SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 23. HD 2019/1672 E. 2024/68 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2019/1672

Karar No

2024/68

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2019/1672 - 2024/68

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

23. H U K U K D A İ R E S İ

(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N

E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2019/1672

KARAR NO : 2024/68

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN:

MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/04/2019

ESAS-KARAR NUMARASI : 2015/869 E.-2019/343 K.

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

Taraf vekillerince, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :

İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :

Davacı vekili; taraflar arasında 26.09.2013 tarihli Özel Güvenlik Hizmet alımı Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin hak edişlerinden toplam 17.664,49 TL kesinti yapıldığını, müvekkilince davalıya gönderilen Zeytinburnu 4. Noterliğinin 15.12.2015 tarih ve 20008 Y. sayılı ihtarnamesi ile kesintilere dair açıklama istendiğini, davalının 18.12.2015 tarihli cevabi yazı ile, 31.01.2015 tarihli faturadan 06.01.2015 tarihinde emekliye ayrılan işçi ...'ın 11.152,88 TL. kıdem tazminatı ödemesinin yapıldığını ve iş artışından kaynaklanan ek kesin teminat karar ve damga pulu toplamı olarak 531,83 TL olmak üzere toplam 11.684,71 TL kesildiğini, 31.08.2015 tarihli faturadan iş artışından kaynaklanan ek kesin teminat, karar ve damga pulu olarak 730,82 TL ve idarenin verdiği talimatlara uygun hareket edilmemesi nedeniyle 2.000,00 TL ceza olmak üzere toplam 2.730,82 TL kesildiğini, 30.09.2015 tarihli faturadan iş artışından kaynaklanan ek kesin teminat, karar ve damga pulu olarak 730,82 TL ve idarenin verdiği talimatlara uygun hareket edilmemesi nedeniyle 2.000,00 TL ceza ve işçi maaşları zamanında yatırılmaması nedeniyle 518,14 ceza olmak üzere toplam 3.248,05 TL. kesildiğini bildirdiğini, yapılan kesintilerin hukuki dayanağının olmadığını ileri sürerek toplam 17.664,49 TL kesintinin, kesinti tarihlerinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; taraflar arasında 26.09.2013 tarihli Özel Güvenlik Hizmet Alımı Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği davacı hak edişlerden kesintiler yapıldığını, kesintilerin yasal olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :

İlk derece Mahkemesince; "Davalı iş veren tarafından davacının hak edişlerinden 31/01/2015 tarihli faturada 06/01/2015 tarihinde emekliye ayrılan işçi ...'a ödenen 11.684,71 TL kıdem tazminatı ayrıca iş artışından kaynaklanan ilk kesin teminat, karar ve damga pulu olarak 531,83 TL olmak üzeri 11.684,71 TL kesildiği,

31/08/2015 tarihli faturadan 2.730,82 TL kesinti yapıldığı, iş artışından kaynaklanan ek kesin teminat, karar ve damga pulu toplamı olan 730,82 TL olmak üzere toplam 11.684,71 TL kesildiği ve sözleşmenin 9/9.maddesine uygun hareket edilmemesi nedeniyle 2.000,00 TL ceza kesildiği,

30/09/2015 tarihli faturadan 3.248,05 TL kesinti yapıldığı, kesintinin nedeninin iş artışından kaynaklanan ek kesin teminat, karar ve damga pulu olarak 730,82 TL idarenin verdiği talimatlara uygun hareket edilmemesi nedeni ile 2.000,00 TL ceza ve işçi maaşlarının zamanında yatırılmaması nedeni ile 518,14 TL ceza olduğu anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 36/1.A maddesi uyarınca, davalı dava dışı işçi ...'a ödenen 11.684,71 kıdem tazminatından sözleşmenin 7. maddesi uyarınca ilave işlere ilişkin vergi, resim ve harç giderlerinden sorumludur. Bu kalemlere ilişkin dava bu nedenle haklı değildir.

Davalı tarafından ... adlı güvenlik amirinin amir sıfatı ile çalışmasının uygun olmadığı konusunda davacıya uyarı gönderilip, sözleşmenin 9.9. maddesi uyarınca 2.000,00 TL ceza uygulanmış ise de, uyarıdan önce ...'ın 24/07/2015 tarihi itibari ile amir pozisyonundan davacı tarafça uzaklaştırıldığı için hak edişten kesilen 2.000,00 TL ile ilgili dava haklı görülmüştür.

