SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 23. HD 2019/2141 E. 2023/879 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2019/2141

Karar No

2023/879

Karar Tarihi

17 Mayıs 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

23. H U K U K D A İ R E S İ

(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N

E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2019/2141

KARAR NO : 2023/879

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN:

MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 21.03.2019

ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/312E., 2019/234K.

DAVACI :

VEKİLİ : Av. ... -E tebligat

DAVALI :

VEKİLİ : Av. ... - E tebligat

Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :

İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :

Davacı vekili, taraflar arasında 27.08.2007 tarihli ... Rüzgar Santrali Projeleri Geliştirme ve Danışmanlık Sözleşmesi ve aynı tarihli ... ile ilgili Rüzgar Santralleri Geliştirme ve Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeler uyarınca müvekkili şirket tarafından geliştirilen projeler kapsamında taraflar arasında imzalanan 02.08.2016 günlü protokol ile Ek 1 deki sözleşmenin 2. maddesi gereği hizmet bedeli olarak Aşama II için toplam 9.000,00 Euro, Aşama III için 30.000,00 Euro nun KDV leri ile birlikte yine ek 2 deki sözleşme gereği 51,25 MW kurulu gücündeki RES projesi ile ilgili olarak aşama II için toplam 71.750 Euro+KDV ödenmesi hususunda mutabık kalındığı, mutabakat kapsamında 110.750,00 Euro+KDV olmak üzere toplam 130.685,00 Euro alacağın halen ödenmediğini ileri sürerek, bu bedelin sözleşme ve vade tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, davacı tarafın dayandığı 27.08.2007 günlü Rüzgar Santrali Projeleri Geliştirme ve Danışmanlık sözleşmesinin 2. maddesinde göre kendisi tarafından hangi projelerin gerçekleştirildiğini açıklamadığını, hangi projelere dayanılarak hak iddia edildiğinin bilinemediğini, davacı tarafından tamamlanmış bir projenin mevcut olmadığını, sözleşmenin 2. maddesinde davacı tarafından hazırlanacak olan projelerin asgari olarak sözleşmede belirtilen özellikleri taşıması ve bu özelliklere uygun ön fizibilite hazırlanması ve teknik destek verilmesinin kararlaştırıldığını, davacının müvekkile teslim etmiş olduğu projelerin büyük bölümündeki eksikliklerin müvekkili tarafından giderildiğini, hatta bazen müvekkili tarafından tüm özellikleri baştan hazırlanarak gerçekleşen projeler incelendiğinde tamamen bağımsız projeler gerçekleştiğini, bunun müvekkilinin ağır masraflar yapmasını gerektirdiğini, sözleşmenin imzalandığı 27.08.2007 tarihinden dava tarihine kadar geçen süreçte teslim edilen projelerde sürekli sözleşmeye aykırılık tesbit edildiğini, en baştan projelerin yeniden revize edilerek ancak gerçekleştirilebilir hale gelmesinin müvekkilinin bu yüzden istihdam ettiği personelin çalışması sonucu gerçekleştiğini, alacağın TBK nun 474. maddesine göre iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının belirlenmesinin gerektiğini, müvekkiline bu güne kadar gönderilmiş bir fatura olmadığı için KDV alacağının oluşmadığını, KDV nin talep edilmesinin kanuna aykırı olduğunu, ön inceleme celsesinden sonra sunduğu dilekçeye ek olarak RES santrallerinin yapılması sırasında kurumlar ile yapılan yazışmalara ve çıkan sonuçlara ilişkin belge ve yazışmaları ekleyerek, davacı tarafın sunduğu 02.08.2016 tarihli protokolün, müvekkilinin davacı şirkete bu kadar borcu olduğu anlamına gelmediğini, ödeme yapıldığında tarafların sözleşmelere ilişkin herhangi bir yükümlülüklerinin kalmayacağına ve ilgili tüm taleplerden birbirlerini ibra edeceklerine ilişkin düzenleme olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :

İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasında 27.08.2007 tarihli ... Rüzgar Santralleri Projeleri Geliştirme ve Danışmanlık Sözleşmesi ve aynı tarihli ... Rüzgar Santralli Projeleri Geliştirme ve Danışmanlık Sözleşmesi yapıldığı, 02.08.2016 tarihli protokol başlıklı sözleşmenin yapıldığı konusunda uyuşmazlık yoktur.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmeler ile davacı yükleniciye ve davalı iş sahibine yüklenen edimlerin sözleşmenin ve davanın taraflarınca tam olarak yerine getirilip getirilmediği, davalı şirketin davalı şirkete borcunun bulunup bulunmadığı var ise miktarı, tarafların edimlerini yerine getirip getirmedikleri, temerrütlerinin bulunup bulunmadığı, varsa ilk temerrüte düşenin kim olduğu, davacı yararına faize hükmedilip edilemeyeceği edilecek ise türü ve başlangıç tarihine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Davacı taraf alacağına dayanak olarak taraflar arasında düzenlenen 02.08.2016 tarihli protokole dayanmış, davalı da bu protokolün varlığını kabul etmiş, ancak protokolün taraflar arasındaki kesin hesap olmadığını, her hangi borç doğrucu belge olarak değerlendirilmeyeceğini savunmuşsa da, protokol incelendiğinde taraflar arasındaki iki adet danışmanlık sözleşmesi nedeniyle davacı ... ... San. Tic. Ltd. Şti. nin yaptığı işler karşılığında, davalı ...Proje -...'ın toplam 110.750,00 Euro +KDV =130.685,00 Euro borcu bulunduğu, bunu ödediğinde tarafların birbirlerine borcu kalmayacağının öngörüldüğü, bu haliyle bu protokolün taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı ilişkiyi, borç ve alacağı tasfiyeye yönelik bir protokol olduğu, protokol ile tarafların edimleri değerlendirilerek neticede, davalı kişi ve işletmesinin davacı şirkete KDV dahil toplam 130.685,00 Euro ödemesi gerektiğinin bu tarih itibariyle belirlendiği, davalının iddia etttiği gibi, ticari defterler ve kayıtların incelenmesine gerek bulunmadığı, KDV nin davalı tarafından karşılanacağı sözleşmede açıkça belirtildiğinden, fatura düzenlenmeden KDV ödemek yükümlülüğü bulunmadığı konusundaki davalı savunmasına değer verilmemiş, ancak davacının davalıyı ödeme konusunda dava tarihine kadar ihtar etmediği ve alacağının tahsili için başvuruda bulunmadığı anlaşıldığından, davalının dava tarihine kadar temerrüt oluşmadığı bu nedenle dava tarihinden önce faize hükmedilemeyeceği, Euro alacağı yönünden faizin 3095 Sayılı Kanunun 4. maddesi hükümlerine göre dava tarihinden tahsil tarihine kadar hesap edileceği kabul edilerek, davanın kabulüne " karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

İstinaf yasa yoluna başvuran-davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davacının herhangi bir alacağının olmadığını, imzalanan sözleşmelere uygun edimini ifa etmediğini, mahkemece projelerin teknik yönden incelemesi yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, ayıplı ifa iddialarını karşılar bilirkişi raporu alınmadan davacının kötüniyetli iddiaları doğrultusunda karar verilmesinin savunma ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu, projelerin lisans almış olmasının sözleşme hükümlerinin gereği gibi karşılandığını ve sözleşmede belirlenen özellikleri taşıdığı anlamına gelmediğini, sözleşmenin 2.maddesinde projelerin asgari olarak taşıması gereken özelliklere uygun ön fizibilite hazırlanması ve teknik destek verilmesinin kararlaştırıldığını, bu nedenle davacı tarafından teslim edilen proje ile EPDK nezdinde gerçekleştirilen projenin karşılaştırılması gerektiğini, sözleşmelere uygun bir projenin müvekkiline teslim edilmediğini, 2016 tarihinde taraflar arasında protokol yapıldığı belirtilmiş olsa da ana sözleşemeye aykırılık nedeni ile uygulama için yaklaşık otuza yakın kamu kurumlarından alınacak izinlerde sorun çıktığını, her iki projenin de sözleşmesinin 2. maddesinde belirtilen şart ve özelliğini taşımadığını, proje sahalarının kamu ve taşınmaz mevzuatına göre proje yapılmasına uygun olmadığının ortaya çıktığını, protokolün kesin hesap ve tasfiye sözleşmesi niteliğinde olmadığını, davacının sözleşmenin 4. maddesi gereği fatura dahi kesmediğini, protokolde ibrazın olmadığını, vade ve kesin ödeme tarihlerinin düzenlenmediğini, davacının edimlerini yerine getirmediğini bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM :

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1. HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/312E., 2019/234K. sayılı dava dosyasında verdiği 21.03.2019 tarihli kararına yönelik  davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 

2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 45.378,20 TL'den peşin olarak alınan  11.344,55 TL'nin düşümü ile kalan 34.033,65 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3. Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.

4. HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.

17.05.2023 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 22.05.2023

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

temyizvekilioybirliğiylemahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:09:31

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim