Ankara BAM 22. HD 2024/181 E. 2024/376 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
bam
2024/181
2024/376
4 Nisan 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/181 - 2024/376
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/181 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2024/376
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/02/2021
ESAS-KARAR NO : 2018/130 E 2021/51 K
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI :
VEKİLLERİ :
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVALI
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 16/05/2016 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede elektrik enerjisi birim satış fiyatındaki tarife için OG çift terimli sanayi perakende tek zamanlı enerji bedeli üzerinden ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 4.f maddesine göre tarife kategorilerindeki değişikliğin davalı tarafından müvekkiline bildirilmesi gerektiğini, uygulanan tarifeye göre belirlenen ve dağıtım şirketine müvekkili tarafından ödenen dağıtım sistem kullanım bedelinden sözleşme gereğince davalının sorumlu olduğunu, davalı tarafından bildirim yapılmadığından müvekkili tarafından davalı adına düzenlenen faturalardaki dağıtım sistemi kullanım bedelinin sanayi çift terim OG tarifesi birim bedeli olan 4,9635 TL üzerinden tanzim edildiğini, müvekkilinin davalının bildirim yapmaması nedeniyle ticarethane tek terim OG tarifesi üzerinden birim fiyatı 10,2510 TL üzerinden dağıtım şirketine toplam 1.965.775,39 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalıya bu miktarda fatura düzenlendiğini, faturanın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili birleştirme talepli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki elektrik satış sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında sanayi çift terim OG tarifesi üzerinden aktif elektrik enerjisi alım satımı hususunda 16/05/2016 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme süresince sanayi çift terim OG tarifesi üzerinden hesaplanıp müvekkiline faturalandırılan ve bildirilen miktarlar üzerinden ödeme yapıldığını, ... tarafından 23/06/2016 tarihli “Sanayi Sicil Belgesi Vize Bitimi” konulu yazının gereğinin yerine getirildiğini ve Sanayi Sicil Belgesi vizesinin yenilenerek ...’a sunulduğunu, bu belgenin ... tarafından sisteme işlenmediği, davacı ile akdedilen sözleşmedeki tarifenin ticarethane tek terim OG tarifesi olarak değiştirilerek 01/07/2016 tarihinden itibaren kullanılan elektrik enerjisi bedelleri üzerine tarife değişikliğinden kaynaklanan ek ödeme yapılması gerektiğinden bahisle davacı tarafından gönderilen 16/06/2017 tarihli e-fatura ile durumun öğrenildiğini, faturanın iade edildiğini, davacının tek taraflı olarak sözleşme maddelerini değiştiremeyeceğini, aktif enerji birim fiyatını artıramayacağını, davacının 17/07/2017 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, faturanın gönderilmesine kadar tarife değişikliğinin müvekkiline bildirilmediğini, davacının ...’ın müvekkili şirket ile ilgili faturalardaki tarifeyi dikkate almadan faturalandırma yaparak zararın doğumuna neden olduğunu, bu nedenle kusurlu olduğunu, müterafik kusurunun bulunduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tek yanlı geçmişe yönelik olarak fatura düzenlediğini, müvekkili ile davacı arasında sanayi çift terim OG tarifesi üzerinden aktif elektrik enerjisi alım satımı hususunda sözleşme imzalandığını, sözleşme süresince sanayi çift terim OG tarifesi üzerinden hesaplanıp müvekkiline faturalandırılan ve bildirilen miktarlar üzerinden ödeme yapıldığını, ... tarafından 23/06/2016 tarihli Sanayi Sicil Belgesi Vize Bitimi konulu yazının gereğinin müvekkili tarafından yerine getirildiğini ve Sanayi Sicil Belgesi vizesinin yenilenerek ...’a sunulduğunu, bu belgenin ... tarafından sisteme işlenmediğini, davacı ile akdedilen sözleşmedeki tarifenin ticarethane tek terim OG tarifesi olarak değiştirilerek 01/07/2016 tarihinden itibaren kullanılan elektrik enerjisi bedelleri üzerine tarife değişikliğinden kaynaklanan ek ödeme yapılması gerektiğinden bahisle davacı tarafından gönderilen 16/06/2017 tarihli e-fatura ile durumun öğrenildiğini, faturanın iade edildiğini, davacının 17/07/2017 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, faturanın gönderilmesine kadar tarife değişikliğinin müvekkiline bildirilmediğini, davacının tek başına sözleşme maddelerini değiştiremeyeceğini, davacının tarife uygulamalarına ilişkin esas ve usullere uymadığını, davacının, ...’ın müvekkili şirket ile ilgili faturalardaki tarifeyi dikkate almadan faturalandırma yaparak zararın doğumuna neden olduğunu, bu nedenle kusurlu olduğunu, müterafik kusurunun bulunduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dosya kapsamında çözümü gereken iki ön meselenin bulunduğu, birincisinin tarife değişikliğinden sorumluluk diğerinin ise aktif enerji birim fiyatı konusunda olduğu, her ne kadar davacı vekili aktif enerji birim fiyatının dava konusu olmadığını iddia etmekte ise de icra takiplerinde cari hesap nedeniyle alacak istendiği gibi davalının cevap dilekçesinde, davacının tek taraflı olarak sözleşme maddelerini değiştiremeyeceğini, aktif enerji birim fiyatını artıramayacağını savunduğu ayrıca cevabi ihtarnamesinde de Haziran ve Temmuz 2017 yılı faturalarındaki aktif enerji birim fiyatının 0,197 TL/kWh olarak tahakkukunu kabul etmediklerini beyan etmesi nedeniyle bu hususun çözümünün cari hesabın belirlenmesi bakımından zorunlu olduğu, enerji birim fiyatı yönünden sözleşmenin 6.maddesine göre sözleşme süresince aktif enerji birim fiyatının 17.310 Krş. olarak kararlaştırılması nedeniyle bu miktarın dikkate alınması gerektiği, sözleşmenin 4.f maddesi gereğince davalının sözleşme süresi içerisinde tabi olunan tarife kategorilerinde değişiklik olması durumunda tarife kategorisinde değişikliği davacıya bildirmek zorunda olduğu ve tarife değişikliğinin bildirilmemesinden kaynaklı zararlardan davalının sorumlu olduğu, davalının tarife değişikliğini davacıya bildirildiğini ispat etmesi gerektiği, ... A.Ş.'nin 26/03/2016 tarihli yazısıyla sanayi sicil belgeleri vizelerinin yeniletilip ibraz edilmesi gerektiği hususu davalıya hatırlatıldığı, EPDK Tarifeler Daire Başkanlığının 07/12/2017 tarihli yazısına göre davalının Medaş'ın yazı gereğini yerine getirmediği ve Medaş'ın davacı şirkete davalı şirketin tüketimleri için ticarethane grubu üzerinden sistem kullanım faturası kesmesinde mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı yönünde bilgi verdiği, bu durumda ispat yükü üzerinde olan davalının bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini yasal belgelerle ispatlayamadığı, tarife değişikliğinden sorumlu olduğu, davacıya atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, bu kabuller çerçevesinde dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak hazırlanan bilirkişi heyet kök ve ek raporlarında davacının davalı şirketten talepte haklı olduğu tutarın 964.356,41 TL olarak hesaplandığı, davacının davalı şirkete gönderdiği 05/07/2017 tarihli ihtarnamede ödeme için süre öngörülmemesi nedeniyle davacının işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın 964.356,41 TL yönünden kısmen kabulüne, alacak likid olduğundan icra inkar tazminatına, red edilen kısım yönünden takip haksız olmakla birlikte kötüniyet ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine, birleşen davanın reddine, aynı gerekçe ile davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının 16/06/2017 tarihli faturayı defterlerine kaydettiğini, faturaya süresinde ve usulüne uygun itiraz etmemesi nedeniyle davanın kabulü gerektiğini, davalının düzenlendiği iade faturanın müvekkili tarafından kabul edilmediğini, müvekkilinin ticari defterlerine göre 1.965.775,39 TL alacaklı olduğunu, davalının vize yenileme belgesini sözleşme ve mevzuata aykırı olarak dava dışı dağıtım şirketine sunmadığından tarifesinin değişmesinden kaynaklı müvekkilinin dağıtım şirketine fazladan ödeme yapmasına neden olduğunu, aktif enerji birim fiyatının dava konusu olmadığını, davanın konusunun tarife grubu değişikliği nedeniyle oluşan fark alacağa ilişkin olduğunu, bilirkişilerin görevlendirme dışına çıkarak ihtilaf bulunmayan faturalar ve enerji birim fiyatı üzerinde inceleme yaptığını ve 515.170,97 TL aktif enerji bedelinin müvekkili tarafından davalıya fazladan fatura edildiğini tespit ederek müvekkilinin alacağının 964.356,41 TL olduğu yönünde görüş belirttiklerini, davalının bugüne kadar mutabakatlar sonucu belirlenen bedeller üzerinden düzenlediği faturaları defterlerine işleyerek ve birim fiyata itiraz etmeyerek fatura bedellerini ödediğini, asıl ve birleşen davanın yalnızca tarife değişikliği ve bundan kaynaklı zararla ilgili olduğunu, aksi kabul halinde dahi davalının cevabi ihtarnamesinde Haziran ve Temmuz 2017 dönemindeki enerji birim fiyatlarının kabul etmediklerini beyan etmesi nedeniyle sadece Haziran ve Temmuz 2017 dönemlerine ilişkin mahsuplaşma yapılması gerektiğini belirterek asıl ve birleşen davada verilen kararların kaldırılarak davaların kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve yanlış nitelendirme ile karar verildiğini, tarife değişikliğinden kaynaklı tüm kusurun müvekiline yüklenmesinin doğru olmadığını, davacının 16/06/2017 tarihli faturasına kadar müvekkilinin tarife değişikliğinden haberinin olmadığını, ... tarafından müvekkiline bu durumun bildirilmediğini, davacının da faturalarda bu hususa yer vermediğini, davacının ... tarafından müvekkili şirket ile ilgili kesilen faturalardaki ticarethane abone grubu tarifesini dikkate almadan eski tarife olan OG çift terimli sanayi perakende tek zamanlı enerji tarifesi üzerinden faturalandırma yaparak zararın doğmasına neden olduğunu, sorumluluğun tarife değişikliğini zamanında bildirmeyen davacıda olduğunu, tarife değişikliğinden sonraki ilk faturada davacının yeni tarife üzerinden faturalandırma yapması halinde müvekkilinin zaten vizesi yapılmış olan sanayi sicil belgesini tekrar ...'a bildirerek karışıklığı gidereceğini, davacının basiretli davranmayıp dağıtım şirketi tarafından kesilen faturalarla müvekkiline kesilen faturalardaki tarife farklılığını bir senelik zaman dilimi içinde tespit edememesindeki tüm kusurun müvekkiline yüklenmesinin yerinde olmadığını, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, hükme esas alınan EPDK yazısının kesin delil olmadığını, yorum şeklinde düzenlendiğini, davacının Medaş ile arasındaki hukuki ilişkinin kusur doğurucu olup olmadığının mahkemece değerlendirilmediğini, faturaya itiraz edildiğini, alacağın likid olmadığını, yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı kararının yerinde olmadığını, itiraz edilen faturaya dayalı takip yapılmasının kötüniyetli olması nedeniyle kötüniyet tazminatı talebinin reddine yönelik kararın da yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının davalı aleyhine başlattığı icra takipleri nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Asıl davaya dayanak olan Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2017/18111 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre; 10/08/2017 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesap ve faturaya dayalı olarak 1.877.331,71 TL asıl alacak ve 14.041,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.891.373,12 TL alacağın tahsili için Denizli 9.İcra Müdürlüğünün 2017/4912 Esas sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiği, davacı alacaklının yetki itirazını kabul etmesi üzerine dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilerek yukarıdaki esası aldığı, yetkili icra müdürlüğü tarafından davalı borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Birleşen davaya dayanak Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2018/3245 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre; 08/09/2017 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesap ve faturaya dayalı olarak 88.443,68 TL asıl alacağının tahsili için Denizli 1.İcra Müdürlüğünün 2017/4831 Esas sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiği, davacı alacaklının yetki itirazını kabul etmesi üzerine dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilerek yukarıdaki esası aldığı, yetkili icra müdürlüğü tarafından davalı borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı arasında 16/05/2016 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmede davacının tedarikçi, davalının ise tüketici olarak yer aldığı,
Sözleşmenin konusu başlıklı 2. maddedesinde: "İş bu, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi ile, tedarikçinin, tüketiciye, sözleşmede belirlenen koşullarda, Ek-1 sayılı listede belirtilen abonelere, aktif elektrik enerjisi satışının sağlanmasına ilişkin olarak tarafların hak ve yükümlülükleri ile sözleşmenin uygulanmasına, devrine ve sonlandırılmasına ilişkin kurallar ve ilgili mevzuata ve sözleşme şartlarına uyulmaması halinde uygulanacak yaptırımlar düzenlenmiştir..." hükmünün ,
Sözleşmenin süresi başlıklı 3.maddesinde "Bu sözleşmenin süresi, Ek-1'de belirtilen listede yer alan abonelerin tamamının portföye alınması işlemlerinin tamamlanması ve tamamına elektrik enerjisi tedarikine başlanmasından itibaren bir (1) yıldır. Bu sözleşmenin başlangıç tarihi 01/07/2016'dır. Tedarikçi tarafından tüketiciye enerji tedariğine 01/07/2016 tarihinde başlanacaktır. Taraflardan birinin sözleşme bitim tarihinden 2 ay öncesinde usulüne uygun yazılı olarak bildirmediği durumda sözleşme aynı şartlarda kendiliğinden 1 yıl daha uzayacaktır..." hükmünün,
Tüketicilerin Yükümlülükleri başlıklı 4/f maddesinde; "Tüketici, sözleşme süresi içerisinde tabi olunan tarife kategorilerinde değişiklik olması durumunda, tarife kategorisinde değişikliğe ilişkin belgelerini bölgede faaliyet gösteren lisans sahibi dağıtım şirketine sunmasından 5 (beş) iş günü öncesinde resmi e-posta adresine veya yazılı olarak tedarikçiye bildirmekle yükümlüdür. Tarife değişikliğinin bildirilmemesinden kaynaklı zararlardan tüketici sorumludur..." hükmünün,
Elektrik Enerjisi Birim Satış Fiyatı başlıklı 6.maddesinde; "Elektrik enerjisi birim satış fiyatı EPDK tarafından onaylanmış ulusal tarifelerdeki faaliyet bazlı tarife tablosundan dağıtım sistemi kullanıcıları OG çift terimli sanayi perakende tek zamanlı enerji bedeli (dağıtım bedeli, enerji fonu, TRT payı. Belediye Tüketim Vergisi, güç bedeli, reaktif enerji bedeli v.b. giderler hariç aktif enerji birim fiyatı) 17.310 Krş. olup, söz konusu fiyatın (17.310 Krş.) sözleşme süresi boyunca (12) ay sabit aktif enerji birim fiyatı olarak kalması taraflarca (tüketici ve tedarikçi) kabul edilmiştir. Tedarikçi sözleşme başlangıcı itibariyle tarafından tedarik edilen aktif enerjiyi belirlenen elektrik enerjisi birim fiyatı üzerinden fatura eder. Her ay için, dağıtım bedeli, enerji fonu, TRT payı, Belediye Tüketim Vergisi, Güç Bedeli, Reaktif Enerji Bedeli ve ayrıca EPDK tarafından belirlenecek Dağıtım Şirketine ödenmesi gereken tüm kalemler fatura bedeline eklenir" hükmünün bulunduğu görülmüştür.
Dosya içinde bulunan ... yazı cevaplarına göre, davalı tarafa vizeli sanayi sicil belgesini ibraz etmesi aksi halde aboneliğinin ticarethane tarifesinden faturalandırılacağı yönünde bildirim yapıldığı, davalının ilgili belgeyi sunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalı adına 16/06/2017 tarihli 1.965.775,39 TL bedelli fatura düzenlediği, davalının 23/06/2017 tarihinde bu faturaya yönelik iade faturası düzenlediği görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ... tarafından yazılı olarak bildirilmesine rağmen davalının vizeli sanayi sicil belgesini sunmamasından dolayı tarifesinin ticarethane tarifesi olarak değiştirilmesinde davalının kusurlu olmasına, davacıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmamasına, davalının tarife değişikliğini sözleşmenin 4/f maddesi uyarınca davacıya bildirmemesinden kaynaklı zarardan sorumlu olmasına, bu kapsamda davacının davalı faturaları nedeniyle dağıtım şirketi tarafından davacıya tahakkuk ettirilen ticarethane tarifesi üzerinden düzenlenen dağıtım bedellerini sözleşmenin 6/son maddesi uyarınca davalıdan talep etmekte haklı olmasına, bir kısım davacı faturalarındaki enerji birim fiyatlarının sözleşmeye aykırı düzenlenmesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan enerji birim fiyatları dikkate alınarak yapılan hesaplamada bir usulsüzlük bulunmamasına, sözleşmeye dayalı düzenlenen fatura bedellerinin likid olması nedeniyle icra inkar tazminatı için gerekli koşulların oluşmasına, davacının alacağının talep edildiği kadar olmaması nedeniyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesinden kaynaklı olarak takip haksız ise de takibin kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyecek olmasına göre tarafların istinaf itirazlarının reddi ile HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Asıl dava yönünden;
a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 65.875,19 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 16.469,30 TL (59,30 TL+16.410,00 TL toplamı) harcın mahsubu ile bakiye 49.405,89 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Birleşen dava yönünden;
a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından davacıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
-
İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 04/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01