SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 23. HD 2024/662 E. 2024/678 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/662

Karar No

2024/678

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N

K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)

ESAS NO : 2024/662

KARAR NO : 2024/678

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : Doç. Dr. ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN:

MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 28.09.2021

ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/324 E., 2021/597 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.

İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ :

Davacı vekili görevsiz İş Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; davalının müvekkili şirkette danışmanlık faaliyetleri yürütürken edimlerini yerine getirmek amacıyla müvekkili şirketten borç aldığını, faaliyetlerini yerine getirmediği gibi almış olduğu miktarları danışmanlık hizmetleri çerçevesinde kullanmadığını, bu miktar kendisinden talep edildiğinde şirkete yapılan harcamaları belgelendirmediği gibi iade de etmediğini, aleyhinde Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2018/3473 E. sayılı dosyası ile yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı cevap vermemiştir.

DAVANIN SEYRİ VE SONUCU :

Ankara 12. İş Mahkemesinin görevsizlik kararıyla dosyanın gönderildiği İlk derece Mahkemesince; "Davacı taraf A.Ş. Olup tacir olup davalı ...'ın tacir olup olmadığı araştırıldığında Ankara Mithatpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünün 27/09/2021 tarihli yazısına göre, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 178. maddesine göre tüccar olarak işletme defteri tuttuğu belirtilmiştir. Buna göre davanın büyük esnaf olarak tacir olduğu anlaşılmıştır.

...

Tarafların arasında düzenlenen dava dilekçesinin ekinde bulunan, ... Sigorta Temsilcilik Sözleşmesinin VII. Diğer hükümler başlığında, işbu sözleşmenin uygulanmasından doğabilecek her türlü uyuşmazlıkta çözümün ŞANLIURFA MAHKEMELERİ VE İCRA DAİRESİ yetkili olduğuna dair yetki sözleşmesinde tespit edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve açıklanan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, 6100 sayılı HMK'nun 17. maddesi Yetki sözleşmesine ilişkin olarak düzenlenmiş olup, " Tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." HMK.m.17'nin ikinci cümlesine göre, "Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açılır." Bu hükme göre, dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabileceğinden, yetki sözleşmesi kapsamında mahkememizin yetkili olmadığı anlaşıldığından," gerekçesi ile, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu tarihlere ilişkin tacir sıfatına sahip olmadığı gibi, bu doğrultuda herhangi bir defter de tutmadığını, nitekim Ankara Mithatpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 27.09.2021 tarihli yazısında "adı geçen mükellefin GİB/YBS kayıtlarının tetkiki sonucunda 01.02.2021 tarihi itibari ile İş Takipçiliği faaliyetinden dolayı Gerçek Usulde dairemiz mükellefi olduğu, BİM kayıtlarının E-defter sorgulama ekranında yapılan sorgulamada 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 178. maddesi uyarınca ikinci sınıf tüccar olarak işletme defteri tuttuğu anlaşılmış olup 2021 yılına ait 01.03.2021 ve 04.06.2021 dönemi Geçici Vergi Beyannameleri yazımız ekinde gönderilmiştir" denilmek suretiyle müvekkilinin dava tarihinden dahi çok sonra vergi mükellefi olduğu hususunun belirtildiğini, bu kapsamda müvekkili hakkında dava konusu tarihlere ilişkin 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığını belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

Dava, taraflar arasındaki "Sigorta Temsilcilik Sözleşmesi" başlıklı sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece Mahkemesince Gelir İdaresi Başkanlığı Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Mithatpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünün 27.09.2021 tarihli cevabi yazısındaki davalının "01.02.2021 tarihi itibariyle İş Takipçiliği faaliyetinden dolayı Gerçek Usulde dairemiz mükellefi olduğu, ....213 sayılı Vergi Usul Kanununun 178. maddesi uyarınca ikinci sınıf tüccar olarak işletme defteri tuttuğu anlaşılmış olup..." açıklaması doğrultusunda davalının tacir olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.

İlk derece Mahkemesince taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin kurulduğu 01.01.2015 tarihi itibariyle davacının tacir olup olmadığı araştırılmaksızın yapılan bu kabul hatalı olmuştur.

6100 sayılı HMK'nın "yetki sözleşmesi" başlıklı 17. maddesinde, "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmü düzenlenmiştir.

HMK'nın yetkiyi düzenleyen maddelerinde kesin yetki halleri açıkça belirtilmiştir. HMK'nın 18/1. maddesi uyarınca, yetki sözleşmesi de ancak kesin yetki bulunmayan hallerde yapılabilir. Ancak, HMK'nın 17. maddesindeki, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemelerde açılabileceğine ilişkin yetki kuralı, aksi de kararlaştırılabildiğinden münhasır yetkiyi düzenlemekte olup, kesin yetki kuralı değildir. HMK'nın 19/2. ve 116/a maddesi uyarınca mahkemenin yetkisinin kesin yetki esasına göre belirlenmediği hallerde ise, yetki itirazı bir ilk itiraz olduğundan ve 19/2 ile 117/1. maddesi uyarınca cevap dilekçesinde süresinde ileri sürülmesi gerektiğinden aynı Kanun'un 19/4. maddesi uyarınca da yetki itirazı süresinde ve usulüne uygun olarak ileri sürülmezse, yetkisiz mahkeme yetkili hale gelir. Kesin yetki bulunmayan hallerde davalı tarafından süresinde ileri sürülmeyen yetki itirazının daha sonra ileri sürülmesi mümkün olmadığı gibi mahkemece de kendiliğinden dikkate alınamaz. Davalının süresinde yetki itirazında bulunmaması halinde dava sırasında taraflar arasında aksi yönde zımnen oluşan ve geçerli olan bir yetki sözleşmesi kurulduğunun kabulü de gerekir. (Bkz. Prof. Dr. B. Kuru, Hukuk Muhamekeleri Usulü, El Kitabı, İstanbul 1995, Sh. 174 vd.) HMK'nın 17. maddesindeki, ''taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça" hükmünün bu anlama geldiği kabul edildiği taktirde bu madde anlam kazanacaktır. Somut olayda, davalı yan süresinde yetki itirazında bulunmamıştır.

Buna göre İlk derece Mahkemesince, yetkili olduğu kabul edilerek öncelikle görevli olup olmadığının tespiti yönünden, sözleşme gereği üstlenilen işin mutlak ticari davalara konu ticari temsilcilik niteliğinde olmadığı da gözetilerek, davalının sözleşme tarihi itibariyle tacir olup olmadığının belirlenmesi, davalının sözleşme tarihi itibariyle tacir olmadığının tespiti halinde HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi, görevli olduğunun tespiti halinde uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Bu durumda Dairemizce, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.3. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararının esası incelemeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

KARAR :

1. Davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1). a.3. maddesi uyarınca Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.09.2021 tarih, 2021/324 E., 2021/597 K. sayılı kararının ESASI İNCELEMEDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

2. Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 

3. Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk derece Mahkemesince esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,

4. Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     

02.05.2024 tarihinde, HMK'nın 353/(1)-a ve 362/(1)-g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 03.05.2024

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesindairesimahkemelerigibybsmahkemesişanlıurfa

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim