Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2021/1868
2024/1145
17 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1868 - 2024/1145
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(H Ü K M Ü K A L D I R A R A K
Y E N İ D E N H Ü K Ü M K U R U L M A S I)
ESAS NO : 2021/1868
KARAR NO : 2024/1145
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/01/2019
ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/585E., 2019/46K.
DAVACILAR :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin duruşmalı olarak yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacılar vekili; müvekkillerinin babası ve kocası ...'nun çalışmakta olduğu ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde 03.02.2011 tarihinde meydana gelen patlamada hayatını kaybettiğini, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/256 E. sayılı dosyasında alınan raporlarda ... ... San. ve Tic. A.Ş.'nin lisanssız olarak doğalgaz satış ve dağıtımını yapması ve bu amaçla oksijen tüplerine doğalgaz doldurması, boşalan bu tüplere yeniden oksijen doldurması ve müvekkillerin murisinin ölümüne neden olan patlamanın meydana gelmesine doğrudan neden olduğu için sorumlu olduğunun belirlendiğini, davanın halen derdest olduğunu, müvekkillerinin murisi ile ... ... San. A.Ş.'nin hiçbir ilgisi bulunmadığını, adı geçen şirketin yaptırması zorunlu olan Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortasını yaptırmadığını, murisin 22.06.2020 tarihinden itibaren kaynakçı olarak ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde çalışmakta olduğunu, davalının haksız eylemi nedeniyle müvekkillerinin eş ve babalarının desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere davacılardan ... için 500,00 TL, ... için 250,00 TL. ve ... için 250,00 TL. olmak üzere 1.000,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 03.02.2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;
20.09.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle; davacı ... için 177.608,21 TL, davacı ... için 21.604,80 TL ve ... için 786,99 TL, destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiş, aynı tarihli makbuzla ıslah harcını yatırmıştır.
Davalı; cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesince; "Tüm dosya kapsamı ve deliller, hesap bilirkişisi raporu kapsamı hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda; davacıların murisi ...'nun ... San ve Tic Ltd Şti isimli iş yerinde 03/02/2011 tarihinde meydana gelen doğalgaz patlaması sonucunda hayatını kaybettiği, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/256 esas sayılı dosyasında yargılamanın sürdüğü, bu dosyada alınan raporlara göre ... ... San ve Tic AŞ'nin lisanssız olarak doğalgaz satış ve dağıtımını yapması ve bu amaçla oksijen tüplerine doğalgaz doldurması, boşalan bu tüplere yeniden oksijen doldurması ile davacıların murisinin ölümüne neden olan ve OSTİM patlaması olarak adlandırılan olay sonucunda vefat ettiği, davacıların murisinin kazaya sebebiyet veren ... ... San AŞ ile arasında iş akdi bulunmadığı, ... San ve Tic Ltd Şti'nde 20049551 sicil no ile 22/06/2010 tarihinden itibaren kaynakçı olarak çalıştığı, hesap bilirkişisinin 06/06/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı ... ...'nun 177.608,21 TL, davacı ... ...'nun 21.604,80 TL, davacı ... ...'nun 786,99 TL destekten yoksun kalma tazminat zararının bulunduğu, dava konusu kazada müteveffanın çalıştığı ... adlı iş yerine ve kendisine atfı kabil bir kusurun bulunmadığı, hesap bilirkişisi tarafından 06/06/2018 tarihli raporda yapılan destek zararı hesaplamasının ... Yönetmeliği uyarınca davalı kurum tarafından teminat altında olduğu, tehlikeli maddeler ZMMS Genel Şartları'na göre sigortanın kapsamının "bu sigorta, kararda belirtilen tehlikeli maddeler ile ilgili mesleki faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişilerin söz konusu mesleki faaliyetleri dolayısıyla meydana gelebilecek bir kaza sonucunda kusurları olsun olmasın 3. kişilerin doğrudan doğruya uğrayacakları bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını, poliçede yazılı tutarlara kadar aşağıdaki şartlar dairesinde temin eder. Sigorta, sigortalının karar kapsamına giren tüm mesleki faaliyetini kapsayacak şekilde yapılır." şeklinde belirlendiği, dava konusu kazada pek çok kişinin yaralanarak vefat ettiği, bunun yanı sıra büyük maddi eşya ve araç kayıpları da meydana geldiği, konuyla ilili pek çok dava dosyası açılarak Yargıtay incelemelerinden geçtiği, bu incelemelerde dava dışı ... ... San AŞ'nin tıbbi ve sanayi tüplerden oksijen, argon, karbondioksit, azot gazlarının otomatik sistemle dolumu ve dağıtımı üzerine çalıştığı, bu faaaliyeti nedeniyle tehlikeli maddeler ZMMS poliçesi kapsamında mesleki faaliyette bulunduğu ve bu poliçeyi yaptırmak zorunda olduğu, poliçenin mevcut olmaması nedeniyle 5684 sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile ... yönetmeliğinin 9.maddesi gereğince davalı ...'nın meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun açıkça tespit edildiği" gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı eş ... için 177.608,21 TL, davacı çocuk ... ... için 21.604,80 TL, davacı çocuk ... ... için 786,99 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 07.09.2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı taraflara ayrı ayrı verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.2 maddesine göre bu sigortanın, 11.03.2010 tarih ve 2010/190 sayılı Tehlikeli Maddeler İçin Yaptırılacak Sorumluluk Sigortaları Hakkında Kararda belirtilen Tehlikeli Maddelerle ilgili mesleki faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişilerin söz konusu mesleki faaliyetleri dolayısıyla meydana gelebilecek bir kaza sonucunda, kusurları olsun olmasın üçüncü kişilerin doğrudan doğruya uğrayacakları bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını temin etmek amacıyla ihdas edildiğini, bu kararın 1. maddesindeki tehlikeli maddeler ile ilgili faaliyetlerde bulunan kişilerin Tehlikeli Maddeler Sigortası yaptırması gerektiğini,
Bu düzenlemeler gereği hem ... ... San. A.Ş.'nin (üretim faaliyetinde bulunmasından dolayı) ve hem de ... Otom. Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin (tehlikeli maddelerin kullanımından dolayı) sigorta yaptırmalarının zorunlu olduğunu, davaya konu kazanın meydana geldiği işyeri ... Otom. Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti. olup kazanın, bu işyerinin yaptırmakla yükümlü olduğu tehlikeli maddeler zorunlu sorumluluk sigortasına tâbi olduğunu, kusurun ise üretim ve depolanmanın yapıldığı ... ... San. ve Tic.A.Ş.'ye verildiğini, dolayısıyla ... ... San. ve Tic. A.Ş.’nin sigortasının bulunmaması sebebi ile müvekkili Kurumun sorumluluğuna gidilemeyeceğini,
Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.4. maddesinin (ç) bendinin, "Sigortalıya vekalet akdi veya hizmet akdiyle ya da başka bir şekilde bağlı olarak çalışan kimselere gelen zarar ve ziyanlar"ı teminat dışında saydığını, davanın teminat dışında kalması sebebiyle reddi gerekirken kabulünün yasaya ve hukuka aykırı olduğunu,
İlk derece Mahkemesince, davaya konu tazminatın haksız fiile dayanması nedeniyle yasal faiz işletilmesi gerektiğini, kaldı ki müvekkili kurum tacir olmamakla, davacılar ile arasında sözleşmesel bir ilişkinin de söz konusu olmadığını,
Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
I-Dava, murislerinin iş kazasında vefatı sebebiyle "Tehlikeli Maddeler Sorumluluk Sigortası" kapsamında destekten yoksun kalma tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Davacılar murisinin vefatına neden olan patlamanın, dolum öncesi tüplerin içinde kalan oksijenin doğalgaz dolumunu takiben reaksiyona girerek kullanıcı personelin vanayı açması ile birlikte aniden patlaması sonucu meydana geldiği, ... ... San. Tic. A.Ş. tarafından bu tüplerin dolumu, satışı ve dağıtımının yapıldığı, tehlikeli maddeler ile iştigal eden ... A.Ş.'nin mesleki faaliyeti gereği yaptırmak zorunda olduğu sigortayı yaptırmadığı, sigortanın kapsamının belli bir coğrafi alan ile sınırlandırılamayacağı, bu hususların Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiği (Yargıtay 11. HD'nin 19.01.2015 gün ve 2014/14852E., 2015/553 K. sayılı onama kararı ile 24.11.2015 gün ve 2015/5153-12452K sayılı karar düzelme isteminin reddi, 02.05.2019 gün ve 2019/74E., 2019/3351K.) anlaşılmış olup, davalı ... sorumlu olacağının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-Dava konusu olay 03.02.2011 tarihinde, saat 11.00'da ... Ltd. Şti. ve aynı gün saat 19.20 sıralarında ... San. Ltd. Şti.'nde meydana gelen patlama sonucu ... Ltd. Şti.'nde sigortalı olarak çalışan davacıların desteğinin vefatına sebebiyet vermiş; destek ...'nun vefatı ile davacı eşi ve çocukları kalmıştır.
Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/256 E.,2015/192 K. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde; patlamaların ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti.’ne ait binalarda aynı tarihte farklı zamanlarda meydana geldiği, CNG lisansını beklemeden doğalgaz dolumu, taşınması ve satış organizasyonunu sevk edip yönlendiren, olayın başından itibaren yeterli tedbirleri almayan ... ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti'nin bir kısım yetkilileri ve yetkili personelinin kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu gerekçesiyle taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak suçundan hürriyeti bağlayıcı cezayla cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
İlk derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu patlamada zarar gören ölü ve yaralı sayısına göre kaza başı limitinin paylaştırılması gerekip gerekmediği hususunun değerlendirilmemiş olduğu anlaşılarak Dairemizce 356. maddesi uyarınca duruşma açılmış, re'sen seçilen bilirkişiden "Davacıların murisi ...'nun ölümüne sebep olan patlamadaki toplam ölü ve yaralı sayısı dikkate alınarak gerektiğinde garame hesabı yapılması suretiyle davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının belirlendiği" rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda; SGK Hizmet Akdiyle Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığının 30.10.2017 tarihli yazısından davacı eş ve çocuklara, iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolundan ölüm geliri bağlandığı, ayrıca, yaşlılık, ölüm ve maluliyet sigorta kolundan ölüm aylığı bağlanması nedeniyle 5510 sayılı yasanın 54. maddesi uyarınca ölüm gelirinin yarıya indirildiği ve dosyaya SGK tarafından davacılar ... ... ve ... ...'ya bağlanan ölüm gelirinin yarıya indirilmiş ilk peşin sermaye değerinin bildirildiği anlaşılmakta olup, SGK, hak sahiplerine ödemeyeceği miktarı rücuen talep edemeyeceğinden, davacılar açısından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı tutarından, SGK'nın davacılara bağladığı/ödeyeceği gelirin yarıya indirilmiş ilk peşin sermaye değerinin yarısının kusur karşılığı olmak üzere tenzili gerektiği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda, SGK tarafından davacılara bağlanan gelirin bildirilen peşin sermaye değerinin tamamı tenzil edilmiş olup, bu durumda, davalı vekilinin < ödeme yapılması durumunda ödenen miktarın tazminat bedelinden düşürülmesi gerektiği > yönündeki itirazının dosya kapsamı ile örtüşmediği, öte yandan davacı tarafça bu hususta herhangi bir itirazda bulunulmadığından, davalı lehine usulü müktesep hak oluştuğu değerlendirilerek yeniden hesaplamaya gidilmediği, müteveffanın hak sahibi davacı çocuk ...'ya, SGK tarafından iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolundan ölüm geliri bağlanmadığı anlaşılmakla, anılan davacı yönünden hesaplanan destekten yoksun kalma zararından bu hususta herhangi bir indirime gidilmesine olanak bulunmadığı, dava konusu kazada 20 kişinin vefat ettiği ve 43 kişinin yaralandığı hususu ile Yüksek Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında sigorta poliçesi teminatının zarar görenlerin zararı oranında paylaştırılması gerektiği yönündeki kabulü dikkate alınarak yapılan değerlendirmede davalı ... tarafından yapılan ödemelerin toplam tutarının (609.240,82 TL.) kaza başına teminat limiti dahilinde kaldığı görülmekle, sadece ödemeler açısından değerlendirme yapılması halinde, garame hesabına gidilmesine gerek bulunmadığı, davalı ... tarafından yapılan ödemeler ile halen yargılaması devam eden bedeni zararlar klozu kapsamındaki zarar miktarlarının toplam tutarının (3.300.548,52-TL.) kaza başına teminat limitini aştığı görülmekle; yapılan ödemelert derdest zarar miktarları açısından değerlendirme yapılması halinde davacı ... ...'nun tazmini gereken destekten yoksun kalma zararının 172.197,52 TL., davacı ... ...'nun tazmini gereken destekten yoksun kalma zararının 20.946,63 TL., davacı ... ...'nun tazmini gereken destekten yoksun kalma zararının 763,01 TL. olduğu tespit ve görüşü bildirilmiştir.
Buna göre Dairemizce, 03.02.2011 tarihinde meydana gelen patlamada davacıların murisi ...'nun da aralarında bulunduğu toplam 20 kişinin vefat ettiği ve 43 kişinin yaralandığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında sigorta poliçesi teminatının zarara görenlerin zararı oranında paylaştırılması gerektiği yönündeki uygulaması dikkate alınarak, garameten paylaştırma yapılması gerektiği, uzman bilirkişinin bu yöndeki hesaplamasına göre davacı ... ...'nun 172.197,52 TL., davacı ... ...'nun 20.946,63 TL. ve davacı ... ...'nun 763.01 TL. talep edebileceği değerlendirilerek, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 356/(2). maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddine,
II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 356/(2). maddesi uyarınca, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.01.2019 tarih ve 2017/585 E., 2019/46 K. sayılı HÜKMÜ KALDIRILARAK YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
Buna göre;
"1-Davanın kısmen KABULÜNE;
Davacı eş ... için 172.197,52 TL,
Davacı ... için 20.946,63 TL,
Davacı ... için 763,01 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 07/09/2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.245,80 TL harçtan, peşin alınan 707,67 TL (ıslah harci dahil) harcın mahsubu ile bakiye 12.583,13 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/(3), 13/(1) ve (2). maddeleri uyarınca;
27.551,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'ya,
17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'ya,
763,01 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/(3) ve 13/(2). maddeleri uyarınca 5.410,69 TL vekalet ücretinin davacı ... ...'dan, 658,17 TL vekalet ücretinin davacı ... ...'dan, 23,98 TL. vekalet ücretinin davacı ... ...'dan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacılar tarafından yapılan 1.791,87 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 1.738,11 TL.'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
-
Davalı tarafından yapılan 29,00 TL. posta gideri, 5.000,00 TL. bilirkişi ücreti, 121,30 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 5.150,30 TL. yargılama giderinin davanın red oranına göre 154,50 TL.'sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri çinden alınarak yatırana iadesine."
III-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına belirlenen 10.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
IV-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
V-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
17.09.2024 tarihinde, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 17/09/2024
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32