Ankara BAM 23. HD 2020/420 E. 2023/1930 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2020/420
2023/1930
29 Kasım 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/420 - 2023/1930
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2020/420
KARAR NO : 2023/1930
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 04.12.2019
ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/794E., 2019/1140K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkili şirketin ağaçları budama, şekil, gençleştirme ve peyzaj işleri yaptığını, 2014 yılına kadar davalı kuruma ait 22.800 tane ağacın gençleştirme ve budama işini yaptığını, 2014 yılında davalı kurumun toplamda 22.800 x 6 = 136,800 TL ödeme yaptığını, müvekkili şirketin, davalı kurumun talebi üzerine Ankara ili, Polatlı İlçesi Tarım İşletmesi Müdürlüğüne ait 15.800 adet badem ağacının şekil ve gençleştirme budamasını 2015 yılı Ocak, Şubat, Mart aylarında budama mevsimi içerisinde yaptığını, gençleştirme işlemlerinin eksiksiz olarak bitirilip davalı kuruma tutanakla teslim edildiği halde ödemesinin yapılmaması üzerine 06.11.2015 tarihinde davalı kuruma tekrar başvuruda bulunarak alacağının banka hesap numarasına yatırılmasını talep ettiğini, talebinin yerine getirilmediğini, davacı şirketin alacağın tahsili amacıyla davadan önce ilamsız icra takibi yaptığını, takibin itiraz üzerine durduğunu, 2015 yılında yapılan dava konusu hizmetin bedelinin 15.800 x 6 TL = 94.800 TL olduğunu ve davalı kurum tarafından tutulan 18.08.2015 tarihli tutanakla işin tamamının yapıldığı, davalı kurumca teslim alındığının kayıt altına alındığını, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle itirazın iptali yerine alacak davası açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, 94.800 TL asıl alacağın 18.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı 06.11.2015 tarihli dilekçesi ile Polatlı Tarım İşletmesi Müdürlüğünde budamalar yaptığını 17.08.2015 tarih, 2015.3.331219 sayılı olur ile oluşturulan heyetin işletmeye gelerek budanan ağaçların sayıldığını ve buna göre 15.800 adet ağacın daha budandığından bahisle 2014 yılına ait ağaç budama bedeli üzerinden yapılan hesaplama ile toplam 94.800 TL alacağının ödenmesini talep ettiğini, davacının daha sonra avukatı aracılığıyla yapmış olduğu 14.07.2016 tarihli dilekçesi ile davalıya yeniden başvurulduğunu, dilekçeye verilen cevabi yazıda işletme kayıtlarının incelenmesinden davacının 2014-2015 yılları arasında yapmış olduğu işlerin bedelinin ödendiğini, ödenmemiş istihkakının bulunmadığı belirtilerek, talebin reddedildiğini, bunun üzerine davacının Ankara ll.İcra Müdürlüğü 2016/16762E. sayılı dosyasına kayden ilamsız icra takibi başlatıldığını, 23.08.2016 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine, İcra Müdürlüğünün 24.08.2016 tarihli kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu defa itirazın iptali davası niteliğinde olmayan iş bu alacak davasının açıldığını, davacının ödenmemiş hak edişi bulunmadığını, davacının bahsettiği tarihlere ilişkin olarak 15,800 adet ağacın budama gençleştirme işi için davalı tarafından ihale hizmet alımı vs. yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmadığını, komisyon kararı veya tutanak olmaksızın doğrudan ve sözlü olarak iş talebi mümkün olmadığından, bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, 18.08.2015 tarihli tutanağın ispat niteliği taşımadığını, tutanakta ağaçların ne zaman budandığı yönünde herhangi bir tespit yapılmadığını, işin daha önce teklif isteme usulü ile yapılan işler kapsamında olup olmadığı dahi tespit edilmeden düzenlenen tutanak tamamen yüzeysel ve belirli bir miktar ağacın budandığı ifadesi dışında hiçbir detay içermediğini, her ödemenin muhakkak yetkili birimlerce usulünce uygun düzenlenmiş belgelere dayanmak zorunda olup, bu sebeple davacının soyut iddialarına dayanan ödeme talebinin kabulünün mümkün olmadığını belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "... Davalı kurumun 17.08.2015 tarih ve 2015.3.31219 sayılı olurları ile şirket temsilcisi, Bahçe Bitki Şube Müdürü, Ziraat Mühendisi, Bitki Üretim Şefi, Teknik Şef ve Ziraat Teknikerinden oluşan heyet tarafından 18.08.2015 tarihinde 15.800 adet bademde şekil ve gençleştirme işlemlerinin amacına uygun yapıldığına ilişkin tutanak tutulmakla birlikte; tutanakta budama işleminin 2015 yılında yapıldığına açıkça belirtilmediği, imzalanan tutanağın yeni bir hizmet alımı yapıldığını göstermeyeceğinin düşünüldüğü,
Bununla birlikte mali kayıtlar üzerinde yapılan incelemede davacı şirketin davalı idareden 37.835,96 TL alacaklı olduğunun görüldüğü görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklindeki rapor ile davacı şirket kayıtlarına göre 37.835,96 TL alacaklı olduğu ancak davalının alım, satım ve ihale işlerini 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile aynı Kanunun 3/g maddesine göre istisna kapsamında yer alan alım ve satım işlerinin yapılacağı usul ve esasları belirleyen TİGEM Alım-Satım ve İhale Yönetmeliğine göre işlem yaptığı, dava konusu hizmet alımının 4734 sayılı Kanunun 3/g maddesine göre istisna kapsamında yer aldığından TİGEM Alım-Satım ve İhale Yönetmeliğine tabi olan işlerden olup, davacının 2014 yılında yapmış olduğu işlerin tamamına ait belgelerin (ihtiyaç pusulası, teklif isteme mektubu, alım satım ihale komisyonu kararı, faturalar, ödemeler belgeleri vs.) sunulmasına rağmen, dava konusu 2015 yılına dair bu minvalde evrakların bulunmadığı ayrıca teknik olarakta, 2014 yılında gençleştirme budaması yapılan ağaçlara 2015 yılında yeniden gençleştirme budaması yapılamayacağı, gençleştirme budamasının her yıl yapılan bir budama şekli olmadığı tespit edilmiştir. İtiraz üzerine alınan 2. raporda ise ilk rapora benzer şekilde "davacının, idare ile ihtilaflı olmayan ve bedeli ödenen budamalardan başka iddia ettiği şekilde 15.800 adet daha badem ağacının budandığı iddiasını ispatlar bir delilin dosyada bulunmadığı, bu nedenle davacının davalının talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde 15.800 adet ağaç için 6,00 TL birim fiyat üzerinden 15.800 x 6 = 94.800,00 TL alacak hesaplanmış olup temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edebileceği" bildirilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacının 2014 yılında budama yaptığı ve ücretinin ödendiği, 2015 yılında ise gençleştirme budamasını yaptığına dair herhangi bir delil sunamaması, davalı idarenin kayıtlarındaki Kamu İhale Kanununa uygun şekilde 2014 yılında işi davacıya ihale ettiği ve ücretin tümünü ödediği, 2015 yılında aynı işe ait herhangi bir ihale, vs olmadığı ve davacı tarafından 2015 yılında herhangi bir hizmet alımı yapılmadığı ve teknik olarak da 2014 yılında gençleştirme budaması yapılan ağaçlara takip eden yıl içinde tekrar gençleştirme budaması yapılmasının mümkün olmadığı yönündeki teknik tespitlerde dikkate alınarak davacının ispatlayamadığı davasının reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: 18.08.2015 tarihli tutanaktan anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin 2015 yılında yapmış olduğu budama işleminin tespitini istediğini ve davalı kurumca 2015 yılında yapılan budama işlemlerinin tutanakla tespit edildiğini, müvekkili iş yapmadı ise talebinin kabul edilmemesi gerektiğini, tutanağın resmi belge olduğunu, aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğunu, davalı kurumca tutanağın aksinin ispat edilemediğini, talepleri olduğu halde yerinde keşif yapılmadığını, yetki verildiği halde bilirkişilerin yerinde inceleme yapmadan eksik bilgi ile incelemeye dayalı rapor düzenlediklerini, davalı kuruma müzekkere yazılarak budama sahasında kaç ağacın olduğunun sorulmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, hizmet sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1. HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/794E., 2019/1140K. sayılı dava dosyasında verdiği 04.12.2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE
2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL'den peşin olarak yatırılan 54,40 TL'nin düşümü ile kalan 215,45 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına
3. Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4. HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.
29.11.2023 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz (238.730,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 30.11.2023
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54