SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/448

Karar No

2024/872

Karar Tarihi

2 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/448 - 2024/872

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2024/448 (ESASTAN RET )

KARAR NO : 2024/872

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 28/12/2023

ESAS-KARAR NO : 2018/465 E - 2023/831 K

DAVACILAR :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit

KARAR TARİHİ : 02/07/2024

YAZILDIĞI TARİH : 26/07/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacılar vekili Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben düzenlediği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin borçlu, diğer müvekkili ...'ün kefil olarak yer aldığı 14/07/2011 tanzim, 08/08/2013 vade tarihli ve 15.000.000,00 TL tutarlı senede dayalı olarak davalı tarafından müvekkilleri aleyhine kambiyo takibi başlatıldığını, müvekkillerinin icra hukuk mahkemesine borca ve imzaya itiraz ettiklerini, icra hukuk mahkemesi tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, senetteki sahtelik iddiasını daha detaylı bir şekilde inceleme imkan ve yetkisine genel mahkemelerin sahip olması nedeniyle işbu davanın açıldığını, müvekkili şirketin senedin tanzim tarihindeki yetkililerinin ... ve ... olduğunu, senetteki imzaların yetkililere ait olmadığını, davalı aleyhine evrakta sahtecilik suçundan ceza soruşturmasının devam ettiğini, davalının birçok kamu davasında sanık olarak yargılandığını, resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm giydiğini, davalı tarafın icra dosyasına sunduğu müvekkil şirkete ait olduğu ileri sürülen imza sirkülerindeki imzanın müvekkil şirket yetkilisine değil, şirket bünyesinde bir ara çalışan ve şirketin katıldığı sözleşmeleri imzalama yetkisi verilen ... isimli şahsa ait olduğunu belirterek müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; imzaya itirazla ilgili olarak açılan icra hukuk mahkemesi dosyası nedeniyle davanın derdestlikten reddi olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Ankara 14.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03/04/2018 Tarih, 2014/237 Esas, 2018/147 Karar sayılı görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...'ün senedin tanzim tarihi itibariyle davacı şirket yetkilisi olduğu ve dava konusu bonodaki imzaların davacı borçlu ...'e ait bulunduğunun kesinleşen Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08/03/2023 Tarihli ve 2016/316 Esas, 2023/79 Karar sayılı ilamı ile tespit edildiği, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayacağı gerekçesiyle davanın reddine, ihtiyati tedbir nedeniyle davalı yararına kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hatalı ve eksik inceleme ile karar verildiğini, ağır ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararının gerekçesinin imzaların müvekkili ... el ürünü olması olmadığını, aksine imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığının raporlarla tespit edildiğini, beraat kararındaki ifadelerin mahkemece hatalı değerlendirildiğini, imzaların müvekkillerine ait olduğuna dair herhangi bir rapor bulunmadığını, ceza mahkemesinde hükme esas alınan Jandarma Kriminal Raporunda müvekkillerinin kabul ettiği ve red ettiği mukayese imzaların ayrı ayrı değerlendirildiğini, red edilen mukayese imzaları ile senetteki imzaların aynı şahıs el ürünü olduğunun belirtildiğini, ancak bu kişinin müvekkili ... olduğuna dair bir tespite yer verilmediğini, müvekkillerinin red ettiği belgeler arasındaki bir kısım noter belgelerinin sahteliği konusunda noter baş katibi ve noter hakkında mahkumiyet kararı verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık, senede dayalı takip nedeniyle davacıların borçlu olup olmadığı, senetteki imzaların davacılara ait olup olmadığı, ceza mahkemesi kararının esas alınıp alınamayacağı noktalarında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Davaya konu senedin 14/07/2011 keşide tarihli, 02/08/2013 vade tarihli, 15.000.000,00 TL bedelli, nakten ihdas nedenli olduğu, keşidecinin davacı şirket, kefilin davacı ..., lehtarın davalı ... olduğu, senede dayalı olarak davalı alacaklı ... tarafından davacılar aleyhine Ankara 27.İcra Müdürlüğü'nün 2013/16728 Esas (yeni numarası Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023/104184 Esas) sayılı dosyası üzerinden 21/11/2013 tarihinde 15.000.000,00 TL asıl alacak, 499.583,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.499.583,33 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı, davacı alacaklı ...'ın borçlu olduğu icra takip dosyaları nedeniyle icra dosyası üzerine hacizler konulduğu görülmüştür.

Dava konusu senetle ilgili olarak davacıların şikayeti üzerine başlatılan ceza soruşturması sonucunda Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08/03/2023 Tarihli ve 2016/316 Esas-2023/79 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile davalı ...'ın da içinde bulunduğu sanıklar hakkında beraat kararı verildiği, beraat kararının gerekçesinde;

"Ticaret Sicil kayıtlarına göre, katılan ..., 21/09/2009-16/07/2012 tarihleri arasında şirketi temsile yetkili olup, senedin tanzim tarihi olan 14/02/2011 tarihi itibariyle de yetkili olduğu anlaşılmıştır.

Soruşturma ve kovuşturma boyunca tarafların imza ve yazı örneklerinin bulunduğu mukayeseye esas belgeler celp edilip, pek çok defa bilirkişi raporu alınmış, mahkememizce hükme esas alınan Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Büro Amirliğince hazırlanan 24/08/2015 tarihli ve 2015/766 numaralı uzmanlık raporunda, mukayese belgelerden 10 ila 24 numaraları arasındaki mukayese belgeler ve 38 ila 43 numaraları arasındaki mukayese belgeler ile müşteki ...'ün imzaları arasında yapılan karşılaştırmada imzaların müştekiye ait olduğunun tespit edildiği, bu mukayese belgelerin 2009-2012 yılları arasında uzun bir zaman aralığına ait belgeler olduğu, her ne kadar müşteki getirtilen belgeleri kabul etmemiş ise de; incelemeye esas belgelerin 2009-2012 tarihleri arasında birden fazla resmi kurumda kullanılan belgelerdeki imzalar olduğu ,bu kadar uzun bir dönemde ve bu kadar fazla sayıda sahte imzanın kullanılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve müştekinin bu durumdan haberdar olmamasının mümkün olmadığı kanaatine varılmakla ,

Öte yandan mahkememizin dosyasında soruşturma aşamasında tefrik kararı verilip yetkisizlik kararı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilip, iddianame tanzim edilen İstanbul 3.Ağır Ceza Mahkemesi 2015/251 Esas, 2018/195 Karar sayılı dosyası celp edilmiş ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olmakla; atılı dosyanın yapılan incelemesinde tarafları ve konusu aynı olduğu 9 adet senedin icraya verilmesiyle birlikte dava konusu edildiği ve sanıklar hakkında beraat kararları verildiği ve anılan kararın İstanbul Bölge Adliye mahkemesi 22.Ceza Dairesi 2018/2454 Esas, 2019/1326 Karar sayılı ilamıyla onanarak 14.05.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; ilgili mahkeme kararları da hükme esas alınarak; sanıkların suçlamayı reddettiği savunmaları aleyhine duruşmada dinlenen tanığın Bayburt Şirketi ortağı ve yöneticisi olması ve katılan ile akrabalık ilişkisi bulunması , müşteki kurum ile sahiplerinin ortak olması ile tanığın mahkememizde sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunduklarına ilişkin beyanı dikkate alınarak, beyanına şüpheyle yaklaşılmış ve tanık beyanına itibar edilmemiş, sanıkların atılı suçlara konu eylemi gerçekleştirdiklerine dair kesin delil bulunmadığı anlaşılarak, tüm suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. " ifadelerine yer verildiği görülmüştür.

06/07/2023 tarihli duruşmada ...'in fer'i müdahil olarak davaya kabul edildiği görülmüştür.

İstinaf aşamasında davalı asil ... tarafından davanın kabul edildiğine ve borcun ödendiğine dair dilekçeler sunulması nedeniyle beyanının açıklattırılması için re'sen duruşma açılmıştır.

Bu aşamada fer'i müdahil ... tarafından 30/05/2024 tarihli dilekçe sunulmuş, iş bu dilekçede özetle; davalı ...'tan alacaklı olması nedeniyle icra takibi başlattığını, davaya konu icra takip dosyası üzerine haciz konulduğunu, talep üzerine ilk derece mahkemesi tarafından fer'i müdahil olarak davaya kabul edildiğini, alacağa kavuşmasının engellenmesi amacıyla davalı ...'ın davayı kabul ettiğini belirterek davaya asli müdahil olarak kabulü olmadığı taktirde davalı ...'ın mal kaçırmak amacıyla hareket etmesi nedeniyle davayı kabul beyanının reddine karar verilmesini istemiştir.

Duruşmada davalı vekili müvekkilinin kabul beyanı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi yönünde beyanda bulunmuştur.

Öncelikle fer'i müdahil ...'in asli müdahale talebi, asli müdahale için gerekli şartların oluşmaması nedeniyle yerinde görülmemiştir.

Davalının istinaf aşamasında davayı kabul beyanı yönünden yapılan değerlendirmede ise;Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 27/02/2023 Tarih, 2022/8458 Esas, 2023/1183 Karar sayılı ilamında "...Dosya alacaklısının alacağı üzerine haciz konulmuş olması halinde, üzerine haciz konulan dosyada alacaklının tasarruf yetkisi sınırlanmış olduğundan; alacaklı yahut vekilince üzerine haciz konulan dosyaya haricen tahsil, feragat ve vazgeçme taleplerinde bulunulamayacaktır..." hususlarına yer verilmiştir.

Yukarıda belirtilen yargıtay kararı gereğince fer'i müdahil ...'in Ankara 16.İcra Müdürlüğünün 2017/8480 Esas sayılı dosyasındaki alacağı nedeniyle işbu davaya konu takip dosyası üzerine haciz koyması nedeniyle artık davalı alacaklı ...'ın tasarruf hakkının sınırlandığı, davayı kabul beyanına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla davacıların istinaf itirazlarının esastan incelenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Davacıların kararın esasına ilişkin istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede, mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle TBK 74.maddesi uyarınca ceza mahkemesinin maddi vakıaya ilişkin kabulünün hukuk hakimini bağlayacak olmasına, ceza mahkemesi kararının gerekçesinde senetteki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edilmesine göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında davalının sunduğu dilekçenin açıklattırılması için re'sen duruşma açılması nedeniyle karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  5. HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

  6. Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,

Davacılar vekili, davalı vekili ile feri müdahil vekilinin yüzüne karşı, HMK'nin 356.maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 02/07/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katipe-imzalıdır6

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.

"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTespitbölgeadliyekonusuMenfiankaradairesimahkemesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim