Ankara BAM 23. HD 2020/470 E. 2023/2030 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2020/470
2023/2030
20 Aralık 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/470 - 2023/2030
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO : 2020/470
KARAR NO : 2023/2030
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 11.11.2019
ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/381E., 2019/837K.
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI :
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkilinin ... A.Ş. ile imzalanan sözleşme kapsamında Manisa 1. Bölge Saruhanlı, AG-YG Elektrik Tesisleri Yapım işini üstlendiğini, sözleşme kapsamında çalışma yapıldığı sırada nakil hatlarının kopması neticesinde bu hattan beslenen meskenlerin ve sitelerin elektrikli cihazlarına yüksek voltajda elektrik gitmesi neticesinde hasar verildiğini, müvekkili tarafından davalı sigorta şirketi ile inşaat sigortası imzalandığını ve sigortalının ... A.Ş. olduğunu, müvekkilinin zararların karşılanması için sigortaya müracaat etmiş ise de zararın yansıma zarar niteliğinde olduğunu belirterek sigorta kapsamında olmadığından bahisle ödeme yapmadığını, yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, zira yapılan çalışma neticesinde zarar meydana gelmiş olup sigorta sözleşmesinde üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatının da bulunduğunu, bu kapsamda ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL hasar bedelinin tutanak tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın haksız olduğunu, taraflar arasında imzalanan sigorta sözleşmesinin özel şartları gereğince hasarın sigorta teminatı kapsamında olmadığını, özel şart kloz 102. maddesi gereğince davacının bulunan alanda hangi kuruluşa ve kişiye ait olursa olsun daha önceden yapılmış kablo, boru, yeraltı tesisatı hakkında ilgili makamlardan izin ve yazı almaksızın çalışma yapması halinde oluşan zararlardan sigortanın sorumlu olmadığı gibi izin alsa dahi sorumluluğunun sadece onarım giderleri ile sınırlı olduğunu, davacının ise Gediz Elektrik'e ait alanda döşeli kablolara zarar vererek hasarı meydana getirdiğini, bu nedenle talep edilen hasarların sigorta teminatı kapsamında olmadığı gibi yine poliçenin kloz 501 maddesi gereğince her türlü netice hasarlarının, dolaylı hasarların, kar kayıpları ve iş durması zararlarının, artan çalışma masraflarının sigorta teminatı kapsamında olmadığının belirtildiğini, oluşan zararın her iki kloz çerçevesinde sorumluluk teminatı kapsamında kalmadığını, öte yandan davacının 3. kişilere yapmış olduğu ödemeyi kanıtlayamadığını, buna ilişkin delil sunmadığını, bu nedenle dava açamayacağını, yine ekspertiz raporunda zararın 62.273,21TL olarak belirlendiğini, sözleşmedeki muafiyet oranı düşüldüğünde müvekkilinden en fazla talep edilebilecek miktarın 40.810,77 TL olacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince " Dava yapılmakta olan inşaat çalışması sırasnda 3. kişilere verilen zararın, sigorta poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkidir. Poliçcede, davacı sigortalı ... A.Ş. ise de, sigorta ettiren sıfatı bulunan davacı da, sigorta kapsamında hasarı ödeyerek alacağın temiliki çerçevesinde iş bu davayı açabilir. Dava açılması sırasında sunulmayan belge sonradan da ilerili sürülebilir. Ne var ki, söz konusu belge ileri sürülse bile davanın sonucuna etkisi olmayacak durumlarda, bu konu da tarafa süre verilmesine usul ekonomisi açısından gerek yoktur. Davacının talebi zararın sigorta poliçesi kapsamında olduğunu iddia etmiş, söz konusu hasarı karşılasa dahi, hasar bedelini ancak hasarın sigorta teminatı kapsamında kalması halinde talep edebileceğinden hasarın sigorta kapsamında kalıp kalmadığı mahkememizce öncelikle değerlendirilmiştir.
Bu çerçevede; davacı ... A.Ş'ye ait işi yüklenici olarak yaptığı sırada, daha önce döşeli bulunan ... A.Ş'ye ait kablolara hasar vermesi neticesinde, hasar verilen hattan beslenen site içersindeki evlerde bulunan elektrikli cihazların arızalanması nedeniyle oluşan hasar bedelini ödediğinden bahisle sigorta şirketinden talep etmştir. 26/07/2018 tarihli dosyaya sunulan tutanakta yapılan çalışma sırasında nötr iletkenin kopartılması sonucunda, hattan beslenen site ve abonelerin elektrikli cihazlarının hasarlandığı belirtilmiş olup, dosyaya sunulan poliçeye göre kaza tarihinde risk sigortası bulunmamaktadır. Poliçe KLOZ 102 maddesinde "Yer altında önceden mevcut kablolar, borular ve benzeri tesisat için özel" şart düzenlenmiş, ilgili düzenlemede, "Sigortalı, sigorta konusu inşaat montaj işlerinin icrası sırasında, hangi kuruluşa veya kişiye ait olursa olsun riziko mahallinde önceden yapılmış kablo, boru, vb yer altı tesisatı hakkında ilgili makamlardan bilgi ve izin alacak ve bu hususta hasarı önlemek veya hasar meydana geldiğinde, zararı azaltmak için üzerine düşen azami özeni ve gayreti sarfedecektir. Gerekli izin alınmamış olması durumunda her hangi bir tazminat ödemesi yapılmayacaktır. Buna uygun hareket ediiğinin ispat yükümlülüğü sigortalıya aittir. Buna uygun hareket edildiği halde adı geçen, alt yapılar hasarlandığı takdirde, ödenecek tazminat 3. şahıs mali mesuluiyet ek teminatı verilmiş olsun veya olmasın sadece meydana gelen hasarın onarım masraflarından ibaret olup, bu hasar neticesi meydana gelebilecek her türlü işletme kaybı, iş kaybı, cezai sorumluluk ve benzeri zararlar iş bu poliçe teminatı haricidir" düzenlemesine yer verilmiş, İlgili madde kapsamında, sadece meydana gelen hasarın onarılması sigorta teminatı kapsamına alınmış, meydana gelen hasar neticesinde oluşabilecek zararlar teminat kapsamına alınmamıştır. Taraflar arasındaki poliçede Üçüncü Şahıslara Karşı Sorumluluk Sigortasına yer verilmiş, Üçüncü Şahıslara Karşı Sorumluluk Sigortası Ek Teminatı Klozunu düzenleyen KLZ 501. maddesinde ise sorumluluğun sınırları berlilenmiş ilgili maddenin "Sigortanın Sorumlu olmayacağı zararları düzeleyen "KLZ 501/3-C" maddesinde "Her türlü netice hasarları, dolaylı hasarlar, kar kayıpları, iş durması zararları, artan çalışma masrafları" sigortanın sorumlu olmayacağı zararlar olarak sayıldığından, bu kapsamdaki zararlar teminat kapsamında talep edilemez. Somut davada, 3. Kişiye verilen zarar netice zarar olup, yer altına döşenen kablolara verilen zararın sonucu olarak, ilgili hattan beslenen site ve abonelerin evlerinde bulunanan elektrikli cihazlar hasarlanmıştır. Doğrudan elektrikli cihazlara verilen bir hasar olmayıp, şantiye alanındaki oluşan hatanın sonucu olarak meydana gelen bir zarar söz konusudur. Bu nedenle davacı, hasar bedelini ödese de henüz ödememiş olsa dahi, hasarın sigorta teminatı kapsamında kalmaması nedeniyle, söz konusu zararları sigorta şirketinden talep edemeyeceğinden davanın reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: kararın usul ve yasaya, hakkaniyete aykırı olduğunu, zararın hukuki nitelendirmesinde hata yapıldığını, oluşan zararın netice zarar olmayıp doğrudan zarar olduğunu, haksız fiilin mağdurlarının doğrudan yüksek voltaj nedeniyle elektrikli cihazları arızalanan kişiler olduğunu, hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğunu, poliçede "üçüncü şahıslara karşı sorumluluk sigortası ek teminatı klozunun" da yer aldığını, mahkemece delillerin takdir ve değerlendirmesinde hata yapıldığını, kloz 501.maddesindeki şartlar oluşmadığından somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini, ortaya çıkan vakıa ile zarar arasındaki illiyet bağının değerlendirilmesinin özel ve teknik bilgi gerektirdiğini bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, "montaj tüm riskler sigorta poliçesi" kapsamında tazminat istemine ilişkindir.
Dosyanın tetkikinde;
Montaj tüm riskler sigorta poliçesinin 26.03.2018 başlangıç ve 19.03.2020 bitiş tarihli olmak üzere düzenlendiği, poliçede sigortalının dava dışı ... A.Ş, ve sigorta ettirenin ise davacı ... .. A.Ş olduğu, poliçede 3. Şahıs Mali Mesuliyet teminatının olduğu, anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, hasarın poliçedeki KLOZ 102 ve 501 gereğince teminat kapsamında olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesi uyarınca; sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. Aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir.
Somut davada, davacı sigorta ettiren olup TTK 1454/1 gereğince sigorta sözleşmesinden doğan haklar dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ne aittir. Poliçede hasarların İdarenin onayı ile müteahhide ödeneceği düzenlenmiştir. Bu durumda, dava dışı sigortalı İdare ... A.Ş 'nin davacı sigorta ettirene dava açması için onay verip vermediği ve onay tek başına alacağın temliki niteliğinde olmadığından ayrıca alacağın davacıya temlik edilip edilmediğinin araştırılması varılacak sonuç dairesinde, şayet dava dışı sigortalının onay ve temliki varsa, davacının yaptığı rücu davasının dayanağı hasar ödemeleri ve talebin teminat kapsamında kalıp kalmadığı araştırılarak işin esası ile ilgili bir karar verilmesi, şayet yoksa da davacının dava takip yetkisinin olmadığı değerlendirilerek HMK 114/e, 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiği hususları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Yanılgılı şekilde, eksik inceleme ile davanın esası incelenerek, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-a.4. Ve HMK 353/1.a.6. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararının esası incelemeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
HMK m. 353/1,a.4 ve HMK 353/1.a.6 gereğince, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/381 E., 2019/837 K. sayılı dava dosyasında verdiği 11.11.2019 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE.
2. Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine.
3. Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine.
4. HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.
20.12.2023 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 20.12.2023
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15