SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 23. HD 2024/356 E. 2024/386 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/356

Karar No

2024/386

Karar Tarihi

6 Mart 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/356 - 2024/386

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N

K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)

ESAS NO : 2024/356

KARAR NO : 2024/386

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN:

MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 23.11.2023

ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/357 E., 2023/886 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALILAR :

Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :

İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :

Davacı vekili, müvekkilinin ASO 1. Organize Sanayi Bölgesinde yer alan işyerlerinin güvenliğinin sağlanması için 03.02.2014 tarihinde davalı ... A.Ş. ile özel güvenlik hizmetleri sözleşmesi imzaladığını, bu tarihten itibaren müvekkilinin adreslerdeki işyerlerinin güvenliğinin haftanın 7 günü 24 saat olmak üzere davalı şirket tarafından sağlandığını, 23.01.2021 tarihinde müvekkiline ait işyerinde, davalı şirket çalışanı davalı ...'nın güvenlik görevlisi olarak görev yaptığı sırada toplam ağırlığı 2816 gr olan 367 adet 1000 mm uzunluğunda bakır bara ile toplam ağırlığı 1442 gr olan 5044 adet 500 mm uzunluğunda bakır baranın çalındığını, güvenliğinin sağlanması davalı şirketin sorumluluğunda olan işyerinde gerçekleşen hırsızlık eylemine ilişkin kamera kayıtlarında yapılan incelemede; dava dışı ..., ...'in olay günü saat 18:00 sıralarında bir kamyonet ile işyerine geldiklerini, davalı ... tarafından kurallara ve görev yükümlülüklerine aykırı olarak dava dışı kişilerin kamyonet ile birlikte işyerine alındığını, davalı ...'nın dava dışı kişiler ile güvenlik görevlisi kabininde bir süre oturduğunu, bu süre zarfında ... tarafından güvenlik görevlisi kabinindeki kameranın kablosunun çekilerek kameranın kayıt almasının engellendiğini, bu sırada dava dışı ...'in kamyonet ile işyerinin sevkiyat bölümüne giderek söz konusu malları kamyonete yüklediğini, akabinde davalı ...'nın dava dışı kişilerle samimi bir şekilde sarılıp vedalaşarak, bu kişilerin müvekkiline ait mallar ile işyerinden ayrılmasına müsaade ettiğini, güvenlik görevlisi davalı ... ve dava dışı kişiler hakkında hırsızlık eylemi nedeniyle müvekkili tarafından şikayette bulunulduğunu, dava dışı kişilerin ayrı ayrı, bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlemeleri sebebiyle 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiğini, davalı ...'nın suçlamaları inkâr ettiği dikkate alınarak, kesin somut delil olmadığı gerekçesiyle beraatına karar verildiğini, davalı ... hakkında verilen beraat kararına karşı istinaf yoluna başvurduklarını, davalının sözleşmeye göre taahhüdünü yerine getirmek üzere görevlendirdiği diğer davalı çalışanının müvekkilinin işyerinde gerçekleştirilen hırsızlık olayına iştirak etmiş olması ve görevini kasten yerine getirmemiş olduğunun davalının da kabulünde olması dikkate alındığında müvekkilinin uğradığı tüm zararı karşılamakla sorumlu olduğunu, 5188 sayılı Kanun'un 21. maddesinde özel güvenlik şirketlerinin görevlendirdikleri özel güvenlik görevlilerinin üçüncü kişilere verdiği zarardan sorumlu olduklarınının düzenlediğini, çalınan malların kolluk kuvvetlerince halen bulunamadığını, çalınan bakır baradan dolayı 341.719,80-TL zarar ettiklerini, dava dışı ...'in soruşturma dosyasındaki ifadesinde, çalınan malların 42.000,00-TL'ye satıldığını beyan ettiğini, malların gerçek değerinin ve ikamelerinde oluşan fiyat farkının bilirkişi incelemesi ile tespitini talep ettiklerini, bu hususta arabuluculuktan da sonuç alamadıklarını beyan ederek müvekkilinin işyerinde gerçekleşen 23.01.2021 tarihli hırsızlık olayı neticesinde uğramış oldukları maddi zararın karşılanması amacıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00-TL'nin 23.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasındaki sözleşme kapsamında çalışılırken 23.01.2021 tarihli hırsızlık olayının meydana geldiğini, hırsızlığın, o tarihte davacının sevkiyat bölümünde çalışan ... tarafından gerçekleştirildiğini, davacının olayı sanki dışarıdan üçüncü kişiler tarafından yapılmış bir hırsızlık gibi aksettirmeye çalıştığını, olaya bu açıdan bakıldığında, davacının personeli tarafından gerçekleştirilen hırsızlıktan doğrudan davacının sorumlu olduğunu, müvekkilinin aralarındaki sözleşme uyarınca kendisine düşen yükümlülükleri eksiksiz olarak ve profesyonel bir şekilde yerine getirdiğini, sözleşmeye konu işyerine ilişkin güvenlik risk analiz raporu hazırladıklarını ve davacı ile paylaştıklarını, bu raporda, yetkisiz giriş ve hırsızlık riskinin dava konusu olaydan önce öngörüldüğünü, davacının alması gereken tedbirlerin bildirildiğini, müvekkili tarafından davacının işyerinde düzenli periyotlarla ziyaret ve denetim yapıldığını, hırsızlık olayında en önemli sebebin, davacının yükte hafif pahada ağır olması sebebiyle ilk hedefin bakır mamuller ve kabloların dağınık, korumasız ve kontrolsüz bir biçimde tutulması ve bu konuya ilişkin müvekkilinin uyarı ve tavsiyelerini göz ardı etmeleri olduğunu, davacının hırsızlık olayında diğer davalı ...'nın kusuru olduğunu iddia ettiğini, oysa Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/254 E. sayılı dosyasında hırsızlık suçu iddiasından beraat ettiğini, müvekkilinin ve çalışanı ...'nın davacının kendi çalışanlarının eylemlerinden korumasına ilişkin bir görev ve yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında yapılan toplantılar ile hafta sonu çalışacak personellerin isim listesinin davacı tarafından görev yapacak özel güvenlik görevlileri ile paylaşılmasında mutabık kalınmasına karşın, davacı tarafından bu mutabakata uyulmadığını, müvekkilinin çalışanı ...'nın, 23.01.2021 günü davacı çalışanı ... tarafından palet ile yüklenen aracın kontrolünü yaptığını, ancak ...'nın gümrük muhafaza memuru gibi, aracı tamamen boşaltıp, içindeki tüm malları kontrol ve sayım görev ve yetkisi bulunmadığından, paletlerin altına gizlenmiş bakır mamulleri tespit etme ihtimali bulunmadığını, ...'nın bakır mamulleri tespit etse bile davacının çalışanının bu malzemeleri iş sebebiyle mi yoksa hırsızlık amacıyla mı işyeri dışına çıkarttığını ayırt etme ve sorgulama hak ve yetkisi bulunmadığını, davacının hırsızlık iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 367 adet 1000 mm uzunluğundaki bakır baranın 2816 gr ve 5044 adet 500 mm uzunluğundaki bakır baranın ise 1442 gr olmasının mümkün olmadığını, kg yerine gr yazıldığını ve bu hususun davacıya açıklattırılması gerektiğini, davacının çalışanı ve hırsızlık olayını gerçekleştiren ...'in, ceza yargılamasında, toplam 1210 kg bakır çaldığını ve bunu 48.000,00-TL'ye sattığını beyan ve ikrar ettiğini, hırsızlığın Isuzu marka bir kamyonet ile işlendiğini, bu kamyonetin davacının iddia ettiği çalınan malı taşıma kapasitesi bulunmadığını, yine, hırsızlık olayında dava dışı ...'in tek başına ve 15 dakika da Isuzu marka araca hırsızlık olayına konu bakırları yüklediğinin ceza dosyasında sabit olduğunu, bir kişinin 15 dakika da 4 ton 250 g bakırı bir araca yüklemesinin fiilen mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinin ekinde 10.07.2020 tarihli bir fatura ve bir takım fotoğraflar sunduğunu, bunlarla iddiasını ispat etmesinin mümkün olmadığını, anılan faturanın hırsızlık tarihinden 6 ay önce tanzim edilmiş olduğunu, fatura içeriğinde sadece bakır mamul alındığını, dolayısıyla davacının hırsızlık sebebiyle uğradığını iddia ettiği zararın da gerçek dışı olduğunu, davacının kendi personeli tarafından gerçekleştirilen hırsızlığı fırsat bilip, hırsızlığı gerçekleştiren kişilere karşı hiç bir dava açmaksızın doğrudan müvekkili üzerinden sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını beyan ederek işbu davanın hırsızlık olayından ceza alan; ..., ...'e ihbar edilmesini ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :

İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın öncelikle görev yönünden değerlendirilmesi gerekmiş olup taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı davalının işçisi olan davalı ... yönünden davacıdan alınan emir ve talimatlar dolayısıyla hareket ettiğinden işçi işveren ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı düzenlenmiştir. Davalı ... tacir olmadığı taraflar arasındaki ilişkinin işçi işveren ilişkisi olduğu anlaşılmıştır. Davacının talep sonucu mutlak ticari dava da oluşturmamaktadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi hükmü uyarınca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemesi görevlidir. Davalı şirket yönünden ise uyuşmazlık ticari ise de davaların birlikte görülmesi gerektiğinden davalı şirket yönünden de özel görevli mahkemece değrlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

Bu nedenle mahkememizin görevsiz olduğu davaya bakmaya iş mahkemelerinin görevli olduğuna..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:

Müvekkili şirket ile davalı arasında tanzim edilmiş olan ve TBK m. 116 uyarınca davalı şirketin sorumluluğunun kaynağı olan sözleşmenin İş Kanunu kapsamında olmadığını, davalılar arasında hiç bir surette işçi-işveren ilişkisi kurulmadığını, yargılama sırasında, öncelikle sağlam ve çalışır vaziyette yazı işleri müdürlüğüne teslim edilen güvenlik kamerası görüntülerini içeren CD, DVD ve USB'nin açılmaz halde ve kırık bulunması, akabinde bilirkişi raporunda müvekkilin uğradığı zarar 341.704,80-TL olarak belirlendikten sonra miktar yönünden itirazları değerlendirilmeden ve dolayısıyla ıslah yoluyla müddeabihin artırılması imkanı kısıtlanarak, davanın açılmasından iki sene sonra mahkemece verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu;

TTK m. 5'e göre aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğunu;

Nitekim, yerleşik Yargıtay içtihatlarının, özel güvenlik şirketi personelinin hırsızlığa karışması olayında, TBK m. 116 uyarınca güvenlik şirketinin sorumlu olduğunu ve davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu açıkça ortaya koyduğunu;

5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 21. maddesi kapsamında, özel güvenlik şirketlerinin görevlendirdikleri özel güvenlik görevlilerinin üçüncü kişilere verdiği zarardan sorumlu olduklarının düzenlendiğini;

Davaya konu olarak tazminini talep ettikleri zararın, müvekkili şirket ile davalı arasında sözleşme ilişkisi devam ettiği sırada, 23.01.2021 tarihinde, davalı güvenlik şirketi ve çalıştırdığı güvenlik elemanının sorumluluğunda gerçekleştiğini ve hırsızlık olayı sonucunda, toplamda 341.719,80-TL zarara uğradığını, hırsızlık suçunu işleyen güvenlik görevlisini istihdam eden davalı ... Özel Güvenlik Şirketi'nin, müvekkili şirketin uğradığı zarardan TBK m. 116 uyarınca tamamen sorumlu olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

  1. Dava, davacı ve davalı şirket arasında akdedilen özel güvenlik hizmeti sözleşmesi kapsamında, işyerinde meydana gelen hırsızlık nedeni ile uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.

Davaya konu alacak tacir olan davacı şirket ve davalı şirketin ticari işletmesi ile ilgili olduğundan, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca nispi ticari dava niteliğindedir.

6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup 353/(1)-a.3. maddesinde ise mahkemenin görevli olmasının kararın kaldırılması nedeni olduğu belirtilmiştir.

Buna göre ilk derece mahkemesince, ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, anılan şekilde karar verilmesi doğru olmamış, esası incelemeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

2. Kararın kaldırılma nedenine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığı değerlendirilmiştir.

HÜKÜM :

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

I-Yukarıda (1) numaralı bentte belirtilen nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/357 E., 2023/886 K. sayılı dava dosyasında verdiği 23.11.2023 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE.

Yukarıda (2) numaralı bentte belirtilen nedenlerle, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına.

II-Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine.

III-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine.

IV-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.

06.03.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 07.03.2024

Başkan Üye Üye Katip

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesindairesiıvhmkgönderilmesinebölgeoybirliğiyleadliyekaldırılmasınaincelenmedenankaramahkemesiesasıhukuk

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim