SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/805

Karar No

2024/874

Karar Tarihi

2 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/805 - 2024/874

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2024/805 (ESASTAN RET )

KARAR NO : 2024/874

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/07/2019

ESAS NO : 2015/785 E 2019/528 K

DAVACI

VEKİLLERİ

DAVALI

DAVANIN KONUSU : Alacak

KARAR TARİHİ : 02/07/2024

YAZILDIĞI TARİH : 26/07/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373.maddesi uyarınca, incelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildi. İncelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 28.04.2009 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli ürün bazında yetkili dağıtıcılık sözleşmesi davalı şirket tarafından Beyoğlu 38. Noterliği, 18 Mart 2014 tarih, 2023 yevmiye numaralı bildirimi ile süre sonunda fesih edildiğini, ürün bazında yetkili dağıtıcılık sözleşmesinin feshinden sonra, davacı tarafından ihtarnamesi keşide edilerek hukuki ilişkinin sona ermesi nedeni ile fatura alacakları, avans ödemeleri ve hizmet bedeli olmak üzere üç kalemden oluşan davacı alacaklarının ödenmesinin ihtar olunduğunu, davalının borçlarının bulunmadığını bildirdiğini, bunun üzerine alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili; davalı şirketin merkezinin bulunduğu yerin, İstanbul Merkez İcra dairelerinin ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, 25/06/2013 tarihli çerçeve sözleşmenin 25/12/2013 tarihinde sona ermesine rağmen taraflar arasında bir çerçeve sözleşme olmadan satım ilişkisinin devam ettirildiğini, davacının, talep ettiği şekliyle davalı şirketten bir alacağının olmadığını, hatta bu tarih itibariyle davacının, müvekkiline 266.533,63-TL borcu olduğunu bildirerek yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, davacının ürün karşılığı gönderdiği ve davalıdan satın aldığı ve halen davalının deposunda bulunan 1036 adet ... marka ... model yeni nesil yazarkasanın mülkiyetine sahip olduğu, davacının kendisine gönderilen bu ürünleri almayarak temerrüte düştüğünü, davalının deposunda bulunan davacıya ait, 1036 adet ... marka ... model yeni nesil yazarkasa için anılan ürünler için tevdii mahalli belirlenmesini veya ürünlerin davacı nam ve hesabına satışı için müvekkiline yetki verilmesini, davanın da reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece; benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda; davacı tarafından davalı adına düzenlenen 7 adet faturanın her iki yanın usulüne uygun tutulduğu tespit edilen ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalar nedeniyle davalının davacıdan 572.818,44 TL alacağının bulunduğu, takibe konu edilen diğer bir kalem olan 752.182,00 TL avans ödemesininde her iki yanın ticari defterlerine davacı alacağı olarak kaydedildiği, yanlar arasındaki sözleşmenin feshi tarihinden sonraki bu avans ödemelerine ilişkin davacı tarafından sipariş yapıldığına dair sözleşme vb bir ispat vasıtası sunulmadığı, davalı tarafından 18/12/2014 tarihinde davacı adına düzenlenen faturaların ve yazar kasa ürününün davacı tarafından davalıya iade edildiği, bunun üzerine davalı tarafından aynı miktarlarda iade faturası tanzim edilerek kendi ticari defterlerine kaydettiği, bu kapsamda davacı tarafından yapılan iadenin davalı yanca kabul edilmiş olduğu anlaşılmakla davalının davacı alacaklının temerrüdüne ilişkin iddiasının yerinde olmadığı, bu kapsamda davacının 752.182,00TL avansın iadesini talep edebileceği, takip tarihi itibariyle her iki yan ticari defter kayıtları ile teyit edildiği üzere davacının davalıdan 1.323.864,36 TL alacaklı olup, her ne kadar dava tarihi itibariyle her iki yan ticari defterlerinde davacı alacağı azalmış ise de bu azalmanın davalı ödemesinden değil davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalardan kaynaklandığı, takipte talep edilen bir diğer kalem olan hizmet bedelinin faturaya bağlanmadığı, bu hizmet bedelinin istenebilir olduğuna ilişkin ispata yarar bir delil sunulmadığı, 87.933,60 TL hizmet bedeli yönünden kanıtlanamayan davanın reddine, faturalara dayalı alacak ile avans ödemesine ilişkin kanıtlanan davacı alacağı yönünden davanın kısmen kabulünün gerektiği, davacı tarafından keşide edilen ihtarname gereğince temerrüt tarihi 22/12/2014 isede ödeme emrinde temerrüt tarihi 23/12/2014 olarak kabul edildiğinden bu tarihten 12/03/2015 takip tarihine kadar yıllık 10,50 avans faiz oranı ve 79 gün esas alınmak suretiyle fatura alacaklarına ilişkin temerrüt faizi 12.902,23 TL, avans ödemesine ilişkin temerrüt faizi 17.183,94 TL hesaplandığı, fatura alacaklarına ilişkin temerrüt faizinin de ödeme emrindeki taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2015/5176 esas sayılı takibe davalı itirazını 240,72 TL ERY2014000001095, 7.602,74 TL ERY2014000001080, 5.576,68 TL ERY2014000001069, 9.929,70 TL ERY2014000000944, 25.863,80 TL ERY2014000000266, 518.515,60 TL ERY2014000000545 fatura alacağı, 11.943,61 TL işlemiş faiz, 3.953,00 TL ERY2014000000079 fatura alacağı, 752.182,00 TL avans ödemeleri, 17.183,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.352.991,79 TL üzerinden iptali ile 1.323.864,24 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 oranında avans faizi uygulanmak sureti ile takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, %20 icra inkar tazminatı olan 270.598,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkilinin 87.933,60 TL hizmet bedeli alacağının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili; yetkili yer mahkemesinin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazının reddi kararının yerinde olmadığını, somut uyuşmazlığa bakıldığında, herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmamasına veya sözleşme ilişkisi bitmiş olmasına ragmen, yurtdışından ürün ithal eden bir şirkete sürekli olarak ürün açıklaması da yaparak para gönderen, gelen ürünleri sözleşme var yada yok sorgulaması yapmadan kabul eden bir tacirin, modelini belirterek ve bedelini ödeyerek ithal ettirdiği ürünleri almaktan vazgeçmesinin temrrüde düşmesi ve bunu da davacının davalı ile arasında yapılmış bir sözleşme bulunömadığı gerekçesine dayandırmasının, bilirkişi raporunda belirtilenin aksine davalının değil davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, luşturduğu hukuki görünümü ve güveni kötüye kötüye kullandığının ispatı olduğunu, bilirkişilerin hukuka uygun olmayan değerlendirmelerini kabul etmediklerini, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ve müvekkiline ithal ettirdiği ürünleri almayarak temerrüde düştüğünü, ürünleri kabul etmemenin sebebini aralarında yazılı sözleşme yapılmadığı gerekçesine dayandırdığını, dürüstlük kuralına uygun olmadığı gibi, kendisinin oluşturduğu hukuki görünüşe ve güvenne de aykırı olup bilimsel ve objektif olmaktan çok uzak olan, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak, hüküm kurulduğunu, hukuka açıkça aykırı olan bu kararın eas açısından da kaldırılması gerektiğini, ayrıca mahkemenin tashih kararı ile de taraflara yüklenen hak ve yükümlülükleri değiştiremeyeceğini bildirerek ilk derece mahkemesinin esasa dair ve tavzih kararının kaldırılarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini istemiştir.

DAİREMİZCE İSTİNAF İNCELEMESİ SONUCU VERİLEN KARAR

2024/805 Esas, 2024/874 Karar 02/07/2024 tarihli karar‘’…Dava; yanlar arasındaki yetkili dağıtıcılık sözleşmesi kapsamında ödenmeyen fatura alacağı, avans ödemesi ve hizmet bedelinin tahsili yönünden girişilen takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki 28/04/2009 tarihli ve 5 yıl süreli ürün bazında yetkili dağıtıcılık sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin davalı tarafından Beyoğlu 38. Noterliğinin 18/03/2014 tarihli ihtarnamesi ile fesh edildiği bu tarihten sonrada yanlar arasında ticari ilişkinin devam ettiği, davacı yanın davalıdan takibe konu edilen faturalara dayalı alacakları bulunduğunu, avans olarak ödenen bedelin iade edilmediğini ve ayrıca faturaya bağlanmamış olan hizmet bedeli alacaklarının bulunduğunu iddia ettiği, davalı yanın ise davacı siparişlerini karşıladıklarını, ancak davacının temerrüdü nedeniyle ürünlerin davalının deposunda bekletildiği, davacıdan alacaklı olduklarını savunmuştur. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davaya ve takibe konu yedi adet fatura ve avans ödemelerinin her iki tarafında ticari defter kayıtlarına işlendiğinin anlaşılmış bulunmasına ve avans ödemesinin de bedelsiz kaldığının anlaşılmış bulunmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir…’’

BOZMA İLAMI

Yargıtay Yüksek 11. Hukuk Dairesinin 2022/5343Esas ,2024/1774Karar 05.03.2024 tarihli bozma kararı: ‘’…Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflara tebliği üzerine, davacı ve davalı tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde davalı vekilinin istinaf talebi incelerek, istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş fakat davacı vekilinin istinaf itirazları hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Tarafların istinaf talepleri birlikte incelenerek değerlendirilip karar verilmesi gerekirken yalnız davalı tarafın istinaf talebinin incelenerek karar verilmesi usule aykırı olup kararın anılan bu eksiklik nedeni ile bozulması gerekmiştir...’’ denilmiştir

Dairemizce; her ne kadar tarafların istinaf incelemesi yapılarak istinaf sebepleri kısmında ayrı ayrı tarafların istinaf sebepleri belirtilmiş ise de sehven sadece davalı yanın istinaf itirazları incelenmiş gibi esastan ret kararı verildiği görülmekle usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık; yetkili dağıtıcılık sözleşmesi kapsamında davacının takibe ve davaya konu alacağın varlığını usulüne uygun delillerle kanıtlayıp kanıtlayamadığı hususuna ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; yanlar arasındaki yetkili dağıtıcılık sözleşmesi kapsamında ödenmeyen fatura alacağı, avans ödemesi ve hizmet bedelinin tahsili yönünden girişilen takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Taraflar arasındaki 28/04/2009 tarihli ve 5 yıl süreli ürün bazında yetkili dağıtıcılık sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin davalı tarafından Beyoğlu 38. Noterliğinin 18/03/2014 tarihli ihtarnamesi ile fesh edildiği bu tarihten sonrada yanlar arasında ticari ilişkinin devam ettiği, davacı yanın davalıdan takibe konu edilen faturalara dayalı alacakları bulunduğunu, avans olarak ödenen bedelin iade edilmediğini ve ayrıca faturaya bağlanmamış olan hizmet bedeli alacaklarının bulunduğunu iddia ettiği, davalı yanın ise davacı siparişlerini karşıladıklarını, ancak davacının temerrüdü nedeniyle ürünlerin davalının deposunda bekletildiği, davacıdan alacaklı olduklarını savunmuştur.

Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davaya ve takibe konu yedi adet fatura ve avans ödemelerinin her iki tarafında ticari defter kayıtlarına işlendiğinin anlaşılmış bulunmasına ve avans ödemesinin de bedelsiz kaldığının anlaşılmış bulunmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından taraf vekillerinin ayrı ayrı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM ; Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere

  1. Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 92.422,86TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 23.105,42TL harcın mahsubu ile bakiye 69.317,44TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,

b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60TL harçtan peşin alınan 44,40TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,

  1. İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  2. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  3. HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

  4. Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,

Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nin 356.maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 02/07/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.

"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanındavalıdavacıbölgeAlacakadliyekonusuankaravekilleridairesimahkemesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim