SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 23. HD 2023/2319 E. 2024/505 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2319

Karar No

2024/505

Karar Tarihi

20 Mart 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2319 - 2024/505

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N

K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)

ESAS NO : 2023/2319

KARAR NO : 2024/505

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN:

MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 11/09/2019

ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/458E., 2019/612K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :

İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :

Davacı vekili, dava dışı ... Hazır Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ait işletmenin müvekkili sigorta şirketi nezdinde kobi yangın poliçesi ile sigortalı olduğunu, hasar konusu yerin adresindeki müvekkili sigortalısının işletmekte olduğu bir işletme olduğunu, ekteki ekspertiz raporu incelendiğinde hasar tarihi olan 25.08.2016 tarihinde sigortalı işletmenin bulunduğu bölgedeki yağış sonrası davalı şirketin bakım ve onarımından bina sahibi olarak sorumlu olduğunu, olukların kırılması ve tıkanmasına bağlı olarak tesis içerisine su sızması sonucu zarar gördüğünün tespit edildiğini, gerçekleşen hasar sonrası müvekkili şirketin sigortalısına 28.11.2016 tarihinde 4.737,24 TL hasar tazminatı ödediğini, ödenen bu meblağdan davalının ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte sorumlu olduğunu, bunun üzerine ilk olarak davalı şirkete rücu mektubu gönderilerek sigortalıya ödenen tazminatın iadesinin istendiğini, davalı şirketin hasardan sorumluluğunu ve meblağı reddetmeyerek hasar tazmini iadesinin kendi sigorta şirketinden karşılanmasını talep ettiğini, ancak görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, sigortalıya ödenen meblağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, 4.737,24 TL yönünden itirazın iptali ile %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

İlk derece mahkemesince "...Davadan sonra 21/03/2019 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş, 29/07/2019 tarihinde son tutanak tanzim edilmiş ise de, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi yasada öngörülen bir zorunluluk olup bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde davanın usulden reddedileceği, davalıya tebligat dahi çıkarılmadan davanın reddinin gerektiği gözetildiğinde son tutanak düzenlenmeksizin dava açılması halinde sadece davadan önce tanzim edilmiş son tutanağın sunulması için davacıya süre verilebileceği, dava tarihinden sonraki tarihli başvurunun yapılmasının ve son tutanak tanzim edilmesinin açılan davanın dava şartı yokluğundan reddini engelleyemeceği, kanun koyucunun maksadının 6325 sayılı yasanın 18/A maddesindeki düzenleme gözetildiğinde sonradan tamamlanabilir bir dava şartı getirmek olmadığı değerlendirilerek TTK’nın 5/A, HMK’nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Görevsizlik kararı sonrası zorunlu arabulucuk başvurusu yapıldığını ve son tutanağın görevli mahkemeye sunulduğunu, emsal kararlarda da görüleceği üzere davanın usulden reddinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

  1. Dava, TTK m. 1472 uyarınca, sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin, yağış nedeniyle olan su sızıntısından sorumlu olduğu belirtilen davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

TTK m. 1472/1; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.", hükmünü içermektedir. Somut olayda davacı sigortacı, dava dışı sigortalısının haklarına halef olarak rücuen tazminat talep etmektedir.

Yargıtay İBK'nin 22.03.1944 tarih ve 37 E., 9 K. sayılı kararı uyarınca, TTK m.1472 uyarınca rücuen tazminat davaları, sigorta şirketince halefiyet hakkına dayalı olarak açılmış olup, sigorta poliçesinden doğmadığından, mutlak ticari dava olduğu söylenemez. Bu davalarda davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre, görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Bir başka deyişle bu tür davalarda görev konusu, sigortalının zarardan sorumlu olan kişi veya kuruma açtığı dava gibi değerlendirilip belirlenmelidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.11.2016 tarih ve 13158 E., 9204 K., Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2016 tarih ve 1084 E., 1497 K., aynı dairenin 20.09.2016 tarih ve 6280 E., 7990 K., 20. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2016 tarih ve 2015/15593 E., 2016/1517 K. sayılı ilamları da aynı yöndedir.

Buna göre, davacı sigorta şirketi halefiyet ilkesine dayalı olarak bu davayı açtığı için halefi olduğu dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin niteliğine bakılarak görevli mahkeme tespit edilmelidir.

Dava ilk olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, mahkemece tarafların tacir olduklarından bahisle görevsizlik kararı verilmiştir ancak sigortalı ile davalı arasında kira sözleşmesi ya da kat mülkiyeti ilişkisi olup olmadığı tartışılmamıştır. Bu husus dosya kapsamına sunulan delillerden de tespit edilememektedir.

6100 sayılı HMK'nın 4. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu davalar düzenlenilmiş olup “ç” bendi, “Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmünü, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1. maddesi ise “Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir.” hükmünü içermektedir.

Bu durumda mahkemece, sigortalı ve davalı arasındaki hukuki ilişkinin tespiti sonucunda görevli mahkemenin tespiti sonucu karar verilmesi için Dairemizce HMK'nın 353/(1)-a.3. ve 355. maddesi uyarınca esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

  1. Kararın kaldırılması nedenine göre davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir.

HÜKÜM :

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; HMK m. 353/1,a.4 ve 355 gereğince resen, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/458E., 2019/612K. sayılı dava dosyasında verdiği 11/09/2019 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE.

Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine şu aşamada yer olmadığına,

2. Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine.

3. Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine.

4. HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.

20/03/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,

HMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 21/03/2024

Başkan Üye Üye Katip

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesindairesibölgeoybirliğiyleadliyeankaramahkemesihukuk

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim