Ankara BAM 23. HD 2023/2384 E. 2024/120 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2023/2384
2024/120
17 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2384 - 2024/120
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2023/2384
KARAR NO : 2024/120
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 28.09.2023
ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/273 E., 2023/532 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde/duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Dava davacının yetkili hamil olduğu iki adet çek tutarı toplamı 1.000.000,-TL’nin iflas masasına kaydı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince “…her iki çekte de davacının ciro silsilesine göre yetkili hamil konumunda olduğu, davaya konu her iki çekin müflis şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu çeklerin düzenlenme sebebinin defterlerde ...'ya ortaklar cari hesabına borç olarak gözüktüğü, söz konusu kayıtlar nedeni ile çeklerin iflastan çok önce düzenlendiği ve şirket kayıtlarına girdiği, şirket kayıtlarında her ne kadar çeklerin iade edildiğine yönelik bir kayıt bulunmakta ise de, bilindiği gibi çekin bir kıymetli evrak olduğu, çek asıllarının davacı elinde bulunduğu, kıymetli evrak aslı iade edilmediği sürece defterlerde iade yazmasının yetkili hamil yönünden herhangi bir öneminin bulunmadığı anlaşılmış olup tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu çeklerin yetkili hamil elinde bulunması ve söz konusu çeklerin müflis şirket kayıtlarında da yer alması nedeni ile mahkememizde davacının davalıdan 1.000.000,00-TL alacaklı olduğu yönünde kanaat…” oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve Ankara 21. İcra (İflas) Dairesinin 2018/5 İflas dosyasında tasfiyesi yürütülen ... Anonim Şirketi'nin iflas masasına 1.000.000,-TL davacı alacağının dördüncü sırada kaydına karar verilmiştir.
Davalı iflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde:
-
Davacının ciranta konumundaki üçüncü kişi ile arasındaki temel borç ilişkisini ispatlayamadığını,
-
Alt ilişkinin kesin delillerle ispatlanması gerektiğini,
-
Bilirkişi kök ve ek raporlarında çeklerin müflis defter ve kayıtlarında yer almadığının saptandığını,
-
Sadece müflis şirket kayıtlarında yer alan çek bilgilerine dayanılarak kabul kararı verilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE :
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle dava dayanağı çeklerin davalı müflisin defterlerinde iflastan çok önceki tarihlerde kaydedilmiş bulunmasına göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davalı iflas idaresi vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
-
HMK m. 353/1. b,1 gereğince; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/273 E., 2023/532 K sayılı dava dosyasında verdiği 28/09/2023 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 269,85 TL'nin düşümü ile kalan 157,75 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına
-
Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına
-
Kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine
-
HMK m.359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına
-
17.01.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m.361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Dairemize yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (GK Yazım Tarihi: 18.01.2024)
Başkan Üye Üye Katip
AYRIK GÖRÜŞ AÇIKLAMASI
I
Verilen karar bakımından oybirliği halinde olduğumuzu ve muhalif kalabileceğim bir hüküm sonucu parçasının karar metninde bulunmadığını ifade etmekle birlikte,
Özellikle dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğüne aykırılık halinde uygulanması gerektiğini düşündüğüm disiplin hükümlerine değinmeye çalışacağım.
II
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğü” başlıklı 29’uncu maddesine göre tarafların dürüstlük kuralına uygun davranmak zorunluluğu yargılamaya hakim olan ilkelerdendir. Buna göre taraflar davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun bir biçimde yapmakla yükümlüdürler.
III
Hemen burada avukatın hukuki durumuna değinmek gerektiğini düşünüyorum.
Davalı iflas idaresi kendisini bir avukatla temsil ettirmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlığın amacı" başlıklı 2'nci maddesinin birinci fıkrası şu şekildedir:
"Avukatlığın amacı; hukuki münasabetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır."
Maddenin ikinci fıkrasında avukatın bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis edeceği hususu ifade edilmiştir.
Avukatın müvekkili ile arasındaki hukuki ilişkinin vekalet sözleşmesi olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu çerçevede vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür (TBK m.506/II). Diğer yandan vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde sıradan bir kimsenin değil, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen "basiretli" bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır (TBK m.506/III).
Avukatlık Kanunu'nun 34'üncü maddesine göre "Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler."
IV
SMMM Hafize Sarıkaya imzalı 25/07/2023 günlü raporun ikinci sayfasında dava dayanağı her iki çekin müflis şirket defterlerinde kayıtlı olduğunu açıkça belirtmiş ve bunları ispatlayan defter örnekleri rapora eklemiştir.
Bütün bunlara rağmen davalı iflas idaresi vekili hem 04/08/2023 günlü rapora yönelik beyanlarında hem de istinaf dilekçesinde dayanak çekler ile ilgili olarak müflis şirket defterlerinde kayda rastlanamadığını belirtmiş;
Üstelik istinaf dilekçesinin izleyen sayfalarında “…sadece müflis şirket kayıtlarında yer alan çek bilgilerinden hareket ederek…” yönündeki beyanı ile kendisiyle çelişmiş ve sonuç olarak dürüstlük kuralını ihlal etmiştir.
V
Gelinen noktada davalı iflas idaresi vekilinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 29’uncu maddesinde ifadesini bulan dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğünü defaatle ihlal ettiği sabit olmakla,
Hakkında aynı Yasa’nın 351’inci maddesi yollaması ile 329’uncu maddesi uyarınca disiplin cezası uygulanmalı ve durum Türkiye Barolar Birliği ile adı geçenin mensubu bulunduğu Baro Başkanlığına bildirilmelidir.
Açıklamaya çalıştığım nedenle Dairemiz kararının hüküm sonucu kısmında bu konuda da hüküm bulunması gerektiği düşüncesindeyim.
Üye - Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38