SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1914

Karar No

2024/876

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1914 - 2024/876

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2023/1914 (KABUL KALDIRMA)

KARAR NO : 2024/876

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/11/2022

ESAS-KARAR NO : 2022/621 E - 2022/888 K

DAVACI :

VEKİLİ

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Alacak

KARAR TARİHİ : 03/07/2024

YAZILDIĞI TARİH : 26/07/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili, davacının, ... işletme adı altında e-ticaret pazar yerlerinde satış yaptığını, davalı ve davacının, davalının ürünlerinin, davacı işletmesinde e-ticaret pazar yerlerinde pazarlama ve satışı konusunda anlaştıklarını, davacının, davalı ürünlerini kendi işletmesinde satmaya başladığını, 2021 yılı ocak ayında davalının, yeni bir çalışma modeline geçmek istediğini belirttiğini ve çalışma modelinin değiştirilmesi konusunda yeni bir anlaşma yapıldığını, geçilen yeni modele göre alınan malzemelerin %40+%50 iskontolu olarak satışının yapılması ve karşılığında fiyat farkı alınması şeklinde olduğunu, 2021 yılı haziran ayına kadar bu şekilde satışların yapıldığını, haziran ayında ise bu fiyat farkları tutarı karşılığında da bedelsiz ürün gönderileceğinin belirtildiğini, davalının 2 ay bedelsiz ürünleri gönderdiğini, ancak 2 aydan sonra ürünlerde gecikmelerin meydana geldiğini, 2021 yılında tarafların 1.000.000 TL nakit para karşılığında mal alımı ve faturadaki %40 iskontolu 500.000,00 TL'lik bedelsiz ürün gönderileceğinin kararlaştırıldığını, davacının 1.000.000 TL nakit parayı gönderdiğini, bu miktar karşılığı malın geldiğini ancak 500.000,00TL'lik bedelsiz ürünün gönderilmediğini, davacının, 2021 Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında toplamda 402.245,48TL fiyat farkı alacağının bulunduğunu, toplam 902.245,48 TL değerinde bedelsiz ürünün gönderilmediğini, fatura düzenleyerek 571.830,98TL ürün gönderdiğini, iskonto tutarı ile bu ürün de 285.915,49TL bedelsiz ürün alacağına tekabül ettiğini, böylece davalı tarafından davacıya toplamda 616.329,99TL karşılığı bedelsiz ürün alacağının bulunduğunu, davalının iyiniyetli olmadığını ve basiretli bir tacir gibi davranmadığını bildirerek HMK 107.madde uyarınca şimdilik 50.000,00TL'si karşılığı bedelsiz ürünün davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili, yetkiye, husumete itirazlarının bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, harcın eksik yatırıldığını, davacının iddia ettiği alacağa ilişkin taraflar arasında hiçbir sözleşme, belge, fatura ve taahhütün mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece, davacı tacir olup, tacir niteliği itibarıyla ticari işletmesi ile ilgili dava konusu talepleri kapsayan işten kaynaklı alacağını hesaplayabilecek durumda olduğundan, en azından talep edilen hususlar konusunda uzmanlara müracaat edilerek belirlenebileceğinden, davada belirsiz alacak davası açılması şartlarının olmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan usul yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; Tacirlerin belirsiz alacak davası açabilmelerine engel olan herhangi bir yasal düzenleme olmadığı, kaldı ki mahkeme bu davayı belirsiz alacak davası olarak görmüyorsa dahi, alacak miktarını tespit ettirip sadece dava açtığı kısmı, kısmi alacak davası gibi hükme bağlaması gerektiği bildirilmiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Belirsiz alacak davası açılıp açılamayacağı uyuşmazlık konusudur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Davacı yan dava dilekçesinde davalıdan toplamda 616.329,99TL alacağı bulunduğunu iddia ederek şimdilik 50.000,00TL si için HMK'nin 107.maddesine dayalı dava açtığını bildirmiştir.

Bilindiği gibi 6100 sayılı Kanun, kısmi davaya ilişkin genel hüküm olan 109.madde yanında, kısmi davanın bir türü olarak belirsiz alacak davası müessesesini ihdas ettiği belirsiz alacak ve tespit davası başlıklı 107.maddede "davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hallerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir." hükmü öngörülmüştür.

6100 sayılı Kanun’un 107 nci maddesiyle mülga 1086 sayılı Kanun'da yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak davası kabul edilmiştir. Belirsiz alacak davası, davanın açıldığı tarihte alacağın tutarının ya da değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği ya da bunun olanaksız olduğu durumlarda, alacaklının, hukuksal ilişkiyi ve en az bir tutar ya da değeri belirterek açabileceği dava olarak tanımlanabilir (Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, C.1., s. 148).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.11.2020 tarih, 2019/17-853Esas, 2020/907 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; alacak belirli olmasına rağmen belirsiz alacak davasına konu edilmesi durumunda ne yapılması gerektiği konusunda; şartları bulunmamasına başka bir anlatımla talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve kesin bir biçimde belirlenmesinin mümkün olmasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde açılan dava, hukuki yarar, yani dava şartı yokluğu nedeni ile usulden hemen reddedilmemelidir. Zira bir miktar belirtilmek sureti ile açılan belirsiz alacak davası da alacak ister belirli ister belirsiz olsun bir eda davasıdır ve eda davalarında hukuki yarar var kabul edilir.

Öte yandan davacının dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşması mümkün olmayıp bir mahkeme kararına muhtaç ise dava açmakta hukuki yararının bulunduğu tartışmasızdır. Başka bir anlatımla alacağın belirli veya belirsiz olması başlangıçta var olan hukuki yararı ortadan kaldırmaz. Bu durumda dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek alacak tutarı konumunda olup kısmi davanın koşulları yoksa davacının tam eda davası açtığı kabul edilmelidir. Ancak dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek toplam alacak miktarı kadar değilse ve kısmî davanın koşulları da bulunmuyorsa, bu durumda mahkemece alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre eksik harcı tamamlaması için davacıya HMK'nın 119. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bir haftalık kesin süre verilmeli ve verilen kesin süre içinde belirtilen eksikliğin tamamlanması hâlinde davaya tam eda davası olarak devam edilmeli, aksi durumda ise davanın usulden reddine karar verilmelidir.

Buna karşılık, dava dilekçesinde asgari bir tutar gösterilmiş olup bunun, alacağın belirli bir kesimi olduğu anlaşılmakla birlikte, açılan davanın belirsiz alacak davası mı; yoksa kısmi dava mı olduğu hususunda açıklık bulunmuyorsa hâkim, taleple bağlı olduğu için (HMK m. 26) öncelikle, HMK'nın 119. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, davacı tarafa bir haftalık kesin bir süre vermeli ve onun beyanı doğrultusunda açılmış olan davanın belirsiz alacak davası mı, yoksa kısmi dava mı olduğunu belirlemelidir. Bu da esasen hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamındadır. Davacı verilen bir haftalık kesin süre içinde davanın belirsiz alacak davası olduğunu beyan etmiş ve belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli koşullar mevcut ise, dava belirsiz alacak davası olarak görülüp sonuçlandırılmalıdır. Belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli şartlar bulunmakla birlikte davacı açmış olduğu davanın kısmi dava olduğunu belirtmiş ise, bu hâlde mahkeme davayı, kısmi dava olarak kabul edip yargılamayı sürdürmelidir.

Üçüncü bir ihtimal olarak davacı davasının belirsiz alacak davası olduğunu mahkemeye bildirmiş olmakla birlikte belirsiz alacak davasının koşulları bulunmuyor ve fakat kısmi dava açılabilmesi mümkün ise, bu durumda, mahkemece, açılmış olan dava, doğrudan bir ara kararıyla bir kısmi dava olarak nitelendirilmek suretiyle görülüp karara bağlanmalıdır. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına rağmen alacakların belirli/belirlenebilir olduğu ve belirsiz alacak davasının koşulları bulunmamakta ise de alacaklarının ödenmediğini iddia eden davacının, mevcut yasal düzenlemeler karşısında dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşma imkânı olmayıp, bir mahkeme kararına ihtiyaç bulunması karşısında eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını söylemek mümkün değildir. Başka bir anlatımla alacağı olduğunu iddia eden davacının alacağının tahsili amacı ile ister kısmi, ister tam eda veya belirsiz alacak davası açmasında her zaman hukuki yararı vardır. Zira davacı davalıdan olan alacağını istemektedir. Alacağın tartışmasız veya belirli olması hâlinde kısmi dava açılamayacağına ilişkin HMK'nın 109. maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olmasından, yeni düzenleme ile dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılmasında, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceğinin belirtilmiş olmasından dolayı belirli alacaklar için de artık kısmi dava açılması mümkün hâle geldiğine ve davacının alacaklarının bir kısmını dava ettiğinin dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmasına başka bir anlatımla davanın kısmi dava olarak görülmesi için gerekli koşulların bulunmasına göre, mahkemece dava hukuki yarar yokluğundan reddedilmeyerek bir ara kararı ile kısmi dava olarak görülüp sonuçlandırılmalıdır. Bu yöndeki kabulün Anayasa'nın 141. ve 6100 sayılı HMK'nın 30. maddelerinde düzenlenen davaların en az giderle ve mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını öngören "usul ekonomisi" ilkesine de uygun olacağı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan hak arama özgürlüğüne ve mahkemeye erişim hakkına da hizmet edeceği açıktır.

Bu genel açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça HMK'nin 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açtığı anlaşılmaktadır.

Davacı dava dilekçesinde davalıdan toplamda 616.329,99TL alacağı bulunduğunu belirterek şimdilik 50.000,00TL si için dava açtığını bildirmekle, belirsiz alacak davası açma şartları olmamakla birlikte, mahkemece davacının 50.000,00TL talebi yönünden yukarıdaki ilkeler gözetilerek HMK'nin 31.maddesi uyarınca talebi açıklattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gereklidir.

Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.a.4 ve 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılarak mahkemeye gönderilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/621Esas, 2022/888Karar ve 22/11/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,

  1. HMK.'nin 353/1. a. 4. ve 353/1. a. 6. maddeleri uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

  2. İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,

  3. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  4. Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

  5. Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 03/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

¸e-imza

Üye

¸e-imza

Üye

¸e-imza

Katip

¸e-imza

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.

"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınvekilibölgeAlacakadliyekonusukaldırılmasınaankaradairesimahkemesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim