SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 23. HD 2019/2713 E. 2024/209 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2019/2713

Karar No

2024/209

Karar Tarihi

31 Ocak 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

23. H U K U K D A İ R E S İ

(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N

E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2019/2713

KARAR NO : 2024/209

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN:

MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 18.03.2019

ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/674 E., 2019/252 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :

Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca davalı tarafından işletilen çeşitli hava limanlarında sağlık hizmeti sunduklarını, bu hizmetlerin yerine getirilmesi sırasında görev yapan dava dışı çalışanın açtığı işçilik alacaklarının tahsili amaçlı dava sonucunda hüküm altına alınan miktarın kendileri tarafından ödendiğini, hizmetin tamamen davalı çalışanları ile yerine getirilmiş olması nedeni ile yaptıkları ödemeden davalının sorumlu olduğunu, bu nedenle davalı hakkında dava dışı kişiye yapılan ödemelerin tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durdurulduğunu beyan ederek itirazın iptaline ve inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davalının KİT olarak faaliyette bulunduğu döneme ilişkin olarak Hazine Müsteşarlığının olurları alınarak 2009 yılından başlamak üzere 3 yıl süre ile işlettikleri hava meydanlarında sağlık hizmetinin yerine getirilmesi amacı ile sözleşmeler imzalayıp hizmet satın aldıklarını, bu sözleşmeler ve eki niteliğindeki diğer yasal düzenlemeler uyarınca çalıştırılan kişilerin SGK ve işçilik alacaklarından kaynaklanan tüm sorumluluğun hizmeti yerine getiren şirketlere ait olduğunu, hava limanlarında sağlık hizmetinin sözleşme ile yerine getirilemeyeceğine ilişkin idare mahkemesi kararı üzerine sözleşmelerin feshedilmek zorunda kalındığını, sözleşmelere konu hizmetin yerine getirilmesi sırasında kullanılan personelin kendileri ile bağlantısı olmadığını, bu nedenle davacı tarafından yapıldığı söylenen ödemenin kendilerinden talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddi ile birlikte kötü niyet tazminatının davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri, bu sözleşmelerin eki niteliğindeki diğer düzenlemeler ile ödemenin dayanağı olan Bakırköy 10. İş Mahkemesinin kararı ve davacı tarafın iddialarının incelenmesi amacı ile görevlendirilen bilirkişi heyetinden 18/02/2019 tarihli rapor alınmıştır. Gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun ve hüküm kurmak için yeterli olduğu kabul edilen bu raporuna göre, davalı tarafından işletilen çeşitli hava limanlarındaki sağlık hizmetlerinin 01/10/2009 - 31/12/2011 tarihleri arasında davacı şirket tarafından ihale ile üstlenilip, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine uygun biçimde yerine getirildiği, hava limanlarındaki sağlık hizmetlerinin alt iş verene devrinin mümkün olmaması nedeni ile İdare Mahkemesi kararı da dikkate alınarak sözleşmelerin fesih edildiği, sözleşmenin eki niteliğindeki teknik şartnamenin 4-B, 5.15, 5.16, 5.17, 5.18 ve sözleşmenin 7. maddesi uyarınca "Yüklenicinin istihdam ettiği sağlık personelinin iş kanunu, SGK mevzuatı ve diğer kanunlarla belirtilen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenici olduğu, yüklenici işçilerin 4857 sayılı iş yasası ve ilgili diğer yasal düzenlemelerden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlüdür ve yüklenici tarafından istihdam edilen personele ilişkin herhangi bir sorumluluk ihale makamı olan ... İşletmesine yüklenemez" şeklindedir. Bu açık sözleşme hükümleri ve teknik şartname dikkate alındığında davacı şirketin kendi bünyesinde çalışan personel ile birlikte hava alanlarında sağlık hizmeti sunmayı taahhüt eden davacı şirketin işçilerin iş yasasından kaynaklanan her türlü alacaklarından sorumlu olduğu tartışmasızdır.

Aynı raporda belirtildiği gibi, sözleşmelerin imzalandığı tarih itibarı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin danışıklı olduğu kabul edilemeyeceği, mahkeme kararı ile davacının ödeme yapmak zorunda kaldığı ...'ın 1 yıl 4 ay 29 gün süre ile davacı şirket yanında çalıştığı, taraflar arasında imzalanan ve taraflar arasındaki ilişkinin ana yasası niteliğinde olan sözleşme ve eki diğer düzenlemelerin içeriği dikkate alındığında sözleşme kapsamındaki işin yerine getirilmesi sırasında davalı tarafından çalıştırıldığı tartışmasız olan dava dışı ... konumunda olan kişilerin SGK ve diğer yasal düzenlemelerden kaynaklanan tüm işçilik alacaklarından davacının sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacının özgür iradesi ile imzaladığı sözleşme hükümleri ile bağlı olması gerektiği, bu durumda davacı tarafından dava dışı çalışana yapılan ödemelerin davalıdan talep edilmesinin mümkün olmadığı kabul edilip davanın reddine, davacı icra takibi yapmakta haksız olmakla birlikte kötü niyetli olarak icra takibi yaptığı kanıtlanamadığı için davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine..." karar verilmiştir.

İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:

Davalı idarenin, hukuken ihale açamayacağı bir alanda ihale açtığını, dolayısıyla esasen alt işverene veremeyeceği bir işi alt işverene gördürmek suretiyle hukuka aykırı davranarak, ihalenin ve işbu ihaleye dayanılarak düzenlenen sözleşmelerin geçersiz hale gelmesine sebep olduğunu, hal böyle olunca gerekçeli kararda her ne kadar dava dışı işçinin çalışmış olduğu dönemin fesih tarihindeki ihale dönemi olmadığından bahsedilmiş olsa da dava konusu ihalenin sözleşmeye aykırılık veya hizmetin eksik verilmesi vb. sebeplerden sona ermediğini, taraflar arasındaki ihalenin, davalı kurumun açmış olduğu ihaleyi hukuka aykırı açtığının Ankara 5. İdare Mahkemesi kararı ile tespit edilmesi nedeniyle sona erdirdiğini, davalının Sağlık Bakanlığı'ndan alamadığı sağlık hizmetinin taşere edilmesine ilişkin onayı Hazine'den aldığını ve söz konusu ihaleyi 2009 yılından fesih tarihine kadar müvekkili tüzel kişiliğe gördürdüğünü, sonuç olarak davalı ile akdedilen hizmet sözleşmesinin başından itibaren hükümsüz olduğunu;

Davalı idarenin kuşkuya mahal bırakmayacak "hizmet kusuru"na dayalı sorumluluğunun ise; idarenin, Sağlık Bakanlığı'nın olumsuz görüşüne rağmen dava konusu ihaleye çıkmakta ısrar etmiş olmasına dayandığını, huzurda ikame olunan davada ise davalı ...'nin müvekkili tarafından verilmiş bir zarar olmadığı gibi kesin hükümsüz olan sözleşme ve/veya şartname hükümlerine dayalı olarak da işbu davayı ikame etmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu;

Huzurdaki olayda davalının kamu personel rejimine tabi olarak personel istihdam etmesi ve İş Kanunu gereğince de personel yükümlülüklerini üstlenmesi gerekirken bu yükümlülüklerinden kaçınmasının da muvazaa teşkil ettiğini;

İdarenin açık kusuruna (hizmet kusuru) dayalı işbu durum nedeniyle işçilerin açmış olduğu tazminatlardan davalı idarenin sorumlu olması gerektiğini, açılan ihalelerin ve akdedilen sözleşmelerin muvazaalı olduğunun öğrenilmesi ile birlikte işçilerin başından itibaren davacının işçileri olması nedeniyle huzurda müvekkiline ithaf edilen işçilik alacaklarından doğan sorumluluğun aslında davalı kuruma ait olduğunun izahtan vareste olduğunu;

Ayrıca, ... ve diğer personelin fazla mesai çalışması doğmuşsa da bu durumun tek sorumlusunun, fazla mesai planlamasına uymayan davalı kurum olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı olarak dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM :

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/674 E., 2019/252 K. sayılı dava dosyasında verdiği 18.03.2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 

2. Alınması gereken 427,60. TL istinaf karar harcından, peşin alınan 44,40. TL harcın düşümü ile kalan 383,20. TL harcın  davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.

3. Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.

4. HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.

31.01.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 01.02.2024

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesinoybirliğiylemahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim