Ankara BAM 22. HD 2024/329 E. 2024/555 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
bam
2024/329
2024/555
3 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/329 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2024/555
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/12/2023
ESAS-KARAR NO : 2023/762 E 2023/837 K
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 03/05/2024
YAZILDIĞI TARİH : 23/05/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben düzenlendiği 18/09/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının ortağı ve temsilcisi olduğu şirketin müvekkilinin arkadaşına sattığı mallar nedeniyle müvekkilinin aracına davalı lehine rehin konulduğunu ve ayrıca 24 adet senedin davalıya verildiğini, senet bedellerinin ödenmesine rağmen senetlerin iade edilmediğini ve rehnin kaldırılmadığını belirterek müvekkilinin senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve rehnin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/09/2023 Tarih, 2023/420 Esas, 2023/459 Sayılı Kararı ile Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın 18/09/2023 tarihinde açıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/09/2023 tarihinde görevsizlik kararı verdiği, davacının 13/10/2023 tarihli dilekçesi ile dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini istediği ve aynı tarihte arabulucuya başvurduğu, arabuluculuk işlemleri sürmekte iken dava dosyasının 20/11/2023 tarihinde mahkeme esasına kaydedildiği, bu tarihte devam eden arabuluculuk görüşmelerinin 01/12/2023 tarihli anlaşmazlık son tutanağının düzenlenmesi ile sonuçlandığı, 6325 sayılı yasanın 18/A (2) maddesindeki düzenlemede dava açıldığında arabuluculuk görüşmelerine başlanmasının yeterli görülmeyip arabuluculuk görüşlemelerinin uzlaşmazlık ile sonuçlanması ve buna ilişkin tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin açıkça düzenlendiği, davacının 01/12/2023 tarihli anlaşmazlık son tutanağının dava dilekçesine eklenmesine ilişkin emredici hükmüne rağmen gerek 18/09/2023'te ilk dava dilekçesi hazırlandığında, gerekse görevsizlik kararı sonrası 20/11/2023 tarihinde dava dosyası mahkeme esasına kaydedilmeden arabuluculuk görüşmesinin anlaşmazlık ile sonuçlanıp son tutanağın düzenlenmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 21/09/2023 Tarih, 2023/616 Esas, 2023/2371 Karar sayılı ilamında görevsizlik kararı sonrasında görevli mahkemede esasa girişilmeden önce arabuluculuk işleminin tamamlanması halinde usul ekonomisi gereğince dava şartının yerine getirildiğinin kabul edilmesi gerektiğine dair karar verildiğini, 13/10/2023 tarihli dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edildiğini ve aynı tarihte arabulucuya başvuru yapıldığını, arabuluculuk işlemleri devam etmekte iken dava dosyasının 20/11/2023 tarihinde mahkeme esasına kaydedildiğini, 01/12/2023 tarihinde arabuluculuk anlaşma tutanağı düzenlendikten sonra tutanağın dosyaya ibraz edildiğini, usul ekonomisi gereğince kararın yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartının süresinde yerine getirilip getirilmediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit ve rehnin kaldırılması istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dosyanın yapılan incelemesine göre, davanın 18/09/2023 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, 22/09/2023 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, davacının 13/10/2023 tarihinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiği ve aynı tarihte arabulucuya başvurduğu, görevsizlik kararının 14/11/2023 tarihinde kesinleştiği, dava dosyasının Asliye Ticaret Mahkemesi esasına 20/11/2023 tarihinde kaydedildiği, arabuluculuk son tutanağının bu tarihten sonra 01/12/2023 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
Dava şartları, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle görevsizlik kararı kesinleşmeden davacı tarafından arabulucuya başvurulmuş ise de son tutanağın görevli asliye ticaret mahkemesinde davanın açıldığı tarih olan 20/11/2023 tarihinden sonra düzenlenmiş olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir(Aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/09/2022 Tarih, 2022/4240 Esas, 2022/6367 Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/02/2021 Tarih, 2020/3187 Esas, 2021/762 Karar).
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 03/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19