Ankara BAM 22. HD 2024/470 E. 2024/748 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
bam
2024/470
2024/748
31 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/470 - 2024/748
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/470 (KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2024/748
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/01/2024
ESAS-KARAR NO : 2022/345 E 2024/18 K
DAVACI :
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 31/05/2024
YAZILDIĞI TARİH : 28/06/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; davacının davalılardan ithalatçı ... A.Ş.'nin yetkili satıcısı olan davalı ... Tic. San. A.Ş.'den 13/03/2015 tarihinde ... plakalı aracı satın aldığını, garanti süresinin 3 yıl olduğunu, 11/07/2016 tarihinden itibaren farklı tarihlerde çeşitli hasarların meydana geldiğini, aracın son servisten çıkışından itibaren 6 gün hiç kullanılmadığı halde 12/08/2017 tarihinde aynı şekilde araçta performans düşüklüğü olduğunu, motor ikaz lambasının yandığını, elektronik aksamı yol boyunca hata verdiğini, aracın tekrar servise götürüldüğü ve kumanda ünitesinin değiştirildiğini, davaya konu aracın elektronik bir araç olduğunu, bu araçlarda kumanda ünitesinin hayati bir önem arzettiğini, kullanım sırasında bu panelin arızalanmasının son derece riskli ve can mal güvenliği açısında tehlikeli olduğunu, müvekkilinin aracın değiştirilmesi veya iade alınması hususunda davalı ... A.Ş.'ye 17/08/2017 tarihinde elektronik posta yolu ile talepte bulunduğunu, davalı firmanın kayıtsız kalarak aracın arızasının giderilebileceği bildirilerek talebin reddedildiğini, 21/09/2017 tarihinde müvekkilinin davalı ... Tic. Ve San A.Ş.'den arandığını bu araçların turbo şarjında imalat hatası olduğunu ve değiştirileceğini, aracı servise aldığını ve sol turbo şarjını değiştirildiğini, ancak araçta meydana gelen arıza her ne kadar giderilmiş gibi görünse de arızanın sürekli tekrarlaması, araçta bulunan kişiler ve trafikteki diğer araçlar yönünden can ve mal güvenliği açısından tehlike yarattığını belirterek müvekkilinin satın aldığı ... plakalı aracın ayıptan ari misli ile değiştirilmesine, mümkün olmadığı takdirde aracın karar tarihindeki serbest piyasa rayiç değerinin avans faizi oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
I-)Davalı ... ...A.Ş. vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak; davacının var olduğunu iddia ettiği ayıpla ilgili ücretsiz onarım hakkını kullandığını, aracın hali hazırda davacının tasarrufunda bulunduğunu, davacının ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
II-)Davalı ... A.Ş. vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, süresinde ve usule uygun ayıp ihbarının bulunmadığını, kullanımı önemli derecede etkileyecek bir ayıbın varlığından bahsedilemeyeceğini, davacının araçla ilgili şikayetlerinin ücretsiz onarım hakkı kapsamında dava öncesinde giderildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece Dairemizin 04/04/2022 tarihli 2019/2087 Esas 2022/483 Karar sayılı kabul kaldırma kararı doğrultusunda : Dava konusu aracın davalı ... Şirketinden alındığı, diğer davalı ...'in aracı ithal eden şirket olduğu, aracın arıza lambası yanmasa da özellikle eğimi biraz fazla olan yokuşlarda çekişinin düştüğü ve beklenen performansta aracın sürüşünü devam ettiremediği, bu arızanın turbo şarjdan kaynaklandığı, davacının davalılara süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, davalıların ayıptan dolayı sorumlu olduğu, araçtaki ayıbın imalattan kaynaklı gizli ayıplı olup, kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, üst segment niteliğindeki araçtan davacının üst düzeyde konfor ve performans beklentisi içinde olmasının doğal olduğu, tespit edilen ve servis tarafından giderilmeyen ayıbın davacının araçtan beklediği performans düzeyini oldukça düşürdüğü, bu nedenle hakkaniyet kuralları gereğince Türk Borçlar Kanunu'nun 227/4. maddesi uyarınca satılanın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi koşullarının davacı yararına oluştuğu, aracın uzun süredir kullanılıyor olmasının davacıya maddi yükümlülük olarak yükletilemeyeceğinden bu yönde bir indirime gidilemeyeceği ancak, davacının dava tarihinden önce ve dava sürecinde araç ile gerçekleştirdiği iki kaza neticesinde araçta (22.951,77 TL - 19.958,06 TL=2.993,71 TL) gerçekleşen ve 24/05/2023 tarihli ek rapor ile tespit edilen 2.993,71değer kaybının davacı tarafça davalılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle , davanın kabulü ile aracın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ari bir şekilde ve araç davacının elindeyken oluşan hasar nedeniyle toplam 2.993,71 TL'lik değer kaybı tutarının davacı tarafından davalılara ödenmesi koşuluyla aracın davalılara iadesine ve dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, aynı marka, model ve özellikte ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün olmaz ise İİK'nin 24. maddesine göre işlem yapılmasına karar vermek, mahkememiz kısa kararında sehven araç bilgilerinin hatalı yazılması nedeniyle maddi hatanın gerekçeli karar hüküm fıkrası ile resen tashihine karar verilmiş, hükme karşı davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-) Davalı ... A.Ş. Vekili ; ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü sürede açılmadığını, iki yıllık garanti süresinin sona erdiğini, hükme esas alınan raporun çelişkili ve yetersiz olduğunu, davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığını, araçtaki arızanın misli ile değişimi gerektirmediğini, aracın karıştığı kaza sonucu değer kaybının nasıl tespit edildiğinin anlaşılamadığını, bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
II-) ... Tic. Ve San. A.Ş. vekili ; kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olduğunu, araç model plaka v.b. bilgilerin farklı olduğunu, vekalet ücretinin davacı lehine hatalı hesaplandığını, aracın ...…A.Ş. ‘den satın alındığı yazılmış ise de anılan kişinin davada taraf olmadığını, ayıp ihbarının süresinde olmadığına dair itirazların değerlendirilmediği, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, araç değer kaybının nasıl tespit edildiğinin anlaşılamadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olup olmadığı ve buradan varılacak sonuca göre ayıplı olduğunun belirlenmesi halinde misli ile değişimine karar verilip verilemeyeceği hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ayıplı mal iddiasıyla malın misliyle değiştirilmesi olmadığı takdirde karar tarihindeki serbest piyasa rayiç değerinin tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davalılar vekillerinin esasa yönelik istinaf itirazları nedeniyle işin esasının incelenmesine geçilmeden önce hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesine uygun olup olmadığı ve gerekçeli karar ile kısa karar çelişkisi bulunup bulunmadığı hususu ön sorun olarak tartışılmıştır.
Adil Yargılanma Hakkı Anayasamızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasanın 141/3.maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir. HMK'nun 297. maddesine göre, kararda tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. HMK 298/2. maddede ise gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz hükmü mevcuttur.
HGK'nun 24.02.2010 Tarihli 2010/1-86 Esas, ve 2010-108 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; "yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur."
Kararın gerekçesinin kendi içinde çelişkili olması ve hüküm ile gerekçenin bir kısmı arasında çelişki yaratılması da yukarıda açıklanan ve Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır.
Yine HMK 297/2.maddesinde; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir." hükmü getirilmiş olup, mahkeme hüküm fıkrasında "taleplerden her biri hakkında" açık bir şekilde karar vermekle yükümlüdür.
Kanunda belirtilen sınırlar ve kurallar çerçevesinde hem maddi, hem de hukuki denetim yapılan istinaf kanun yolunda, HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlemesini içermekte ise de somut olayda, gerekçe ile hüküm fıkrası çelişkili olup, hakimin hangi hükmü oluşturmak istediği belli olmadığından, maddi ve hukuki denetime elverişli bir hüküm bulunduğundan söz edilemez.
HMK'nın 355/1.m.2.cümlesi:"...Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.."hükmünü içermektedir.
Bu genel açıklamaların ışığında somut olaya bakıldığında:
Mahkemece 15/01/2024 tarihli kısa kararla ‘’…Davaya konu 2016 ...Marka, ... plakalı ... şase nolu, ... motor nolu aracın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ari bir şekilde ve araç davacının elindeyken oluşan hasar nedeniyle toplam 2.993,71 TL'lik değer kaybı tutarının davacı tarafından davalılara ödenmesi koşuluyla aracın davalılara iadesine ve dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine,…’’ karar verilmiştir.
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ile ‘’…Davaya konu 2014 ... motor nolu aracın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ari bir şekilde ve araç davacının elindeyken oluşan hasar nedeniyle toplam 2.993,71 TL'lik değer kaybı tutarının davacı tarafından davalılara ödenmesi koşuluyla aracın davalılara iadesine ve dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine…’’şeklinde karar vermiştir.
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasındaki tanımlanan araçla kısa kararda ayıptan ari misli ile değişimine karar verilen araç tamamen farklı araç tanımlanmış olup bu durumda gerekçeli kararla kısa karar fıkrası arasında çelişki oluşturulmuştur.
Kanunda belirtilen sınırlar ve kurallar çerçevesinde hem maddi, hem de hukuki denetim yapılan istinaf kanun yolunda, HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlemesini içermekte ise de somut olayda, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki olup, hakimin hangi hükmü oluşturmak istediği belli olmadığından, maddi ve hukuki denetime elverişli bir hüküm bulunduğundan söz edilemez.
Bu durumda Dairemizce, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden karar verilebilmesi için HMK'nın 355/1.m.2.cümle hükmü re'sen gözetilerek esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Kaldırma nedenine göre istinafa gelen tarafların istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/345 Esas 2024/18 Karar sayılı 15/01/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA
-
HMK.'nin 355. maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE,
-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
-
Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 31/05/2024 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45