SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 23. HD 2023/2312 E. 2024/427 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2312

Karar No

2024/427

Karar Tarihi

12 Mart 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2312 - 2024/427

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

23. H U K U K D A İ R E S İ

(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N

E S A S T A N R E D D İ)

(İ S T İ N A F D İ L E K Ç E S İ N İ N

R E D D İ)

ESAS NO : 2023/2312

KARAR NO : 2024/427

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN:

MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 26.09.2023 - 24.10.2023 tarihli Ek Karar

ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/428 E.-2023/967 K.

KONKORDATO

İSTEYENLER :

VEKİLİ :

ALACAKLILAR :

Bir kısım alacaklılar vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin duruşmalı olarak yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :

İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :

Konkordato talep edenler vekili; gerçek kişi müvekkilinin istemci şirketlerin tek hissedarı olduğunu, dünya genelinde ve ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntı sonucunda, döviz kurlarının yükselmesi ve buna bağlı olarak kredi faizlerinin yükselmesi, temel girdilerin fiyatlarının artması, bankaların yeni kredi kullandırmaması, kredi limitlerini düşürmesi nedenleriyle müvekkillerinin ödemelerde zorlanmaya başladıklarını, gerçek kişi müvekkillerinin istemci şirketlerin bankalardan kullandığı tüm kredilere müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, tenzilat konkordatosu talep etmediklerini, borçlarını konkordatonun tasdiki kararının bağlayıcı olmasından itibaren 3'er ay arayla 60 ( Altmış ) aylık vade ile ödemek istediklerini ileri sürerek, önce geçici, daha sonra kesin mühlet verilmesini, yapılacak yargılama sonunda da konkordato tasdik taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :

İlk derece Mahkemesince; "09/09/2023 tarihinde yapılan alacaklılar toplantısı ve sonrasında; davacı ... yönünden; adi alacaklı sayılı yönünden toplam 38 alacaklıdan, 28'inin kabul oyu kullandığı, toplam 49.891.817.55TL alacaktan, 33.779.937,18TL'sinin kabul edildiği, davacı ... A.Ş.'nin, konkordato projesine, kaydedilmiş olan alacaklıların % 74'ü ve alacakların ise %68'i oranda kabul oyu verildiği, bu şekilde. davacının, Konkordato Projesinin Alacaklılar Toplantısında nitelikli çoğunluğa haiz olarak kabul edildiği, davacı ... yönünden; adi alacaklı sayılı yönünden toplam 69 alacaklıdan, 43'inin kabul oyu kullandığı, toplam 50.993.191.67TL alacaktan, 38.977.425,82TL'sinin kabul edildiği, davacı ... AŞ.'nin, konkordato projesine, kaydedilmiş olan alacaklıların % 62 ve alacakların ise %76'sı oranda kabul oyu verildiği, bu şekilde davacının, Konkordato Projesinin Alacaklılar Toplantısında nitelikli çoğunluğa haiz olarak kabul edildiği, bulunduğu, davacı şirket ortağı ... yönünden; adi alacaklı sayılı yönünden toplam 29 alacaklıdan, 18'inin kabul oyu kullandığı, toplam 43.529.066,81TL alacaktan, 31.755.TL'sinin137,33 kabul edildiği, davacı ...'nun, konkordato projesine, kaydedilmiş olan alacaklıların % 62'si ve alacakların ise %73'ü oranda kabul oyu verildiği, bu şekilde davacının, Konkordato Projesinin Alacaklılar Toplantısında nitelikli çoğunluğa haiz olarak kabul edildiği ve bu şekilde konkordato projesinin İİK'nın 302/2 maddesinde aranan nisabın üzerinde kabul edildiği anlaşılmıştır.

Diğer taraftan sunulan konkordato revize projesine göre teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğu, teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olduğu anlaşılmıştır.

Konkordato komiserler kurulu raporuna göre borçluların İİK 206. maddesinin 1. sırasında gösterilen nitelikte imtiyazlı alacaklısı bulunduğu ve bu alacakların mutabakatla ödeme planına bağlandığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, davacıların konkordato revize projesinin 09/09/2023 tarihinde yapılan alacaklılar toplantısında ve sonrasında İİK 302/2 maddesinde aranan nisabın üzerinde alacaklılar tarafından kabul edildiği, şirketlerin borca batık olmadığı, bu çerçevede, Konkordato projesinin başarıya ulaşma imkanı olduğundan, alacaklılar yönünden konkordato projesinin tasdik koşullarının oluştuğu, davacıların ödeme teklifinin kaynakları ile uyumlu olduğu" gerekçesiyle,

İstemcilerin konkordato tasdik projesi kapsamında kalan tüm borçların faizsiz ve tenzilatsız eşit taksitlerle konkordato tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren 36 ay vadede eşit taksitler halinde istemciler tarafından alacaklılara ödenmesine karar verilmiştir.

İstemciler vekilinin 26.09.2023 tarihli dilekçesiyle; İİK'nın 307. maddesi uyarınca, üçüncü şahıslar tarafından verilen rehinler de dahil olmak üzere tüm rehinli malların muhafaza altına alınması ve satışının ertelenmesi talepleri ile ilgili karar verilmediğini belirterek tavzih talebinde bulunması üzerine İlk derece Mahkemesinin 24.10.2023 tarihli Ek Kararıyla; istemcilerin İİK 307. madde hükmü gereği rehinli malların muhafaza altına alınması ve satışının ertelenmesi yönünde talepte bulunduğu, rehinle temin edilen alacakların konkordato talebinden önce doğduğu, rehinli alacağın konkordato talep tarihine kadar ödenmemiş faiz alacağı hususunda çekişme bulunduğu ve yargılamayı gerektirdiği, rehinli malların para çevrilmesi halinde, şu aşamada konkordato kapsamındaki borçlarını ödeme güçlüğü içine düşebileceği gerekçesiyle istemciler vekilinin talebinin kısmen kabulü ile istemciler üzerine kayıtlı tüm rehinli malların muhafaza altına alınması ve satışının karardan itibaren 1 yıl geçmemek üzere ertelenmesine, 3. kişilere ait olup rehinli alacaklılara ipotek olarak verilen taşınmazların satışının bu aşamada ertelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili Bankanın nisaba dahil edilen ve genel kredi sözleşmesine dayalı alacak tutarının hatalı tespit edildiğini, itirazları üzerine Mahkemece nisaba dahil edilmesi gerektiği belirlenen tutar üzerinden oy kullandığını, bu durumun yapılan oylamada aranan çoğunluğun hesaplanmasında hatalı tespite neden olduğunu, böylece istemcilerin alacaklıyı zarara uğratma amacıyla hareket ettiği ve İİK'nın 297. maddesine aykırı davrandığının açık olduğunu,

Banka ve finans kurumları haricindeki alacaklıların alacak nevi olan çeklerin alacak miktarının, bankaların alacak miktarlarına nazaran çok fazla olduğunun dikkat çektiğini, konkordato sisteminde tasdik için gerekli çoğunluğun manipülasyonla sağlanabildiğini, mahkemece bu durumun yeterli tetkik ve araştırma ile nazara alınmadığını,

Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.

Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; istemci ...'nun müvekkili bankanın borçlusu olduğunu, öncelikle istemcilerin borca batık olmadığını, buna rağmen konkordatonun tasdik edilmesinin alacaklıların borçlu karşısında aşırı ve makul olmayan zararına neden olduğunu, konkordato ön projesinin samimi ve gerçekleştirilebilir olmaktan uzak olduğunu, konkordato mühletinin borçlunun mali durumunun iyileşmesine katkı sağlamayacağını, aksine bu süreçte alacaklıların durumunun kötüleşeceğini, ön projede müvekkili Banka alacaklarına yer verilmediğini/ hatalı yer verildiğini, kanunda sayılan belgelerin tamamının verilmediğini ve/veya verilen belgeler ve bu belgelerdeki bilgilerin bir kısmının eksik ya da hatalı olduğunu, dosyaya sunulan Komiser Kurulu raporları ve bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, itirazlar karşılanmadan hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve konkordato talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.

Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; istemcilerin daha önce konkordato başvurusunda bulunduklarını, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/611 E. sayılı dosyasında konkordato tasdik talebinin kabulüne karar verildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli, 2021/1266 E. ve 2022/294 K. sayılı kararı ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.05.2021 tarihli, 2019/611 E. ve 2021/315 K. sayılı kararı kaldırılarak, istemcilerin konkordato tasdik taleplerinin reddine karar verildiğini, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08.06.2022 tarihli, 2022/2203 E. ve 2022/3176 K. sayılı kararı ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün onanmasına karar verildiğini, henüz bu karar kesinleşmeden iş bu konkordato tasdik başvurusunun yapıldığını, ikinci başvuru usule uygun olmadığı gibi istinaf mahkemesince ortaya konulmuş olan eksikliklerin de giderilmediğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.

Alacaklı .... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili Bankanın genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak istemcilerden alacaklı olduğunu, mahkemece nisaba katılmaları gereken tutar ile ilgili kararda alacaklarının eksik belirlendiğini, bu durumun oy nisabının belirlenmesine de etkili olduğunu,

İstemciler vekilince duruşma sonrasında rehinli malların muhafazası ve satışının karar tarihinden itibaren 1 yıl ertelenmesi hususunda dilekçe verilmişse de işbu istinaf başvurusunu yaptıkları tarih itibariyle mahkemece bu yönde bir karar verilmediğini, iş bu talebin kabul görmesi halinde de konkordato talebinin reddine karar verilmişken, rehinli malların satış ve muhafazasının ertelenmesine karar verilmesinin rehinli alacaklıların alacağına kavuşmasını geciktireceğini, mahkemece bu yönde karar verilirse rehinli malların muhafazası ve satışının ertelenmesine yönelik kısmının da kaldırılarak talebin reddine karar verilmesini talep etiklerini,

Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı durumlarda geçici mühlet, kesin mühlet kararı verilmemesi gerektiğini, ön projenin samimi ve gerçekleştirilebilir olmaktan uzak olduğunu,

Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.

Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; istemcilerin daha önce yaptıkları konkordato talebi üzerine Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.05.2021 tarihli 2019/611 E., 2021/315 K. sayılı kararı ile konkordato talebinin kabulüne karar verildiğini, kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 23.02.2022 tarihli 2021/1266 E., 2022/294 K. sayılı kararı ile kaldırıldığını, talepte bulunanların temyiz başvurusunda bulunmaları üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08.06.2022 tarihli 2022/2203 E., 2022/3176 K. sayılı kararı ile kaldırma kararının onandığını, dolayısıyla kesin hüküm itirazında bulunduklarını, ayrıca ikinci başvuru tarihinde derdest bir dosya bulunduğundan derdestlik itirazında bulunduklarını,

Konkordato talep edenlerin varlıklarının borçlarından önemli ölçüde fazla olduğunu, dolayısıyla İİK'nın 285. maddesindeki başvuru koşullarının oluşmadığını,

Konkordato komiseri raporunda istemciler ile ilgili mevcut malların satılıp satılmayacağı, sermaye artışının yapılıp yapılmayacağı, gerekli mali kaynağa nasıl ulaşılacağı konularının belirtilmesi gerektiğini, ayrıca İİK'nın 286. maddesindeki belgeler eksik olmasına rağmen konkordato projesinin tasdik edildiğini,

İlk derece Mahkemesinin oy kullanma süresi sona erdikten sonra verdiği 18.09.2023 tarihli ara kararı ile müvekkili Bankanın nisaba dahil alacaklarının kısmen kabul edildiğini, bu ara kararının da usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Kararın kesinleşmesinden itibaren 36 ay taksitle borçların ödenmesine dair kararın hakkaniyetsiz olup alacaklıların telafisi imkânsız zararlara uğratılacağını, kararın kesinleşip ödemelerin yapılmasının 5 yılı bulacağını, bunun yanında 2019-2022 tarihleri arasındaki önceki konkordato süreci eklendiğinde ödeme yapılmayan 9 yıllık sürenin alacaklılar açısından katlanılamaz bir durum olduğunu,

İlk derece Mahkemesince İİK'nın 308/b maddesi uyarınca reddedilen alacaklar için depo kararı verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu,

Belirterek, İlk derece Mahkemesinin 18.09.2023 tarihli ara kararının ve 26.09.2023 tarihli nihai kararının kaldırılmasına ve konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.

Alacaklı... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; Yargıtay içtihatlarına göre istemciler borca batık değil ise öngörülen uzun vadenin borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını, yine borca batık olmadığı tespit edilen istemci şirketin borçlarını faizsiz ödemesi kararının hukuka ve yasanın amacına aykırı olduğunu, konkordatonun tasdiki şartları kamu düzeninden olduğundan İİK'nın 305/son maddesi gereği mahkemece re'sen vadenin kısaltılması yoluna gidilmesi gerektiğini, tasdik kararının alacaklıları telafisi imkânsız zarara uğratacağını,

İstemciler tarafından daha önce yapılan konkordato başvurusu üzerine Mahkemenin 2019/611 E. sayılı dosyası ile istemin kabulüne karar verildiğini, kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2021/1266 E. sayılı kararı kaldırılmasına karar verildiğini, dava henüz kesinleşmeden iş bu başvurunun yapıldığını, bu durumun dürüstlük kuralına aykırı ve alacaklıların zararına olduğunu,

Mahkemenin 08.09.2023 tarihli ara kararı ile 09.09.2023 tarihli alacaklılar toplantısında bir kısım alacağı itiraza uğramış alacaklıların hangi nisapla katılacağı yönünde karar oluşturulduğunu, söz konusu ara kararda istemcilerden ... şirketinin istemci ... şirketinden alacaklı olduğu ve nisaba katılması gerektiğine karar verildiğini, bu kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, istemcilerin birbirinden alacaklıymış gibi gösterilerek nisabın istemciler lehine artırılmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu,

İstemcilerin kötü niyetle başvuruda bulunduklarını ve muvazaalı işlemleri bulunduğunu, istemciler tarafından sunulan konkordato ön projesi sadece ... şirketine dayandırılmış olup, diğer istemciler yönünden ayrı özgün bir proje ibraz edilmediğini, konkordato komiseri raporunda istemci şirketlerin borç ödeme kapasitesi oluşmadığının belirtildiğini, istemci ...'nun teklif ettiği tutarın kaynakları ile orantılı olup olmadığına raporda yer verilmediğini, istemcilerce teklif edilen tutarın borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olup olmayacağı tespitinin dahi yapılmadığını, konkordato komiseri nihai raporunda istemciler ile ilgili mevcut malların satılıp satılmayacağı, sermaye artışının yapılıp yapılmayacağı, gerekli mali kaynağa nasıl ulaşılacağı konularının raporda belirtilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile tanzim edilmiş komiser raporu ve mali verilere dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu,

Müvekkili banka alacaklarının gerekçe gösterilmeden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İİK'nın 305. maddesi koşullarının oluşmadığını, İİK'nın 308/b maddesi uyarınca reddedilen alacaklar için depo kararı verilerek çekişmeli alacak davası açmaları için alacaklılara süre tanınması gerektiğini,

Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Alacaklılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkillerinden ...'ün mahkeme kararına dayalı kesinleşmiş işçi alacaklarının konkordato projesinde gösterilmediğini, İlk derece Mahkemesi kararında belirtildiğinin aksine imtiyazlı işçi alacağı bulunduğunu, keza müvekkili ...'ce açılan davada davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, istinaf aşamasında başlatılan takiplerin iş bu dosyada alınan tedbir doğrultusunda durdurulduğunu, mahkemece işçi alacaklarının tedbirlerin dışında tutulduğuna ilişkin karar verilmesi talepleri ile ilgili karar verilmediğini, imtiyazlı alacakların her zaman projeye dahil edilmesi gerekirken her iki müvekkili için alacak kaydının yapılması için komiserliğe yapılan başvuruda sürenin geçirildiği ve mahkemeye başvurulması gerektiğinin ifade edildiğini, mahkemenin ise yaptıkları başvuruyu dikkate almayarak imtiyazlı işçi alacağı bulunmadığı yönünde karar verildiğini,

İstemciler tarafından daha önce yapılan konkordato başvurusu üzerine Mahkemenin 17.05.2021 tarih ve 2019/611 E., 2021/315 K. sayılı kararı ile konkordato talebinin kabulüne karar verildiğini, anılan kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 23. Hukuk Dairesinin 23.02.2022 tarih ve 2021/1266 E., 2022/294 K. sayılı kararı ile kaldırıldığını, istemcilerin temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08.06.2022 tarih ve 2022/2203 E., 2022/3176 K. sayılı kararı ile kaldırma kararının onanarak kesinleştiğini, kesin hüküm itirazında bulunduklarını, ilk başvuru ile ilgili derdest bir dosya varken aynı konuda ve aynı taraflarca ikinci başvurunun yapıldığını, bu sebeple derdestlik itirazında bulunduklarını,

Başvurunun sadece mühletin sonuçlarından yararlanmak amacıyla yapıldığını, konkordatoya başvuru hakkının amacı dışında kullanılmasına izin verilmemesi ve bu sebeple talebin usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, firmanın mal varlığının borcu fazlasıyla karşılamaya yeter miktarda olduğunu, tasdik projesinin onaylanmasının alacaklıların mağduriyetinin daha da artmasına sebebiyet verdiğini,

Konkordato projesinin tasdik edilebilmesi için gerekli şartlardan birinin de m. 206 'da yer alan birinci sıra imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının alacaklının bundan açıkça vazgeçmediği sürece yeterli bir teminata bağlanmış olması olduğunu, Mahkemece teminat gösterilmesi gerektiği yolundaki talepleri ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini, konkordato projesi ve sunulan ödeme planlarının alacaklılar arasında sağlanması gereken eşitlik ilkesine aykırı olduğunu,

İlk derece Mahkemesince deliller toplanmadan, gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verildiğini, kararın yeterli gerekçe içermediğini, borçlu tarafından depo edilen teminatın eksik olduğunu, harçların eksik yatırıldığını,

Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine veya talebin reddine karar verilmesini istemiştir.

Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili Bankanın genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak istemci şirketlerden alacaklı olduğunu, mahkemece sadece ...... A.Ş. yönünden alacağının altında bir miktarla nisaba katılmasına, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verildiğini, müvekkilinin 08.09.2023 tarihli alacaklılar toplantısında istemci ......A.Ş. yönünden oy kullanamadığını, diğer istemci ... ...A.Ş. yönünden ise alacak tutarının altında bir miktarla nisaba dahil olduğunu, bu nedenlerle nisapların hukuka uygun bir şekilde sağlanmadığını, tasdik kararıyla hem müvekkili banka alacağının eksik tutarda kabul edildiğini, hem de 36 aylık uzun bir vadeye yayılarak müvekkilinin ve diğer alacaklıların alacaklarına ulaşmasının zorlaştırıldığını,

Nihai komiserler kurulu raporunda tespit edildiği üzere konkordato talep eden istemcilerin borca batık olmadığını, müvekkili bankanın lehine ipotekli taşınmazların satışı yoluna giderek alacaklarını kısa sürede tahsil edebilecekken verilen tasdik karar sebebiyle en az 36 ay boyunca alacağının tamamını tahsil edemeyeceğini, borçluların borçlarını böylesine uzun bir vadede ödemelerine olanak sağlayan İlk derece Mahkemesi kararının sırf bu yönü ile dahi açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,

İstemciler tarafından daha önce de konkordato talebinde bulunulduğunu, Mahkemenin 17.05.2021 tarih ve 2019/611 E., 2021/315 K. sayılı kararı ile konkordato talebinin kabulüne karar verildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından 23.02.2022 tarih ve 2021/1266 E., 2022/294 K. sayılı kararı ile işbu kararın kaldırıldığını, konkordato talep edenlerce temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08.06.2022 tarih ve 2022/2203 E., 2022/3176 K. sayılı kararı ile kaldırma kararının onanarak kesinleştiğini, bu karar henüz kesinleşmeden istemciler tarafından yeniden konkordato talebinde bulunulduğunu, İlk derece Mahkemesince derdestlik ve kesin hüküm itirazları görmezden gelinerek tasdik kararı verildiğini,

İİK'nın 305. maddesinde öngörülmüş olan konkordatonun tasdiki şartlarının somut olayda bulunmadığını, konkordatonun dürüst borçluyu koruyan bir kurum olduğu kadar alacaklının alacağını da koruyup gözetmesi gereken bir kurum olduğunu,

Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve istemcilerin konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

İstem, konkordatonun tasdikine ilişkindir.

-İİK'nın "Konkordatonun mahkemede incelenmesi" başlıklı 304. maddesinin birinci fıkrası, "Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır." hükmünü,

"Kanun yolları" başlıklı 308/a maddesinin ilk cümlesi, "Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir." hükmünü içermektedir.

Somut olayda İlk derece Mahkemesince, komiserler kurulunca nihai rapor sunulduktan sonra duruşma açılmasına ve ilanlar yapılmasına karar verilmesi gerekirken, henüz alacaklılar toplantısı yapılmadan ve dolayısıyla nihai rapor sunulmadan önce, kesin mühletin dolacağı 26.09.2023 tarihine duruşma açılmasına karar verildiği ve ilanların yapıldığı, komiserler kurulunca kesin mühletin dolacağı tarihten sadece dört gün önce, mahkemeye İİK'nın 304/1. maddesindeki ilanlar için gerekli süre bırakılmaksızın ve alacaklılara komiser raporunu incelemeleri için uygun kalmayacak şekilde nihai raporunu sunduğu anlaşılmıştır.

Bu nedenlerle, istinaf yoluna başvuran alacaklıların duruşmadan önce itiraz edip etmedikleri araştırılmaksızın, istinaf yoluna başvurma hakları bulunduğu değerlendirilmiş ve istinaf itirazları incelenmiştir.

-İstemciler vekilince İİK'nın 307. maddesi uyarınca rehinli malların muhafaza altına alınması ve satışının ertelenmesi talepleri ile ilgili karar verilmediği belirtilerek tavzih talebinde bulunulması üzerine İlk derece Mahkemesinin 24.10.2023 tarihli Ek Kararıyla; istemciler vekilinin talebinin kısmen kabulü ile istemciler üzerine kayıtlı tüm rehinli malların muhafaza altına alınması ve satışının karardan itibaren 1 yıl geçmemek üzere ertelenmesine, 3. kişilere ait olup rehinli alacaklılara ipotek olarak verilen taşınmazların satışının bu aşamada ertelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.

Ek kararın İİK'nın 306. maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla 288. maddesi uyarınca ilan edilmesi gerekirken, İlk derece Mahkemesince Ek karar ilan edilmemiştir. Ne var ki alacaklı .... vekilince ek karara yönelik de istinaf itirazları ileri sürülmüştür.

Alacaklıların herhangi birinin istinafı üzerine konkordatonun tasdikine ilişkin İlk derece Mahkemesi kararı kaldırıldığında, bu durum hem borçluyu ve hem de istinaf etsin ya da etmesin bütün alacaklıları etkileyecektir.

Bu nedenlerle Ek kararın ilanı için dosyanın İlk derece Mahkemesine geri çevrilmesine gerek olmadığı değerlendirilmiş; alacaklı .... vekilinin Ek karara yönelik istinaf itirazları da incelenmiştir.

  1. Alacaklılar ...., ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekillerinin geçici ve kesin mühlet kararları ile ilgili istinaf itirazları yönünden;

Adı geçen alacaklılarca istinaf sebebi olarak ileri sürülen ilk husus, kanunun aradığı belgeler ve diğer şartlar bulunmaksızın borçluya geçici mühlet ve kesin mühlet verilmesinin hukuka aykırı olduğudur.

İİK'nın 287/son maddesi uyarınca geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı gibi aynı Kanun'un 293/1 maddesine göre de kesin mühlet talebinin kabulüne ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.

Bu iki düzenleme kanunyollarını sadece bu kararların verildiği tarihte değil yargılama sonunda verilen nihai karar aşamasında da kapatmıştır.

Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 346/1. ve 352/(1)-b maddeleri uyarınca, alacaklılar ...., ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekillerinin istinaf dilekçelerinin bu yöne ilişkin kısımlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

  1. Alacaklılar ...ve ... vekillerinin istinaf itirazları yönünden;

Dairemizce, alacaklılar ... ve ... vekilinin istinaf itirazları yönünden duruşma yapılmasına karar verilmiş ve taraf vekilleri duruşmaya davet edilmiş ise de, adı geçen alacaklılar vekilince istinaf aşamasında 11.03.2024 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusundan feragat ettikleri açıklanmıştır. Alacaklılar vekilinin vekaletnamesinde kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.

6100 sayılı HMK'nin 349/2. maddesinde, "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmü düzenlenmiştir.

Bu nedenlerle, alacaklılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

3-

-Konkordatonun tasdiki prosedürü bir "dava" olmayıp, HMK'nın 382/(2)-f.6 ve 7. fıkraları uyarınca çekişmesiz yargı işidir. Teknik anlamda "dava" niteliğinde olmayan bu "talep" ile ilgili, aynı Kanunun 385/(1). maddesinde tanımlandığı şekilde niteliğine uygun düşmediğinden, HMK'nın 114. maddesindeki derdestlik ve kesin hüküm ile ilgili dava şartlarının uygulanması olanağı bulunmamaktadır.

Aynı Kanunun 388/(1). maddesi ise, "Kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde, çekişmesiz yargı kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez." hükmünü içermektedir.

Buna göre istinaf yoluna başvuran bazı alacaklılar vekillerinin derdestlik ve kesin hüküm itirazlarının dikkate alınmadığı yolundaki istinaf itirazları yerinde değildir.

-İstinaf yoluna başvuran bazı alacaklılar vekillerince alacaklarının kesinleştiği ve borçlunun temerrüde düştüğü, buna rağmen borçlunun itirazı nedeniyle alacaklarının tam olarak nisaba dahil edilmediği; bu yöndeki başvurularının mahkemece reddedildiği ileri sürülmüştür.

İcra ve İflas Kanunu'nun 300. maddesi uyarınca konkordato komiseri, yazdırılan alacaklara karşı borçlunun beyanını alır. Borçlunun itiraz ettiği alacaklar çekişmeli hale gelir. Kanun çekişmeli alacaklara iki sonuç bağlamıştır. İlk olarak çekişmeli alacakların nisaba ne şekilde katılacağına mahkeme karar verir (İİK m.302/VI). Nitekim somut olayda bu hususta mahkemeye yapılan bazı başvurular reddedilmiştir. Mahkemenin bu konuda verdiği kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Bu bağlamda çekişmeli alacakların ayrıca dava konusu edilmesine imkan sağlanmıştır (İİK m.308/b).

Açıklanan nedenlerle çekişmeli hale gelmiş alacakların istinaf sebebi yapılmasına ve bu tutarların bölge adliye mahkemesince belirlenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

-Çekişmeli alacakların depo ettirilmesi hususu tamamen ilk derece mahkemesinin takdirinde olup bu takdirin istinaf incelemesine konu edilmesi mümkün görülmemiştir.

Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK'nın 356/(2) maddesi uyarınca, alacaklılar ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ...., ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekillerinin 26.09.2023 tarihli nihai karara, alacaklı .... vekilinin 24.10.2023 tarihli Ek Karar istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM :

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; HMK'nın 346/1. ve 352/(1). b maddeleri uyarınca, alacaklılar .... ve ... A.Ş. vekillerinin istinaf dilekçelerinin geçici ve kesin mühlete ilişkin kısımlarının reddine,

  2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle; HMK'nın 349/(2). maddesi uyarınca, alacaklılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine,

  3. Yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle; HMK'nın 356/(2) maddesi uyarınca, alacaklılar ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ...., ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekillerinin Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.09.2023 tarih ve 2022/428 E., 2023/967 K. sayılı kararına; alacaklı .... vekilinin 24.10.2023 tarihli Ek Kararına yönelik İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,

  4. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubuyla kalan 157,75 TL.'nin alacaklılar ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ...., ... A.Ş. ve ... A.Ş.'den ayrı ayrı alınmasına,

Alacaklılar ... ve ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,

  1. İstinaf yoluna başvuran alacaklılarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde,

  2. Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,

12.03.2024 tarihinde, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, diğer alacaklılar vekillerinin yokluğunda, İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 12/03/2024

Başkan

e-imza

Üye

e-imza

Üye

e-imza

Katip

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

konkordatobölgeadliyetarihiankaradairesimahkemesihukuk

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim