SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 23. HD 2019/1662 E. 2024/241 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2019/1662

Karar No

2024/241

Karar Tarihi

7 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2019/1662 - 2024/241

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

23. H U K U K D A İ R E S İ

(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N

E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2019/1662

KARAR NO : 2024/241

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN:

MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/04/2019

ESAS-KARAR NUMARASI : 2015/368 E.-2019/437 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI

Taraf vekillerince, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :

İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :

Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 20.11.2009 tarihinde davalıya bağlı Göksu HES'inin Hizmet Alımı ile işletmeciliğine ilişkin sözleşme imzalandığını, işin özelleştirilmesinden dolayı devredildiği 21.03.2013 tarihine kadar sürdüğünü,

Müvekkilince işletmenin devredilmesinden sonra, taraflar arasındaki muhtelif yazışmalara rağmen davalı tarafça kıdem tazminatı ve maaş ödemelerinin yapılması, eksik malzeme ve proje çizim bedellerinin ödenmesi gerektiği bildirilerek, son hak edişlerinin ödenmediğini ve kesin teminat mektubunun iade edilmediğini,

4857 Sayılı İş Yasası'nın 53. maddesi uyarınca yıllık ücretli iznin alacak hakkına dönüşebilmesi için iş akdinin herhangi bir nedenle sona erdirilmesi gerektiğini, somut uyuşmazlıkta müvekkili bünyesindeki işçilerin bir tanesi hariç diğerlerinin iş akitlerinin yeni işverenler nezdinde devam ettiğini, Yargıtay kararları ile de özelleştirme sonucu başka bir işverene devrinin de işyeri devri olacağının tespit edildiğini, yine devralan işverenin kullandırılmayan izin ücretlerinden tek başına sorumlu olacağının belirtildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede yasal olarak doğmayan ve muaccel hale gelmeyen yıllık izin ücretlerinin ödenmesini öngören bir düzenleme de bulunmadığını,

Hizmet Alım Sözleşmesi'nin eki niteliğinde olan Teknik Şartnamenin 12. ve 16. maddelerinin eksik malzeme bedeli ve proje çizim bedellerinin usül ve esaslarını belirlediğini, davalı tarafça bu hükümlerde kurulması öngörülen komisyon bir kenara bırakılarak hukuk ve düzenlemelerle bağdaşmayan bir hesaplama yapıldığını,

Davalı tarafça eksik teslim alınan malzeme bedeli olarak 5.714,00 TL+ KDV, eksik proje çizim bedeli olarak da 6.000,00 TL+ KDV tutarlarını belirlediğini, müvekkilince Teknik Şartname hükümlerine göre eksik malzeme bedelinin 2.276,45 TL+ KDV, eksik proje çizim bedelinin de 2.390,44 TL olarak hesapladığını ve bu rakamların Müdürlük hesabına yatırıldığını,

Müvekkilince teminat mektubunun iadesine yönelik maddi ve şekli şartların yerine getirildiğini, buna rağmen yasal gerekçesi bulunmayan olgularla teminat mektubunun iade edilmediğini,

İleri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 23.375,67 TL hak edişlerinin hak kazandıkları 18.03.2015 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline,

Eksik malzeme ve eksik proje çizim bedellerinin tespitine, müvekkili aleyhine fark bedel belirlenmesi halinde depo edilerek hak edişin elde edilmesinin sağlanmasına,

... Şubesi'nden alınmış 60.984,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun iadesine,

Karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin 12.4.1 ve 12.4.2. maddelerinde kesin teminatın geri verilmesi koşullarının, 13.4. maddesinde de yüklenicinin son istihkakının ödenmesi koşullarının düzenlendiğini, bu hükümlere göre davacı firmaya son hak edişinin ödenmesi ve kesin teminatının iade edilmesi için "firma ... çalıştırdığı işçilere tüm işçilik haklarının ödendiğine dair ibranameleri ve ibranamelerde gözüken miktarları yatırdığına dair banka dekontlarını SGK'dan alınan ilişiksiz belgesi ile birlikte İşletme Müdürlüğüne sunması" gerektiğini, davacı firma çalışanlarının 21 günlük maaşlarını ve kıdem tazminatlarını alamadıklarını dilekçe ile işletme müdürlüğüne bildirdiklerini, muhtelif yazışmalara rağmen olumlu cevap alınamadığını,

Davacı tarafın ihaleye girerken sözleşmenin bu maddelerini bilerek ihaleye katıldığını, işin bitiminden sonra sözleşmenin ilgili maddelerinin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunun iddia edilmesinin iyiniyetli olmadığını,

Müvekkili Teşekkülün yüklenici firma işçilerine karşı İş Kanunundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden üst işveren sıfatı ile sorumlu olması ihtimali nedeniyle, ibraname ve ibranamede belirtilen miktarın ödendiğini gösterir belgeler sunulmadığından yüklenicinin son hak edişinin ödenmediğini, kesin teminat mektubunun iade edilmediğini,

4857 sayılı İş Kanununun 56. maddesi uyarınca, Kamu Kurumları işyerlerinde faaliyet gösteren alt işveren işçilerinin yıllık izinlerinin aynı işyerinde çalıştığı süre dikkate alınarak kullandırılmasını sağlamakla yükümlü olduğunu, davacı firmada çalışan işçilerden sadece üç tanesinin yeni firmada çalışmaya devam ettiklerini, kaldı ki tüm işçiler yeni firmaya geçmiş olsa dahi, her bir firmanın yıllık ücretli izinden kendi dönemiyle sorumlu olacağını,

Savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :

İlk derece Mahkemesince; "Taraf vekillerinin yazılı beyanları, bilirkişi raporu, hizmet alım sözleşmesi içeriği ile ilişkili tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde; sözleşmenin 13.4. maddesinde belirlendiği üzere yüklenicinin son hak edişinin ödenmesi için yüklenicinin işin bitiminde çalıştırdığı tüm personelden ücret, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı gibi işçilik haklarına ilişkin ödemeleri gösterir iş akdinin feshinden sonraki tarihi taşıyan ibraname alınması ve ibranamede gösterilen meblağın da işçiler için bankada açılmış hesaplara yatırıldığına dair banka ödeme çıktısının işletmeye tevdi edilmesi gerektiği, söz konusu somut hadisede ise davacının sözleşmesinin sona ermesine rağmen dava dışı başka bir alt işveren tarafından ihalenin alındığı ve işçilerin yeni alt işverene bağlı olarak çalışmaya devam ettiklerinden ihbar, kıdem ve izin ücreti talep haklarının oluşmadığı, bu hususların davacının hak edişinin ödenmemesine esas teşkil etmeyeceği, diğer yandan kesin teminat mektubu yönünden her ne kadar talepte bulunulsa da yargılama aşamasında davacı yana kesin teminat mektubu bedeli olan 60.984,00-TL'nin eksik harcının yatırılması için verilen sürede gerekliliğinin yerine getirilmediğinden bu talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından dava açılmazdan evvel teminat mektubunun iptal edildiğine yönelik savunmasına usuli gereklilik yerine getirilmediğinden bu aşamada itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davalı ... tarafından davacı firmaya gönderilen 16.12.2014 tarihli 68258 sayılı yazısı ile devir teslim sırasında eksik olan malzeme ve proje bedellerinin rayiç bedel olarak tespit edildiği toplam tutarın 13.822,52-TL olarak bildirildiği, davacı tarafından tespit edilen eksik malzeme ve proje toplam bedelinin ise 5.506,83-TL olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından davalıya eksik malzeme bedeli olarak 2.686,21-TL ve eksik proje çizim bedeli olarak 2.820,72-TL gönderildiği, bilirkişi marifetiyle davacı firma tarafından tamamlandığı beyan edilerek hesaplanmaya dahil edilmeyen eksik malzeme bedeli ve proje bedellerinin ise toplam 5.506,93-TL olduğunun tespit edildiği, bahse konu miktarın davacıya verilen sürede yargılama aşamasında mahkememize veznesine depo edildiği anlaşıldığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, son hak ediş tutarı 23.375,67 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Mahkeme veznesine davacı tarafça depo edilen 5.506,93 TL'nin davalıya ödenmesine, dava konusu 60.984,00 TL bedelli kesin teminat mektubu yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece yapılan yazışma sonunda teminat mektubunun dava açılmadan önce iptal edildiği öğrenildiğinden bu isteme yönelik harcın tamamlanmadığını, bu istemleri yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ancak harç tamamlanmamasına ve nispi olarak dava değeri belirlenmemesine karşın davalı lehine 7.7.058,24 TL vekâlet ücreti takdir edildiğini, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde vekâlet ücretinin maktu tayin edilmesi gerektiğini, İlk derece Mahkemesince nispi vekalet ücreti takdir edilmesinin gerekçelendirilmediğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının davanın açılmamış sayılmasına yönelik hükmü bağlamında takdir edilen vekâlet ücreti yönünden hükmün kaldırılmasına ve müvekkili aleyhine vekalet ücreti takdir edilmemesine, aksi düşünülürse maktu vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacının, ihale dokümanlarının uygun olup olmadığına karar verme iradesine sahip olduğunu, Kamu İhale Kanununun 29/11 maddesi hükmü kapsamında ihale dökümanında değişiklik başvurusunun da olmadığını, teklifini hazırlarken iş bitiminde işçilerden alacağı ibranamelerin külfetini de göz önünde bulundurması gerektiğini,

4857 Sayılı Kanunun 2/6 maddesi uyarınca asıl işveren-alt işveren ilişkisinde işverenlerin işçiye karşı (dış ilişkide) müteselsil sorumluluğu bulunmakta ise de iç ilişkide sözleşme hükümlerinin dikkate alınacağını,

İş bu davada, işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin gibi feshe bağlı olan haklarını talep edebilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmayacağını, zira dava dışı işçiler bu hakları şartları gerçekleşmeden talep edemese de kendisine bu yönde ödeme yapılmasına engelleyen bir durum olmadığı,

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıdem-ihbar ve yıllık izin ücretlerine ilişkin alacak kalemleri feshe bağlı olduğundan şartlarının gerçekleşmediği değerlendirmesinin yapıldığını,

Davacı firmada çalışan işçilerin sözleşmelerinin özelleştirme nedeniyle feshedildiğini, sadece 3 tanesinin yeni firmada çalışmaya devam ettiğini, kaldı ki, bütün işçiler yeni firmaya geçmiş olsa dahi, her bir firmanın yıllık ücretli izinden kendi dönemiyle sorumlu olacağından müvekkili Teşekkülce son hak edişin iade edilmemesinde herhangi bir yanlışlık olmadığını,

Sözleşme hükümleri çerçevesinde davacının işçiyi çalıştırdığı kendi dönemiyle ilgili olarak usulüne uygun olarak alacağı ibranameleri müvekkiline sunma mecburiyeti olduğunu, işçilerin açtığı ve/veya açacağı işçilik alacağı davalarının sonucunun işbu dava ile ilgisinin bulunmadığını,

Sözleşmenin "Kesin Teminat ve Ek Kesin Teminatın Geri Verilmesi" başlığı altındaki 11.4.1. Ve 11.4.2. maddelerinde teminatın iadesi, 12.1. maddesinde de son hak edişin ödenmesi koşullarının düzenlendiğini,

Diğer yandan davacı tarafın son hak edişinin ödenmemesinin nedenlerinden birinin de eksik proje ve malzeme bedelleri ile ilgili olduğunu, müvekkili İşletme Müdürlüğünün şartnameye uygun bir şekilde proje bedeli olarak 6.000,00 TL (KDV hariç) fiyat teklifini 14.10.2014 tarihinde serbest piyasada proje çizimi yapan Mühendislik firmasından aldıktan sonra davacı firmadan talep ettiğini, ancak davacı firmanın müvekkili İşletme Müdürlüğünün belirlediği belirlediği eksik malzeme bedeli olan 5.714,00 TL ile kendi belirlediği 2.276,45 TL'yi oranlayarak bulduğu 2.51 oranını proje bedeline uygulayarak ve KDV oranını eklemeksizin (6.000,00 TL/2.51) 2.390,00 TL'yi İşletme Müdürlüğü hesabına yatırdığını, hükme esas alınan bilirkişi kurulunca bu tutarın 5.506,93 TL olarak hesaplandığını, davacı tarafça mahkemeye depo edildiğini ve müvekkili Teşekküle ödenmesine karar verildiğini, müvekkiline ödenmesi gereken toplam bedelin 13.822,52 TL olduğunu,

Davayı konu kesin teminat mektubunun 15.08.2013 tarihinde, yani dava açılmadan önce davacıya iade edildiğini, kesin teminat mektubu yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

  1. Davacı vekilinin istinaf itirazları yönünden;

Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak son hak ediş bedelinin ve kesin teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir.

İlk derece Mahkemesince, teminat mektubunun iadesi talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davalı lehine 7.058,24 TL. nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Karar tarihindeki AAÜT'nin 7/(1). maddesi, "(1) Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." hükmünü içermektedir. Karar tarihindeki AAÜT uyarınca davanın görüldüğü Mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı vekalet ücreti miktarı 2.725,00 TL.'dir.

Buna göre İlk derece Mahkemesince davalı lehine 2.725,00 TL. vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken 7.058,24 TL. vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Ne var ki, Dairemiz karar tarihinde uygulanması gereken, 21.09.2023 tarihli ve 32316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/(3). maddesinde, "Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır." düzenlemesi yapılmıştır. Bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümündeki davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmedilmesi gereken vekalet ücreti miktarı ise 17.900,00 TL.'dir.

Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararını davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi halinde, yine nispi 7.058,34 TL vekalet ücretine hükmedilecektir.

Bu nedenlerle sonuca etkili olmayacağından yanlışlığa işaret etmekle yetinilmiş, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

  1. Davalı vekilinin istinaf itirazları yönünden;

Davalı İdarenin dava tarihinden hemen önceki 04.06.2015 tarihli yazısında eksik malzeme bedeli 13.812,52 TL.'nin de ödenmesi istenmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 16. maddesinin ilk iki fıkrasında, "Yüklenici, sözleşme kapsamında kendisine teslim edilen araç, gereç ve demirbaşlar ile tüm tesisleri, taşınır ve taşınmaz malları, normal yıpranma dışında tam ve çalışır durumda, Komisyon tarafından hazırlanan bir protokol ile, hiç bir bedel almaksızın ...'a teslim edecektir.

Yüklenici hatasından kaynaklanan ve Sözleşme hükümlerine göre hazırlanacak protokolde belirtilen eksiklikler, Yüklenici tarafından Komisyonun belirleyeceği süre içinde tamamlanacaktır. Yüklenicinin, eksiklikleri tamamlamaktan kaçınması durumunda, kesin teminatı nakde çevrilerek ... adına gelir kaydedilecek ve hak ettiği ödenmemiş istihkaklarına el konulacaktır..." düzenlemesi yapılmıştır.

Davacı vekilince dava dilekçesinde; davalı tarafça eksik teslim alınan malzeme bedeli olarak 5.714,00 TL+ KDV, eksik proje çizim bedeli olarak da 6.000,00 TL+ KDV olmak üzere toplam 13.822,62 TL. belirlendiği, müvekkilince Teknik Şartname hükümlerine göre eksik malzeme bedelinin 2.276,45 TL+ KDV, eksik proje çizim bedelinin de 2.390,44 TL olarak hesapladığı ve bu rakamların Müdürlük hesabına yatırıldığı belirtilmiş, dava dilekçesi ekine bu tutarların 18.03.2015 tarihinde davalı İdarenin Banka hesaplarına ödendiğine dair banka dekont örnekleri eklenmiştir.

Bilirkişi kurulunca düzenlenen 15.02.2018 tarihli raporun 11. sayfasında; "Yazı ekinde sunulan 18.03.2015 tr.li ... işlem dekontu ile Davalı ... ... hesabına Eksik malzeme bedeli olarak 2.686,21 TL ve yine 18.03.2015 tr.li ... işlem dekontu ile Davalı ... hesabına eksik proje çizim bedeli olarak 2.820,72 TL yatırıldığı görülmüştür." belirlemesi yapıldıktan sonra 14. sayfadaki SONUÇ bölümünde, "Eksik malzeme ve projelerle ilgili olarak;...dava konusu eksik malzemeler için toplam 2.686,21 TL+2.820,72 TL=5.506,93 TL bedelin sözleşmeye uygun olarak hesaplandığı anlaşılmakla,

Bu bedelin davalıya ödendiğinin davacı tarafından kanıtlanması ve/veya bu miktarın davacıya ödenmek üzere mahkeme veznesine depo edilmesinin gerekeceği" görüşü bildirilmiştir.

Davalı vekili 16.03.2018 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde eksik malzeme bedeli ile ilgili olarak açık bir beyanda bulunmamış ise de, eksik proje çizim bedelini kastederek, "Davacı firma...2390TL'yi İşletme Müdürlüğümüz hesabına yatırmıştır...Eksik malzeme ve proje bedellerinin gerek resmi yazı ile gerekse sözlü uyarılarımıza rağmen İşletme Müdürlüğümüzün belirlediği bedel olarak ödenmemesi nedeni ile son hak ediş ödemesi yapılmamıştır." şeklinde açıklama yapılmıştır.

İlk derece Mahkemesince, her davanın davanın açıldığı tarihteki koşullara göre çözümlenmesi gerektiği ilkesi göz ardı edilerek, 31.05.2018 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararı ile, "Davacı vekiline 5.606,93 TL'nin mahkeme veznesine depo edilmesi veya ödendi ise dekontunun sunulması için süre verilmesine," karar verilmiş, davacı vekilince eksik malzeme ve eksik proje çizim bedelleri ile ilgili belirlenen tutarın dava tarihinden önce yatırıldığına dair herhangi bir itiraz ileri sürülmeksizin 21.11.2018 tarihinde bu tutar Mahkeme veznesine depo edilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde de, davacının "2.390,00 TL'yi İşletme Müdürlüğü hesabına yatırdığını" belirtmiştir.

Yukarıda özetlendiği üzere eksik malzeme ve eksik proje bedelinin dava tarihinden önce yatırılıp yatırılmadığı konusunda net bir belirleme yapılmamış, taraf vekillerince çelişkili açıklamalar yapılmıştır.

Bu bedelin dava tarihinden önce yatırılmış olduğunun tespiti halinde; davalı tarafça davacının 23.375,67 TL. bedelli son hak edişinin haksız olarak ödenmediği gerekçesiyle depo kararı verilmeksizin hak ediş bedelinin tahsiline karar verilmesi;

Bu bedelin dava tarihinden önce ödenmemiş olduğunun tespiti halinde ise, her davanın dava tarihindeki koşullara göre çözümleneceği ilkesi gözetilerek, depo kararı verilmeksizin davalının son hak ediş bedeli 23.375,67 TL'den 5.606,93 TL.'yi ödememekte haklı olduğu gerekçesiyle bu tutar yönünden davanın reddine, kalan (23.375,67-5.606,93 =) 17.768,74 TL. yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirdi.

Ne var ki, bu konuda taraf vekillerince herhangi bir istinaf itirazı ileri sürülmemiştir.

Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM :

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. HMK.'nın 353/(1). b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca taraf vekillerinin İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından peşin alınan 44,40 TL'nın mahsubu ile bakiye 383,20 TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

-Davalıdan alınması gereken 1.596,79 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 399,20 TL'nin mahsubuyla kalan 1.197,59 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  1. Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak iadesine,

  2. Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  3. Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

07/02/2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 07/02/2024

Başkan

e-imza

Üye

e-imza

Üye

e-imza

Katip

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesindairesidavalıbölgeadliyeankaramahkemesisonuçhukuk

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim