Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2024/1328
2024/1209
24 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2024/1328
KARAR NO : 2024/1209
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : Doç. Dr. ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 24.05.2024 tarihli ara karar.
ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/342 E.
İHTİYATİ TEDBİR İSTEYENLER :
VEKİLİ
KARŞI TARAF :
İhtiyati tedbir isteyenler vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İhtiyati tedbir isteyenler vekili, muris ...'un davalı kooperatife aidat borcu olduğunu, 10.04.2023 tarihli karar gereği murisin kesin olarak ortaklıktan ihraç edildiğini, murisin 2008 yılında S.S. ... Kooperatifi'ne üye olduğunu, yaklaşık 3 yıl sonra ilgili kooperatifin yapı kooperatifi olmaması ve bu sebeple konut tahsisi talep eden üyelerin diğer kooperatif olan davalı S.S. ... Kooperatifi'ne geçiş yapmaları gerektiğinin bildirildiğini ve bunun üzerine murisin davalı kooperatife üye olduğunu, sonrasında murise tebliğ edilen 18.06.2012 tarihli genel kurul bildiriminde ...'dan ayrılan üyeler hakkında ödeme farkı ile birlikte aidat borcunun bildirildiğini, bunun üzerine murisin bu meblağı da davalı kooperatife ödediğini, birkaç yıl sonra murise haricen gelen bildirim ile kooperatifin yeterli bir sermayeye ulaştığını, bu doğrultuda artık herhangi bir ödeme yapılmasına gerek kalmadığının bildirildiğini ve murisin de halihazırda hiçbir şekilde arsa tahsisi bile yapılmayan projeye herhangi bir bedel ödemediğini, 15 yıldır söz konusu projede inşaata başlanılmadığını, murisin de ölüm tarihine kadar ödediği tutarlar ile mevcut projede geçen süre zarfında toplanan sermaye ile bitilmesini beklediğini, murisin 06.05.2022 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak oğulları ... ve ...'un kaldığını, muris ile aynı dönemde kooperatife üye olan müvekkili ...'un üyelikten ihraç edildiğini, muris ... hakkında da verilen ihraç kararı olup olmadığı yönünde bir araştırma yapıldığını, fakat harici edinilen bilgi üzerine murise gönderilen ihtarnamelerin tebliğ edilemediğini beyan ederek haksız ve hukuksuz yere verilen ortaklıktan ihraç kararının yürütümünün dava sonuna kadar ihtiyaten durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, düzenlemesi yer almaktadır.
6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesinde tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacıların talebi yargılamayı gerektirdiğinden davacıların davası yaklaşık olarak ispat edilmediğinden davacıların ihtiyati tedbir talebinin reddine..." karar verilmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran ihtiyati tedbir isteyenler vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Davalı kooperatifin murise ve mirasçılarına yasal ihtarların yapıldığını belirtmiş ise de hiçbir şekilde mirasçılara tebliğ edilen bir yazı bulunmadığını, yazılı ve resmi olarak yapılan ihtar veya bilgilendirme bulunmadığından ortaklıktan çıkarma kararının usulüne uygun bir şekilde yapılmadığının kabulü gerektiğini;
Davalı kooperatifte çok sayıda üye bulunduğunu, halen projede bir ilerleme kaydedilmediğini, kooperatif yönetiminin hiçbir faaliyetleri ve çalışmaları olmamasına rağmen kooperatifin genel giderleri ve ücretlerinin ödenmesini istediklerini, dolayısıyla alınan ücretlerin konut inşaatına değil kooperatif kurullarında yer alan üyelerin giderlerine harcandığını;
Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesi gereği ortaklıktan çıkarılmayı gerektiren sebeplerin ana sözleşmede açıkça gösterilmesi gerektiğini, ana sözleşmede yer almayan sebeplerle ortaklıktan çıkarılmasının mümkün olmadığını;
İşbu dosya ile bağlantılı olan, aynı şekilde hukuka aykırı sebeplerle müvekkili ...'un haksız ve hukuksuz olarak ihraç kararına karşı iptali istenen davada alınan bilirkişi raporunda, davalı kooperatifin usulüz işlemler yaptığının açıkça ortaya çıkarıldığını;
İleride telafisi mümkün olmayan zararların doğmaması ve müvekkilinin kooperatif içerisindeki mevcut haklarına zarar gelmemesi adına da tedbir talep edildiğini, zira tedbir kararı verilmediğinde murisin mirasçısı olan müvekkilerinin koopreatiften ihraç kararı gereği üyelikten çıkarılması ihtimali ile boşta kalan üyeliğin doldurulabileceğini ve müvekkilinin mevcut haklarının zarar göreceğini beyan ederek yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İstem, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptaline ilişkin davada verilen ihtiyati tedbirin reddi kararının istinafına ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre ihtiyati tedbir isteyenler vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1. Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/342 E. sayılı dava dosyasında verdiği 24.05.2024 tarihli ara kararına yönelik ihtiyati tedbir isteyenler vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2. Alınması gereken harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına.
3. İhtiyati tedbir isteyenler tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4. HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.
24.09.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,f ve m. 391/3 gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 25.09.2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15