İddia, savunma, taraflar arasındaki sözleşme, dosya içeriği, özellikle bilirkişi rapor ve ek raporu bütün olarak değerlendirildiğinde, kıdem tazminatı, karar ve damga pulları ile ilk teminat kesintisinin haklı olduğu ancak, güvenlik amiri ile ilgili uygulanan ve hak edişten kesilen 2.000,00 TL tutarlı cezanın haklı olmadığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.000,00 TL.'nin 18.12.2015 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının cevap dilekçesinde "Sözleşme, İdari Şartname, İlgili Yazışmalar, Dilekçemiz Ekinde İbraz Edilen Belgeler ve Tüm yasal deliller" şeklinde delillerini bildirdiğini, İlk derece Mahkemesince 22.12.2016 tarihli duruşmanın 2 numaralı ara kararında, "HMK'nun 140/5. maddesi uyarınca taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde belirtilen hususların gereğinin tam olarak yerine getirilmemesi halinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacakları..." hususunun ihtaren bildirildiğini, davalının bu sürede cevap dilekçesinde bildirdiği delillerini sunmadığını, sadece sözleşme, şartname, ihtarname ve ... firmasına yazılan 2 adet yazıyı delil gösterdiğini, 20.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda bir kısım bilgi ve belgenin eksik olduğunun bildirildiğini, bu defa İlk derece Mahkemesince HMK'nın 122 ve 129. maddelerine aykırı olarak, 12.04.2018 tarihli duruşmanın 3 numaralı ara kararında; "bilirkişi raporunda eksik olduğu belirtilen belgelerin dosyaya sunulması halinde ek rapor alınmasına" karar verildiğini, davacı vekilince 26.04.2018 tarihli dilekçe ile daha önce dosyaya sunulmayan bir takım belgelerin sunulduğunu ve dosyanın yeniden bilirkişiye gönderildiğini, İlk derece Mahkemesince davalı tarafın usule aykırı olarak dosyaya sunduğu belgeler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi dayanak gösterilerek davanın kısmen reddine karar verildiğini, bu yöndeki itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini,

Müvekkili ile davalı Kurum arasında İş Kanununun 2. maddesi uyarınca alt - üst işveren ilişkisi bulunduğunu, bu hükme göre tarafların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, kabul etmemekle birlikte emekli olan bir işçinin kıdem tazminatından tarafların yarı yarıya sorumlu olduklarını, buna göre davalının ödediği kıdem tazminatının yarısını müvekkiline rücu edebileceğini,

Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, usuli itirazları dikkate alınarak davalının yapılan kesintilerin hukuka uygun olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, aksi halde İş Kanununun 2. maddesi ve yerleşik yargı kararları gereği yapılan kesintinin %50'sinin kesinti tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda "Ceza Kesintisi" başlıklı maddede, "24.07.2015 tarihli Tutanak ile ...'ın zimmetindeki silah ve mühimmatın ...'a teslim ettiği ancak iş akdinin sona erdirilmediği, davalı İdarenin adı geçen güvenlik amirini 14.10.2015 tarihli yazısından çok önce 24.07.2015 tarihinde silahını ve telsizini teslim ederek amir pozisyonundan uzaklaştığı" hususuna yer verildiğini, müvekkili Genel Müdürlüğün özel güvenlik hizmetinin yüklenici ... Ltd. Şti. firmasının müvekkili Teşekküldeki temsil yetkisinin Güvenlik Amiri ... ve Güvenlik Amir Yardımcısı tarafından sevk ve idare edildiğini, ayrıca güvenlik amirinin Ankara Valiliğinden alınan özel izinle takım elbise ile görev yaptığını, Güvenlik Amirinin teslim ettiği silahlar ise müvekkili Teşekkülün demirbaşına kayıtlı olup bunların ...'a teslim edilmesi onun amir pozisyonunun bittiğini de göstermediğini, güvenlik hizmetinin, Güvenlik Amirinin olmadığı veya bulunmadığı durumlarda Amir Yardımcısı ile gördürüldüğünü, bu hususları bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde açıklamalarına rağmen ek raporda, bu hususta yeterli açıklama yapılmadan, "davalı tarafından belgelendirilen kesintilerden, kök raporda da belirtilen nedenlerle 2.000,00 TL'lik kesintinin yerinde olmadığı" kanaatine varıldığının bildirildiğini, İlk derece Mahkemesince delilleri ve bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

  1. Davalı vekilinin istinaf itirazları yönünden;

Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41.maddesi ile değişik 341/(1) maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’na eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında İlk derece Mahkemesinin karar tarihi itibariyle 4.400,00 TL.'dir.

Somut olayda, dava dilekçesinde, hak edişlerden yapılan toplam 17.644,49 TL. haksız kesintinin istirdatına karar verilmesi istenmiş, İlk derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 2.000,00 TL.'nin 18.12.2015 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Davalı yönünden hüküm altına alınan alacak tutarı, yukarıda anılan madde hükmüne göre istinaf sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararlara yönelik istinaf istemleri yönünden HMK'nın 346/(1) maddesi uyarınca mahkemece bir karar verilebileceği gibi, aynı Kanun'un 352. maddesi maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce de karar verilebileceğinden, HMK'nın 346/(1) ve 352/(1)-b. maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

  1. Davacı vekilinin istinaf itirazlarına gelince;

Dava, davalı tarafça taraflar arasındaki Özel Güvenlik Hizmet Alımı Sözleşmesine dayalı olarak davacı hak edişlerinden yapılan haksız kesintilerin istirdatı istemine ilişkindir.

Dosya kapsamından;

Taraflar arasında 26.09.2013 tarihinde Özel Güvenlik Hizmet Alımı Sözleşmesi imzalandığı,

Davalı tarafından, davacı tarafından düzenlenen 30.01.2015 tarihli ve 83.628,96 TL. bedelli faturadan, 06.01.2015 tarihinde emekliye ayrılan işçi ...'a ödenen 11.152,88 TL. kıdem tazminatı, 53,83 TL. iş artışından kaynaklanan ek kesin teminat, karar ve damga pulu olmak üzere toplam 11.684,71 TL kesinti yapıldığı,

Yine davalı tarafından, davacı tarafından düzenlenen 31.08.2015 tarihli ve 85.798,14 TL. bedelli faturadan, 2.000,00 TL. İdarenin verdiği talimatlara uygun davranılmaması ve 730,82 TL. iş artışından kaynaklanan ek kesin teminat, karar ve damga pulu olmak üzere toplam 2.730,82 TL. kesinti yapıldığı,

Yine davalı tarafından, davacı tarafından düzenlenen 30.09.2015 tarihli ve 90.487,02 TL. bedelli faturadan, 2.000,00 TL. İdarenin verdiği talimatlara uygun hareket edilmemesi, 730,82 TL. iş artışından kaynaklanan ek kesin teminat, karar ve damga pulu, 514,14 TL. işçi maaşlarının zamanında yatırılmaması nedeniyle ceza olmak üzere toplam 3.248,05 TL. kesinti yapıldığı,

Davalı Kurumca davacı şirkete gönderilen 31.07.2015 tarihli yazıda, Koruma ve Güvenlik Amiri ...'ın mesai arkadaşlarına iyi davranmadığı konusunda şikayetler bulunduğu, 01.08.2015 tarihinden itibaren yerine yeni bir güvenlik amirinin görevlendirilmesinin istendiği,

Davalı Kurumca davacı şirkete gönderilen 21.08.2015 tarihli yazıda, Koruma ve Güvenlik Amiri ...'ın 31.07.2015 tarihli yazıya rağmen değiştirilmediği gibi yazılarına cevap verilmediği, bu nedenle Özel Şartnamenin 9.8. maddesi uyarınca gecikilen her gün için istihkakın %1'inin kesileceğinin bildirildiği,

Davacı şirketçe davalı Kuruma gönderilen 31.08.2015 tarihli yazıda; şirketin Ankara bölgesinde hizmet verdiği başka bir proje bulunmadığından görev yerinin değiştirilmesinin mümkün olmadığı, iş akdinin feshinin ise maddi sorumlulukları olacağı hususlarının bildirildiği,

21.07.2015 tarihli tutanakta; ...'ın zimmetindeki silahı ve mühimmatı ...'a teslim ettiği ancak iş akdinin sona erdirilmediğinin belirtildiği,

... tarafından verilen 16.09.2015 tarihli dilekçede, silahını ve mühimmatını teslim ettiği, kendisine görev verilmediği için yalnızca mesaiye gidip geldiği hususlarının bildirildiği,

Anlaşılmıştır.

İlk derece Mahkemesince, bilirkişi rapor ve ek raporundaki "dosya kapsamında bulunan belgelerden ...'ın, İdarenin uyarı yazılarından önce; 24.07.2015 tarihinde silahını ve telsizlerini teslim ederek amir pozisyonundan uzaklaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davalı İdarenin kesmiş olduğu 2.000,00-TL. tutarındaki cezanın yerinde olmadığı" tespit ve görüşü doğrultusunda, -bu kabul şekline göre hem 31.08.2015, hem de 30.09.2015 tarihli faturalardan aynı gerekçeyle iki defa 2.000,00 TL. ceza kesintisi yapılmış olduğu gözden kaçırılarak- sadece 2.000,00 TL. ceza kesintisi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı Kurumca gönderilen 31.07.2015 ve 21.08.2015 tarihli yazılarla davacı güvenlik şirketinden istenen; Güvenlik Amiri ...'ın bu pozisyondan uzaklaştırılması ve yerine yeni bir güvenlik amiri görevlendirilmesidir. Adı geçenin silahını ve telsizlerini teslim etmesi, Güvenlik Amiri pozisyonundan uzaklaştırıldığı ve yerine yeni bir güvenlik amiri görevlendirildiği anlamına gelmemektedir. Davacı tarafça dahi 31.08.2015 tarihli yazı ile, şirketin Ankara Bölgesinde hizmet verdiği, başka bir proje bulunmadığından görev yerinin değiştirilmesinin mümkün olmadığı ve iş akdinin feshinin maddi sorumlulukları olduğu yolundaki yazı ile davalı Kurumca istenen hususların yerine getirilmediği hususu açıkça kabul edilmiştir. Davacı tarafça uyarı yazıları ile verilen sürede adı geçen güvenlik amirinin bu pozisyondan uzaklaştırıldığı ve yerine -isim verilerek- başka bir Güvenlik Amirinin görevlendirildiği iddia edilmemiş, buna ilişkin delil ve belge sunulmamıştır.

Buna göre davalı Kurumca taraflar arasındaki Özel Güvenlik Hizmet alımı Sözleşmesinin eki Özel Şartnamenin 9.9. maddesindeki, "Yüklenicinin kendisinden veya çalıştırdığı işçilerden kaynaklanan nedenlerden dolayı işin yürütümünde eksiklikler ve aksamalar meydana gelmesi, çalışma kurallarına ve idarenin verdiği talimatlara uyulmaması durumunda yüklenici yazılı olarak uyarılır. Tekrarında yapılacak her yazılı uyarıda 2.000,-TL ceza uygulanır." hükmü doğrultusunda 31.07.2015 ve 21.08.2015 tarihli yazılara rağmen idarenin talimatlarına uymayan davacı yüklenicinin 31.08.2015 ve 30.09.2015 tarihli faturalarına konu bedelden iki defa 2.000,00 TL. ceza kesintisi yapması doğru olmuştur. Ne var ki davalı Kurum yönünden kurulan 2.000,00 TL. ceza kesintisi tutarının istirdatına ilişkin hüküm, miktar itibariyle kesin olduğundan bu yanlışlığa müdahale edilemememiştir.

Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin tarihine göre, davalı üst işverenin davalı alt işverenin işçisi için ödediği kıdem tazminatı tutarını davacının hak edişinden kesmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Bu açıklamalara, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede kısmen usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM :

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; HMK'nın 346/(1) ve 352/(1). b. maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine,

  2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle; HMK.'nın 353/(1). b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

  3. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubuyla kalan 383,20 TL.'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,

  1. Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak iadesine,

  2. Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  3. Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

17/01/2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 18/01/2024

Başkan

e-imza

Üye

e-imza

Üye

e-imza

Katip

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesindairesibölgeadliyeankaramahkemesihukuk

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim