Ankara BAM 22. HD 2024/348 E. 2024/823 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
bam
2024/348
2024/823
14 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/348 - 2024/823
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/348 (KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2024/823
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/09/2023
ESAS-KARAR NO : 2023/160 E - 2023/639 K
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 14/06/2024
YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, davalı alacaklı tarafından davaya konu 31/12/2022 tarihli, 870341 hesap nolu, 998844 seri nolu 150.000,00-TL bedelli, keşidecisi davacı olan, lehtarı dava dışı ... Akaryakıt... Ltd. Şti., muhatabı ... Şubesi olan ve ciro yoluyla davalı bankaya geçen çeke istinaden Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2023/3513 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı tarafça iş bu dosyada lehtar tarafından çekin davalı bankadan kullanılan kredi için rehin cirosuyla davalıya verildiğini, bu haliyle davalının yetkili hamil olmadığı ve takip yetkisinin olmadığı bu sebeple davacının icra takibi nedeniyle borçlu olmadığı iddiasıyla menfi tespit davası açıldığı, daha sonra yapılan ödeme dolayısıyla davanın istirdada dönüştüğü, ödeme yapılmamasının nedeninin davacı tarafça Afyonkarahisar 3. AHM'nin 2022/880 E. Sayılı dosyasında 30/12/2022 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararı olduğunu bildirerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davacı tarafından icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınan 210.440,40TL'nin yasal faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu, davacının, gizli rehin cirosu nedeniyle müvekkili bankanın yetkili hamil olmadığını ve dava konusu çekin dava dışı akaryakıt şirketinden teminat amacıyla alındığını iddia etmiş ise de bu iddialarının mesnetsiz olduğunu, dava konusu çekte gizli rehin cirosu olmayıp, takip konusu çekin de herhangi bir hukuki ilişkiden bağımsız olarak yasal şartları tam olan bir kambiyo senedi olduğunu, senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya senedin önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK'nun 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerektiği, borçlu tarafından senedin teminat senedi olduğu ispatlanamadığından dolayı itirazlarının reddine karar verilmesini, davacının keşideci olup, çek bedelinin ödenmemesinden sorumlular ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, çek üzerinde ödeme yasağı kararı verilmediğini sadece davacı ile dava dışı akaryakıt şirketi arasında süren menfi tespit talepli dava nedeniyle banka tarafından ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, zaten Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2023/3513 esas sayılı dosyasında çek üzerinde Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/880 esas sayılı dosyasının 30/12/2022 tarihli kararı gereği çek üzerinde herhangi bir işlem yapılmadığını ve bu hususun 03/01/2023 tarihinde çek üzerinde şerh edildiğini, çek ile ilgili her ne kadar ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de ihtiyati tedbir kararının muhatabının ... AŞ olup, alacaklı müvekkili olmadığını, zaten çek zayi davası da açılmadığını, açılan davanın davacı ile dava dışı ciranta olan akaryakıt şirketi olduğunu, bu nedenle yetkili hamil sıfatı ile çeki elinde bulunduran müvekkili bankanın alacağından davacı keşidecinin sorumlu olduğunu, davacı tarafından iş bu dosya ile aynı talep ile ikame edilen Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/57 Esas sayılı dosyasında davacının davasının reddedildiğini belirterek, bu davanın da reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, davanın, başlangıçta çek nedeniyle menfi tespit istemli olarak açıldığı, ancak daha sonra davacı vekili tarafından sunulan 10/04/2023 tarihli dilekçe ile davanın istirdada dönüştüğü hususunun iddia edilerek toplam 210.440,40-TL'nin yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, dosya kapsamı ve deliller incelendiğinde, davalı/ alacaklı tarafından davaya konu 31/12/2022 tarihli, 870341 hesap nolu, 998844 seri nolu 150.000,00-TL bedelli, keşidecisi davacı olan, lehtarı dava dışı ... Akaryakıt... Ltd. Şti., muhatabı ... Şubesi olan ve ciro yoluyla davalı bankaya geçen çeke istinaden Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2023/3513 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davacı tarafça işbu dosyada lehtar tarafından çekin davalı bankadan kullanılan kredi için rehin cirosuyla davalıya verildiği, bu haliyle davalının yetkili hamil olmadığı ve takip yetkisinin olmadığı bu sebeple davacının icra takibi nedeniyle borçlu olmadığı iddiasıyla menfi tespit davası açıldığı, sonrasında yapılan ödeme dolayısıyla davanın istirdada dönüştüğü, ödeme yapılmamasının nedeninin davacı tarafça Afyonkarahisar 3. AHM'nin 2022/880 E. Sayılı dosyasında 30/12/2022 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararı olduğunu, bu sebeple davacının davalıya borçlu olmadığının ileri sürüldüğü, buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın; takibe konu çek nedeniyle davalı bankanın yetkili hamil olup olmadığı, çekin lehtar tarafından davalı bankaya rehin cirosu ile kredinin teminatı olarak verilip verilmediği, dava konusu çek ve takip dolayısıyla davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında olduğu, Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2022/880 E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının ..., davalısının ... Akaryakıt Ener. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, davanın 29/12/2022 tarihinde açıldığı, davanın konusunun 31/12/2022 tarihli, 870341 hesap nolu, 998844 seri nolu 150.000,00-TL bedelli, keşidecisi davacı olan, lehtarı dava dışı ... Akaryakıt... Ltd. Şti., muhatabı ... Şubesi olan çek dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptaline karar verilmesi istemli olduğu, dosyanın halen derdest olduğu, buna göre her iki dosyanın da 31/12/2022 tarihli, 870341 hesap nolu, 998844 seri nolu 150.000,00-TL bedelli, keşidecisi davacı olan, lehtarı dava dışı ... Akaryakıt... Ltd. Şti., muhatabı ... Şubesi olan çek dolayısıyla açılan menfi tespit ve istirdat istemli olduğu, her iki davanın da aynı sebepten doğduğu, her iki dosyanın da davacısının aynı olduğu, delillerin ortak olduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek durumda bulunması nedeniyle aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşılmakla, Mahkemenin iş bu dosyasının daha sonra açıldığı belirtilerek, 6100 sayılı HMK'nın 166 vd. maddeleri gereğince Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)'nin 2022/880E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından; Davaların birleştirilmesi kararının nasıl uygulanacağının HMK madde 166 davaların birleştirilmesi başlığı altında düzenlendiği, buna göre yerel mahkemenin birleştirme kararı verebilmesi için taraflardan birinin talepte bulunması gerektiği, ancak ne davacı tarafça ne de taraflarınca böyle bir talep bulunmadığından yerel mahkeme kararının hatalı olduğu bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Birleştirme kararının değerlendirilmesi uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, istirdat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece eldeki davanın Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)'nin 2022/880E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmişse de; HMK'nin 166/2.maddesi uyarınca davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Başka bir deyişle ayrı yargı çevresindeki aynı düzeyde sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalarda 2. davanın açıldığı mahkemede birleştirme kararı verilebilmesi için taraflardan birinin talebi gerektiği ve somut olayda talep bulunmadığı halde HMK 166/2 maddesine aykırı olarak mahkemece re'sen birleştirme kararı verilemez.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1.a.6. maddesi uyarınca ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak işin esasına girilerek davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 2023/160 Esas, 2023/639 Karar ve 19/09/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
-
HMK.'nin 353/1. a. 6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde taraflara İADESİNE,
-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
-
Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 14/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
¸e-imza
Üye
¸e-imza
Üye
¸e-imza
Katip
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25