SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1264

Karar No

2024/1024

Karar Tarihi

9 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

23. H U K U K D A İ R E S İ

(H Ü K M Ü K A L D I R A R A K

Y E N İ D E N H Ü K Ü M K U R U L M A S I)

.

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN:

MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye ... Mahkemesi

TARİHİ : 03/03/2021

ESAS-KARAR NUMARASI : ...

Taraf vekillerince yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :

İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 30.12.2014 tarihli "... Sözleşmesi" akdedildiğini, davalı şirkete ... temin edilmiş 24.02.2016 tarihli 100.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu verildiğini, teminat mektubunun süresinin 1'er yıl süre ile 31.01.2020 tarihine kadar uzatıldığını, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca tarafların bir araya gelerek 01.01.2016 tarihli zeyilname düzenlediklerini, bu zeyilname ile sözleşmenin 1 yıl daha uzatıldığını, işyerlerinde çalışacak personel sayısındaki artış da göz önüne alınarak sözleşme bedelinin artırıldığını, sözleşmenin 01.03.2019 tarihli fesih protokolüne kadar devam ettiğini, 01.01.2016 tarihli zeyilname hariç 2017, 2018 ve 2019 yılları için taraflar arasında sözleşmenin süresinin uzatılmadığına veya bedeline ilişkin başkaca bir zeyilname veya protokol imzalanmadığını, müvekkili şirketin fesih protokolünde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalı şirketin protokolün 3.4. maddesinde hüküm altına alınan ödenmemiş hak ediş ve alacaklarla ilgili hiçbir adım atmadığını, müvekkili şirketin alacaklarını ödemekten imtina ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin Ankara 21. Noterliği'nin 23.05.2019 tarihli ihtarnamesini keşide ettiğini, sözleşmenin feshine kadar gerçekleşmiş 1.484.595,27 TL bakiye hakediş alacağı ile sözleşme uyarınca 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ÜFE-TÜFE farkından doğmuş 634.742,29 TL alacak ve bu alacaklar için işlemiş faizin ödenmesinin istenildiğini, teminat mektubunun tahsili için davalı tarafından muhatap bankaya müracaat edildiğini, bunun üzerine Ankara 12. Asliye ... Mahkemesi'nin 2019/231 D.İş sayılı dosyasında yaptıkları başvuru neticesinde teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verildiğini ileri sürerek, davalı tarafından geçmişte ödenmiş ve fakat vadesinde ödenmemiş tüm hak edişlerin sözleşmenin (5.4.) maddesinde belirlenen kesin vadeye göre işlemiş/işleyecek avans faizi ile birlikte şimdilik 1.484.595,27 TL'sinin tahsilini, sözleşmenin (5.2.) maddesine göre 2017, 2018 ve 2019 yılları Ocak ayında, ÜFE ve TÜFE oranlarının aritmetik ortalaması kadar sözleşme bedeline ilave edilmesi gereken hak ediş alacaklarının, yine sözleşmenin (5.4.) maddesinde belirlenen kesin vadeye göre işlemiş/işleyecek avans faizi ile birlikte şimdilik 10.000,00 TL'sinin tahsilini ve ... sayılı 24.02.2016 tarihli 100.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun iadesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili, 25.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ÜFE-TÜFE oranlarının aritmetik ortalaması kadar sözleşme bedeline ilave edilmesi gereken hak ediş alacağına ilişkin talebini 901.687,71 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasında 30.12.2014 tarihinde "... ve ... ... Santralinin İşletme ve Bakım Sözleşmesi" ve 01.01.2016 tarihinde "Süre Uzatımı ve Fiyat Artışı Zeyilnamesi" imzalandığını, 01.03.2019 tarihli Fesih Protokolü ile de Ana Sözleşme ve Zeyilnamenin 01.03.2019 tarihinden geçerli olmak üzere feshedildiğini, sözleşmenin tasfiyesinin ne şekilde yapılacağının da Fesih Protokolü ile düzenlenmiş olduğunu, ... havzasında bulunan ve Ardahan ili ... 24. Bölge Müdürlüğü sınırlarında yer alan, ... ... ... ve ... A.Ş. tarafından işletilen ... ve ... Barajları'nın su tutumunun tamamlanarak işletmeye alınmasının geciktiğini, ... ... firmasının mansap şartlarını düşünerek düzeltici faaliyet yapmamasından ötürü müvekkili şirkete ait ... ... ... üretiminin ciddi şekilde olumsuz etkilendiğini, davacı şirketin bu durumu bilmekle ve müvekkil şirkete bildirmekle yükümlü olmasına rağmen su tutumunun uzadığını ve bu nedenle ciddi bir üretim kaybı gerçekleştiğini müvekkili şirkete bildirmediğini, gerekli başvuruların yapılarak konu ile ilgili tedbir alınmasına böylece engel olduklarını, salt bu nedenle meydana gelen üretim kaybının 27,23 GWh olup, 20.08.2017-07.02.2018 tarihleri arasında ortalama satış fiyatı 27,96 Krş/kWh olduğu dikkate alındığında, müvekkili şirketin yıllık gelir kaybının 7.613.500.-TL olduğunu, davacı şirketin bu boyutta bir zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, sözleşmeyi bir fesih protokolü ile sonlandırma ihtiyacının da bu olaydan kaynaklandığını, teminat mektubunun nakde çevrilmesi talebinin haklı bir talep olduğunu, bu konuda verilen tedbir kararının teminat mektubunun varlık sebebini ortadan kaldıran haksız ve hukuka aykırı bir karar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

İlk derece mahkemesince;"... hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi tarafların birbirini teyid eden ticari defterlerine ve kayıtlara göre davacının bakiye hakediş bedeli olarak dava tarihi itibari ile 1.484.595,27 TL alacağının olduğu, davalının, barajın işletmeye geç alınmasına yönelik itirazının dava konusu sözleşme kapsamındaki ... ve ... ... Santraline ilişkin olmayıp, ... Havzasında bulunan ve Ardahan ili ... 24. Bölge Müdürlüğü sınırlarında yer alan, ... ... ... ve ... A.Ş. tarafından işletilen ... ve ... ... ilişkin olduğu, davalının bunun dışında cevap ve ikinci cevap dilekçesinde davacıya yönelik eksik ve ayıplı ifa iddiasının bulunmadığı, delil sunmadığı, bekletici mesele yapılmasını istediği Ankara 7. Asliye ... Mahkemesinin 2020/107 Esas sayılı dosyanın taraflarının ve dava konusunun farklı olduğu, bu sebeple bilirkişi raporundaki hesaplamaya istinaden 1.484.595,27 TL bakiye hakediş alacağı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı iş sahibinin, taahhüdün, sözleşmeye uygun ifa edilmediğini ispatlıyamadığı, yüklenicinin işverene borcunun olmadığı, yüklenicinin iş kazasından dolayı açılmış veya açılabilecek davalarının dosyaya bildirilmediği, davacı/yüklenicinin 16/05/2019 tarihli SGK İlişiksiz Belgesini davalıya sunduğu görülmüştür. Bu durumda sözleşmenin 11.4.1.maddesine göre davacı tarafından davalıya verilen teminat mektubunun iadesi şartlarının oluştuğu kanaatine varılarak, buna ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

Davacı tarafından her ne kadar, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ÜFE-TÜFE oranlarının aritmetik ortalaması kadar sözleşme bedeline ilave edilmesi gereken hak ediş alacağını talep edilmişse de; taraflar arasında düzenlenen 01/01/2016 tarihli Zeyilnamenin 3. maddesine göre zeyilnamenin, taraflar arasındaki sözleşmenin "bitiş süresi" ve "sözleşme bedelindeki değişiklik" için yapıldığı, 3.2. maddesine göre ise sözleşme bedelinin 100.000 TL/ay+KDV olarak değiştirilip, iş sonuna kadar birim fiyatının sabit kalmasının ve hiç bir sebep ve nedenle sözleşme ve zeyilnamede belirlenen sürede değişiklik yapılamayacağının kararlaştırıldığı, buna göre zeyilname ile "Sözleşmenin 5.2. maddesine göre, sözleşmenin yenilendiği yıl Ocak ayında TÜİK tarafından yayınlanan ÜFE-TÜFE oranlarının aritmetik ortalaması kadar sözleşme bedeline ilave edileceğine" ilişkin hükmün kaldırıldığı, yukarıda açıklanan bakiye hakediş bedeli dışında davacının ÜFE-TÜFE oranlarının aritmetik ortalaması kadar sözleşme bedeline ilave edilecek alacağının bulunmadığı kanaati ile davacının bu yöndeki talebinin reddine..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece, 1.484.595,27 TL'lik alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasının hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin dava konusu 15.12.2014 tarihli sözleşmenin (5.4.) maddesine göre belirlenmesi gerektiğini, maddede "ödemeler, sözleşme bedellerinin sözleşme süresi aya bölünmesi sonucu ortaya çıkacak rakamın aylık hak edişler şeklinde düzenlenmesi ile yapılacak olup, yüklenici tarafından her ayın sonunda sözleşmenin 12.4. maddesindeki belgeleri eklenerek düzenlenecek faturanın tarihini takip eden 15 (onbeş) gün içerisinde yapılacaktır." dendiğini, davacı tarafından kesilmiş faturaların tarihlerinin belli olduğunu ve faturaların davalı tarafından kabul edildiğini, taraflarca açıkça ödeme günün belirlendiğini ayrıca temerrüde düşürülmenin şart olmadığını, davacı tarafından ayrıca ihtar da çekildiğini, fatura tarihleri baz alınarak her bir fatura için ayrı ayrı faiz hesabı (her bir fatura tarihinden itibaren 15. günün sonu dikkate alınarak) yapılmadan veya ihtarname dikkate alınmaksızın faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmiş olmasının hatalı olduğunu, vadesinde ödenmemiş alacakların faizi talebinin karşılanmadığını, zeyilname ile sözleşmenin artışa ilişkin hükümlerinin değiştirilmediğini, zeyilnamenin sadece sözleşme bitiş süresini ve sözleşme bedelindeki değişiklikleri konu ettiğini, ÜFE-TÜFE farklarından ötürü alacak talebi reddinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun aksine karar verildiğini beyan ederek, kararın kaldırılması ile yeniden inceleme yapılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: fesih protokolü doğrultusunda, her iki şirketin elemanlarından ortak şekilde oluşturulan komisyon tarafından tutulan tutanaklara göre davacı şirketin sunduğu hizmetin eksik olduğunun tespit edildiğini, davacı şirketin "enerjinin üretilmesi ve üretilen enerjinin iletim ve dağıtım şebekesine verilmesi için gerekli işletme, bakım ve revizyon işleri"ni üstlenmiş olduğunu, tutanaklarda yer alan eksikliklerin parasal karşılıkları tespit edildiğinde davalının alacaklı olduğunun anlaşılacağını, en üst düzeyde elektrik üretilmesi konusunda davacının yetkili ve sorumlu olduğunu, aylık ve yıllık faaliyet raporları düzenleme yükümlülüğü bulunduğunu, ... havzasında bulunan ve Ardahan ili ... 24. Bölge Müdürlüğü sınırlarında yer alan, ... ... ... ve ... A.Ş. tarafından işletilen ... ve ... ... su tutumunun tamamlanarak işletmeye alınmasının davacı yüzünden geciktiğini, zararın meydana gelmesinde ... ... firması ile birlikte davacının ortak kusuru olduğunu, davalı şirkete "kesin teminat mektubu" verilmesinin sebebinin de, şirketin zarara uğramasının engellenmesi olduğunu, uyuşmazlıkların çözümü için yapılan görüşmeler sonuçsuz kaldığından teminat mektubunun nakde çevrilmesi yoluna gidilmesi gerektiğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında ödenmeyen hakedişlerin, ÜFE ve TÜFE oranlarının aritmetik ortalaması kadar sözleşme bedeline ilavesinin birikmiş faizi ile birlikte tahsili ve teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir.

  1. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer, davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

  2. Taraflar arasında düzenlenen 15.12.2014 tarihli sözleşmenin 5.4 maddesinde açık olarak; "ödemeler, sözleşme bedellerinin sözleşme süresi aya bölünmesi sonucu ortaya çıkacak rakamın aylık hakedişler şeklinde düzenlenmesi ile yapılacak olup, yüklenici tarafından her ayın sonunda sözleşmenin 12.4 maddesindeki belgeler eklenerek düzenlenecek faturanın tarihini takip eden 15 (onbeş) gün içerisinde yapılacaktır." denilmiştir. Zira öte yandan da; 6102 sayılı TTK'nın 1530/2.maddesi gereği, ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı haller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. Devamı 3. fıkrada da mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır denilmiştir.

Davacı tarafından davalıya gönderilen 23.05.2019 tarihli ihtarnamede, sözleşmenin feshine kadar gerçekleşmiş olan alacak tutarı ile ÜFE ve TÜFE farkından doğan alacak tutarları ile birlikte her iki alacağa işlemiş bulunan yasal faiz alacaklarının da üç gün ödenmesi, "değişen miktar ve tarihlerden hesap edilecek faizler ile fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tuttuğumuzu" ihtarını da içerecek şekilde talepte bulunulmuştur.

Bu kapsamda davalı tarafından davacı faturaları ticari defter ve kayıtlara alınıp kabul edildiğinden davacının ödenmeyen faturalara dayalı hakediş alacakları için birikmiş faiz isteminde bulunabileceği kanaatiyle davacı yanın istinaf itirazları kapsamında Dairemizce alınan bilirkişi asıl ve ek raporu ile davacının işlemiş faiz alacağının avans faiz oranına göre 439.465,89 TL olduğu, yasal faiz oranına göre ise 287.338,39 TL olduğu hesaplanmıştır.

Davacı tarafından harçlandırılmayan birikmiş faiz alacağı için 439.465,89 TL üzerinden harç ikmali yapılmıştır.

Davacının göndermiş olduğu ihtarnamede faiz cinsini yasal faiz olarak açıkladığı görülmekle, davacının dava tarihine kadar yasal faiz talep edebileceği anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalara göre davalı vekilinin bir kısım istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 356/2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile dava tarihine kadar işlemiş yasal faizin tahsili, dava dilekçesi ile avans faiz istendiğinden dava tarihinden sonra alacağa avans faizi işletilmesine dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM :

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

I-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer, davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine,

II-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin eksik incelemeye yönelik istinaf başvurusunun kabulüne; HMK'nın 356/(2). maddesi uyarınca Ankara 6. Asliye ... Mahkemesi'nin 03.03.2021 gün, 2019/355 Esas, 2021/216 Karar sayılı hükmünün KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,

" 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 1.484.595,27 TL'nin dava tarihine kadar işlemiş 287.338,39 TL yasal faizi ile birlikte tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,

  1. Davacı tarafından davalıya verilen ... ait 24/02/2016 tarihli, 100.000,00TL bedelli..... sayılı teminat mektubunun davacıya iadesine,

  2. Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,

  3. Teminat mektubunun işleme konmaması için yatırılan teminatın iadesi isteminin bu aşamada reddine,

  4. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 127.871,78 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 42.461,71 TL, 15.230,00 TL ve 7.504,98 TL harcın mahsubu ile kalan 62.675.09‬‬ TL harcın davalıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,

    1. Davacı tarafından ödenen 42.506,11 TL, 15.230,00 TL ve 7.504,98 TL harçların (65.241.09 TL) davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
  5. Davacı tarafça yapılan 9.481,20 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 6.066,19 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,

6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı ticari arabulucu ücreti olan 1.320,00-TL'nin kabul/red oranına göre 844,55 TL'sinin davalıdan, 475,45 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  1. Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir edilen 221.754,69 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

  2. Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 145.919,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

10-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,

III-Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine.

Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 127.871,78 TL istinaf karar harcından peşin alınan (27.202,00+59,30=) 27.261,30 TL.'nin mahsubu ile kalan 100.610,48 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

IV-A.A.Ü.T. uyarınca 10.200,00-TL istinaf duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine.

V-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.

09/07/2024 tarihinde, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYÇOKLUĞUYLA karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2024

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip 222724

e-imzalıdır muhalif e-imzalıdır e-imzalıdır

MUHALEFET ŞERHİ;

Davacı tarafça davalıya gönderilen 23.05.2019 tarihli ihtarnamede, sözleşmenin feshine kadar gerçekleşmiş olan alacak tutarı ile ÜFE ve TÜFE farkından doğan alacak tutarları ile birlikte her iki alacağa işlemiş bulunan yasal faiz alacaklarının da üç gün ödenmesi, "değişen miktar ve tarihlerden hesap edilecek faizler ile fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tuttuğumuzu" ihtarını da içerecek şekilde talep edilmiş, dava dilekçesinde ise her iki alacağın sözleşmenin 5.4. maddesinde belirlenen kesin vadeye göre işlemiş/işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.

Davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarnamede fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak yasal faiz oranından hesaplanan işlemiş faiz alacağı istendiğinden, işlemiş faiz oranı yönünden talebin sınırlandığından söz edilemez.

Buna göre, davacının ödenmemiş hak ediş alacakları ile ilgili işlemiş faiz alacağının, avans faizi oranı üzerinden hesaplama yapılan 21.03.2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm altına alınması gerektiği düşüncesiyle, kararın, işlemiş faiz alacağının yasal faiz oranı üzerinden hesaplama yapılan 29.04.2024 tarihli bilirkişi raporundaki belirlemenin esas alınması ile ilgili kısmına muhalifim.

...

Üye ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

temyizoyçokluğuylaıvaaütkabulüyenidenkaldırılmasınamahkemesiüfetüfekısmenhükümkurulmasına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim