SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 22. HD 2023/1710 E. 2024/557 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1710

Karar No

2024/557

Karar Tarihi

3 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2023/1710 (KABUL KALDIRMA)

KARAR NO : 2024/557

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 18/09/2023

ESAS NO : 2023/608 E 2023/607 K

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

KARAR TARİHİ : 03/05/2024

YAZILDIĞI TARİH : 28/05/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı tacir arasında 285.000 adet plazma indikatör satışına istinaden 31/01/2023 tarihli 67.716,00 TL bedelli fatura ve medikal malzeme satışına istinaden 04/04/2023 tarihli 49.986,48 TL bedelli fatura düzenlendiğini, faturalardan kaynaklı 71.869,18 TL bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalının TTK 12, 16 maddeleri kapsamında sayılan tacir kişilerden olmayıp, bu nedenle TTK m. 4/1 maddesindeki nisbi ticari dava koşulları oluşmadığı gibi davanın mutlak ticari dava niteliği de bulunmadığında Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece sadece davaya konu iki fatura üzerinden değerlendirme yapıldığını, taraflar arasında süre gelen ticari ilişki kapsamında davalının müvekkili adına 28/02/2023 tarihli 1.019.520,00 TL bedelli ve 15/03/2023 tarihli 500.002,00 TL bedelli faturalar düzenlediğini, faturalar ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalının esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağladığını, davalının işletmesinin ticari işletme olduğunu, bu nedenle davalının tacir sıfatına haiz olduğunu, ayrıca Vergi Dairesi Müdürlüğünün 15/09/2023 tarihli cevabi yazısında davalının 01/01/2023 tarihinden itibaren gerçek usul ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyetinin başladığı ve 01/01/2023 tarihinden itibaren tacir sıfatıyla beyanname verdiğinin bildirildiğini, bu nedenle mahkemenin görevli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık, davalının tacir olup olmadığı, mahkemenin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Dayanak Ankara 22.İcra Müdürlüğünün 2023/19345 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 28/07/2023 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 67.716,00 TL ve 49.986,848 TL bedelli faturalara dayalı olarak asıl ve işlemiş faiz toplamı olarak 74.814,20 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür.

Takip dayanağı faturaların davacı tarafından davalı adına düzenlenen 31/01/2023 tarihli 67.716,00 TL bedelli ve 04/04/2023 tarihli, 49.986,48 TL bedelli olduğu görülmüştür.

Mahkemece davalı gerçek kişinin tacir olup olmadığı konusunda kurumlara yazı yazılmış;

Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 08/09/2023 tarihli cevabi yazısında, davalının tacir kaydının bulunmadığı,

Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliğinin 15/09/2023 tarihli cevabi yazısı ekindeki belgelere göre, davalının sicil başlama tarihinin 11/10/2021 olarak belirtildiği,

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının 15/09/2023 tarihli cevabi yazısında, davalının Dışkapı Vergi Dairesi Müdürlüğünde 31/07/2020-06/06/2022 tarihleri arasında basit usul ticari kazanç mükellefiyetinin bulunduğu, 06/06/2022-31/12/2022 tarihleri arasında basit usul ticari kazanç mükellefiyetinin bulunduğu, davalının vergi dairesine verdiği 31/01/2023 tarihli dilekçe ile 01/01/2023 tarihinden itibaren gerçek usul ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyetinin başladığı, 01-03/2023 ve 04-06/2023 dönemi gelir geçici vergisi beyannamelerini işletme hesabına göre tacir sıfatıyla beyan ettiği belirtilmiştir.

İstinaf aşamasında davacı vekili tarafından, davalı tarafından dava dışı şirket adına düzenlenen 28/02/2023 tarihli 1.019.520,00 TL bedelli ve 15/03/2023 tarihli 500.202,00 TL bedelli mal satış faturaları dosyaya sunulmuştur.

6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde nisbi ve mutlak ticari davalar düzenlenmiş olup her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin ilk fıkrasında a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ise mutlak ticari dava niteliğindedir. TTK m. 5 uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.

Aynı kanunun 12.maddesinde; "Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret sicilde tescil ederek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlatmamış olsa bile tacir sayılır." hükmü,

Aynı kanunun 11.maddesinde; "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca (değişiklikle C.Başkanlığınca) çıkartılacak kararnamede gösterilir." hükmü,

Aynı kanunun 15.maddesinde; "İster gezici olsun ister bir dükkanda veya sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.maddesinin 2.fıkrasında çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." hükmü bulunmaktadır.

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'un 3/a maddesinde esnaf ve sanatkâr tanımı yapılmıştır.

Bir kimsenin Vergi Usul Kanununa göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da odaya kayıtlı olmamak da tacir olmanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi vergi mükellefi olup olmamakta tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt kabul edilemez. (Yargıtay 3.HD'nin 2018/4288 E- 2018/8854 K sayılı 20/09/2018 tarihli kararı)

TTK'nın gerek 11. maddesinde, gerekse 15.maddesinde öngörülen sınırı belirleyen 21/07/2007 yürürlük tarihli, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararının Esnaf ve sanatkâr ile tacir ve sanayicinin ayrımı başlıklı 1.maddesinde;

"5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63 üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12 nci ve 17 nci maddelerinin uygulaması bakımından;

a) Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri,

Ancak, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı iken, daha sonraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerini aşanların kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıt için zorlanmaması, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerinin altı katını aşanların ise kayıtlarının, esnaf ve sanatkâr sicili marifetiyle ticaret siciline aktarılması,

b)213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri, kararlaştırılmıştır." düzenlemesi bulunmaktadır.

Yukarıda belirtilen Bakanlar Kurulu kararında tacir ile esnaf arasındaki sınırın belirlenmesinde gözetilecek değerler yönünden 213 sayılı Vergi Usul Kanun'un 177.maddesine atıfta bulunulmuştur.

Vergi Usul Kanunun ilgili Birinci Sınıf Tüccarlar başlıklı 177.maddesinde ise;

"Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:

1.Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2021 yılı için 300.000,00 TL, 2022 yılı için 400.000,00 TL, 2023 yılı için 890.000,00 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2021 yılı için 420.000,00 TL, 2022 yılı için 570.000,00 TL, 2023 yılı için 1.270.000,00 TL) lirayı aşanlar;

2.Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2021 yılı için 150.000,00 TL, 2022 yılı için 200.000,00 TL, 2023 yılı için TL 440.000,00 TL) lirayı aşanlar;

  1. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2021 yılı için 300.000,00 TL, 2022 yılı için 400.000,00 TL, 2023 yılı için 890.000,00 TL) lirayı aşanlar;" (29/12/2020 tarihli ve 31349 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) 522 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2021 tarihinden, 21/12/2021 tarihli ve 31696 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) 534 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2022 tarihinden, 30/12/2022 tarihli ve 32059 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) 544 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2023 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar parantez içinde gösterilmiştir.)

Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; gerek vergi dairesinin cevabi yazısında davalının tacir sıfatıyla beyanname verdiğinin bildirilmiş olması gerekse istinaf aşamasında sunulan faturaların miktarları dikkate alındığında davalının işletmesinin ticari işletme olması nedeniyle davalının tacir olduğu, davacı tarafın da ticaret şirketi olup tacir olduğu, işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması nedeniyle davanın nisbi ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olup davalının tacir olmadığı gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi yerinde görülmemiş, kamu düzenine aykırılık nedeniyle davacının istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/608 Esas 2023/607 Karar sayılı 18/09/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,

  2. HMK.nın 353/1.a.3.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

  3. İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,

  4. İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

  5. Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/(1).c. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 03/05/2024 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.

"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkonusuİtirazınİptalihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim