, hesaplama yöntemine yönelik itirazlarının davalı tarafça kabul edilmediğini, itirazi kayıtla 01.02.2017 tarihinde fatura bedelinin davalıya ödendiğini, davalının hesaplama yönteminin taraflar arasındaki sözleşmeye ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, davalı tarafça dayanılan teklif mektubunun yapılan sözleşme ile hükmünü yitirdiğini, işlemin iyi niyet ilkesine aykırı olduğunu, sözleşme kapsamında hesaplama yapılması gerektiğini belirterek dava konusu fatura kapsamında fazla ödenen 5.470.358,99-TL'nin, ödeme tarihi olan 01.02.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasında Res Katkı Payı Anlaşmasının imzalandığını, açılan davada uyuşmazlık mahkemesi kararlarına göre idari yargının görevli olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, dava konusu faturanın sözleşme, yönetmelik ve teklif mektubu kapsamında belirtilen formül ile hesaplandığını, ihale öncesi yarışma sırasında davacı tarafça sunulan teklifin tüm şartları ile davacı için bağlayıcı olduğunu, TÜFE uygulamasındaki mantığın, belirlenen fiyatın enflasyonun altında kalmasının önlenmesi olduğunu, davacının talebinin kabul edilmesi halinde sözleşme süresi boyunca fiyat artışı yapılamayacağını, bu sebeple öncelikle yargı yolu ve zamanaşımı itirazı kabul edilerek davanın usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince "...Yargılamanın devamında davalı vekilinin idari yargı bakımından olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemli başvurusu ve bu yönde, yargısal denetimin idari yargıda yapılması gerektiği görüşüyle Danıştay Başsavcılığı'nın talebi üzerine; Uyuşmazlık Mahkemesi 2023/134 Esas, 2023/149 Karar sayılı 27/02/2023 tarihli ilamıyla özetle "...Anlaşmada tarafların karşılıklı yükümlülüklerinin bulunduğu, tarafların bununla bağlı olduğu, uyuşmazlığın anlaşma öncesindeki yarışma ihalesi sürecine ilişkin olmadığı gözetildiğinde, anlaşma hükümleri çerçevesinde özel hukuk sözleşmesi niteliğindeki RES katkı payı anlaşmasında düzenlenen RES katkı payı bedelinden kaynaklı davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği..." gerekçesiyle davanın çözümünde Adli Yargının görevli Olduğuna dair karar verildiği görülmüştür.

Yukarıda değinilen Uyuşmazlık Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi ilamları çerçevesinde, uyuşmazlığın adli yargı yoluna tabi olduğu ve ticaret mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın esası incelenmiştir.

...Görüleceği üzere katkı payı tutarı/hesabı bakımından, davacı tarafın davalıya verdiği teklif mektubundaki hesaplama esasları ile taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen hesaplama esaslarının farklı olduğu, teklif mektubundan sonra taraflar arasında imzalanan 18/01/2012 tarihli Res Katkı Payı Anlaşması'nın 3. maddesinde belirtilen hesaplama esasının Yönetmeliğin 9. Maddesi ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu doğrultuda Yönetmelik ve Katkı Payı Anlaşması hükümlerine göre katkı payı hesabında sadece faturaya konu döneme ait yıllık TÜFE oranının kullanılması öngörülmüş iken teklif mektubunda ise teklif tarihinden itibaren TÜFE oranlarında güncelleme yapılması gerektiği görülmektedir. Taraflar arasındaki ihtilafın işbu noktada, ödenmesi gereken RES katkı payı hesabının teklif mektubuna göre mi yoksa sözleşmede yer alan formüle göre mi hesaplanması gerektiği hususunda toplandığı anlaşılmaktadır.

Davaya konu 16.814.964,88 TL tutarlı fatura bedelinin davacı tarafından 01/02/2017 tarihinde ve itirazı kayıtla ödendiği görülmüştür.

Davacı tarafça teklif mektubunun sunulmasından sonra, taraflar arasında 18.01.2012 tarihli RES Katkı Payı anlaşması imzalanmış olup, sözleşmede RES Katkı Payının hesabı, teklif mektubundaki hesaplamadan farklı olarak düzenlenmiştir. Taraflarca imzalanan sözleşmenin RES Katkı Payının hesap şekli ile ilgili formül, Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Başvurulara ilişkin Yarışma Yönetmeliğinin 9. maddesine uygun şekilde kaleme alınmıştır. Davalı tarafça RES Katkı Payının hesabı ile ilgili teklif mektubundaki ibarelerin aynen sözleşmeye geçirilmesi mümkünken, farklı bir hesap şeklini içeren sözleşme imzalanmıştır. Her ikisi de tacir olan tarafların, serbest iradeleriyle imzalamış oldukları anlaşma hükümleri ile bağlı oldukları açıktır. Taraflar arasındaki anlaşmada, davacının sunduğu teklif mektubuna, sadece 3. maddede, toplam RES Katkı Payı tutarının hesaplanması ile ilgili kr* E* TÜFE formülünde, kr değerinin açıklanması sırasında yer verilmiştir.

Nitekim mahkememizce benzer bir uyuşmazlığın sonucunda verilen kararın, istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2018/12 Esas, 2020/299 Karar sayılı 12.02.2020 Tarihi ilamında özetle "...Taraflar arasındaki sözleşme hükmü açık olup, herhangi bir şekilde yoruma ihtiyaç gerektirmemektedir. Buna göre ilk derece mahkemesince, davacı tarafça sözleşmenin imzalanmasından önce sunulan teklif mektubunun, farklı bir hesap şekli içeren sözleşmenin imzalanmasından sonra hesap şekli yönünden hükümsüz kaldığı, serbest iradesiyle imzalamış olduğu sözleşmenin davalı yönünden de bağlayıcı olacağı, RES Katkı Payı ile ilgili faturaların sözleşme hükümlerine göre hesaplanması gerektiği belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, icap niteliğindeki teklif mektubu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır...." şeklindeki açıklamasıyla konuya ilişkin olarak RES Katkı Payı ile ilgili faturaların sözleşme hükümlerine göre hesaplanması gerektiğini vurgulamıştır. Anılı istinaf ilamının, temyiz edilmesi sonucunda Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2021/2117 Esas, 2021/2030 Karar sayılı ilamı ile ONANMASI sonucunda kesinleştiği görülmüştür. (Benzer uyuşmazlıklarda Res katkı payının, teklif mektubuna göre değil, sözleşme hükümlerine göre hesaplanması gerektiği hususunda aynı yönde; Yargıtay 6. HD. 2023/2043 E., 2023/1942 K., 22.05.2023 T., Y. 6. HD.2022/2463 E.,2023/1939 K., 22.05.2023 T.; Yargıtay 23. HD. 2019/1866E., 2020/3688 K.,17.11.2020 T., Y. 23 HD. 2019/1215 E., 2020/3386 K., 03.11.2020 T. sayılı onama ilamları; yine Ankara BAM 23. HD. 2019/709 E., 2023/804 K., 03/05/2023 T., 23 HD. 2017/1503 E., 2019/120 K., 24/01/2019 T. Sayılı ilamları incelenebilir.)

Yapılan açıklamalar ve değinilen içtihatlar kapsamında; 09/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre yapılan alternatif hesaplama hükme esas alınarak bu doğrultuda davacının ihtirazı kayıtla fazladan ödediği miktarın 5.470.358,99 TL olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne..." karar verilmiştir.

İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:

2577 ve 2576 sayılı Kanunların ilgili maddelerinden anlaşılacağı üzere, idari sözleşmelerden kaynaklanan iptal ve tam yargı davalarının görüm ve çözümünde idarî yargı yerinin görevli bulunduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta da idari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıda çözümlenmesi gerektiğinden davanın yargı yolu itirazı gözetilerek görev yönünden reddi gerektiğini;

Davacı şirketin ... RES projesi için lisans alarak faaliyetlerine başladığını, anlaşma gereğince RES katkı payı faturası hesaplandığını, bunların hepsinin aynı yönetmeliğin bir parçası iken ve aralarında hiyerarşik bir ilişki yok iken teklif mektubunun hesaplamada göz önüne alınmamasının hukuk mantığına aykırı olduğunu, yarışma yönetmeliği ve eklerinde yer alan düzenlemelerde, yapılan yarışmalar sonucu kapasite kazanan RES'ler tarafından, tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten başlamak üzere 20 yıl boyunca müvekkili ...'a ödeme yapılması ve ödenecek bedelin değer kaybına uğramaması adına da verilen teklif bedelinin teklif yılından itibaren her yıl TÜFE oranında (kümülatif) güncellenerek arttırılmasının açıkça öngörüldüğünü, belirtilen düzenlemeler uyarınca müvekkili tarafından (dava konusu fatura da dahil) RES katkı payı faturalarının, yönetmeliğin 9. maddesi ile yönetmelik eki anlaşma ve teklif mektubu hükümleri birlikte dikkate alınarak hesaplandığını ve tüm ilgili şirketlere aynı şekilde gönderildiğini;

Yerel mahkeme kararında, davanın taraflarınca farklı hükümler içeren bir sözleşme düzenlenmiş gibi değerlendirmeler yapılmasının kabulünün mümkün olmadığını, Davacı şirket tarafından taahhütname, teklif mektubu formu ve anlaşma içeriklerinin önceden bilinmekte olup bu şartlarda teklif verildiğini, içeriği önceden yönetmelik ekinde yayımlanan ve davacı tarafından imzalanarak, tüm şartları ile kabul ve taahhüt edilen teklif mektubu formunda, “teklif fiyatının teklif yılından itibaren TÜFE oranında güncellenerek hesaplanacağı”nın açıkça ifade edildiğini; bu teklifte yer alan hesaplama şekli ile bağlı olmadığının öne sürülmesinin, dürüstlük kuralına uygun olmadığı gibi, yarışma koşullarının (teklifin) da değiştirilmesi anlamına geldiğini, bu durumun sunulan teklifte değişiklik yapılamayacağı (bağlayıcı olduğu) yönündeki yönetmelik hükmüne açıkça aykırı olduğunu;

Ödeme yapılan her yıl, verilen ilk teklifin sabit alınarak sadece son bir yıl için TÜFE oranında güncelleme ile ödenecek bedele ulaşılmasının, TÜFE'nin, kira veya borçlanmalar için uygulanan mantığına esastan ters düşmekte olup, ...'a ödenecek RES katkı payı tutarının yıllar içerisinde değer kaybetmesine yol açacağını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Dava, taraflar arasında akdedilen rüzgar enerjisi santrali (RES) katkı payı anlaşması uyarınca, sözleşme hükümlerine aykırı olarak fazladan tahsil edildiği belirtilen fatura bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM :

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1. Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/461 E., 2023/855 K. sayılı dava dosyasında verdiği 14.12.2023 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 

2. Alınması gereken 373.680,22. TL istinaf karar harcından, peşin alınan 93.420,05. TL harcın düşümü ile kalan 280.260,17. TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.

3. Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.

4. HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.

15.05.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 15.05.2024

Başkan Üye Üye Katip

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

temyizdairesibölgeoybirliğiyleadliyeonanmasıankaramahkemesihukuk

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim