Ankara BAM 23. HD 2022/1968 E. 2024/319 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2022/1968
2024/319
21 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2022/1968
KARAR NO : 2024/319
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : Doç. Dr. ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 18.01.2018
ESAS-KARAR NUMARASI : 2010/358 E., 2018/12 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Davacı vekili müvekkilinin, müflis kooperatiften "Daire Satış Sözleşmesi" başlıklı bir belge ile ve 73.000,-TL ödeyerek bir bağımsız bölüm satın aldığını, sözleşmenin imzalanması sırasında 2008 yılı sonuna kadar dairenin teslim edilmemesi halinde ödenenin geri alınmasını temin etmek amacıyla kooperatif tarafından müvekkiline bu tutarda bir teminat bonosu verildiğini,
Davalının iflasından sonra taşınmazın da teslim edilmemesi nedeniyle iflas idaresine yaptıkları kayıt başvurusunun reddedildiğini ileri sürerek alacağın masaya kaydını talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idaresi vekili davacı alacağının kayıtlarda yer almadığını, davacının kooperatife ortak olmadığını ve ispat yükü üzerinde bulunan davacının alacağının varlığını ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince:
-
Davacının alacak iddiasını dayandırdığı tarihsiz "daire satış sözleşmesi" başlıklı daktilo ile yazılı belgeye el yazısı ile ilave edilen 8'inci maddede "...'in alacaklı olduğu "73.000,00 YTL teminat senedi verilmiştir. 2008 yılı sonu daire teslim edilmediğinde hak sahibine bu meblağ ödenecektir. Sözleşme iptal edilecektir" ifadesinin bulunduğu ve bu kısmın imzalanmayıp sadece parafe edildiği,
-
Dayanak bononun keşide ve vade tarihleri ile keşide yerinin bulunmadığı, keşideci kısmında kooperatif kaşesi üzerine çift imzanın yer aldığı; lehtarının ... olduğu, 73.000,-TL bedelli ve bedelinin "teminat" için verildiği açıklamasının yer aldığı,
-
Davacının aldığı ileri sürülen bağımsız bölümün ilk olarak .... Ltd Şti'ye 29.07.2010 tarihinde satıldığı, adı geçen tarafından da aynı tarihte ...'a satıldığı ve yargılama sırasında da bu kişi adına yapılan kaydın devam ettiği,
-
2005-2008 yılları arasında davalı kooperatifin... imzası yanında ... ya da ...'nun imzasını içerir şekilde çift imza ile temsil edildiğine ilişkin ticaret sicil kayıtlarının getirtildiği,
-
Jandarma Kriminal Dairesinden alınan 14.11.2017 tarihli rapora göre davacının iddiasını dayandırdığı sözleşme ve bonodaki imzaların... ile ...'in elinin ürünü olduğunun bildirildiği,
-
Davalı [davacı] vekilinin kooperatife satmayı vaat ettiğini bildirdiği ... Nolu Bağımsız Bölüm'ün davacı adına kayıtlı iken 02.06.2008 tarihinde dava dışı ...'ya satıldığının anlaşıldığı,
-
Davacının eşine ait olan ... plakalı aracın kooperatife devir ve teslim edildiği iddia edilmiş ise de adı geçenin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/188216 sayılı hazırlık evrakında yaptığı "aracın...'a birkaç günlüğüne binmek üzere verildiği halde üçüncü kişiye sattığı" şikayeti üzerine Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan güveni kötüye kullanma suçundan dolayı 2014/32 Esas, 2015/36 Karar sayılı dosyasında 26.03.2015 tarihinde mahkumiyet kararı verildiği, ancak dosya kapsamında bu aracı davacının, davalı kooperatiften daire alımı için verildiği yönünde herhangi bir beyan ve bilgisinin olmadığı gibi davacının beyanı ile dosyadaki iddialarının örtüşmediğinin görüldüğü,
-
Daire alımı için davacının eşinin keşide ettiği 5.000,-TL'lik bononun metninde keşide sebebinin ''nakden'' alınan para için olduğu, mal karşılığı verildiğinin yazılı olmadığı, bu senedin davalı kooperatif tarafından üçüncü kişiye keşide [ciro] edilmesi üzerine üçüncü kişinin Ankara 3. İcra Dairesinin 2008/18357 sayılı dosyasında takibe konulduğu,
-
Müflis kooperatifin sözleşmede imzası bulunan yetkilileri aleyhinde Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinde 2009/391 sayılı dosyasında; sözleşmede imzası bulunan yöneticiler aleyhinde davacının yer almadığı çok sayıda kişinin kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçlamasıyla yapılan şikayet üzerine savcılıkça düzenlenen iddianemeler ile açılan ceza kovuşturmalarının bulunduğu ve yargılamanın devam ettiği,
-
Davalı kooperatifin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinde bulunan defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda davacının kooperatife ortak olmadığı ve 73.000,-TL bedele ya da dava konusu senede ilişkin herhangi bir kaydın yer almadığının saptandığı,
-
Taşınmaz satışının yasal şekil koşuluna uyulmaksızın yapıldığı,
Belirtildikten sonra "...davalı müflis kooperatifin 25.06.2005 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının 8. gündem maddesinde; "16.05.2004 tarihinde yapılan 2003 yılı genel kurul tutanağı 5. maddesinde ... parselde bulunan dairelerin satışı için verilen yetkilerin oybirliği ile kabul edildiği, bundan sonraki satışlar için yönetim kuruluna 45.000,00 YTL'den satış yetkisi verilmesine" oybirliği ile karar verildiği, bu kapsamda sözleşmede yazıldığı şekilde yönetim kurulunun davacıya kooperatife ait 14 nolu daireyi satma yetkisinin olduğu ve anılan dönemde davalı kooperatifi temsil eden yönetim kurulu üyelerinin çift imzasının ve kaşesinin yer aldığı adi yazılı belge ile yapılan satış işleminin Kooperatifler Kanununun 2. maddeside nazara alınarak geçerli olduğu anlaşılmıştır. Ancak sözleşmede daktilo ile yazılı ve davalı kooperatifi bağlayan kısımda satış bedelinin ne kadar olduğuna ilişkin bir açıklamanın yer almadığı ve de bu sözleşmeye daha sonra el yazısıyla ilave edilen kısmın (73.000,00 YTL'lik teminat senedinin alıcıya verildiği 2008 yılı sonuna kadar dairenin teslim edilmemesi halinde bu bedelin kendisine iade edileceği ) kooperatif çift imza ile temsil edildiği halde tek imza ile paraf edilmesi ve parafın üzerinde kooperatife ait kaşenin ve de sözleşmede tarihin bulunmaması nedeniyle de sonradan da ilave edilmiş olabileceği, yine davacının dayandığı 73.000,00 TL bedelli bonoda keşide tarihinin ve diğer bir kısım zorunlu unsurlarının yazılı olmadığı vede teminat yazılımı olduğu için kambiyo senedi vasfı da bulunmadığı, ayrıca davacı tarafından daire alımı nedeniyle ödeme yerine geçmek üzere araç ve üçüncü kişiye taşınmaz satışı ve bedeline ilişkin iddialarını da ispat edemediği, tüm bu nedenlerele davacının daire alımı için kooperatife 73.000,00 TL'yi ödediğinin ve teminat senedini bu nedenle aldığının ispat edemediğinden, bu bedeli davalı iflas masasında talep edemeyeceği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Dosyanın tevdi edildiği bilirkişilerden alınan her iki raporda sonuç itibariyle paranın verildiği, davacının davalı kooperatife ait usulüne uygun tutulmamış defterlere müdahale edemeyeceği hususlarının belirtilmesine rağmen aksine verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE :
Dava, iflas sıra cetveline itiraz (masaya kayıt) istemine ilişkindir.
İflas sıra cetveline itiraz davalarında alacağın varlığını ve miktarını ispat yükünün davacı alacaklıda olduğu hususu, ilke olarak doğrudur. Bu davalarda özenle denetlenmesi gereken husus iflasından önce müflisin diğer alacaklılardan mal kaçırmak ya da iflas idaresinin denetimini ele geçirmek maksadıyla gerçek olmayan borçlar yaratıp yaratmadığıdır.
Somut olayda,
Taraflar arasındaki sözleşme ve buna bağlı bononun incelenmesinde davacının kooperatiften harici sözleşme ile taşınmaz satın aldığı ve bedelini ödediği anlaşılmaktadır. Zira bono bu anlamda makbuz mahiyetindedir.
Sözleşme ve bono üzerindeki imzaların davalı kooperatifin o dönemdeki yetkili temsilcilerine ait olduğu sabittir.
Öte yandan davacının eşi tarafından düzenlenen bononun davalı kooperatife verildiği ve onun tarafından ciro edildiği de mahkemenin kabulündedir. Bono üçüncü kişi tarafından takibe de konulmuştur.
Yine davacının eşi tarafından davalı kooperatif yetkilisine bir araç verilmiş ve adı geçen tarafından bu araç satılmıştır. Artık para ya da sair şekillerde bu tutarın davalı kooperatife aktarıldığında tereddüt bulunmamaktadır.
Davacının zaten ortaklık iddiası bulunmamaktadır. Bu konuda davalı kayıtlarında bilgiye rastlanmaması davanın reddi nedeni olamaz.
Benzer şekilde davacının etki edemeyeceği şekilde alınan paranın ya da düzenlenen sözleşme ve bononun defterlerde kayıtlı olmaması da davacı aleyhine yorumlanamaz.
Nihayet alacağın yukarıda belirtildiği üzere diğer alacaklılardan mal kaçırmak ya da davalının iflas idaresinin denetimini ele geçirmek üzere oluşturduğu bir borç olduğu yönünde savunma ve kanaat de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvuru nedeninin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmelidir.
HÜKÜM :
- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK m.353/1. b.2 gereğince Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/358 E., 2018/12 K sayılı dava dosyasında verdiği 18.01.2018 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE
Buna göre:
"Davanın kabulüne,
73.000,-TL davacı alacağının davalı Müflis ... Yapı Kooperatifi iflas masasına dördüncü sıradan kaydına,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 17.15 TL'nin düşümü ile kalan 410,45 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 108,- TL tebligat gideri, 624,- TL posta masrafı, 2.100,-TL bilirkişi ücreti, 17,15-TL yargılama gideri, 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 3.069,85-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine."
II-Davacı tarafından yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde iadesine
III-Avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine
IV-HMK m.359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m.302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına
21.02.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m.362/1-a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (GK Yazım Tarihi: 23.02.2024 )
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59