Ankara BAM 23. HD 2019/2582 E. 2024/240 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2019/2582
2024/240
7 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2019/2582
KARAR NO : 2024/240
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 12.09.2019
ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/791 E., 2019/752 K.
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasındaki sözleşme gereği icra takibine konu edilen 3 adet faturadan ötürü davalı şirketten alacaklı olduklarını, davalının 21.09 2018 tarihli ihtarnamesi ile takip konusu faturaları iade yoluna gittiğini ve müvekkili şirketin iade faturasını davalı şirkete iade ettiğini, davalının borca vakıf olduğunun müvekkili şirkete Nisan-Mayıs-Haziran 2018 dönemlerine ait faturaları ödemesinden anlaşılacağını, ihtilaf konusunun sözleşmenin 3/f numaralı bendi gereğince muhatabın sözleşmeyi derhal ve tek taraflı olarak feshedip edemeyeceğine ilişkin olduğunu, ancak bu ihtilafın mevcut davanın konusu olmadığını, mevcut davada icra takibine konu edilen 3 adet fatura ve bu faturalara ilişkin işlemiş faizin tahsili amacıyla Ankara 30. İcra Dairesi'nin 2018/11525 sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin sözleşmenin 3/a,b,c ve d maddelerinde belirlenen edimlerini ifa etmediğini, ayrıca sözleşmenin 2. maddesi kapsamında davacının sadece müvekkili şirketin sorduğu sorulara yanıt verdiğini, mail üzerinden dahi müvekkili şirkete bilgi vermekten kaçındığını, haftalık 2 saat toplantı taahhütlerini yerine getirmediğini, davacı yanın 13.09.2018 tarihinde göndermiş olduğu mail ile alacağının olmadığını bildirmesine rağmen %5 başarı primlerine ilişkin müvekkili şirkete fatura kesileceğine dair mail göndermek suretiyle güvensizliğe sebebiyet vermiş olduğunu, davacının sözleşme gereği danışmanlık vermediğini, alacak iddiasında bulunmuş olmasına rağmen illiyet bağını sağlayacak bilgi ve belge sunamadığını, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, gerekçenin Ankara 63. Noterliği'nin 21 09.2018 tarih ve 33220 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacı tarafa gönderilerek tebliğ edildiğini, sözleşmenin haklı olarak feshedilmesi sebebiyle davacı tarafın müvekkili şirketten alacağı bulunmadığını, dava konusu edilen faturaların müvekkili şirkete tebliğ edildiğini ve müvekkili şirketin bu faturaları ticari defterlerine işlediğini, davacı yan sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğinden faturaların ödeme yapılmaksızın bekletildiğini ve 21 09.2018 tarih 33220 yevmiye nolu ihtarname ekinde davacı tarafın hizmet vermediği dönemlere ilişkin düzenlemiş olduğu faturalara taraflarınca 21.09.2018 tarih 011084 nolu iade faturası düzenlenerek davacıya tebliğ edildiğini belirterek haksız davanın reddi ile birlikte davacı şirket aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Tüm dosya kapsamı ve deliller, yaptırılan bilirkişi incelemesi kapsamı, tarafların ticari defter ve kayıtları, noter ihtarnameleri, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, taraflar arasında yapılan yazışmalara ilişkin belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında belirli süreli yönetim danışmanlığı hizmet sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmeye ilişkin önceki dönem faturaları ödenmesine karşın takibe konu Temmuz, Ağustos, Eylül 2018 tarihli faturaların davalı tarafça ödenmediği, davalı tarafın davacı şirket tarafından sözleşmenin 3/a, b, c ve d maddelerinde belirlenen edimlerini ifa edilmediği savunulmuş ise de bu hususun davalı tarafça usulünce ispatlanamadığı, dosya içerisinde mevcut siyah klasör halinde ibraz edilen taraflar arasındaki mail yazışmaları kapsamına göre davacı şirket tarafından sözleşme hükümleri çerçevesinde belirlenen edimlerin yerine getirildiğinin açık olduğu, aksini iddia edenin bunu usulünce ispatlaması gerektiği, icra takip tarihinden sonra davalı tarafından davacıya taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshine ilişkin ihtarname çekilmiş ise de bu durumun takip tarihine kadar olan faturaya konu hizmet bedelleri alacağı yönünden davacının talep hakkını ortadan kaldırmayacağı, sözleşmenin feshinin işbu davanın konusu olmadığı değerlendirilerek davanın kabulüne..." karar verilmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Davacı şirket bir danışmanlık şirketi olduğundan ve danışmanlık verdiği konuların özel teknik bilgi ve beceri gerektirmesinden dolayı sözleşmede açık bir şekilde düzenlenen hizmet edimlerinin ve müvekkili şirketi yeterince bilgilendirme ve yönlendirme edimini yerine getirip getirmediği hususlarının bu konuda uzman ve mesleki yeterliliğe haiz bilirkişi vasıtası ile araştırma konusu yapılması gerektiğini;
Taraflar arasındaki ilişkinin güvene dayalı olduğunu, ilişkide davacı şirketin mail yazışmasında ve sözleşme hükümleri gereğince faydalanılmayan teşvik programlarından ötürü ücrete hak kazanmayacağı açıkça belirtilmiş olmasına rağmen hak kazandığı iddiası ile ücret talep etmesi ve bu hususta taraflar arasında gerginlik çıkmasının da sözleşmenin feshine sebep olduğunu, bu hususun fesih ihtarnamesinde ve cevap dilekçelerinde ayrıntılı olarak izah edilmesine rağmen yerel mahkemece bu husus incelenmeksizin karar verildiğini;
Dava konusu faturaların ticari defterlerde işlenmiş olmasının ve/veya faturaya itiraz edilmemiş olmasının fatura konusu hizmetin davacı tarafça verildiği anlamına gelmediğini, davacı yanın fatura konusu hizmetleri verip vermediğinin yine açık bir şekilde kapsamlı araştırılması gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen faturalardan kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: .
1. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/791 E., 2019/752 K. sayılı dava dosyasında verdiği 12.09.2019 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2. Alınması gereken 1.599,04. TL istinaf karar harcından, peşin alınan 400,00. TL harcın düşümü ile kalan 1.199,04. TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.
3. Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4. HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.
07.02.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 08.02.2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20