SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 23. HD 2019/1173 E. 2024/66 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2019/1173

Karar No

2024/66

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2019/1173 - 2024/66

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

23. H U K U K D A İ R E S İ

(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N

E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2019/1173

KARAR NO : 2024/66

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN:

MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/12/2018

ESAS-KARAR NUMARASI : 2013/785 E.-2018/1049 K.

DAVACILAR :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :

İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :

Davacılar vekili; murisleri ...'ın 28.08.2011 tarihinde dava dışı ... A.Ş. ... şubesinden 50.000,00 TL bedelli konut kredisi kullandığını, aynı tarihte davalı ... A.Ş. nezdinde 50.000,00 TL bedelli hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini, kredi ödemeleri devam ederken kredi borçlusu ...'ın 31.01.2013 tarihinde vefat ettiğini, davalı şirketçe 28.03.2013 tarihli yazısı ile, "sigorta tarihinden önce gelen/mevcut bulunan kanser hastalığının vefat teminatı kapsamı dışında olduğu" gerekçesiyle tazminat talebinin reddedildiğinin bildirildiğini, müteveffanın kanser hastalığına ilişkin tanının kredi sözleşmesinin ve hayat poliçesinin imzalandığı 25.08.2011 tarihinden çok sonra 17.02.2012 tarihli biyopsi sonucunda ortaya çıktığını ileri sürerek, bakiye kredi ve yasal faiz tutarının dava dışı kredi alacaklısı bankaya, bakiye poliçe bedelinin ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; müvekkilinin adresi itibariyle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, TTK'nın 1268 ve Hayat Sigortası Genel Şartlarının C.13. maddeleri uyarınca dava konusu alacak ile ilgili iki yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, dava dışı ...'nın daini mürtehin kaydı bulunduğunu, öncelikli olarak tazminat talep etme hakkının lehdar olan dava dışı bankaya ait olduğunu, davacılar murisinin müvekkili şirket nezdinde 29.08.2012 başlangıç ve 25.08.2012 bitiş tarihli sigorta kapsamına alındığını, sigorta tazminatının ödenmesi talebi üzerine yapılan inceleme sonucu sigortalının sigorta öncesinde kanser hastalığının bulunduğu ve bu hastalığa bağlı olarak vefat ettiği hususlarının tespit edildiğini, sigortalının kendisinde var olan, teşhis ve tedavi gördüğü, ölümüne neden olan kanser hastalığını beyan etmediğini, müvekkilinin sorumluluğunun sadece sigorta teminatı ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, sigortalının vefat ettiği 25.08.2012-25.08.2013 tarihleri arasındaki sigorta teminatının 45.866,00 TL olduğunu savunarak, davanın öncelikle yetki nedeniyle usulden reddine, aksi halde husumet yönünden ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :

İlk derece Mahkemesince; "Yargılamanın devamı sırasında dava dışı bankadan kredi ödelerine ilişkin belgeler celbedilerek dosyaya konulmuş, dain-i mürtehin sıfatıyla davaya rızasnın bulunup bulunmadığı dava dışı bankadan sorulmuş, dava dışı bankanın 02/08/2018 tarihli 975 sayılı yazı cevabı ile şartlı muvafakat verdiği görülmüş ise de davacılar tarafından konut kredisine ilişkin tüm borcun dava dışı bankaya ödenerek 25/08/2018 tarihi itibari ile borcun kapatılmış olduğu açıkça anlaşılmış, şartlı rızanın bir öneminin kalmadığı değerlendirilmiştir.

Mahkememizce taraf delilleri toplanarak öncelikle müteveffanın ölümünün poliçe teminat limiti kapsamında olup olmadığı yönünden tıbbi belgeleri toplanmış, 26/04/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; müteveffa ...'a Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde radyolojik incelemeler ve biyopsi sonucu tanı konulan yüksek gradeli tümör beyinin en kötü seyirli tümörü olduğunu ve ortalama yaşam süresinin 12 ay olarak belirtildiğini, dosyadan elde edilen medulla kayıtları incelendiğinde hastanın 25/08/2011 tarihinden önce kanser hastalığı olduğuna dair veriye rastlanmadığını ve hastaya yüksek gradeli glial tümör tanısının Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde 17/02/2012 tarihinde yapılan biyopsi ile konulduğunun bildirildiği görülmüştür. 01/02/2017 tarihli Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'nun Adli Tıp Raporunda özetle; her ne kadar 2012 yılından bir yıl önce beyin içi kitle nedeniyle hastanın takibinin başladığı anlaşılmakla birlikte kişiye beyin tümörü tanısının 25/08/2011 başlangıç tarihli sigorta sözleşmesi imzalanmasından sonraki 02/03/2012 tarihinde kesin tanısının konulmuş olduğunun bildirildiği anlaşılmış, bu sonuçlara göre müteveffanın vefatının poliçe teminat limiti kapsamında kaldığı değerlendirilmiştir.

Mahkememizce davacıların alacak miktarının tespit edilmesi bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmış, konusunda uzman bilirkişi heyetinin 20/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; müteveffa ...'ın vefatı nedeniyle davacı lehdarların davalı sigorta şirketinden davaya konu sigorta sertifikasına istinaden 38.140,10 TL tazminatı talep etme hakkının bulunduğunun bildirildiği görülmüştür. Murisin ölümüne kadar 17.154,87 TL kredi ödemesi yaptığı, ölümünden sonra dava tarihine kadar mirasçılar tarafından ödemelerin sürdürüldüğü, bilirkişi hesap raporunun alınmasından sonra da tüm borcun 25/08/2018 tarihinde mirasçılar tarafından ödenerek kapatılmış olduğu anlaşıldığından mahkememizce 25/08/2018 tarihinde yenilenen poliçe teminat tutarı olan 45.866,25 TL'nin tamamından davalı sigorta şirketinin sorumlu olup bu tutarı davacı mirasçılara ödemesi gerektiği" belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, 45.866,25 TL vefat teminat tutarının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı .... arasından imzalanan grup hayat sigortası kapsamında murisin müvekkili şirket nezdinde 25.08.2012 başlangıç tarihli sigorta kapsamına alındığını, sigorta tazminatının ödenmesine ilişkin talep ve temin edilen belgelerin incelenmesi sırasında davacılar murisi sigortalının sigorta öncesinde kanser hastalığının bulunduğu ve bu hastalığa bağlı olarak vefat ettiği hususlarının tespit edildiğini, sigortalının TTK'nın 1435. maddesine aykırı olarak kendisinde var olan teşhis ve tedavi gördüğü ölümüne neden olan kanser hastalığını beyan etmediğini, TTK 1435 ila 1439 maddeleri uyarınca, sigorta öncesinden gelen ve vefata neden olan beyan edilmeyen hastalık nedeniyle sigorta tazminatının reddinin hukuka uygun olduğunu, hükme esas itirazlarına konu bilirkişi raporunda özetle, hastanın 1 yıl önce başvurduğu dış merkezde intra kranial kitle tespit edildiği, takibe alındığı, radyoterapi de planlanan hastanın doku tanısı olmadığı için biyopsi amacıyla refere edilmiş olduğu öyküsü olduğu ve yapılan biyopsi sonucu 02.03.2012 tarihli patoloji raporu ile beyin tümörü tanısının kesinleştiği yönünde görüş bildirildiğini, ancak sigortalıya ait 15.02.2012 tarihli Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi epikriz raporuna göre "hastanın 1 yıl önce başvurduğu dış merkezde ikk tespit edilmiş takibe alınmış rt planlanan hastanın doku tanısı olmadığı için tarafımıza stx-biyopsi amacıyla refere edilmiş" yönünde görüş bildirildiğini, kaldı ki, patolojik tanının konmasının beyin tümörü olmadığını göstermediğini, ekipriz raporuna göre kanser hastalığının 18.02.2012 tarihinden 1 yıl öncesinden tespit tanısının konulduğunun ortaya konulduğunu, Adli Tıp Raporunda da bu hususa açıkça atıf yapıldığını, sigortalının kanser hastalığına bağlı olarak vefat ettiğini, daini mürtehinin davanın açılmasına muvafakat ettiğine dair belge sunulmadığından davanın reddi gerektiğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

Dava, murisleri ile davalı sigorta şirketi arasındaki hayat sigortası poliçesine dayalı olarak teminat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM :

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. HMK.'nın 353/(1). b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.133,12 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 785,00 TL'nin mahsubuyla kalan 2.348,12 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  3. Davalı tarafça yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak iadesine,

  4. Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  5. Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince getirilmesine,

17/01/2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 18/01/2024

Başkan

e-imza

Üye

e-imza

Üye

e-imza

Katip

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesindairesibölgeadliyeankaramahkemesihukuk

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim