Ankara BAM 22. HD 2021/1509 E. 2024/72 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
bam
2021/1509
2024/72
15 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1509 - 2024/72
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2021/1509 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2024/72
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/03/2021
ESAS-KARAR NO : 2020/538 E 2021/169 K
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
YAZILDIĞI TARİH : 14/03/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç kiralama işi yaptığını, sahibi olduğu ticari faaliyet belgesi sayesinde filo indirimi ile araç alma imkanının bulunduğunu, tarafların öncelikle 5 adet toplamda 15 adet aracın satımı konusunda anlaştıklarını, anlaşmaya göre kademe kademe satış işlemlerinin gerçekleşeceğini, satış işlemlerinin ayrı ayrı yapılacağını, tüm işlemler bittikten sonra bir sonraki satış işlemine geçileceğini, bu kapsamda müvekkilinin 5 adet araç alımı için davalı ile anlaşma yaptığını, kaparo ve araç bedellerinin ödendiğini, buna rağmen davalının tedarikçiden yüksek filo indirimi ile temin ettiği araçları bireysel perakende alıcılarına yüksek fiyatla satarak kar elde etmek için türlü bahaneler ileri sürerek araçları müvekkiline teslim etmediğini, sözleşmede kararlaştırılan fiyatta tek taraflı olarak değişiklik yapmak istediğini ve müvekkili tarafından ödenen bedelleri iade ettiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranışı üzerine 18/10/2019 tarihinde ihtarname gönderildiğini ayrıca tedarikçi ve genel müdürlüğe şikayet edildiğini, davalının ana bayiden gelebilecek yaptırımlardan çekinerek geri adım attığını, 5 adet aracın teslimi için anlaşma sağlandığını, araç bedelinin 23/10/2019 tarihinde davalıya ödendiğini ve araçların teslim edildiğini, ilk aşamaya ilişkin satış işlemlerinin tamamlanmasından sonra yeni 10 adet araç satışı aşamasına geçildiğini, yeni araç alımı işlemi esnasında hurda araç teşvik pirimi ile araç başına 15.000 TL ÖTV indirimine hak kazandığını, ÖTV indirimi için kullanılacak araçların davalı tarafından temin edildiğini, bu işlem için müvekkili tarafından davalıya 08/10/2019 tarihli vekaletin verildiğini, davalının piyasadan alacağı 10 adet hurda araç için 23/10/2019 tarihinde davalı firmaya 65.000,00 TL para gönderildiğini, davalı şirket yetkilisi ...'in müvekkilinin işyerine 10 adet matbu proforma fatura getirdiğini, bu proforma faturalarda kararlaştırılan hususlara aykırı bir çok beyanının yer aldığını, gerçek dışı beyanların düzeltilmesi talep edildiğinde faturaların göstermelik olduğu, satış sürecinde herhangi bir problemin yaşanmayacağı söylenerek sadece proforma fatura üzerinde ödeme planı kısmında yer alan 18/10/2019 tarihinin 22/09/2019 olarak elle düzeltilerek paraflandığını, 05/11/2019 tarihinde 10 adet aracın peşinat ödemesi açıklaması ile davalıya 44.720,00 TL para gönderildiğini, işlemlerin hurda araç alımında da peşinat ödemesinde de hep 10 araç için gerçekleştirildiğini, 10 adet aracın müvekkili tarafından şase numalaraları üzerinden 31/10/2019 tarihinde kaskolarının yaptırıldığını, davalının 10 adet araçtan ilk etapta 5 tanesinin tesliminin gerçekleştirilebileceğini beyan etmesi üzerine 5 aracın bakiye bedelinin 06/11/2019 tarihinde davalı firmaya gönderildiğini ve araçların 08/11/2019 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, geriye kalan 5 adet aracın davalı satıcı tarafından teslime hazır hale gelmesi sonucunda geriye kalan ücretinin ödeneceği konusunda mutabakata varıldığını, teslimin beklendiğini, bütün araçların trafik sigotalarının ve kasko poliçelerinin proforma faturaya uygun olarak tanzim edildiğini, tüm ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, son olarak teslimi yapılmayan 5 adet aracın teslimi beklenirken işlemlerde öncelik tanınabileceği düşüncesi ile 5 aracın bakiye bedelinin davalının kurulu olan ...'den kredi olarak kullanılabileceği bildirilerek detaylı bilgi için satış danışmanı ... ile irtibata geçildiğini, ancak olumlu ya da olumsuz cevap alınamadığını, daha sonra davalı şirket yetkilisi ...'in araç başına 5.000,00 TL fark ödemesi talep ettiğini, davalının temerrüdü ve araçları teslim etmemesi nedeniyle müvekkilinin taahhüt ettiği kiralama sözleşmelerini feshetmek zorunda kaldığını, ihtiyaç duyduğu aracı temin etmek için teslim yapılmamasına rağmen 5 araçtan 1 aracın bedelini daha 03/12/2019 tarihinde davalıya gönderdiğini, bir gün sonra bu bedelin davalı tarafından müvekkiline iade edildiğini, daha sonra sözleşme süresinin 5 iş günü olduğu ve sözleşmedeki son ödeme tarihinin 28/10/2019 tarihi olduğu gerekçesiyle davalı tarafından sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, sözleşmelerdeki tarihlerin elle düzeltiğini ve bu tarihlerin göstermelik olduğunun satış aşamasında problem yaşanmayacağının söylendiğini, sözleşmedeki son günün 28/10/2019 olduğu ileri sürülse de filo talep detayında geçerlilik tarihinin 31/10/2019 olduğunu, kaldı ki tarihlerin taraflar için bağlayıcı olmadığını, müvekkilinin talep edilen işlemleri yerine getirdiğini, 10 araç için işlemlerin yapıldığını, 5 adet aracın teslim edildiğini, kalan 5 adet araç için sözleşmenin geçerlilik tarihinin sona erdiğinin ileri sürülmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik teslim edilmeyen araçların yerine yeni araç alımından oluşan fiyat artışından kaynaklı zarar için 1.000,00 TL, hurda araçların alımına ödenen bedelden kaynaklı zarar için 1.000,00 TL, teslim alınamayan araçların kullanılamamasından kaynaklanan mahrum kalınan kira kazancı için 1.000,00 TL, teslim alınmayan araçların alımında bankadan kullanılacak kredi faiz oranları ile dava tarihi itibariyle kullanılabilecek banka kredi faiz oranı farkından kaynaklanan zarar için 1.000,00 TL, teslim alınmayan araçlar için yapılan kasko ve trafik sigorta poliçelerinden kaynaklanan zarar için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 5 adet aracın satışına ilişkin 22/10/2019 tarihli sözleşmeler imzalandığını, sözleşmelere göre teklif geçerlilik tarihinin 5 iş günü olduğunu, araçların bedellerinin 5 günlük süre içinde ödenmediğini, bu sebeple sözleşmelerin 22/11/2019 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, fesih tarihine kadar davacı tarafından ödenen bedellerin iade edildiğini, müvekkiline teslim edilen hurda araçlarla ilgili belgelerin de davacıya gönderildiğini, kendi edimini süresi içinde yerine getirmeyen davacının teslim talebinde bulunmasının hukuki olmadığını, davacının 26/11/2019 tarihli yazısında da araçların sadece peşinatlarını ödediğini kabul ettiğini, sözleşmelerdeki MKTT kısaltmasının müşteri ile kararlaştırılan teslim tarihi kelimelerinin baş harfleri olduğunu, davacının bu tarihi sözleşme geçerlilik tarihi olarak yorumlamasının mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 22/10/2019 tarihinde 5 adet aracın alım satımı konusunda ayrı ayrı sipariş formu düzenlendiği, araçların her birinin 82.000,00 TL bedelli olduğu ve ödeme planı kısmında araç bedellerinin 22/10/2019 tarihinde 12.4000,00 TL'sinin 28/10/2019 tarihinde 69.600,00 TL'sinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının satış bedelini sözleşmede belirtilen süre içinde yatırmadığından kendi edimini tam olarak yerine getirmiş olduğundan bahsedilemeyeceği, davacının sözleşme bedellerini ödemeyi sözleşme süresi içinde karşı tarafa önerdiğine ilişkin delil de sunulmadığı, kendi edimini yerine getirmeden diğer tarafın edimini yetire getirmesinin istenemeyeceği, her nekadar davacının önceki ticari ilişki ve sözleşmelere istinaden satış bedeli süresinde ödense dahi araçların teslim edilmeyeceğini ileri sürse dahi her sözleşmenin kendi koşulları içinde değerledirilmesi gerektiği, davacının sözlemeye uygun olarak edimini yerine getirmediğinden davalının teslim borcu altına girmeyeceği, davacının sözleşmeye güvenerek yaptığı masraflara katlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 10 adet araca ilişkin proforma faturalardan, filo talep detayından ve hurda araç için gönderilen bedellerden anlaşılacağı üzere taraflar arasında yapılan sözleşmenin 10 adet araca ilişkin olduğunu, 10 adet araca ilişkin peşinatın ve hurda araç bedelinin davalı tarafa gönderildiğini, 10 adet aracın kasko poliçesinin yaptırıldığını, davalı firma yetkilisi ... tarafından müvekkiline getirien 10 adet matbu proforma faturadaki faturadaki birçok hususun kararlaştırılan hususlara aykırı olduğunu, düzeltilmesi talep edilmesine rağmen proforma faturaların göstermelik olduğu söylenerek sadece ödeme kısmında ilk taksit tarihinin 18/10/2019 iken 22/09/2019 olarak elle düzeltilerek paraflandığını, bu vakıanın ispatı için ... tanık olarak dinlenmesi talep edilmesine rağmen mahkemece eksik inceleme yapılarak tanığın dinlenmediğini, 10 adet araçtan 5 adet aracın teslimatının yapıldığını, kalan 5 adet aracın teslime hazır hale gelmesinden sonra bakiye bedelinin ödeneceği konusunda mutabakata varıldığını, bakiye bedelin davalının yan kuruluşundan kredi kullanmak suretiyle ödenebileceği yönündeki teklife davalı tarafından olumlu olumsuz cevap verilmediğini, davalının teslim edilmeyen her bir araç için 5.000,00 TL fark ödemesi istediğini, bu hususta ... tanık olarak dinlenmediğini, isticvap edilmediğini, davalının sözleşmeye uygun hareket etmediğini, fazla para tahsil etmeye çalıştığını, sözleşmenin geçerli olduğunu, teslim edilen 5 araç için ödemeler ve teslimat için sözleşmedeki 5 iş gününe bağlı kalınmaz iken son 5 araç için sözleşme geçerlilik tarihinin sona erdiği gerekçesiyle sözleşmenin iptal edilmesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı olup olmadığı, sonucuna göre davacının tazminat talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, maddi tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Taraflar arasında her bir araç için ayrı ayrı 22/10/2019 tarihli sipariş formunun düzenlendiği, her bir araç sipariş formunda araç bedelinin 82.000,00 TL olup 22/10/2019 tarihinde 12.400,00 TL, 28/10/2019 tarihinde 69.600,00 TL'nin ödeneceği belirtilerek teklif geçerlilik tarihinin 5 iş günü olarak kararlaştırıldığı, davacı tarafından 23/10/2019 tarihinde 65.000,00 TL hurda bedeli, 05/11/2019 tarihinde 44.720,00 TL 10 araç peşinat bedeli olarak gönderildiğini, davalı tarafından 5 aracın davalıya teslim edildiği, kalan 5 araç yönünden 22/11/2019 tarihinde sözleşmelere göre son ödeme tarihi 28/10/2019 olmasına rağmen satış bedelinin ödenmediği gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacının sözleşmedeki ödeme planı aksine bakiye bedelinin teslimatta ödeneceğinin kararlaştırıldığını usulüne uygun delillerle ispat edilememesine, dava değeri itibariyle tanık dinlenmemesinin yerinde olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
-
İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1.maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 15/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye 104806
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59