SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 22. HD 2023/1503 E. 2024/695 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1503

Karar No

2024/695

Karar Tarihi

24 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2023/1503 (ESASTAN RET )

KARAR NO : 2024/695

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/05/2023

ESAS-KARAR NO : 2022/467 E - 2023/386 K

DAVACILAR :

VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit

KARAR TARİHİ : 24/05/2024

YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili; davalı ... tarafından müvekkilleri aleyhine 15/01/2016 düzenleme tarihli ve 15/07/2016 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, müvekkili ...'un davalılardan ... ile 17/10/2011 tarihinden bu yana evli olup boşanma davasının derdest olduğunu, müvekkillerinden ...'un ise davalı ...'un kayınpederi olduğunu, müvekkilinin evlilik öncesi gelini ve ailesinin yanına gittiğinde, davalının ve ailesinin müvekkillerine teminat maksatlı eksik unsurlu senet imzalattıklarını, düğünün yapılmamasından çekinen ve işi bozmak istemeyen müvekkillerinin imzalı ve boş bir senedi karşı tarafa vermeyi mecburen kabul ettiklerini, daha sonra aval veren sıfatıyla imzası bulunan davacı ile davalı lehtar arasındaki boşanma davası üzerine doldurularak, sırf boşanma nedeniyle müvekkillerine zarar vermek maksadıyla takibe konu edildiğini belirterek davalılara karşı müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile davaya konu icra takibindeki bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalılar vekili, müvekkili ...'un davacılardan ... ile 7 yıldan beri evli olduğunu, ev hanımı olan müvekkilinin evliliğin kendisine yüklediği görevleri yerine getirdiğini, ancak 2017 yılı Mayıs ayında ailesinin yanına bıraktığını, daha sonra davacının açmış olduğu ve taraflarınca karşılık olarak açtıkları dava ile boşanma, nafaka ve tazminat davası açıldığını, davacıların müvekkillerinin akrabalarının ekonomik durumlarının iyi olduklarını bildiklerini, kendi adlarına onlardan borç almalarını istediklerini ve ısrar ettiklerini, müvekkilinin ailesinin akrabalarından borç aldığını ve davacılara verdiğini ve dava konusu 15/07/2016 vade tarihli 50.000,00 TL tutarlı senet aldığını, müvekkilinin de bu senedi ciro ederek borç para aldığı akrabası ...'a verdiğini, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece; Dairemizin 2019/2137 Esas, 2022/681 Karar sayılı ve 16/05/2022 tarihli kabul kaldırma kararımız doğrultusunda; dava konusu, borçlusu ..., avalist ... ve lehtarı davalı ... olarak düzenlenen 15.01.2016 tanzim ve 15.07.2016 ödeme tarihli rakamla değer gösterilen hanesi “5000” TL'lik yazıyla değer gösterilen hanesi “Elli bin” TLlik senedin arka yüzünde ... adına atılı bulunan ciranta imza ile ...'un mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırma neticesinde; senedin arka yüzünde ... adına atılı bulunan ciranta imzanın, mevcut mukayese imzalarına kıyasen ... elinden çıkmadığı, ...’un bu konuda isticvap edildiğinde, imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmiş ise de, rapor ile beyanı çelişmiş ve yine davalının savcılık ifadeleri ile sonradan verilen ifadeleri ve iddiaları arasında da uyum bulunmadığı, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı bit bütün olarak değerlendirildiğinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) “Defi'ler” başlıklı 687/1.maddesinde; “Poliçeden dolayı kendisine başvuran kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğer ki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” hükmü yer aldığı, anılan madde hükmüne göre; Hukuk Genel Kurulunun 06.11.2015 tarihli ve 2013/15-2410 E. 2015/2433 K. sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, poliçeden dolayı kendisine müracaat olunan kimse, keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def’ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremeyeceği; meğer ki hamil poliçeyi iktisap ederken savunmaya esas olan durumu bile bile ve borçlunun zararına hareket etmiş ise, borçlu bu savunmayı alacaklıya karşı ileri sürebileceği, bu maddede öngörülen borçlunun zararına bile bile hareket ve kötü niyetin ise yasa koyucu herhangi bir yazılı ispat şeklinden söz etmediği, şahit dahil her türlü delille ispat edilebileceği, davacının bedelsizlik ve ciro yoluyla hamilin iyiniyetli hamil olmadığı yönündeki iddiası bulunmakta olup, cirantanın imzasının sahte olduğu tespit edildiği, 3.kişinin iyi niyetli sayılamayacağı ve bedel yönünden de gerçek bir borç ilişkisi tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı tarafın davalılara karşı Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2017/1588 sayılı icra dosyasına konusu edilen senetten kaynaklı borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiş hükme karşı davalılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili; müvekkili lehtarın imza inkarı bulunmadığını, imzasını kabul ettiğini, imza incelemesine yönelik raporun eksik ve yetersiz olduğunu, davacı tarafın ciro silsilesine karşı bir itirazının da bulunmadığını, davacının, ne ciro silsilesine ne de senedin şekil şartlarına karşı bir itirazları bulunmadığını, sadece böyle bir alacağın doğmadığına itiraz ettiğini bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR:

Uyuşmazlık ; davaya konu bononun teminat senedi niteliğinde olup olmadığı, davalı lehtarın senedi talil edip etmediği ve lehtarın imzasının sahteliği ciro yoluyla hamilin iyi niyetli hamil olup olmadığı ispat yükünün tayini noktasında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİİRLMESİ VE GEREKÇE :

Dava evliliğin temini için mehir senedi olarak açığa imzalı senedin boşanma davası sırasında doldurularak icra takibine konu edilmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Mahkemece, Dairemizin kabul kaldırma kararı doğrultusunda ; yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; keşideci olan davacının iddialarını davalı lehtarın hazırlık soruşturması aşamasında kollukta alınan ifadesiyle ispat ettiği, davalı hamilin bedelsizliği bilerek borçlunun zararına hareket ettiğinin de anlaşılmış olmasına göre ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olup, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1.maddesi uyarınca esastan reddi gerekmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 853,88TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,62TL harcın istinaf eden davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,

  3. İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  5. HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

  6. Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 24/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan...

e-imzalıdır

Üye...

e-imzalıdır

Üye...

e-imzalıdır

Katip...

e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.

"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTespitkonusuMenfihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim