Ankara BAM 23. HD 2019/1152 E. 2024/653 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2019/1152
2024/653
30 Nisan 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2019/1152 - 2024/653
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(H Ü K M Ü K A L D I R A R A K
Y E N İ D E N H Ü K Ü M K U R U L M A S I)
ESAS NO : 2019/1152
KARAR NO : 2024/653
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 28/09/2018
ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/908 E., 2018/584 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
Davalılar ... Danışmanlık Eğitim Alarm Cihazları ve Sist. Tic. Ltd. Şti. ve ... Hizm. Ltd. Şti. vekili ile davalı ... Hizm. A.Ş. vekilince yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkili kuruluşun işletmekte olduğu Dalaman Havalimanındaki güvenlik hizmetlerinin 15.04.2009-26.08.2014 döneminde davalılar tarafından yürütüldüğünü, davalılar bünyesinde çalışmakta iken iş akitlerine son verildiği iddiasıyla bir kısım işçiler tarafından kıdem, ihbar tazminatı, UBGT ve yıllık ücretli izin alacaklarının tahsili istemiyle açılan davalar ve bu kararların kesinleşmesi neticesinde müvekkilince icra dosyalarına dava dışı işçi ... için 15.07.2014 tarihinde 15.986,19 TL., işçi ... için 15.12.2015 tarihinde 25.946,96 TL. ödendiğini, davalılar ile imzalanan sözleşmeler ve ekleri teknik şartname ve özel şartnamelerde istihdam ettiği personelin işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğuna dair düzenlemeler olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 41.933,15 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar .... ...Ltd. Şti. ve .... Hizm. Ltd. Şti. vekili; 4857 sayılı İş Kanununun 2 inci maddesinde veya diğer hükümlerinde, asıl işverenin alt işverene rücu etmesine olanak sağlayan bir hüküm bulunmadığını, müvekkili Şirket(ler) ile davacı kuruluş arasında bağıtlanan sözleşmelere ilişkin teknik ve/veya idari şartnamelerde, asıl işveren olan davacı kuruluşun iş mahkemeleri kararlarına istinaden ödeyeceği işçilik alacaklarından ötürü müvekkili Şirketlere rücu etmesine olanak sağlayan bir düzenleme bulunmadığını,
Davacı Kuruluşun müvekkili Şirketlere yapmadığı bir ödemeyi çalışanlarına yapamayacağını, ihale makamı olan davacı Kuruluşun müvekkili Şirketlere kıdem tazminatı, ihbar tazminatı vb. işçi alacakları bakımından herhangi bir ödeme yapmadığına göre, iş mahkemeleri kararlarındaki işçilik alacaklarını kendisinin ödemesi gerektiğini,
10.09.2014 tarihinde kabul edilen 6552 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112 nci maddesine eklenen fıkralar uyarınca da, asıl işveren olan davacının, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları yönünden alt işveren olan müvekkili Şirketlere rücu edemeyeceğini,
Mahkemece davanın reddine karar verilmemesi durumunda, belirttikleri mahkeme kararları uyarınca işçilere ödenen tutarın ancak 1/2'sini talep edebileceğinin gözetilmesi gerektiğini,
Diğer taraftan, davacı Kuruluşun, Ortaca İcra Müdürlüklerince gönderilen icra emirlerine karşı, sosyal sigorta ve vergi mevzuatı uyarınca kesilmesi gereken sigorta primi, işsizlik sigortası primi, gelir vergisi v.b kesintiler yapılması gerektiği hususunda İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde şikayet yoluna gitmesi gerektiğini, davacı Kuruluşun yasal ödevlerini yerine getirmemesinin sorumluluğunu müvekkili Şirketlere yüklemeye çalıştığını,
Davacı Kuruluşun, Ortaca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin "anılı" kararları ile hüküm altına alınan "ücret"lerden ötürü, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/314 E. sayılı dosyasına kayden müvekkili şirketlerden ... Hizmetleri Ltd. Şti. aleyhinde, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/265 E. sayılı dosyasına kayden de müvekkili şirketlerden ..., Danışmanlık, Eğitim. Alarm Cihazları ve Sist. Tic. Ltd. Şti. aleyhinde alacak davaları açtığını, bu sebeple derdestlik itirazında bulunduklarını,
Davacı Kuruluşun avans faizi ve % 18 KDV isteminin de haksız ve dayanaksız olduğunu,
Savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Özel Güv. Hizm. A.Ş. vekili; müvekkili ile davacı arasında imzalanan sözleşmenin eki sayılan Teknik Şartnamenin 10.20 inci maddesinde yüklenici her ne kadar her türlü giderden sorumlu kılınmış olsa da bu sorumluluğun bir karşılığı bulunmadığını, İdari Şartnamenin sözleşme bedeline dahil olan giderler başlıklı 7 inci maddesinde kıdem, ihbar gibi iş ilişkisi kesildikten sonra tespit edilen ve büyük miktarlara ulaşabilen kalemlerin sözleşme giderine dahil edilmediğini,
Form şekilde hazırlanan teknik ve idari şartnamelerin Kamu İhale Genel Tebliği'nin belirlediği esaslar çerçevesinde yazıldığını, Tebliğin 78 inci maddesinin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında teklif fiyata dahil olacak giderleri düzenlediğini, tüm giderleri detaylı olarak düzenleyen Tebliğ'in kıdem ve ihbar tazminatı gibi iş ilişkisi kesildikten sonraki önem arz eden giderleri teklif edilen birim fiyata dahil etmemesinin bilinçli bir tercih olduğunu, Kamu İhale Genel Tebliğinde eskiden genel giderler için yükleniciye verilecek ek miktarın kıdem ve ihbar gibi işçilik alacaklarını kapsadığına dair var olan ibarelerin daha sonra çıkarıldığını,
Müvekkili şirket ile davacı idare arasındaki sözleşme ve şartnamelerin müzakereye kapalı olduğunu, salt bir ibare ile müvekkili şirketin doğabilecek tüm zararlardan kusuru olsun veya olmasın, karşılığı alınsın veya alınmasın sorumluluğunun öngörüldüğünü, bu hükmün TBK'nın 20 inci maddesi kapsamında genel işlem koşulları tanımına uyduğunu, dava dışı personellerin iş sözleşmesinin davacının iş hukuku ve mevzuatına aykırı istekleri sonucu feshedildiğini, davacının hukuka aykırı istekleri sebebiyle müvekkili şirketin önemli zarara uğrama noktasına geldiğini, tüm bu sebeplerle TBK'nın 21 inci maddesi uyarınca ilgili hükmün yazılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini,
Sözleşme ve teknik şartnamenin diğer hükümleri uyarınca işverenlikten kaynaklanan tüm özelliklerin davacı kuruma tanındığını, işin fiili işleyişinin de davacıda olduğunu, dava dışı personelin iş sözleşmesinin feshedilmesinin de yine davacı kurumun isteği doğrultusunda gerçekleştirildiğini, sözleşmelerin hizmet alım sözleşmesi olmayıp, işçi temini niteliğinde olduğunu,
Savunarak, davacı ile imzalanan teknik şartnamenin 10.20 inci maddesinin yazılmamış sayılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Özel Güv. Hizm. Ltd. Şti. Yetkilisi; dava dışı işçilerin yetkilisi olduğu şirket bünyesinde 01.01.2013-28.02.2013 tarihleri arasında çalıştıklarını, işten çıkışlarının ihale ile aldıkları güvenlik hizmetlerinin ihale süresinin dolması nedeniyle olduğunu, davacının yaptığı tüm ödemeyi şirketlerinden talep etmelerini kabul etmediklerini, davacının dava dışı şahıslarca açılan dava ve icra takipleri safhasında herhangi bir haber vermediğini, bu nedenle şirketlerinin ödenen faizden ve icra masraflarından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, ödemeden sonra bir faiz talep edilecekse bu faizin yasal faiz olması gerektiğini, adı geçen üçüncü şahısların 01.01.2013-28.02.2013 tarihleri arasındaki şirketlerindeki çalışmalarına ilişkin ödenen (icra masrafları ve faiz kısmı hariç) tazminat tutarının, ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline ilişkin şekliyle davayı kabul ettiklerini, kalan talepleri ise kabul etmediklerini savunarak, kabul etmedikleri tutarlar yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DAVANIN SEYRİ VE SONUCU :
İlk derece Mahkemesince; "Davacının dava dışı işçilerin asıl işvereni, davalıların da alt işvereni olduğu iş mahkemesindeki yargılamadan anlaşılmaktadır. Dava dışı işçinin işçilik alacaklarından her iki işveren, işçiye karşı müteselsilen sorumludur ancak eldeki davada iç ilişki ayrıca belirlenmelidir. Taraflar arasındaki sözleşmelerin eki niteliğindeki teknik şartnamenin 10.11 maddesinde işçilerin iş kanunu, SSK mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarda belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabının da sorumlusunun da yüklenici olduğu, yüklenicinin işçilerin 4857 sayılı iş kanunu ve ilgili yönetmeliklerden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlü olduğu, yüklenici tarafından istihdam edilen işçilere ilişkin herhangi bir sorumluluğun DHMİ'ye yüklenemeyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme karşısında davacının ödediği işçilik hakları nedeniyle davalılara rücu hakkı bulunduğu ve her bir davalı yönünden kendi dönemiyle sınırlı olmak üzere ödenmesi gereken tutardan davalıların sorumlu tutulmaları gerektiği mahkememizce kabul edilmiş, dava dışı işçilerden ...'nın açtığı alacak davasında tüm alt işverenlere husumet yöneltilmiş olduğu için davacının bu işçinin alacaklı olduğu, icra dosyasına yaptığı ödemeyi ödeme tarihleri itibariyle alt işverenlik sürelerine isabet eden miktarlar dahilinde rücu edebileceği, dava dışı işçi ...'ın açtığı alacak davasında ... ... A.Ş ve ... ... Ltd. Şti. husumet yöneltilmiş, diğer alt işverenlere husumet yönetilmemiş ve dava ihbarda edilmemiş olduğundan davacının bu işçinin alacaklı olduğu icra dosyasına yaptığı ödemeyi ... ... A.Ş ve ... ... Ltd. Şti.'ye ödeme tarihleri itibariyle alt işverenlik sürelerine isabet eden miktarlar dahilinde, ... ... Ltd. Şti. ve ... .... Ltd. Şti. de yine alt işverenlik sürelerine isabet eden miktarlar dahilinde ancak kararın kesinleşme tarihiyle sınırlı olmak üzere rücu edebileceği prensiplerine uygun olarak hesaplama yapan denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek raporda belirlenen dönemler ve ödenecek tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,
4.538,44 TL'nin 2.503,54 TL'sine 16.12.2015 tarihinden, 2.034,90 TL'sine 14.07.2014 tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi yürütülmek suretiyle davalı ... ... Ltd. şirketinden,
24.897,59 TL'nin 16.305,48 TL'sine 16.12.2015 tarihinden, 8.592,11 TL'sine 14.07.2014 tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi yürütülmek suretiyle davalı ... ... Ltd. şirketinden,
4.610,97 TL'nin 817,24 TL'sine 16.12.2015 tarihinden, 3.793,73 TL'sine 14.07.2014 tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi yürütülmek suretiyle davalı ... ... Ltd şirketinden,
6.070,18 TL'nin 16.12.2015 tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi yürütülmek suretiyle davalı ... A.Ş.'den,
Alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalılar .... ...Ltd. Şti. ve .... Hizm. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan 11.06.2018 tarihli bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişinin salt dosya içeriğine, usüle ve kanuna aykırı olarak rapor düzenlemekle kalmadığını, aynı zamanda "gerçeğe aykırı bir rapor düzenlemek suretiyle" 5237 sayılı T.C.K.'nun 216 ve 277 inci maddelerini de ihlâl ettiğini/suç işlediğini,
10.09.2014 tarihinde kabul edilen 6552 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile 4857 sayılı İş Kanununun 112 nci maddesine eklenen fıkralardan önceki tarihlere ilişkin Yargıtay kararlarında dahi, her alt işverenin kendi dönemine isabet eden kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve benzeri diğer işçilik alacaklarının 1/2'si ile sınırlı olarak sorumlu olduğu belirtilmesine, önemlisi "anılı" emredici düzenleme uyarınca kıdem tazminatından asıl işveren sorumlu olmasına, çok daha önemlisi, "anılı" emredici düzenleme asıl işveren olan kamu kurum ya da kuruluşlarının alt işverenlere rücu etmelerine olanak tanımamasına karşın, dayanak raporu düzenleyen bilirkişinin hukukla uyarsız "gerçeğe aykırı" görüşler ileri sürmüş olması/hesaplamalar yapmış olmasının TCK'nın 276 ve 277 nci maddelerinin ihlali/suç olduğunu, İlk derece Mahkemesinin bu raporu dayanak kılmak suretiyle "hukukla ve dosya içeriğiyle uyarsız gerekçelerle" karar vermesinin usulsüz, kanuna ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu,
Davacı İdare ile müvekkili Şirket(ler) arasında bağıtlanan sözleşmenin/sözleşmelerin eki/ekleri niteliğindeki teknik şartnamenin/şartnamelerin 10.11 inci maddesinde/maddelerinde yer alan, "Yüklenicinin istihdam ettiği personelin; İş Kanunu, SSK Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen personele ilişkin herhangi bir sorumluluk DHMİ'ne yüklenemez." şeklindeki hükmün fiili işçilik alacaklarına ilişkin olduğunu, bu sebeple de bu hükmün/hükümlerin, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra işçiye ödenecek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve benzeri işçilik alacakları ile ilgisi bulunmadığını,
Yargıtay kararları uyarınca her alt işverenin kendi dönentine isabet eden kıdem tazminatının ve benzeri işçilik alacaklarının 1/2'si ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu,
21.02.2019 tarihinde kabul edilen 7166 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi ile 4857 sayılı Kanun'un 112 nci maddesine eklenen, "(Ek fıkra:21/2/2019-7166/11 md.) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez." şeklindeki altıncı fıkraya göre, asıl işveren olan kamu kurum veya kuruluşu ile alt işveren arasında bağıtlanan sözleşmede "kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine" dair açık bir hükme yer verilmemişse hiçbir ahvalde alt işverene ya da alt işverenlere rücu edilemeyeceğini,
Bu maddi ve hukuki durum karşısında, somut olayda, müvekkili Şirket(ler)/Alt İşveren(ler) ile davacı Kuruluş arasında 11.09.2014 tarihinden önce bağıtlanan sözleşmelerde
"kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine" dair açık bir hüküm bulunmadığına göre, her ihtimalde bu davanın tamamen reddine karar verilmesi gerektiğini,
Diğer taraftan, kıdem tazminatına ilişkin düzenlemeler emredici nitelikte olduklarından, henüz kesinleşmiş bir kararla sonuçlanmamış tüm uyuşmazlıklarda uygulanmaları gerektiğini,
10.09.2014 tarihinde kabul edilen 6552 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112 nci maddesine eklenen fıkralar uyarınca da, asıl işveren olan davacının, kıdem tazminatı yönünden alt işveren olan müvekkili Şirketlere rücu edemeyeceğini,
Davacı Kuruluşun, Ortaca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin "anılı" kararları ile hüküm altına alınan "ücret"lerden ötürü, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/314 E. sayılı dosyasına kayden müvekkili şirketlerden ... Hizmetleri Ltd. Şti. aleyhinde, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/265 E. sayılı dosyasına kayden de müvekkili şirketlerden ..., Danışmanlık, Eğitim. Alarm Cihazları ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti. aleyhinde alacak davaları açtığını, bu sebeple derdestlik itirazında bulunduklarını,
İlk derece Mahkemesinin tahsiline hükmettiği tutarlara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesine karar vermiş olmasının da kanuna aykırı olduğunu, kararın faize faiz yürütülmesi sonucunu doğurduğunu, bunun da usulsüz olduğunu,
Müvekkili Şirket(ler) yönünden davanın TBK'nın 73 üncü maddesi uyarınca zamanaşımına da uğradığını, İlk derece Mahkemesinin zaman aşımı def'ini gözetmemiş olmasının kanuna aykırı olduğunu,
Somut olayda, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6/3 üncü maddesinde yer alan "Yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devraları işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır." şeklindeki hükümde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin de geçtiğini,
İlk derece Mahkemesince hüküm altına aldığı tutarlar için AAÜT uyarınca tek vekalet ücretine hükmedilmesi ve bu tutarın davalıların sorumluluk oranlarına göre paylaştırılması gerekirken her davalıdan ayrı bir vekalet ücretleri alınmasına karar verilmesinin usulsüz olduğunu, mahkemenin davalılara yüklediği vekalet ücretlerinin toplamının, kabulüne karar verdiği tutara-AAÜT uyarınca-tekabül eden vekalet ücretini katbekat geçtiğini,
Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Özel Güv. Hizm. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; dava dışı işçinin müvekkili şirket ile davacı arasındaki hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde 01.01.2014-31.07.2014 tarihleri arasında davaya konu işyerinde çalıştığını,
İlk derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasındaki sözleşme ve ihale dokümanı kapsamında talep edilen bedelle ilgili bir fiyatlandırma tanımlanmadığını, hizmet alımına ilişkin sözleşmenin "Sözleşme bedeline dahil olan giderler" başlıklı 7 inci maddesinde çalışmaya devam eden personelin süreklilik arz eden ve olağan yasal giderlerinin düzenlendiğini, kıdem, ihbar gibi iş ilişkisi kesildikten sonra tespit edilen ve büyük miktarlara ulaşabilen kalemlerin sözleşme giderine dahil edilmediğini, dolayısıyla davacının müvekkili şirkete ödemediği bir masraf kalemini müvekkili şirketten talep edemeyeceğini, kaldı ki, bu ibarenin kıdem hakkını içeremeyeceğinin Kamu İhale Genel Tebliğinde tespit edildiğini, Kamu İhale Genel Tebliğinde eskiden genel giderler için yükleniciye verilecek ek miktarın kıdem ve ihbar gibi işçilik alacaklarını kapsadığına dair var olan ibarelerin sonradan çıkarıldığını,
Kabul anlamına gelmemek üzere, dava dışı personellerin iş sözleşmelerinin davacının isteği üzerine feshedildiğini, bu nedenle sonuçlarına davacının katlanması gerektiğini,
İhale dokümanının niteliği değerlendirildiğinde davacı ile müvekkil şirket arasındaki işin hizmet alım işi olmadığını, sözleşmede işverenlikten kaynaklanan tüm özelliklerin tamamen davacı kuruma tanındığını, personelin seçiminde, yürütülmesinde ve iş ilişkisinin sona erdirilmesinde tek söz sahibi olan davacı ile müvekkili şirket arasındaki ilişkinin işçi temini ilişkisi olduğunu,
Kabul anlamına gelmemek üzere, iş bu sözleşmeler müzakereye açık olarak imzalanmadığından Borçlar Kanunu ve Sözleşmeler hukukunda yer alan genel işlem koşullarının uygulanması gerekeceğini, sözleşme ve şartnamelerde işçilik alacaklarından yalnızca müvekkili şirketin sorumlu olduğuna dair hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiğini,
Öte yandan müvekkili şirketin dava dışı işçinin açmış olduğu dava ve icra takibine ilişkin yargılama gideri ve masrafların tamamından sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığını, müvekkili şirketin dava dışı işçinin iş akdinin feshinde iştiraki veya etkisi olmadığını,
Ayrıca temerrüt söz konusu olmadığından, rücuya konu alacağa ödeme tarihlerinden faiz yürütülemeyeceğini, işletilecek faizin türünün de avans faizi değil, yasal faiz olduğunu,
Tüm bunların yanında 22.02.2019 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7166 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde, "4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez." hükmünün yer aldığını,
Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
I-Dava, mahkeme kararlarına dayalı olarak dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Gerekçeli karar başlığında, davalılardan ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti.'nin unvanının ticaret sicili kayıtlarına uygun olarak yazılmamış olması HMK'nın 297/(1)-b maddesi hükmüne aykırı olmuşsa da, aynı Kanunun 304 üncü maddesi uyarınca Dairemizce düzeltilmiştir.
Davalılar .... ... Ltd. Şti. ve .... Hizm. Ltd. Şti. vekilince cevap dilekçesinde zaman aşımı def'i ileri sürülmemiş olup, istinaf dilekçesinde belirtilmiştir. Buna göre İlk derece Mahkemesinin bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar vermemiş olmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Davalılar .... ... Ltd. Şti. ve .... Hizm. Ltd. Şti. vekilince, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/265 E. ve Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/314 E. sayılı dosyalarının aynı konuda olduğu belirtilerek derdestlik itirazında bulunulmuştur.
UYAP kayıtları kapsamından;
Davacı ... tarafından .... ... Ltd. Şti. aleyhine, Süleyman Demirel Hava Limanı, Dalaman Hava Limanı Özel Güvenlik Hizmet Alım sözleşmelerinden dolayı, asgari ücret fiyat farkı hesabındaki değişiklik hükmüne göre fazla ödeme yapıldığı belirtilerek 64.593,55 TL.'nin tahsili talebiyle dava açıldığı, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.02.2016 tarih ve 2013/265 E., 2016/99 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 16.06.2020 tarih ve 2017/2525 E., 2020/2107 K. sayılı kararıyla hükmün onanmasına ve Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 27.05.2021 tarih ve 2021/3814 E., 2021/2322 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği,
Davacı ... tarafından davalı .... Hizm. Ltd. Şti. aleyhine Süleyman Demirel Hava Limanı, Denizli Çardak Hava Limanı ve Bursa Yenişehir Hava Limanına ait Özel Güvenlik Hizmet Alım sözleşmelerinden dolayı, asgari ücret fiyat farkı hesabındaki değişiklik hükmüne göre fazla ödeme yapıldığı belirtilerek 165.699,29 TL.'nin tahsili talebiyle dava açıldığı, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.12.2015 tarih ve 2013/314 E., 2015/959 K. sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne, 165.659,00 TL.'nin tahsiline karar verildiği, karara karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 18.02.2020 tarih ve 2017/173 E., 2020/1064 K. sayılı kararıyla hükmün onanmasına ve aynı Dairenin 14.09.2020 tarih ve 2020/1058 E., 2020/2778 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
Buna göre anılan davaların konusu farklı olduğundan, davalılar .... ... Ltd. Şti. ve .... Hizm. Ltd. Şti. vekilinin derdestlik itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davalılar .... ... Ltd. Şti. ve .... Hizm. Ltd. Şti. vekilince 10.09.2014 tarihinde kabul edilen 6552 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112 nci maddesine eklenen fıkralar uyarınca da, asıl işveren olan davacının, kıdem tazminatı yönünden müvekkili Şirketlere rücu edilemeyeceği savunulmuşsa da, taraflar arasındaki sözleşmelerin tarihlerine göre somut uyuşmazlıkta anılan hükümlerin uygulama yeri bulunmadığının kabulü doğru olmuştur.
"Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son yüklenici sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir." (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarih ve 2019/2330 E., 2021/175 K., Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/697 E., 2021/355 K.,11.11.2021 tarih ve 2021/1623 E., 2021/1446 K., 20.12.2022 tarih ve 2021/5300 E., 2022/5935 K., 02.11.2023 tarih ve 2022/5380 E., 2023/3645 K. sayılı kararları)
İlk derece Mahkemesince yıllık izin ücreti alacağı dışında, somut uyuşmazlığın bu ilkeler doğrultusunda hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınarak çözümlenmesi ve karar verilmesi doğru olmuştur.
Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı ... Özel Güv. Hizm. A.Ş. vekilinin tüm, davalılar .... ... Ltd. Şti. ve .... Hizm. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-İlk derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, "Önceleri, Yargıtay 11. HD., yıllık izin ücretinden de son alt işverenin sorumlu olduğunu kabul etmekte iken daha sonra içtihat değişikliğine gitmiş ve 2013/166 E.,2013/18061 K. sayılı içtihadı ile '...Bu bakımdan esasen işçiye yapılan işçilik alacağı ödemeleri bakımından çalıştırdığı süreye ilişkin kıdem ve yıllık izin ücretlerinden dolayı sorumlu olup; kendisinin son işveren olmasından dolayı ise, ihbar tazminatının tümü davacının sorumluluğundadır...' demek suretiyle yıllık izin ücretinden de her bir alt işverenin dönemsel olarak sorumlu tutulması gerektiğini belirtmiştir. Nitekim aynı husus Yargıtay 23.HD. E. 2015/1122 K. 2015/7618 T. 26.11.2015 sayılı içtihadında da belirtilmiştir." görüşü ile dava dışı işçi ...'a ödenen yıllık izin ücreti yönünden işçinin, her bir alt işveren yanında çalıştığı dönemlere göre hesaplama yapılmıştır.
Ne varki, yukarıda belirtilen Yargıtay 23. ve 6. Hukuk Dairesi kararlarında, "Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır" görüşü benimsenmiştir.
Dairemizce bu doğrultuda ek bilirkişi raporu alınması için HMK'nın 356/(1) inci maddesi uyarınca duruşma yapılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından verilen göre doğrultusunda yapılan hesaplama sonucu;
DAVALI ALT İŞVEREN
DAVALIYA RÜCU EDİLEBİLECEK MİKTAR (16.12.2016 TARİHLİ ... ödemesi)
DAVALIYA RÜCU EDİLEBİLECEK MİKTAR (14.07.2014 TARİHLİ ... ödemesi)
TOPLAM RÜCUAN ALACAK TUTARI
... ... Ltd. Şti.
1.967,97 TL
2.034,90 TL
4.002,87 TL
... ...Ltd. Şti.
15.713,03 TL
8.592,11 TL
24.305,14 TL
... ... Ltd. Şti.
817,24 TL
3.793,73 TL
4.610,97 TL
... ... Ltd. Şti.
7.195,84 TL
0,00 TL
7.195,84 TL
TOPLAM:
25.694,09 TL
14.420,74 TL
40.114,82 TL
tespit ve görüşü bildirilmiştir.
Buna göre Dairemizce, davalılar .... ... Ltd. Şti. ve .... Hizm. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 356/(2) inci maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve istinaf yoluna başvuran davalı ... Özel Güv. Hizm. A.Ş. yönünden sorumlu olduğu tutarın aleyhine olacak şekilde artırılması mümkün olmadığından, adı geçen davalı yönünden İlk derece Mahkemesi kararındaki 6.070,18 TL. sorumluluk tutarı dikkate alınarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
KARAR :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı ... Özel Güv. Hizm. A.Ş. Vekilinin tüm, davalılar .... ... Ltd. Şti. ve .... Hizm. Ltd. Şti. vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddine,
II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalılar .... ... Ltd. Şti. ve .... Hizm. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 356/(2) inci maddesi uyarınca, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.09.2018 tarih ve 2016/908 E., 2018/584 K. sayılı hükmünün KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
Buna göre;
"1- Davanın KISMEN KABULÜNE,
-4.002,87 TL'nin; 1.967,97 TL'sine 16.12.2015 tarihinden, 2.034,90 TL'sine 14.07.2014 tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi yürütülmek suretiyle davalı .... ... Ltd. Şti.'nden,
-24.305,14 TL'nin; 15.713,03 TL'sine 16.12.2015 tarihinden, 8.592,11 TL'sine 14.07.2014 tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi yürütülmek suretiyle davalı .... Hizm. Ltd. Şti.'nden,
-4.610,97 TL'nin; 817,24 TL'sine 16.12.2015 tarihinden, 3.793,73 TL'sine 14.07.2014 tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi yürütülmek suretiyle .... Hizm. Ltd. Şti.'den,
-6.070,18 TL'nin 16.12.2015 tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi yürütülmek suretiyle davalı ... A.Ş.den,
Alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2. Harçlar Kanunu gereğince davalı .... Hizm. Ltd. Şti.'nden alınması gereken 1.660,28 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 716,12 TL.'nin mahsubu ile kalan 944,16 TL'nin davalı .... Hizm. Ltd. Şti.'nden alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Harçlar Kanunu gereğince davalı .... ... Ltd. Şti.'nden alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcının davalı .... ... Ltd. Şti.'nden alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Harçlar Kanunu gereğince davalı .... Hizm. Ltd. Şti.'den alınması gereken 314,91 TL nispi karar ve ilam harcının davalı .... Hizm. Ltd. Şti.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Harçlar Kanunu gereğince davalı ... A.Ş.'den alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcının davalı ... A.Ş.'den alınıp Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3. Davacı tarafından yapılan 749,62 TL harç giderinin, davalılardan .... Hizm. Ltd. Şti.'nin ödemesi gereken harç tutarından düşülerek hesaplama yapıldığından davalı .... Hizm. Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine,
4. Davacı tarafça yapılan 0,60 TL dosya masrafı, 339,20 TL tebligat ve posta gideri, 500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 839,80 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 781,00 TL'sinin; 86,00 TL.'sinin .... ... Ltd. Şti.'nden, 485,42 TL'sinin .... Hizm. Ltd. Şti.'nden, 92,33 TL'sinin .... Hizm. Ltd. Şti.'den, 117,25 TL'sinin ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
5. Davalı .... ... Ltd. Şti. ve .... Hizm. Ltd. Şti. tarafından (istinaf aşamasında) yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 121,30 TL istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.621,30 TL. yargılama giderinin davanın red oranına göre 486,40 TL.'sinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine,
6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/(3) ve 13/(2). maddeleri uyarınca ve istinaf yoluna başvuranların sıfatına göre, 4.002,87 TL vekalet ücretinin davalı .... ... Ltd. Şti.'nden, 17.900,00 TL. vekalet ücretinin .... Hizm. Ltd. Şti.'nden, 2.180,00 TL. vekalet ücretinin davalı .... Hizm. Ltd. Şti.'den, 6.070,18 TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen kısım yönünden hesaplanan 2.944,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar .... ... Ltd. Şti., .... Hizm. Ltd. Şti. ve ... A.Ş.'ne eşit olarak verilmesine,
- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içinden alınarak yatırana iadesine,"
III-Davalılar .... ... Ltd. Şti. ve .... Hizm. Ltd. Şti. vekilince yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 414,64 TL.'nin mahsubu ile kalan 12,96 TL.'nin davalı ... A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
IV-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
30.04.2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere,oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 30/04/2024
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41