SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1012

Karar No

2024/1146

Karar Tarihi

17 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

23. H U K U K D A İ R E S İ

(D İ R E N M E)

ESAS NO : 2024/1012

KARAR NO : 2024/1146

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN:

MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 01/11/2016

ESAS-KARAR NUMARASI : 2014/215E., 2016/497K.

DAVACI :

VEKİLİ

DAVALI : ...

VEKİLİ :

Dairemizin 28.12.2022 tarih ve 2019/182 E., 2022/2128 K. sayılı kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 25.04.2024 tarih ve 2023/803 E. 2024/1115 K. sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmesi üzerine HMK'nın 373/(3). maddesi uyarınca duruşma yapılmasına karar verildi, dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :

İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :

Davacı vekili; müvekkili şirketin dava dışı ... Tic. ve San. A.Ş.'den olan alacaklarının bir kısmına karşılık dava dışı ... Tic. ve San. A.Ş.'nin davalıdan olan 122.164,00 USD (226.285,85 TL) muaccel alacağını, Ankara 44. Noterliğinin 26.02.2014 tarih ve 3373 Y. sayılı temliknamesi ile devraldığını, temliknamenin davalıya bildirildiğini, davalının ihtarname tebliğine rağmen borcu ödemediğini, 14.04.2014 tarihli yazısıyla temlik işleminin kabul edilmediğini bildirdiğini, BK'nın 163. maddesine göre alacağın temliki sözleşmesinin geçerliliğinin resmi şekle bağlanmadığını, sadece yazılı şekle tâbi tutulduğunu ileri sürerek, 226.285,85 TL'nin 05.03.2014 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davacı tarafın husumeti kendisine borcu olan ... ... A.Ş.'ye yöneltmesi gerektiğini, müvekkili ilgili ihtisas daireleri ile yapılan yazışmalar sonucunda alacağın temliki şartları gerçekleşmediğinden dava dışı ... Tic. ve San. A.Ş.'nin müvekkili şirketten olan alacağını davacıya temlik etmemiş olduğunun anlaşıldığını, dava dışı ... A.Ş. ile müvekkili şirket arasındaki 15.01.2010 tarihli "Yönetilebilir Hizmetler Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi'nin "Sözleşmenin Devri, Alacağın Temliki" başlıklı 19. maddesi ile alacağın temlikinin müvekkili şirketin onayına tâbi tutulduğunu, genel hüküm değerindeki Borçlar Kanununun 184. maddesinin "borçlunun rızası aranmaz" hükmüne dayanılmasının taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin özel hükmü karşısında mümkün olmadığını, dava dışı ...'in müvekkili şirketten olan alacağını davacı yana temlik etmek için onay almak üzere yazı ile müvekkilinden talepte bulunmuş ise de bu talebin uygun bulunmadığının yazı ile taraflarına bildirildiğini, ayrıca uygun bulunmuş olsa dahi taraflar arasındaki sözleşmenin 19. maddesi uyarınca ayrıca devir ya da temlik edilecek alacaklı firmanın da yazılı talebinin alınması şartının arandığını, davacı yanın böyle bir talep yazısının bulunmadığını savunarak, davanın öncelikle husumet nedeniyle, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.11.2016 tarih ve 2014/215 E., 2016/497 K. sayılı kararıyla; "İncelenen dosya kapsamı, sözleşme, mutabakat, temlik sözleşmesi, temlik sözleşmesinin davalı şirkete ihbarı, davalı şirketin red cevabı karşısında, dava dışı ... Tic. ve Sanayi AŞ.'nin borçlu olduğu davacı şirkete alacaklı olduğu davalı şirketteki 122.164,00 USD (226.285,85 TL)'lik alacağını Ankara 44. Noterliğinin 26/02/2014 gün ve 3373 yevmiye nolu temliknamesi ile temlik ettiği, bu temliknamenin bir suretinin davalıya gönderildiği, ayrıca davalı şirkete 05/03/2014, 07/03/2014 ve 11/03/2014 tarihlerinde temlik için izin dilekçesi verildiği, 10/04/2014 tarihinde alacaklı olduklarını gösterir cari hesap mutabakat yazısını ekledikleri, mutabakat belgesinde davalı şirket yetkililerine ait imza bulunmadığı, 14/04/2014 tarihinde temliknamenin kabul edilmediğini davacı tarafa bildirildiği, ayrıca dava dışı ... Tic. ve Sanayi AŞ.'nin defterlerinin incelendiği, bu defter kayıtlarına göre davalı şirketin dava dışı şirkete 31/12/2014 tarihi itibariyle 256.179,62 TL borçlu olduğu, davalı defter kayıtlarına göre ise dava dışı şirkete borcunun bulunmadığı, kesilen ceza faturaları dikkate alındığında 366.431,96 TL davalı şirketin alacaklı olduğu, bu hususların tespiti yönünden bilirkişi raporu alınması uygun ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin yorumlanması ve alacağın temliki hükümlerinin irdelenmesinin mahkememiz tarafından yapılabileceği kabul edilerek bu yönden bilirkişi raporu dikkate alınmamıştır.

Davalı şirket ile dava dışı ... Tic. ve Sanayi AŞ. arasında imzalanan Yönetilebilir Hizmetler Çözüm Ortaklığı Sözleşmesinin, "Sözleşmenin devri, alacağın temliki" başlıklı 19. maddesinde; "Sözleşme ... onayı dışında kısmen veya tamamen devredilemez ve sözleşmeden doğan para alacağı dahil olmak ancak bununla sınırlı olmamak üzere herhangi bir yüklenici alacağı temlik edilemez, yüklenici bu husustaki talebini yazılı olarak ... bildirir. ... yapılacak değerlendirme sonrasında talebin uygun bulunması ve devir ya da temlik edilecek alacaklı firmanın da yazılı talebi alındıktan sonra devir veya temlik gerçekleştirilir. Yüklenicinin sözleşme konusu alacağını temlik etmesi durumunda, bu talep temlike ilişkin belgelerle birlikte ... tamamen kendi takdirinde olmak üzere değerlendirilerek karara bağlanır. Yüklenicinin bu hususta herhangi bir itirazı olmayacaktır." şeklinde düzenlendiği, davalı şirketten alacaklı olduğunu belirten dava dışı ... Tic. ve Sanayi AŞ.'nin sözleşmenin bu açık hükmüne rağmen davalı şirkete sormadan ve temlik talebi uygunluğu hakkında olurunu almadan davacı şirket ile noterden temlik sözleşmesi düzenleyerek alacağını temlik ettiği görülmüş,

818 sayılı BK’nın 162 (6098 sayılı BK’nın 183) maddesindeki; "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.

Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez." hükmü karşısında; kanunda aranan şartlar dışında alacağın temlikinin yapılabileceği, ancak temlike engel şartlardan olan sözleşmedeki engelleyici hükmün (somut davamızda sözleşmenin 19. maddesi) bulunmasına göre davacının bu temlikname kapsamında davalıdan alacağı tahsil edemeyeceği anlaşıldığından, tarafların tüm delilleri mahkememizce değerlendirilerek temlik sözleşmesinin, davalı ile dava dışı ... Tic. ve Sanayi AŞ. arasında imzalanan "Yönetilebilir Hizmetler Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi"nin 19. maddesi gereği geçerli olmadığı ve davacı temlik alan yönünden ise; davacı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmeden ve devir yasağından alacağın temliki sözleşmesi içeriğine göre davalının haberdar olduğu ve davalı şirketin bizzat davacı şirkete temlik taleplerinin kabul edilmediğine ilişkin cevap karşısında TBK'nın 183/2. maddesinin uygulanma koşullarının da oluşmadığı (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/4541-4308 sayılı kararı ile aynı dairenin 2015/6846 esas 2016/1208 karar sayılı kararı)" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 28.12.2022 tarih ve 2019/182 E., 2022/2128 K. sayılı kararı ile; "...Buna göre İlk derece Mahkemesince, dava dışı şirket ile davalı arasındaki, imzaları inkâr edilmeyen cari hesap mutabakatının TBK'nın 183/2. maddesindeki "devir yasağı içermeyen borç tanıması" niteliğinde olduğu, temliknamede ve davalı tarafından davacıya hitaben yazılan yazıda, dava dışı şirket ile davalı arasındaki Yönetilebilir Hizmetler Çözüm Ortaklığı Sözleşmesinin temlik yasağını içeren 19. maddesinden söz edilmediği, davacının devir yasağını bilerek alacağı temlik aldığına ilişkin dosyada herhangi bir delil ve belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı ve çelişkili gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek davanın kabulüne, 226.285,85 TL.'nin davalı tarafça temlikin kabul edilmediğinin bildirildiği 14.04.2014 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

Dairemiz kararına karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 25.04.2024 tarih ve 2023/803 E., 2024/1115 K. sayılı kararıyla; "Dava dışı alacağı temlik veren ... Ticaret ve Sanayi A.Ş. tarafından davalı borçluya, aralarında yaptıkları yazışma sırasında, borcun ne kadar olduğunun sorulması ve karşılığında davalı borçlu tarafından cevap verilmiş olması Borçlar Kanunu anlamında bir borç tanınması olarak kabul edilemez. Zira temlik alana değil temlik edene karşı bir cevap verilmesi söz konusudur. Dosya kapsamına göre TBK 183-2. maddesi gereğince borcun kabulünün söz konusu olmadığı, gibi dava dışı alacağı temlik veren şirket ile davalı borçlu arasındaki Yönetilebilir Hizmetler Çözüm Ortaklığı Sözleşmesinde temlik yasağı bulunduğu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış..." gerekçesiyle, Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.

DAİREMİZİN ÖNCEKİ KARARINDAKİ

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

Dava, dava dışı şirketten temlik alınan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Dosya kapsamından;

Ankara 44. Noterliğinin 26.02.2014 tarih ve 03373 Y. sayılı "Temlikname"si ile, dava dışı ... Bilgisayar Sist. Tic. ve San. A.Ş.'nin davalı ... ... A.Ş.'den olan Telepresence Sistemleri Ek Protokolünden kaynaklanan alacağı 122.164 USD'yi davacıya temlik ettiği,

Dava dışı şirket ile davalı arasında temlik sonrası yazışmalarda Teleprensence Sistemleri Satınalma Ek Protokolünün, 15.01.2010 tarihli Yönetilebilir Hizmetler Çözüm Ortağı Sözleşmesine ek olarak yapıldığının belirtildiği,

10.04.2014 tarihli, dava dışı şirket yetkilisi ile davalı yetkililerinin imzasını taşıyan Cari Hesap Mutabakatında, davalının 31.03.2014 tarihi itibariyle 122.164,78 USD karşılığı 226.285,81 TL. borç bakiyesinde mutabık oldukları,

Davalı tarafın 11.04.2014 tarihli yazısı ile dava dışı şirkete, 14.04.2014 tarihli yazısı ile davacıya temlik talebinin kabul edilmediğinin bildirildiği,

Anlaşılmıştır.

Dava dışı temlik eden şirket ile davalı arasındaki Yönetilebilir Hizmetler Çözüm Ortaklığı Sözleşmesinin, "Sözleşmenin devri, alacağın temliki" başlıklı 19. maddesinin, "Sözleşme ... onayı dışında kısmen veya tamamen devredilemez ve sözleşmeden doğan para alacağı dahil olmak ancak bununla sınırlı olmamak üzere herhangibir yüklenici alacağı temlik edilemez, yüklenici bu husustaki talebini yazılı olarak ... bildirir. ... yapılacak değerlendirme sonrasında talebin uygun bulunması ve devir ya da temlik edilecek alacaklı firmanın da yazılı talebi alındıktan sonra devir veya temlik gerçekleştirilir. Yüklenicinin sözleşme konusu alacağını temlik etmesi durumunda, bu talep temlike ilişkin belgelerle birlikte ... tamamen kendi takdirinde olmak üzere değerlendirilerek karara bağlanır. Yüklenicinin bu hususta herhangibir itirazı olmayacaktır." hükmünü,

TBK'nın 183. maddesi, "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.

Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez." hükmünü içermektedir.

İlk derece Mahkemesince ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, 10.04.2014 tarihli mutabakat belgesinde davalı şirket yetkililerine ait imza bulunmadığı tespiti yapılmışsa da, mutabakat belgesinde davalı şirket kaşesi üzerinde iki imza bulunduğu görülmüş olup, davalı tarafça bu imzaların aidiyetine ilişkin herhangi bir itiraz ileri sürülmemiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2021 tarih ve 2018/(15)6-565 E., 2021/1464 K. sayılı kararında; "Sözleşmeden doğan devir yasağının üçüncü kişilere mutlak olarak ileri sürülmesi bazı hâllerde haksızlıklara yol açabilir. TBK’nın 183/2. maddesi bu yasağı yumuşatmak amacıyla bir istisnaya yer vermiştir. Bu hükümle sözleşmeden doğan temlik yasağının bir istisnası getirilmiştir. Bu hükmün uygulanabilmesi için aşağıdaki koşullar aranacaktır:

a) Borçlu alacaklıya alacağın varlığını tanımış (ikrar etmiş) olmalıdır.

b) Borçlunun bu tanıması (ikrarı) bir senede (belgeye) dayanmalıdır.

c) Alacaklı borç tanımasını (ikrarını) içeren bu senetten doğan alacağını üçüncü kişiye devir etmiş olmalıdır.

d)Üçüncü kişi taraflar arasında devir yasağından iyiniyetle haberdar olmamalıdır (Kılıçoğlu Ahmet M.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2012, s. 791). Bu koşullar mevcut ise, devir yasağına rağmen üçüncü kişiye yapılan devir geçerlidir. Ancak alacağı temellük eden üçüncü şahıs, devir yasağını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, bu hükümden yararlanamaz." açıklaması yapılmıştır.

İlk derece Mahkemesince, hem dava dışı şirket ile davalı arasındaki sözleşmenin 19. maddesindeki temlik yasağı sebebiyle temlikin geçerli olmadığı sonucuna varılmış, hem de imza bulunmadığı tespiti yapılmasına rağmen muhtemelen (dosyada TBK'nın 183/3. maddesi kapsamında "devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanıması" tanımına uyan başka bir belge olmaması nedeniyle) cari hesap mutabakatına dayalı olarak "davacı temlik alan yönünden ise; davacı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmeden ve devir yasağından alacağın temliki sözleşmesi içeriğine göre davalının haberdar olduğu ve davalı şirketin bizzat davacı şirkete temlik taleplerinin kabul edilmediğine ilişkin cevap karşısında TBK'nın 183/2. maddesinin uygulanma koşullarının da oluşmadığı" benimsenmiştir.

Buna göre İlk derece Mahkemesince, dava dışı şirket ile davalı arasındaki, imzaları inkâr edilmeyen cari hesap mutabakatının TBK'nın 183/2. maddesindeki "devir yasağı içermeyen borç tanıması" niteliğinde olduğu, temliknamede ve davalı tarafından davacıya hitaben yazılan yazıda, dava dışı şirket ile davalı arasındaki Yönetilebilir Hizmetler Çözüm Ortaklığı Sözleşmesinin temlik yasağını içeren 19. maddesinden söz edilmediği, davacının devir yasağını bilerek alacağı temlik aldığına ilişkin dosyada herhangi bir delil ve belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı ve çelişkili gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek davanın kabulüne, kabulüne karar verilen alacağın davalı tarafça davalıya temlikin kabul edilmediğinin bildirildiği 14.04.2014 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

DAİREMİZİN DİRENME GEREKÇELERİ :

Dava dışı temlik eden şirket ile davalı arasındaki Yönetilebilir Hizmetler Çözüm Ortaklığı Sözleşmesinin 19. maddesi uyarınca, sözleşmenin ve sözleşmeden doğan alacakların temlikinin ancak davalı ... ... A.Ş. tarafından uygun bulunması koşuluyla mümkün olduğu, davacı şirketin dava dışı ... Bilgisayar Sist. Tic. San. A.Ş.'nin davalı şirketten alacağını temlik alması üzerine davalıdan talepte bulunması üzerine davalı tarafça temlikin uygun bulunmamış olduğu hususları uyuşmazlık dışıdır.

TBK'nın 183. maddesi, "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.

Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez." hükmünü içermektedir.

Somut olayda; davalı ... ... A.Ş. tarafından, temlik eden ... Bilgisayar Sist. Tic. San. A.Ş.'ne gönderilen ve altındaki davalı şirket yetkililerinin imzaları davalı tarafça inkâr edilmeyen Cari Hesap Mutabakatında,

"Sayın Yetkili,

31.03.2014 tarihi itibariyle şirketimizdeki cari hesabınızın kapanış bakiyesi aşağıdaki gibidir.

Toplam Bakiye : 226.285,81-TL

Bakiye Detay : 122.164,78-USD karşılığı

Mutabık olup olmadığınızı bildirmenizi rica edeceğiz.

NOT:

  1. Mutabakat veya itirazınızı bir ay içinde bildirmediğiniz takdirde T.T.K.92. maddesi gereğince bakiyede mutabık sayılacağınızı hatırlatırız.

  2. Bakiyede mutabık olmadığınız takdirde hesap dökümünüzün tarafımıza gönderilmesini rica ederiz.

  3. Hata ve unutma müstesnadır.

Saygılarımızla" yazmakta olup, dava dışı ... Bilgisayar Sist. San. Tic. A.Ş. tarafından bu alacak miktarının Ankara 44. Noterliğinin 26.02.2014 tarih ve 03373 Y. sayılı "Temlikname"si ile davacıya temlik edilmiş olduğu ve dava konusu alacağın da cari hesap mutabakatına ve temlik işlemine konu alacak olduğu anlaşılmaktadır.

Cari Hesap Mutabakatında dava dışı temlik eden şirkete alacak bakiyesini bildiren ve borcun ne kadar olduğunu soran davalı ... ... A.Ş. olduğundan, öncelikle Yüksek Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bozma kararındaki "Dava dışı alacağı temlik veren ... Ticaret ve Sanayi A.Ş. tarafından davalı borçluya, aralarında yaptıkları yazışma sırasında, borcun ne kadar olduğunun sorulması ve karşılığında davalı borçlu tarafından cevap verilmiş olması Borçlar Kanunu anlamında bir borç tanınması olarak kabul edilemez. Zira temlik alana değil temlik edene karşı bir cevap verilmesi söz konusudur." gerekçesine dosya kapsamına uygun olmadığından katılmak mümkün olmamıştır.

Cari hesap mutabakatında, (borçlu) davalı ... ... A.Ş. tarafından kendi kayıtlarına göre bildirilen tarih itibariyle borç miktarı bildirildiğinden, mutabakat belgesinde devir yasağı bulunmadığından, cari hesap mutabakatındaki bu alacak dava dışı alacaklı şirket tarafından davacıya temlik edildiğinden ve davacının sözleşmedeki temlik yasağından temlikten önce haberdar olduğuna dair herhangi bir delil ve belge bulunmadığından -davalı tarafından davacıya yazılan ve temlik yasağını bildiren yazılar temlikten sonraki tarihleri taşımaktadır- bu belgenin TBK'nın 183/2. maddesi kapsamında bir belge olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle Yüksek Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bozma kararındaki, "Dosya kapsamına göre TBK 183-2. maddesi gereğince borcun kabulünün söz konusu olmadığı," yolundaki gerekçesine de katılmak mümkün olmamıştır.

Bu nedenlerle Dairemizin 28.12.2022 tarih ve 2019/182 E., 2022/2128 K. sayılı kararında direnilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM :

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

I-Dairemizin 28.12.2022 tarih ve 2019/182 E., 2022/2128 K. sayılı kararında DİRENİLMESİNE.

II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.11.2016 tarih ve 2014/215 E., 2016/497 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,

Buna göre;

"1-Davanın KABULÜNE, 226.285,85 TL.'nin 14.04.2014 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  1. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 15.457,60 TL.'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.864,40 TL.'nin düşümü ile kalan 11.593,19 TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Karar tarihindeki AAÜT uyarınca, 34.680,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davacı tarafça yatırılan 3.893,40 TL. ilk masraf, 130,00 TL. tebligat gideri, 29,00 TL. posta gideri, 400,00 TL. bilirkişi ücreti, 85,70 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 4.538,10 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak yatırana iadesine, "

III-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,

IV-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,

17.09.2024 tarihinde, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 17/09/2024

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararkesinkabulünevekiliyenidenverilmesinehakkındadirenilmesinedüzelterek

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim