Ankara BAM 22. HD 2024/417 E. 2024/527 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
bam
2024/417
2024/527
2 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/417 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2024/527
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR.... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/11/2023
ESAS-KARAR NO : 2023/126 E - 2023/882 K
DAVACI : -
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasında 29.09.2014 tarihli bayilik sözleşmesi ve aynı tarihli protokol imzalandığını, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ve bununla ilintili sözleşmelerin, davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi, ...'den ürün alımını keserek faaliyetini uzun süreli olarak tatil etmesi, asgari ürün alım taahhütlerini yerine getirmemesi, ürüm alımı ve diğer sebeplerden doğan borçlarını ödememesi sebepleriyle müvekkili tarafından farklı nedenlerle feshedildiğini, feshi takiben, davalıdan olan fesih ve fatura mukabili sair alacaklarının tahsiline karar verilmesinin teminen iş bu davanın açıldığını, davalı şirketin, bayilik faaliyetini kesintisiz olarak sürdürme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bayilik sözleşmesinin 7.2.maddesinde; "Bayi, mahalli piyasa ihtiyaçlarını karşılamak için, akaryakıt istasyonunda, olağanüstü halleri ve tatil günlerini dikkate alarak, 24 saat kesintisiz bir şekilde akaryakıt ve türevleri satışını sürdürecek düzeyde yeterli stok bulundurmakla ve akaryakıt istasyonunu kullanıcılara hizmet verebilir şekilde açık bulundurmakla yükümlüdür " hükmünün yer aldığını, davalının ...'den son ürün alımını 28.06.2016 tarihinde yaptığını, daha sonra otomasyon sistemi üzerinden yapılan belirlemelerde, akaryakıt istasyonu stoklarında benzin ve motorin kalmadığının görüldüğünü, davalının bu şekilde faaliyetini tatil ettiğini, bayilik sözleşmesinin "Sözleşmenin tek taraflı feshi" başlıklı 23. maddeleri uyarınca, "Bayinin, mücbir sebepler dışında akaryakıt istasyonunda 24 saat kesintisiz bir şekilde akaryakıt ve türevleri satışını sürdürecek düzeyde yeterli stok bulundurmaması ve mevcut akaryakıt ve türevleri muhafaza etmemesi" taraflar arasındaki sözleşmelerin ... tarafından haklı şekilde feshi sebebi olduğunu, davalının, asgari ürün alım taahhüdünü yerine getirmediğini, taraflar arasındaki protokolün "Asgari ürün alım taahhüdü " başlıklı 8. Maddesi ile Kale Turizm'in, "Protokol süresince perakende satış olmak üzere 1.350 m3 akaryakıt ve türevlerini ...'den satın almayı "kabul ve taahhüt ettiğini, davalının ise, bayilik ilişkisinin başlangıcından feshe kadar geçen sürede söz konusu satış taahhüdünün yalnızca 484 m3'lük kısmını gerçekleştirebildiğini, davalının, müvekkilinden ürün teminini ve tüketiciye arzını durdurması sebebiyle kalan süre içinde bakiye 866 m3 akaryakıt alım taahhüdünü gerçekleştirmeyeceğinin anlaşıldığını, bayilik sözleşmesinin 8. maddesi uyarınca, "Bayi, ...'den alacağı akaryakıt ve türevleri miktarı için satış taahhüdünde bulunabilir. Bayinin, satış taahhüdünde bulunması halinde, taahhüdünü gerçekleştirememesi tek taraflı ve haklı fesih sebebi teşkil eder " protokolün 23. maddesi hükmü uyarınca da bayinin taahhütlerini yerine getirmemesi taraflar arasındaki sözleşmelerin ... tarafından haklı şekilde feshi sebebi olduğunu, davalının, bayilik sözleşmesi devam ederken ürün alımı ve diğer sebeplerden doğan borçlarının ödemediğini, davalının, otomasyon bakım vs. hizmet bedelinden kaynaklı borçlarını ödemediği gibi, ürün alımından kaynaklı 05.08,2016, 09.08.2016 ve 12.08.2016 tarihli çeklerinin karşılıksız çıktığını, bu çeklere ilişkin olarak müvekkilince davalı aleyhine, Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016 / 11875 esas sayılı dosyası ile takip tarihi itibariyle 128.098,75 TL üzerinden başlatılan icra takibinin sürmekte olduğunu belirterek sözleşmelerin ... tarafından haklı nedenle feshi nedeniyle gerçekleşen 58.100 USD cezai şart alacağının, 18.08.2016 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği 02.09.2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının ABD doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve müvekkili ... ... A.Ş.'ye ödenmesine, 2.507,50.-TL fatura alacağının, 18.08,2016 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği 02.09.2016 tarihinden itibaren, 3095 sayılı Kanunun 2 maddesi gereğince TCMB' nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı değişen oranlı faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacı vekilinin dilekçesinde yalnız 58.100 USD olan ceza koşulunu talep ettiğini, ifaya bağlı ceza koşulunda, ceza ile asıl borcun birleştiğini, ifaya ekli ceza koşulunda, sözleşme fesih edilmiş ise ifaya ekli cezada onun sonucuna bağlı olarak hükümsüz kalacağını, davacı ile davalı arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin 29.09.2014 tarihinde imzalandığını, 18.08.2016 tarihli fesih ihtarnameye kadar yürürlükte kaldığını, bu sürenin 15 ay olduğunu, sözleşmenin 15 ay yürürlükte kalması nedeniyle davacının cezai şartın tamamını talep edemeyeceğini, sözleşmenin 5 yıllık olduğunu, davalı şirketin bayilik faaliyetini kesintisiz olarak 28.06.2016 tarihine kadar sürdürdüğünü, davalı hakkında ifaya ekli cezai şartın 29.09.2014 tarihli bayilik sözleşmesi ile kararlaştırıldığını, davalı şirketin 126 ada, 172 parsel sayılı taşınmazda kiracı olarak faaliyet göstermekte olduğunu, bu taşınmazın ... Tic. Ltd. Şti. borcu nedeniyle Lapseki İcra Müdürlüğünün 2009 / 352 esas sayılı icra dosyası ile cebri icra yoluyla 3. Şahsa satıldığını, akaryakıt istasyonunun kurulu bulunduğu yerin 126 ada 172 parsel sayılı taşınmazın cebri icra yolu ile satın alan 3. Şahsa 02.08.2016 tarihli teslim tahliye tutanağı ile teslim edildiğini, davalının işletmecisi olduğu akaryakıt istasyonunu cebri satış ile elinden alındığı için sözleşme hükümlerinin ifaya mücbir sebepten dolayı devam edemediğini, taahhüdünü yerine getirme imkanını bulamadığını, TBK md 182/ 2 fıkrasında açıklandığı gibi davalının kusurunun olmadığını, cezai şart alacağı olan 58.100 USD'nin istenebilmesi için davalının borca aykırı davranışta bulunmasının yeterli olmadığını, borca aykırılık, borçlu kusurlu bir davranışı sonucu olması gerektiğini, somut olayda davalının kusurlu bir davranışının olmadığını, mücbir sebepten doğan bir imkansızlık olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 29.09.2014 tarihinde yapıldığı, davalının bayilik sözleşmesine konu yerde kiracı olarak faaliyet gösterdiği, kiralanın satılarak kiracının tahliyesine ilişkin sürece dair ihalenin bayilik sözleşmesinden önceki tarih olduğu, ihalenin feshi davası nedeniyle tahliyenin 2016 yılında gerçekleştiği, basiretli bir tacirden beklenen özen ile davalı yanın sözleşme yapmadığı anlaşıldığından mücbir sebep iddialarının yerinde olmadığı, alınan ek bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere, akaryakıt alımının 28.06.2016 tarihinden itibaren durması nedeniyle, bayilik sözleşmesi ve protokol hükümlerine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ve bu tarihten sonra ürün alımından kaynaklanan çek alacakları ile diğer sebeplerden doğan fatura alacaklarından dolayı sözleşmenin feshi sebebinin şartlarının oluştuğu, bayilik sözleşmesi ile protokolün satış taahhüdü dışındaki hükümlerinin bayi tarafından ihlal edildiği ve protokol süresince taahhüt edilen 1.350 m3 ürün alımının ifa edilmediği, bu nedenle, bayilik sözleşmesinin 10. ve 24. maddeleri ile bayilik sözleşmesinin eki niteliğindeki protokolün aynı doğrultudaki 24. maddesi ve davalı tarafından verilen resen taahhütname gereğince 58.100,00 USD cezai şartın davalı tarafından davacı tarafa ödenmesi gerektiği, diğer taraftan davacı tarafından dava konusu fatura örnekleri ile akaryakıt satış faturası örnekleri üzerinde davalının Lapseki/ÇANAKKALE adresi gösterilmiş olması nedeniyle, davacının dava konusu fatura alacakları ile ürün satışından kaynaklanan alacaklarının Lapseki İstasyonuna ait olduğu, bu nedenle promosyon ve kıyafet alımından kaynaklanan davaya konu toplam 2.507,50 TL tutarında 2 adet faturanın her iki şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu faturalar bakımından davacının davalıdan alacaklı olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağının tahsili kararının doğru olmadığı, asgari alım taahhüdü nedeniyle müvekkilinin borcu bulunmadığı, zira müvekkiline ihtirazi kayıt konulmaksızın mal satılmaya devam edildiği, sözleşmenin 29/09/2014 tarihinde kurulduğu, 18/08/2016 tarihinde feshedildiği, ayakta kalan süre nazara alınarak cezai şart alacağının belirlenmesi gerektiği, Lapseki istasyonuna ilişkin borcun bulunmadığı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık bayilik sözleşmesi kapsamında davacı yanın cezai şart alacağına hak kazanıp kazanamayacağı, kapsamı noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesinin haklı feshi iddiası ile cezai şart ve sözleşme kapsamında fatura edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Taraflar arasında 29.09.2014 tarihli bayilik sözleşmesinin ve aynı tarihli protokolün düzenlendiği, sözleşmenin;
3.maddesine göre konusunun; ...'nin ve bayinin geçerli lisanslarına istinaden akaryakıt ve türevlerinin 5015 sayılı Yasa ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği ve ilgili mevzuat çerçevesinde ...'den satın alınması ve kullanıcılara satılması usul ve esaslarının belirlenmesi olduğu,
4.maddesine göre süresinin 5 yıl olduğu,
7.2 maddesinde; "Bayi, mahalli piyasa ihtiyaçlarını karşılamak için, akaryakıt istasyonunda, olağanüstü halleri ve tatil günlerini dikkate alarak, 24 saat kesintisiz bir şekilde akaryakıt ve türevleri satışını sürdürecek düzeyde yeterli stok bulundurmakla ve akaryakıt istasyonunu kullanıcılara hizmet verebilir şekilde açık bulundurmakla yükümlüdür" hükmünün yer aldığı,
- Maddesinde, "Bayinin, mücbir sebepler dışında akaryakıt istasyonunda 24 saat kesintisiz bir şekilde akaryakıt ve türevleri satışını sürdürecek düzeyde yeterli stok bulundurmaması ve mevcut akaryakıt ve türevleri muhafaza etmemesi" taraflar arasındaki sözleşmelerin ... tarafından haklı şekilde tek taraflı feshi sebebi olduğu,
Taraflar arasındaki protokolün "Asgari ürün alım taahhüdü" başlıklı 8. Maddesi ile Kale Turizm'in, "Protokol süresince perakende satış olmak üzere 1.350 m3 akaryakıt ve türevlerini ...'den satın almayı kabul ve taahhüt ettiği,
belirlenmiştir.
Sözleşmenin Feshinin Sonuçları ve Sair Yaptırımlar başlıklı 24.maddesinde ise; "Bayi, Sözleşmenin tek taraflı olarak hiçbir ihtar ve hüküm istihsaline gerek kalmaksızın ... tarafından derhal feshedilebileceğini kabul eder. Fesih hallerinde Bayi, Sözleşmeden doğan borçlar ile doğacak her türlü borçlarının muacceliyet kesbedeceğini peşinen kabul eder. Bu durumda Bayi;
*...’nin, uğrayacağı kar mahrumiyeti dahil sair zarar ve ziyanı tazmin eder.
*58.100 USD (Ellîsekîzbinyüzamerikandolan) cezai şartı ...’ye öder.
*Satın aldığı ürünlerden dolayı ...’ye olan her türlü borçlan muaccel hale gelir,
*Asgarî ürün alım taahhüdünün sözleşmenin feshine kadar geçen süreye karşılık gelen kısmından doğan cezai şart borcunu öder." hükmü yer almaktadır.
Davacı şirket tarafından, davalı şirkete keşide edilen Ankara 63. Noterliği'nin 18.08.2016 tarih ve 29307 nolu ihtarnamesi ile: 29.09.2014 tarihli Protokol ve aynı tarihli Bayilik Sözleşmesinde belirlenen yükümlülükleri yerine getirmemesi, taahhüdüne uygun miktarda ürün alımında bulunmaması, ürün alımlarından ve diğer sebeplerden doğan borçlarını ödememesi, 28.06.2016 tarihinden beri şirketlerinden akaryakıt temin etmeyerek satış faaliyeti tatil etmesi ve sair akde aykırı tutum ve davranışları nedeniyle, aralarındaki 29.09.2014 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve bununla bağlantılı sözleşmelerin feshedilmiş olduğu belirtilerek bu nedenle ve taraflar arasındaki sözleşmelerin ilgili hükümleri uyarınca, ihtarnamenin tebliğini takiben üç gün içerisinde, sözleşmelerin haklı nedenle feshi sebebiyle 58.100 USD cezai şart borcunu ödemesi, akaryakıt alımları sebebiyle keşide ettiği çeklerden kaynaklı borçlarını faizi ile birlikte ödemesi, promosyon ve kıyafet alımından kaynaklı 2.507,50 TL borcunu faizi ile birlikte ödemesi, beyaz ürün satış taahhüdünden kaynaklı 1.552,82 USD cezai şart borcunu ödemesi gerektiğinin ihtar edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle Dairemizin 19/12/2022 tarih 2020/239 E. 2022/1781 K. sayılı kaldırma kararına göre araştırma ve inceleme yapılmış olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.850,14TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.713,00TL harcın mahsubu ile bakiye 11.137,14TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,
-
İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41