Ankara BAM 23. HD 2023/1418 E. 2024/212 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2023/1418
2024/212
2 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(K A R A R I K A L D I R A R A K
Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2023/1418
KARAR NO : 2024/212
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : Doç. Dr. ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
Dairemizin 26.04.2022 tarih ve 2018/2748 E., 2022/689 K. sayılı kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 20.06.2023 tarih ve 2022/3556 E., 2023/2406 K. sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmesi üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m. 373/(3). maddesi uyarınca, duruşma yapılmasına ve tarafların duruşmaya davet edilmesine karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında Mut (HES) İşletme Müdürlüğü tesislerinin çalıştırılması suretiyle elektrik enerjisi üretilmesi ve üretilen enerjinin iletim ve dağıtım şebekelerine verilmesini teminen gerekli bakım, onarım, revizyon işleri için hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğunu, davalının ödemesi gereken ilama dayalı işçilik alacaklarının asıl işveren sıfatı ile müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürerek toplam 20.558,96 TL'nin ödeme tarihi olan 04.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve iflas masasına yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 25.05.2018 tarihli “tamamen ıslah” dilekçesinde bilirkişi raporundaki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, eksik hesaplamaya ilişkin 2.093,88 TL’ye ilişkin dekontun ek’te sunulduğunu ve davanın “iflas masasına karşı tamamen ıslah” edildiğini bildirerek 143.258,96 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir.
Davalı ... idaresi vekili iflasın 08.07.2009 günü açıldığını ve bunun ilan ile üçüncü kişilere bildirildiğini, bu tarih itibariyle şirketin faaliyetlerine de son verildiğini; faaliyete devam konusunda bir karar olmamasına rağmen şirketin çalışmaya devam etmesi nedeniyle oluşacak alacakların masaya karşı ileri sürülemeyeceğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
YARGILAMANIN ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince davacı ile müflis şirket arasında bağıtlanan hizmet sözleşmelerine dayanılarak çalıştırılan bir kısım işçilerin işçi alacaklarının tahsili için açtığı davalar sonucunda verilen kararların icraya konulması üzerine davacının asıl işveren sıfatıyla icra dosyalarına ödeme yaptığı, alt işveren olarak bu ödemeden davalı müflis şirketin sorumlu olduğu, iflas kararından sonra söz konusu işçilerin çalıştığı dönem ile ilgili ödemeler yapıldığından eldeki davaya kayıt kabul davası olarak değil, ödemenin masa borcu olması nedeni ile alacak davası olarak görülmesi gerektiği, davacının sunduğu dekonta rağmen icra dosyasında görünmeyen 2.093,88 TL'lik ödemenin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 141.185,05 TL'nin 20,-TL'lik kısmına 24.02.2012, 122.700,-TL'lik kısmına 14.05.2014 ve 18.465,08 TL'lik kısmına da 05.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 26.04.2022 tarih ve 2018/2748 E., 2022/689 K. Sayılı kararıyla;
"1-Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin miktardan reddine,
- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 356/2 m uyarınca kabulü ile,
Ankara 10 Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.09.2018 gün, 2014/672 E, 2018/710 K sayılı kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
Buna göre;
"1.- Davanın kısmen kabulü ile;
31.453,58 TL'nin davacı alacağı olarak müflis .... ŞTİ.'nin iflas masasına dördüncü sıraya kaydına, fazlaya ilişkin istemin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
Dairemiz kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 20.06.2023 tarih ve 2022/3556 E., 2023/2406 K. sayılı kararıyla;
"...3.1.Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır.
İflas masasının safi (net) mevcudu (masaya giren mal, alacak ve haklar), "alacakların ödenmesine tahsis olunur" (İİK m.184,I,c.1). Buradaki "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflas alacaklarıdır." İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçları olup, iflas masasından istenebilir.
3.2. Somut olayda, müflis şirketin 08.07.2009 tarihinde iflasına karar verildiği, dava dışı beş işçi tarafından davacı aleyhine İş Mahkemesinde açılan davalar sonucu hüküm altına alınan alacağın yine iflas tarihinden sonra ödeme yapılmak suretiyle dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan BK'nın 147. maddesine dayalı rücu hakkı iflastan sonra doğmuştur. Bu durumda alacak iflastan önce doğmadığından, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. Böyle bir davada, davacı, davalı müflisten alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı olup, davalı ise iflas idaresidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır.
3.3.Bölge Adliye Mahkemesince dava kayıt kabul istemine ilişkin olarak nitelendirilmiş ise de, kayıt kabul isteminin belirli bir miktar alacağın iflas masasına kayıt ve kabulünün yapılması istemine ilişkin olduğu, davacının da 25.05.2018 tarihli "tamamen ıslah" dilekçesiyle davasını iflas masasına karşı alacak davası olarak yönelttiği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, dava konusu alacağın rücuen tazmin istemine ilişkin olduğu gözetilerek, ödemeler de iflas kararından sonra yapıldığından, iflastan sonra doğan alacakla ilgili olduğu nazara alınarak, tahsil hükmü kurulması gerekirken, davanın kayıt kabul davası olarak ele alınması ve buna bağlı olarak iflastan önce çalışmaya başlayan işçiler için iflas tarihine kadar rücua esas alacak tutarları hesaplattırılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır...."
Gerekçesi ile Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Yargıtay bozma kararı üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373'üncü maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca duruşma açılmış, davacı yan davayı takip etmediklerine ilişkin dilekçe sunmuştur.
Anılan Yasa'nın 150'nci maddesinin 1 numaralı fıkrasına göre dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş;
Nihayet üç ay içinde yenileme istenmediğinden (HMK m.150/5) davanın 31.01.2024 günü itibariyle açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
I-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/672 E ., 2018/710 K sayılı dava dosyasında verdiği 10.09.2018 tarihli HÜKMÜN KALDIRILMASINA, YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA
Buna göre:
"1-Davanın açılmamış sayılmasına
2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 2.797,61 TL'nin düşümü ile kalan 2.370,01 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine
3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına
4. Davalı tarafından yapılan 2.411,09 TL istinaf harcı, 16,5 TL tebligat, 114,. TL posta gideri, 1.000,. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.541,59 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
5. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
6. Taraflarca yatırılan gider avanslarının artan kısımlarının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıranlara iadesine"
II-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 35,90 TL'nin düşümü ile kalan 391,70 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına
III-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 10.200,-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
IV-HMK m.359/4 gereğince kararın taraflara re'sen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına
02.02.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.(GK Yazım Tarihi: 02.02.2024 )
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20